kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Deneme / Tutku Denemeleri





Haftanın Yazarı
Melek Öztürk
Melek Öztürk


İbret İçin Bilinmesi Gereken Bilgiler

İbret İçin Bilinmesi Gereken Bilgiler
26 / 3 / 2008  Çarşamba tarihinde Mustafa Cilasun tarafından eklendi, 308 kez okundu...

“Dördüncü Murat`ın Sporculuğu Osmanoğulları`nın on yedinci padişahı olan Bağdat Fatihi IV. Murat`ın çok kuvvetli biri olduğunu... Bir gün sarayda Murat Han`ın, musahibi Musa Paşayı sağ eliyle kuşağından tutup kaldırarak ve öylece Has Odayı dolaştırdığını ve sonra da en küçük bir yorgunluk ve tıknefeslilik göstermeden, paşayı kaldırdığı gibi tek e...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Mustafa Cilasun

Mustafa Cilasun







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

İbret İçin Bilinmesi Gereken Bilgiler


Dördüncü Murat`ın Sporculuğu

Osmanoğulları`nın on yedinci padişahı olan Bağdat Fatihi IV. Murat`ın çok kuvvetli biri olduğunu...

Bir gün sarayda Murat Han`ın, musahibi Musa Paşayı sağ eliyle kuşağından tutup kaldırarak ve öylece Has Odayı dolaştırdığını ve sonra da en küçük bir yorgunluk ve tıknefeslilik göstermeden, paşayı kaldırdığı gibi tek elle yavaşça zemine bıraktığını...

Bir cirit mızrağı ile, arka arkaya konan dokuz kalkanı bir atışta deldiğini...

200 okkalık bir gürzü kolayca kaldırıp salladıktan sonra fırlatabildiğini...

Savaş zamanlarında metrise girip topla nişan alıp düşmana isabet kaydettiğini...

Ve İstanbul Okmeydanı`ndaki kemankeşlik müsabakalarda 1070,5 gez (706. 5cm) mesafeye okunu ulaştırıp rekor kırdığını ve okun düşdüğü yere rekorunu belgeleyen menzil taşı dikildiğini...

Musul`da bulunduğu bir sırada oraya gelen Hint elçisinin "tüfek ve kılıç kar eylemez" diye hediye ettiği fil kulağından yapılma üzeri gergedan postu kaplı çok sağlam siperi (kalkanı) el mızrağı ile ortasından deldiğinı ve içini altın ile doldurup elçiye geri hediye ettiğini...


İslam`ın Boğazına Geçirilmeye Çalışılan İp

İlk olarak Avrupa`yı Ümit Burnu üzerinden doğuya bağlayan deniz yolunu keşfetmesiyle dünya sömürgecilik tarihinde yeni bir dönem açan "İsa tarikatı şövalyesi" Portekizli denizci Vasco da Gama(1460-1524)`nın Güney Hind adalarına ulaştığında:

"İşte şimdi İslam`ın boğazına ipi geçirdik. Bu ip çekilmeye devam edecek, neticede boğaz sıkılacak ve Müslümanlık ölecektir." dediğini...


Eski Bir Hamam Kitabesi

Eski İstanbul` un hamam kitabelerinden birinde karakter temizliğinin ehemmiyetini vurgulamak için:

"Tıynetin na-pak ise, Hayr umma sen germabeden Önce tathir-i kalb et, sonra tathir-i beden." Yani (Kötü huylu, kirli karakterli bir kimse isen, hamamdan bir şey bekleme. Temizlik istiyorsan evvela kalbini temizle, sonra da bedenini..) diye yazdığını...


Bir Ahlak Kahramanıydı

Vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy`un yakın dostu olan Mithat Cemal Kuntay`ın, Akif`le olan arkadaşlık münasebetini anlatırken yıllarca onun kusurlarını ve falsolarını araştırdığını ve otuz beş yıl sonra onun karakterini kağıda dökerken, hayranlık hisleri içinde:

"İlk tanıdığım zaman ona inanmadım. Bir insan bu kadar temiz olamazdı. Fena aktör melek rolünü oynamaktan bir gün yorulacaktı. Gayri tabii bir faziletten yorulan yüzünü bir gün görecektim. Fakat otuz beş sene bugün gelmedi.

