kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Deneme / Tutku Denemeleri







Okudunuz Mu?
HasanKarataş
Hasan Karataş


Hz Ömer (ra)

30 / 5 / 2008  Cuma tarihinde Hamdi Oruç tarafından eklendi, 120 kez okundu...

“O iki cihan serveri efendimizin dört halifesinden ikincisi… İslâmı yeryüzüne yerlestirip, hakim kılmak için Resulullah (s.a.s)`in verdiği tevhidî mücadelede ona en yakin olan sahabilerden biriydi.Babası, Hattab b. Nüfeyl olup, nesebi Ka`b`da Resulüllah (s.a.s) ile birleşmekte. Kureys`in Adiy boyuna mensup olup, annesi, Ebu Cehil`in kardeşi...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Hamdi Oruç

Hamdi Oruç







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Hz Ömer (ra)


O iki cihan serveri efendimizin dört halifesinden ikincisi… İslâmı yeryüzüne yerlestirip, hakim kılmak için Resulullah (s.a.s)`in verdiği tevhidî mücadelede ona en yakin olan sahabilerden biriydi.Babası, Hattab b. Nüfeyl olup, nesebi Ka`b`da Resulüllah (s.a.s) ile birleşmekte. Kureys`in Adiy boyuna mensup olup, annesi, Ebu Cehil`in kardeşi veya amcasının kızı olan Hanteme`dir …
Ben her gün Hz Ömer’in “Bu gün Allah için ne yaptın” sözünü hatırlıyorum… Ne dehşet bir söz…


Hz. Ömer ,İnsanlığa önder ve örnek kişiliğe sahip idi…Onun Müslüman oluşu ,Mekkeli müşriklere şamar olmuştu…
“Müslüman olduğu zaman, Eshâb-ı kirâm, müşriklerden gizlenir ve ibâdetlerini gizli yaparlardı. Bu duruma Hz. Ömer çok üzüldü ve Resûlullahla arasında şunlar konuşuldu:

”- Yâ Resûlallah! Biz hak üzere değil miyiz?

- Evet. Allahü teâlâya yemîn ederim ki, ister ölü ister diri olunuz, muhakkak hak üzerindesiniz.

- Yâ Resûlallah! Mâdem ki biz hak üzerinde, müşrikler de bâtıl yoldadırlar, o hâlde ne diye dînimizi gizliyoruz? Vallahi biz, dîn-i İslâmı, küfre karşı açıklamaya daha haklı ve daha lâyıkız. Allahü teâlânın dîni, Mekke’de, hiç şüphesiz üstün gelecektir. Kavmimiz bize karşı insaflı davranırlarsa ne âlâ, yok taşkınlık etmek isterlerse, kendileriyle çarpışırız.

Yâ Resûlallah! Seni hak Peygamber olarak gönderen Allahü teâlâya yemîn ederim ki, hiç çekinmeden ve korkmadan, oturup İslâm’ı anlatmadığım bir müşrik topluluğu kalmayacaktır. Artık ortaya çıkalım…”

Hz Ömer’in teklifi kabûl edilmişti:
İki saf hâlinde dışarı çıkıldı, Harem-i şerîfe doğru yüründü. Safların birinin başında Hamza, diğerinin başında da Ömer vardı. Sert adımlarla, toprağı un edercesine, Mescid-i harâma girildi…
Kureyşli müşrikler şaşkındır, bir Ömer’e, bir Hz. Hamza’ya bakarlar.…

Onun ,Mekke’den Medine’ye hicretini ancak “O bir Zaferdir…” sözü ifade edebilir…

Medine`ye hicret emri geldiği zaman Müslümanlar Mekke`den gizlice Medine`ye göç etmeye başladıklarında, Hz. Ömer, gizlenme ihtiyacı duymamış… Hz. Ömer (r.a), beraberinde yirmi arkadaşı ile Medine`ye doğru yola çıkmıştı...
O, hicrete hazırlandığında kılıcını kuşanmış, yayını omzuna takmış, eline oklarını almış ve Kâ`be`ye gitmiş…Kureys`in ileri gelenleri Kâ`be`nin avlusunda oturmaktadırlar. O, Kâ`be`yi yedi defa tavaf ettikten sonra, Makâm-i ibrahim`de iki rek`at namaz kılar. Halka halka oturan müşrikleri tek tek dolaşır ve onlara; "Yüzler pisleşti. Kim anasını evlatsız, çocuklarını yetim, karısını dul bırakmak istiyorsa su vadide beni takip etsin" der.
Onlardan hiç biri onu engellemeye cesaret edemediler …

