HissetmekHissetmekSoğuk bir kış gecesiydi.Hanın tahta pencereleri sımsıkı kapatılmış, büyük şömine yakılmıştı.Birkaç sarhoş masalarında sızmış, belli belirsiz homurdanarak uyuyorlardı.Grego ortalığı temizlemeye başlamıştı ve çırağına da sarhoşları uyandırıp, onları evlerine yollamasını söyledi.Genç çırak henüz on yedisini dolduruyordu.Handa çalışmaya yeni başlamıştı.Bir asker olarak orduya katılmak istemiş, ancak güçsüz kolları nedeniyle bu işe layık görülmemişti.Hayatını kazanabilmek ve sevdiği kızla evlenebilmek için çalışması gerekiyordu.Her ne kadar yaptığı işi beğenmese de buna mecburdu.Belki bir gün bir ev satın almaya yetecek kadar parası olabilirdi ve o zaman, işte o zaman Illia ile evlenebilirdi.Ah güzel Illia, her şey onun içindi.Genç Sydrian hayallerine tutunarak yaşamaya çalışıyordu ve bu, her düştüğü an onu ayağa kaldıran yegane güç oluyordu.Sarhoşları teker teker uyandırıp-kimileri için bir bardak dolusu soğuk su gereksede- onları dışarı çıkarttı.Biliyordu ki çoğu evinin yolunu bile bulamayacaktı.Hatta yanlış evlere girip sabahın bu saatinde ortalığı ayağa kaldıranlar bile olabilirdi.Bu düşünce onu her zaman çok güldürüyordu.Kapıyı arkalarından kapatırken yine o tatlı tebessüm yüzünü kaplamıştı.Ustası işini bitirmek üzereydi ve bu da artık eve gidebileceği anlamına geliyordu. Yaşlı Grego uzun sakalını sıvazlayarak doğruldu ve çocuğa baktı.Bir zamanlar bende onun gibiydim diye düşündü bir an.Genç, yakışıklı ve hayat dolu.Çocuğun temiz bir yüzü vardı.Uzun kahverengi saçlarını her zaman at kuyruk yapardı-ki bu kel olan Gregonun hiç hoşuna gitmezdi-.Mavi gözleri adeta derin okyanuslar gibi çekiciydi.Zayıf ama atletik bir yapısı vardı.Henüz nasır tutmamış elleri, tıraş olmaktan yıpranmamış bir cildi ve hepsinden önemlisi yılların yorgunluğuyla köreltilmemiş bir ruhu vardı.Ona her baktığında Grego çocuktaki yaşam isteğini görebiliyordu.Onun yerinde olabilmek için neler vermezdim diye düşündü.Daldığı derin sulardan onu genç çırağın sesi çıkardı. "Usta, iyi misin?" "Aaa...evet evet iyiyim, sadece yoruldum ve...ve dalmışım hepsi bu." "Pekala, ben çıkıyorum." "Tamam, akşam altıda burada ol." Çırak sakince çıkarken Grego tekrar dalmıştı.Yaşlanmak kötüydü... Sydrian karanlık, sessiz sokaklarda evine doğru yürüyordu.Rüzgar tüm hırçınlığıyla yüzüne vuruyor, adeta onu kırbaçlıyordu.O yıl kış gerçekten çetin geçiyordu.Eve gidene kadar yamalı botlarının içi sırılsıklam olmuştu.Ertesi gün hasta olacağım diye düşündü ve işe gidemezsem Grego beni saçlarımdan tavana asar!Ayaklarını kuruttuktan sonra yatağa yöneldi.O an uykudan ve yeni başlayacak günün,onu sevdiği kıza bir adım daha yaklaştıracağından başka bir şey düşünmüyordu. Yatağa yattı ve gözlerini kapadı.Tatlı hayallerin içinde, mutluluk dolu bir dünyaya doğru süzülüyordu.Illia ile beraber dans ediyordu.Kuşlar etraflarında uçuşuyor, güneş en taze ışıklarını üzerlerine yolluyordu.Ağaçlardan bir koridor onlara yol olurken, dökülen yapraklar kırmızı halıları gibiydi.Her şey o kadar güzel ve o kadar sevgi doluydu ki,bu dünyadan ayrılmak istemiyordu genç adam.Ancak birden yapraklar hızla dökülmeye başladı ve uzaklardan gelen gaddar bir rüzgar bir anda hepsini yüzlerine vurdu.Rüzgar o kadar şiddetliydi ki ağaçlar eğiliyor, kuşlar hızına kapılıp savruluyordu.Sonra Sydrian tekrar yapraklara baktı.Kırmızı, kıpkırmızı yapraklardı bunlar ve her düştükleri yerde kan vardı.Sydrian sevgilisini sımsıkı tutuyordu ve kan ayaklarına doğru hücum etmekteydi.Bir an için Illia’nın kollarından kaydığını hissetti.Onu daha sıkı tutmaya çalıştı, olmuyordu.Lanet rüzgar öylesine kuvvetliydi ki onu söküp alıyordu adeta.Kandan oluşan nehir artık ayaklarını sarıyordu ve acı vermekteydi.Vücuduna saplanan binlerce kızgın iğne gibi, dokunduğu her yeri kasıp