Hırsız (bölüm 7)
SAVAŞ BİTİYOR
Sağlık evlerinden birine girdiler, etrafta sağ kalan hala bir kaç yaratık vardı ve diğer büyücüler onlarla ilgilenmekteydi. Saguv sordu:
-Neden yüzü bembeyaz kesilmiş?
Rico yüzünde korkmuş bir ifadeyle:
-Sanırım bizim bile bilemeyeceğimiz yerlerde bir tür savaş içinde.
Rico anlamıştı. Karanlık onu bulmuştu...
-Timom lanet olsun! Neden yaptın bunu? Dedi baş büyücü, arkasına saplanmış kılıcın yanlarından akan kanının yere dökülme sesi duyulurken.
-Oh, eski dostum. Dedi Timom,
-Gerçek yüzünü gösterebilirsin.
Baş büyücü gözlerini kıstı ve sonra sinirli bir ifadeyle konuştu:
-Seni şu anda öldürmem gerek biliyorsun değil mi?
-Pek sanmam bunu yapabileceğini.
-Neden miş o?
-Göreceksin....
..............................
Adam handan içeri girdi. Bu adam oldukça uzun boylu hatta insan olduğu biraz şüpheliydi, esmer ve oldukça kalıplıydı, görenler adamın bir yarı dev olduğunu kesinlikle söyleyebilirlerdi.
İçeride çok yüksek sesle gülen ve aşırı alkollü olduğu her yerinden belli olan bir çok adam ve çeşitli renkli etekleriyle birbirinden güzel dansçı kızlar vardı. Han elemanları ve han sahibi insanlarla uğraşmaktaydı. Adam yavaşça hancıya yaklaştı ve kulağına bir şeyler fısıldadı. Han sahibi korkmuş bir ifadeyle adamdan uzaklaştı. Bir kapıdan içeri girdi ve sadece iki dakika içerisinde arkasında 0n kişiyle geri döndü. Bir anda adamlardan biri masayı kaldırıp adamın üstüne fırlattı. Adam ise masadan kaçmak yerine olduğu yerde kaldı. Masa adama çarptı ve paramparça oldu. İnsanlar alkollü olmalarına rağmen sessizleşti ve olanları kavramayı çalıştılar. Adamlardan biri belindeki kırbaçı çıkardı ve ucunu, devasa büyüklükteki adamın koluna yapıştırdı. Adamı çekebileceğini sanması çok büyük bir hataydı. Adam eliyle kırbaçı tuttu ve kendine doğru çekti. Diğeri kırbacın çekilme etkisiyle yerden havalandı ve dev adamın arkasındaki duvara uçarak çarptı. Diğerleri bu işin tek tek aşılamayacağını anlamış olacaktı ki hepsi bir anda saldırıya geçtilker. Yumruğu yiyen havalanıyor ve hanın duvarlarına teker teker çarpıp bilinçleri sonsuza dek kapanıyordu. Kemiklerden gelen dehşet verici sesler, insanları iyice sus pus etti. Adam işini bitirdikten sonra hanın kapısına yöneldi. Tam kapıdan çıkacakken durdu ve arkası dönük konuştu:
-Timom denilen o serseriye söyleyin, başı çok fena belada...
Ve sonra kapıya yumruk atarcasına vurduktan sonra dışarı çıktı...
.....................................
-Daha önce ölmüş olan birini öldüremezsin. Dedi güçlü bir sesle Timom. Yıllarca beni öldürmek için peşimden geldin fakat artık bunu yapamayacağını söylüyorum sana, Gronim yada farklı bir deyişle Kara hançer.
Varlık değişimi geçirmişti bile. Simsiyah bu şeyin, ne bir cismi vardı, ne de bir şekli. Sadece siyah bir duman gibi gözüküyordu ama aslında dumana da benzemiyordu. Bu dünyadaki çok ender yaratıklardan biriydi. Dünyadaki en güçlü ruhları bulup onları öldürüyor ve bu sayede öldürülen ruhlar ona katılıp bu biçimsiz yaratık, daha da güçleniyordu.
-Şimdi asıl zor şeyi söylemeye geldi. Diye konuştu Timom.
Onda görülenden çok daha fazlası vardı...
-Seni öldüreceğim ve bu azabın sona erecek. Ya zorla ya da kolay bir şekilde olacak bu. Seçim senin.