Efendimizin doğumu ile Kisra’nın sarayı yıkılmıştı…Onun halifeliği İran’a tokat olmuş…

Onun zamanında, Müslümanlar İslâmiyeti İran içlerine kadar yaydılar. İranlı meşhûr kumandan Hürmizân, teslîm olmamak için çok direnir, fakat hayatının tehlikeye girdiğini görünce teslîm olur...

Başarılarını nefsine mal etmeyenleri zaman nasıl unuttursun .Zamanın da sahibi var…
O meşhur kumandanları dize getirme şerefini İslam’da aradı… Takvada aradı…

Hz. Ömer Şam’ı ziyâret ettiğinde, ordusunun kumandanı Ebû Ubeyde bin Cerrâh hazretleri büyük bir kalabalıkla karşıladı.

O nefsine köle olmadı…
Hz. Ömer ile kölesi beraberlerindeki tek deveye nöbetleşe biniyorlardı. Şehre girişte, sıra köleye gelince, Halîfe devesinden indi. Yerine kölesini bindirdi. Devenin yularından tuttu. Ayakkabılarını çıkarıp dereden geçti.

Uzaktan bakan; deveye binmiş köleyi halîfe, devenin yularını çeken Hz. Ömer’i de köle zannediyordu. Bunu gören Ebû Ubeyde bin Cerrâh dedi ki:

- Efendim, bütün Şamlılar, bilhassa Rumlar, Müslümanların halîfesini görmek için toplandılar. Size bakıyorlar. Bu yaptığınızı nasıl îzâh edebilirsiniz? Sizi köle zannedecekler, küçümseyecekler.

Hz. Ömer buyurdu ki:

- Yâ Ebâ Ubeyde! Senin bu sözünü işitenler, insanın şerefini, vâsıtaya binerek gitmekte ve süslü elbise giymekte sanacaklar. Biz daha önce zelîl ve hakîr bir kavimdik. Allahü teâlâ, bizleri Müslümanlıkla şereflendirdi. Bundan başka şeref ararsak, Allahü teâlâ bizi zelîl eder, herşeyden aşağı eder.

Hz Ömer, ufukta bir adalet yıldızı…
O unutulmayacaklar defterinde bir adalet yıldızı…

Adalet denilince ilk o akla gelmektedir:

Bir gün at satın almak istedi. Atı tecrübe etmek niyetiyle biniciye verdi. Ata binen kimse, koştururken, at tökezleyip kazâya uğradı. Hz. Ömer atı satıcısına geri vermek istediğinde, satıcı almadı. Sonunda durum, Kâdî Şüreyh hazretlerine intikal etti. Kâdî sordu:

- At, sahibinin izniyle mi koşturuldu?

Hz. Ömer dedi ki:

- Hayır, ben denemek için koşturdum.

Atı almak macbûriyetindesiniz

Bunun üzerine, kâdî şu hükmü verdi:

- Şâyet at sahibinin rızâsı ile tecrübe edilseydi, sahibine iâde edilebilirdi. Fakat, siz sahibinden izin almadığınız için geri veremezsiniz, atı almak mecbûriyetindesiniz.

Hz. Ömer;

- Hak ve adâlet husûsunda boynumuz kıldan incedir, deyip atın bedelini verdi.