Otuz beş sene onun yanından her çıkışımda kendime hep bu sualleri sordum: Bu tevazu, kendi kendini inkar edercesine nasıl çıkıyordu? Mahrumiyetlerden yılmayan seciyesiyle kendisini nasıl kahraman sanmıyordu? Onu yakından tanıyanlar için, her geçen gün, nasıl onun lehine geçen bir gün oluyordu? Onun temizliği yanında insan kendi günahlarından muzdarip olurken, o kendisinin sizden başka olduğunu nasıl görmüyordu?

Onda bütünlük vardı; Kininde de, evlatlık, babalık, kardeşlik kuvvetini alan dostluğunda da, bütünlük... Dostunu, sevmek kelimesinin noksansız mefhumuyla seviyordu: Öldüğü zaman düştüğü zaman, dünya aleyhine döndüğü zaman, yanında olmadığı vakit ve sevmeyenlerin yanında bulunsa bile diye yazdığını...



Yavuz`un Tevazuu

Büyük Cihangir Yavuz Sultan Selim`in günde üç saat uyku uyuyup tahta kaşıkla tek çeşit yemek yediğini...

Herhangi bir saray halkından ayırt edilemeyecek kadar sade giyindiğini ve bunun sebebini soranlara:

"Vezirlerin ve beylerin süslü giyinmeleri, padişahlarına saygıdan ileri gelir. Biz kime şirin görünmek için süslü giyinelim ki? Bizim Padişahımız (Allah c.c.) vücudun dışına değil, içindeki cevhere(imana) bakar" diye veciz bir cevap verdiğini...


Rus Çarı`na Tokat Gibi Cevap

İmkansızlıklar içinde Kafkasya dağlarında yıllarca sürdürdüğü özgürlük mücadelesinden sonra Ruslara esir düşen Kafkas kartalı Şeyh Şamil`in büyük bir törenle Petersburg`a getirilip, şerefine büyük balo düzenlendiğini ve Çar ll. Aleksandr`ın Şamil`e bu baloyu nasıl bulduğunu sorması üzerine Büyük İmam`ın:

"Çar hazretlerine meçhul değildir ki Cenab-ı Hak dünyayı Hristiyanlara ve ahireti Müslümanlara vaad buyurmuşlar. O İlahi `Cennet`e gidemeyeceğinize göre, dünyayı Cennet`e çevirmekte çok isabet buyurmuşsunuz" diye müthiş bir cevap verdiğini...


Batılı Gözüyle Türkler

Birçok batılı yazarın, Osmanlı`yı muhteşem yapan dinamikleri öğrenmek gayesi ile bizim topraklarımıza seyahatler tertip ettiğini...

Bunlardan biri olan Edmondo De Amicis`in İstanbul adlı eserinde Türklerin özellikleriyle alakalı olarak:

Türkler, uzak ve belirsiz bir şeyleri düşünen insanların görünümüne sahipler. Hepsi de sabit fikre dalmış filozof veya bulundukları yeri ve çevrelerindeki şeyleri fark etmeksizin yürüyen uyur gezerler gibi görünmektedirler.

Hepsi de büyük ufukları seyretmeye alışmış kimseler gibi ileriye ve uzaklara bakan ve gözlerinde ve ağızlarında belli bir üzüntü ifadesi vardır" diye yazdığını...


İslam`ı Parçalama Planları

Napolyon Bonapart`ın sömürmek gayesi ile gittiği Mısır`ı işgali sırasında beraberinde getirdiği "Yakın Doğu Toplumu ve Kültürü" kitabının yazarı bir Fransız araştırmacısının:

"Biz her İslam ülkesinde İslam öncesi kültürleri ortaya çıkarmak için toprağı kazdık. Tabiatıyla, İslam öncesi inançları Müslümanlara giydirmek mümkün değildir. Fakat çocuklarını, İslamiyetle o eski medeniyetler arasında mütereddit kılmak bize yetiyordu" diyerek sinsi düşüncelerini ortaya koyduğunu...