kavuruyordu.Artık gücü tükenmek üzereydi ve yapabileceği hiçbir şey yoktu.Ve Illia ellerinde kaydı.Kız hızla savrulurken, Sydrian neredeyse tüm bedenini kaplamış olan kanın verdiği acıyla gözlerini kapattı... Genç çırak acı dolu bir feryatla uyandı.Donuk gözlerle yere bakıyordu.Bütün han şaşkınlıkla onu izliyordu.Ustası koşarak yanına geldi.Korkudan kireç kesilmiş bir yüz ve ifadesiz bakışlarla karşılaşan adam bir an ne yapacağını bilemedi.Birkaç saniye sonra çocuğa sert bir tokat attı ve çırak sersemlemiş bir vaziyette kendine geldi.Zihni halen yaşadıklarının gerçek olup olmadığını kendine sorarken, hanın içinden gelen kahkahalar kasabanın öteki ucundan duyulabiliyordu. Ancak tek bir kişi, bütün bu "eğlenceden" uzakta, köşedeki bir masada sigarasını içerek genç çırağa bakıyordu.Çünkü içlerinde sadece o, biliyordu ki bu çocuk sıradan biri değildi ve kendini keşfetmeden yok edilmesi gerekiyordu.Bu işte tabi ki ona aitti.Tarikatı onu bu işle görevlendirmişti.Yok ettiği her kurban, karanlık tanrılar adanmış bir adak olacaktı. Katil sigarasını söndürdü ve ayağa kalktı.Şu an, tam şu anda saldırmalıydı.Onu en savunmasız anında, böyle berbat bir haldeyken öldürmeliydi.Çünkü işin zevkli olan yanı buydu.Diğer her şeyin aksine, son nefesini verirken kurbanının gözlerinin içine bakmak, ona müthiş bir haz veriyordu.Çoğu "Neden?" dercesine bakmıştı ona ve bir kısmı da acizliklerini ortaya koyarak merhamet dilercesine...Katil kurbanına doğru yaklaşırken ,gözlerinde göreceği o son duyguyu düşünüyordu ve düşündükçe artan bir arzuyla kemerindeki hançeri çekti.Bir anda koşmaya başladı ve hançeri çocuğun tam kalbine yerleştirdi.İşte vakit gelmişti ve açlığını bastıracak olan o son parıltı birkaç saniye içinde onun olacaktı. Sydrian kalbini deşen hançerin acısıyla kaskatı kesildi.Kafası yavaşça geriye düşerken o, Illia`yı düşünüyordu.Böyle olamazdı, bu şekilde bitemezdi.Ona ulaşmadan, onu hissedemeden gidemezdi.Kim yada neden sorularının bir anlamı yoktu o kısacık anda.Onun için her şeyden önemli olan, hayatından önemli olan aşkına kavuşmadan ölemezdi.Ve bir anda doğrularak katilin boğazına yapıştı.Tek eliyle onu havaya kaldırdı ve bir saniye için gözlerinin içine baktı.Görmesini istiyordu, hissetmesini istiyordu.Sevgisinin ne denli büyük olduğunu, parçalanmış kalbinde halen var olduğunu görmeliydi.Katil şaşırmıştı ve beklediği bakış kesinlikle bu değildi.Eski, tahta bir kuklaymış gibi katilin boynunu kırarken, çocuğun gözlerindeki ışık öylesine parlaktı ki, kimse ona bakamamıştı... Birkaç saniye sonra herkes o tarafa baktığında ise çocuk orada değildi.Yerde yatan saldırgan ve hemen yanındaki hançerden başka bir şey yoktu.Ne bir kan damlası, nede bir iz vardı.Oysa herkes genç çırağın kalbine inen o darbeyi görmüştü ve bütün bunlara inanmak çok zordu... O gece handaki kimse uyuyamadı.Sarhoşlar bile dimdik ayaktaydı.Kasabanın askerleri cesedi götürürken çocuğu arayacaklarını söylediler.Ancak yıllar boyu kimse onu göremeyecekti.Sadece bir kişi, Illia, o gece ağlayarak tanrılara dua ederken sevdiği adamın sesini duydu.Senin için buradayım diyordu genç adam, ve her zaman burada seni bekliyor olacağım...
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Hissetmek isimli yazı, Hazar Kumaş tarafından 9/9/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
4
Aralık
3
Aralık
1
Kasım
16
Eylül
8
Temmuz
26
Boşlukla Boş Kalmışlık Arasında
• Hazar Kumaş • Deneme / Karalamalar • 90 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
8
Haziran
21
Eylül
28
Eylül
9
Temmuz
9
Kasım
11
Başlangıç”iyi Geceler Tatlım ve Daha Bir Sürü Saçma Sapan Veda Cümlesi…”
• Hazar Kumaş • Yaşamdan Hikayeler • 500 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
2 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||