O çaresizlerin imdadına koşan bir devlet adamıydı:
Bir defasında Eslem`le birlikte Medine`nin dış bölgesinde dolaşırlarken ışık yanan bir yer gördü ve Eslem`e; "Şurada, gecenin ve soğuğun çaresizliğine uğramış biri var. Haydi onların yanına gidelim" dedi. Oraya gittiklerinde bir kadını iki çocuğuyla üzerinde tencere bulunan bir ateşin etrafında otururken gördüler. Hz. Ömer, onlara; selâm verdi. Kadın selâmı aldıktan sonra yanlarına yaklaşmak için izin alan Hz. Ömer ona yanındaki çocukların neden ağladıklarını sordu. Kadın, karınlarının aç olduğunu söyleyince, Hz. Ömer merakla tencerede ne pişirdiğini sordu. Kadın, tencerede su bulunduğunu, çocukları yemek pişiyor diye avuttuğunu söyledi ve; "Allah bunu Ömer`den elbette soracaktır" diye ekledi. Hz. Ömer, ona; "Ömer bu durumu nereden bilsin ki?" diye sorduğunda kadın;
"Madem bilemeyecekti ve unutacaktı neden halife oldu" karşılığını verdi. Hz. Ömer bu cevap karşısında irkilerek Eslem`le birlikte doğruca erzak deposuna gitti. Doldurdukları yiyecek çuvalını Eslem taşımak istedi. Ancak Hz. Ömer (r.a); "Kıyamet gününde benim yüküme ortak olacak değilsin. Onun için bırak da yükümü kendim taşıyayım" diyerek buna izin vermedi; çuvalı omuzuna aldı ve kadının bulunduğu yere götürdü. Orada bizzat yemeği Hz. Ömer (r.a) hazırlayıp pişirdi ve onları doyurdu. Eslem; "O, ateşe üflerken şakakları arasından çıkan dumanları seyrediyordum" demektedir. Hz. Ömer oradan ayrılırken kadın; "Siz bu işe Ömer`den daha layıksınız" dedi. Hz. Ömer;
"Ömer`e dua et. Bir gün onu ziyarete gidersen beni orada bulursun" dedi.

Zamanın unutturamayacağı isimlerden biri Hz.Ömer…
O kulluğun bilincinde idi…Yüce Allah ,Kulluğunun bilincinde olanları unutturmuyor…

Hz. Ömer ibadet ederken bütün benliğiyle Rabbine yönelirdi. Halife olduktan sonra gündüz islerinin yoğun olmasından dolayı nafile namazlarını gece kılar, ev halkını sabah namazına; "ve namazı ailene emret" (Tâhâ, 20/132) mealindeki ayeti okuyarak uyandırırdı. O, her sene haccetmeyi asla ihmal etmez ve hac farizasını yerine getirmek için Mekke`ye gelen hacılara bizzat riyaset ederdi. Rabbine karşı duyduğu sorumluluğun altında öylesine ezilirdi ki, kıyamet günü hesaptan, cezasız kurtulmayı başarabilirse sevineceğini söylerdi…
Hz. Ömer,ölüm döşeğinde bu endişesini su anlamdaki bir beyitle dile getirdi:
"Müslüman oluşum, namazları kılıp, orucu tuttuğum müstesna, nefsime zulmetmiş bulunuyorum" … Hz. Ömer (r.a)`in, şahsi hayati oldukça sadeydi. Hz. Ömer (r.a), Bizans ve İran`a karşı büyük ordular sevk eden ve onları tarihlerinde pek nadir tattıkları sürekli yenilgilerle perişan eden güçlü ve muktedir bir devletin başkanıdır. Ama o buna rağmen yamalı elbiseler, eskimiş sarık ve yırtık ayakkabılarla hayatini sürdüren bir kişidir. O, bazen dul bir kadına su taşırken görülür, bazen de günün yorgunluğunu hafifletmek için mescid`in çıplak zemini üzerinde uyuduğuna şahit olunurdu. Medine`den Mekke`ye çok sayıda yolculuk yapmış olduğu halde hiç bir zaman yanına çadır almamış ve yolda, bir çarşafı dalların üzerine gererek basit bir şekilde dinlenmeyi tercih etmiştir. Yine bir gün, Ahnef b. Kays yanında Arapların ileri gelenlerinden bazı kimselerle birlikte Hz. Ömer (r.a)`i ziyarete gitmiş; onu, elbisesinin eteklerini beline sıkıştırmış olduğu halde koşar bir vaziyette bulmuştu. Ömer (r.a), Ahnef`i gördüğünde ona; "Gel de kovalamaya katıl. Devlete ait bir deve kaçtı. Bu malda kaç kişinin hakkı olduğunu biliyorsun" dedi. Bu esnada biri ona neden kendini bu kadar üzdüğünü ve deveyi yakalamak için bir köleyi görevlendirmediğini söyleyince O; "Benden daha iyi köle kimmiş?" diyerek karşılık vermiştir ...