-Ha! Ha! Ha! Şaka yapma. Dedi biçimsiz kara yaratık. Ve sonrasında siyah dumansı varlıktan simsiyah bir kılıç ortaya çıktı. Kılıç son hızla hareket etti ve Timom`un kolunu kopardı.
Timom`un yüzünde hiç bir acı veya korku ifadesi yoktu. Bir sonraki anda Timom`un kolu yeniden olması gerektiği yerdeydi.
Kara yaratık şaşırmış gibiydi, bir an hareketsiz kaldı. Sonra Timom ışık patlamasını üzerine yolladı. Işıltılı bir şekilde hareket eden dalga, kara yaratığa vurdu ve yaratık havalanıp üzerinde kuş sembolleri olan bir sütuna doğru iniş yaptı.
-Artık vakit geldi. Diye konuştu ünlü hırsız.
Sonrasında Timom cebinden kara küreyi çıkardığında ve kara küre siyah alevini üstüne kuşanıp yaratığı ansızın yuttuğunda herşey bitmişti...
Bu kadar kolay mıydı?.....
....................................................
Timom gözünü kapadı sonra açtı yine aynı yerdeydi. Işınlanamıyordu.
-Garip. Dedi kendi kendine, çok garipti gerçekten. Sonra biraz etrafına baktı. Soarum`un en yüksek kulesinden her yeri görebiliyordu. Savaş bitmiş gibiydi şehire sessizlik çökmüştü.
Kuleden aşağıya indi. Yıkıntılar, ölmüş yaratıklar ve daha bir çok şeyi arkasında bırakıp kuleden çıktı. Bilmeden bir yere yürüyormuş gibi hissetti. Etrafta garip bir şekilde hiç kimse yoktu, ne bir büyücü, ne bir savaşçı, ne de arkadaşları....Sonra istemsiz bir şekilde sağlık evlerine yöneldi. Herhangi birinden içeri girdi ve uzun geniş koridorlarda yürümeye devam etti. Sonra bir odaya girdi. Etraf karanlıktı ve bir o kadar kasvetliydi. Bir yatak gördü. Yatakta, üzerinde siyah bir çarşaf olan biri yatmaktaydı. Yanına yaklaştı, çarşafı kaldırdı.
Şu an kendisine bakmaktaydı.
Kendisi....
Kendisi....
Ölü bir halde yatmaktaydı. Yüzüne iyice yaklaştı....
Gözleri bir anda açıldı ve kollar havalandı. Timom boğazına sarılmış devasa ellere karşı koyamıyordu. Boğuluyordu. Kendisi tarafından....
Havasızlığa ne kadar dayanabileceğini merak etti. Bilinci kapandığında bunu öğrenmişti artık.
-Timom uyan....
-Timom uyan, lütfen....
Gözlerini kırpıştırdı ve sonra tamamen açtı. Aynı odadaydı fakat bu sefer, ışık doluydu odanın içi. Yatakta yatmakta olan Timom, etrafında Cüce Saguv, abisi Rico ve Kiara durmaktaydı.
Üçü birden gülümsediler.
-Sonunda Timom, sonunda....
-Bana su verirmisiniz? Dedi Timom, kısık sesle....
-Tabii, hemen. Dedi Kiara ve odadan çıktı.
-Abi başardım, artık o yok...
-Buna sevindim kardeşim. Buna gerçekten sevindim. Karaküre emniyette mi?
-Yaşadığıma göre evet. Dedi ve gülümsemeye çalışır gibi bir ifade takındı yüzünde.
-Bir sonraki yolculuk, ne zaman?
-Sen şimdi dinlenmene bak, güçlü olmalısın bunu biliyorsun....
-Tamam. Dedi ve Kiara içeri girerek elindeki su kabını Timom`a uzattı. Timom bir kaç damla su içti ve su onu biraz daha canlandırdı.
-Şimdi çok daha iyiyim. Dedi ve derin bir uykuya daldı.
..................................
Adam geniş adımlarla yolda yürümekteydi. Reun`un karanlık sokakları her zamanki gibi sessiz ve bir o kadar tehlikeliydi. Bir binanın yanından geçerken bir ses duydu.
-Hey, senin aradığını bulmana yardım edebilirim. Dedi fısıltılı bir ses.
-Ben sadece Timom`u arıyorum. Onu bulduğumda lime lime edeceğim. Bize yaptıklarının cezasını çekecek......
Devam edecek......