Hz. Ömer (r.a) ümmetin sorumluluğunu üstlenmiş ve görevlerini kusursuz yerine getirmiştir
Hz. Ömer (r.a)seçkin yaşayışı ile hükmedenlerin , makamın cazibesine kapılıp... sıradan insanların yaşayış tarzından kopmadan hükmetmeleri gerektiğini, çağları aşan bir örnek sergileyerek ortaya koymuştur...






Telif Hakkı Uyarısı Hz Ömer (ra) isimli yazı, Hamdi Oruç tarafından 30.05.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Tugay Küren yazıyı tebrik etti...
tebrik Birgül Akkurt yazıyı tebrik etti...
Tugay Küren yazıyı favori listesine aldı...
İbrahim Çördük
İbrahim Çördük / 30.05.2008
Paylaşım için teşekkürler Hamdi abicim Allah razı olsun...:)

Tugay Küren
Tugay Küren / 30.05.2008
Paylaşımınız için teşekkurler....Selam ve dua ile...

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 30.05.2008
Rasulullah Efendimizin (S.A.V) gözdelerinden olan Hz. Ömer Efendimizi (R.A) anlatan yazınızı yürekten kutluyorum. Ne mutlu Onları seven ve Onları yazanlara...

Tuğba Çetiner
Tuğba Çetiner / 30.05.2008
Tüm yazılarınız gibi bu da içimizi nurlandırdı. Böyle yüce insanlar için ne dense ne yazılsa az olur. Gönlünüze sağlık, paylaştığınız için teşekkür ederim.


Ağustos
29
Oğul Tadında!
Nesrin Göçtürk KayaTutku Denemeleri • 22 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ağustos
27
Neden Yalan Söyledin Baba?
Nesrin Göçtürk KayaTutku Denemeleri • 66 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Ağustos
24
Bize Lost Degil Dost Lazım !!!
Murat AkdenizTutku Denemeleri • 60 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Ağustos
23
Bir Mavi Kaldı Ellerimde
Dila Emral AydınTutku Denemeleri • 74 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ağustos
22
Sensiz Kere Sensizlik Sen Bilmeden
Ergün ÖzelTutku Denemeleri • 59 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
26
Bir Öğretmen
Hamdi OruçKlasik Şiirler • 27 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Ağustos
22
İşığın İpleri
Hamdi OruçKlasik Şiirler • 28 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
22
Yunusun Yıldızları
Hamdi OruçKlasik Şiirler • 19 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
22
Köy Çocukları
Hamdi OruçKlasik Şiirler • 31 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ağustos
18
Papatya Çocuk
Hamdi OruçKlasik Şiirler • 41 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Nisan
28
Postanadeki Teyze
Hamdi OruçYaşamdan Hikayeler • 815 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
20
Babam
Hamdi OruçÇocuk Hikayeleri • 456 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
12
Dost
Hamdi OruçDostluk Şiirler • 339 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
14
Dostluk Üzerine
Hamdi OruçHayata Dair Denemeler • 324 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
25
Hikayem
Hamdi Oruçİstanbul Şiirleri • 316 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Hz Ömer (ra), Hz Ömer (ra) denemesi, Hz Ömer (ra) deneme, Hz Ömer (ra) nedir?, Hz Ömer (ra) hakkında bilgi, Hz Ömer (ra) denemeleri, Hamdi Oruç denemeleri, Ömer nedir, Ömer denemesi, Ömer denemeleri, (ra) nedir, (ra) denemesi, (ra) denemeleri,










Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Best Credit Cards | News | Loans | Mortgages | Car Insurance | Video | Arkadaş | Saat