Enteresan Bir Tüzük

Osmanlı`da esnaf ve sanatkarlar hakkındaki tüzüklerden "hamamcılar" ile ilgili kısmında:

"... Kafir başını ve uyuş başını tıraş ettiği ustura ile Müslümanların başını tıraş etmeyeler, onun gibilerin usturaları ayrı ola. Ve natır (hizmetli), futayı (peştemal) pak ve temiz tuta ve adamına göre futa vere. Delikli ve kısa futa olmaya ve kafire ayrı futa vereler. Verdikleri futanın ayrı işareti ola. Ve kafir yüzünü sildiği rida ile Müslüman yüzünü silmeye. Velhasıl Müslümanların her nesnesi ayrı ola. Eğer inad ederlerse muhkem ta`zir edip haklarından geline" diye yazdığını...


Fakir Ama İzzetli Bir Hayat

İstiklal marşımızın yaslı şairi Mehmet Akif Ersoy`un hayatının hep fakr u zaruretler içinde geçtiğini...

Memleketinden ayrılıp Mısır` a gittiğinde evinde eşya namına sadece birkaç kanepe, iki demir ayak üzerine konulmuş bir kaç tahtadan ibaret karyola vazifesi görür birşey bir hasır seccade, bir nalın ve bir divit bulunduğunu.

Ve bu büyük üstadın evden eve taşınırken konu komşu eşyalarını görmesin diye geceleri taşındığını...


Sin Şın a Girdiğinde

15 Aralık l516’da Şam`a giren Yavuz Sultan Selim Han`ın, metruk halde bulunan Muhyiddin-i Arabi`nin türbesini ortaya çıkarttığını ve vefatından önce "Sin (Selim), Şın’a (Şam) girdiğinde benim kabrim ortaya çıkacaktır" diyen Muhyiddin Arabi`nin kerametinin gerçekleştiğini...


Tokat

Bursa`yı Yunanlılar işgal ettiğinde Pir Emir türbesine bakan türbedarın, mezarı bastonla dürtüp:

"Ya pir Bursa`yı Yunanlılar işgal etti, kalk kurtar dediğini ve türbedarın gece rüyasında Pir Emir Hazretlerini görüp, Emir`in kendisine:

"Behey ahmak, vatanı düşmandan kurtarmak ölülerin değil dirilerin hakkıdır!" diyerek hışımla bir tokat aşkettiğini ve türbedarın korku içinde uyandığında çenesinin yamulmuş olduğunu gördüğünü ölünceye kadar çenesinin düzelmediğini...


Çocuğunu Satılığa Çıkaran Kadın

Çok zor şartlar altında devleti 33 yıl dahice idare eden Abdulhamid Han`ın Osmanlı tahtından indirilmesinden sonra Osmanlı Devleti`nin başına Balkan gailesi açılıp, Sırp, Yunan, Bulgar ve Karadağlı çapulcuların İstanbul önlerine kadar gelmeleri üzerine, binlerce kilometre ötedeki Müslüman Hintli kardeşlerimizin, İslam`ın son hür kalesi olan Hilafet merkezi Osmanlı`ya yardım elini uzatmak için çırpındıklarını...

Genç kızların çeyizlerini, ihtiyarların cenaze masrafları için bir köşeye ayırdıkları paralara kadar neleri varsa ortaya dökdüklerini, bu yardım toplama kampanyası sırasında Peşaver`de çok fakir bir kadının, verecek birşeyi olmaması üzerine kucağındaki mini mini yavrusunu halka gösterip onu satılığa çıkartıp, karşılığında alacağı parayı Osmanlı`ya yardım için vereceğini ilan ettiğini...


Ulu Çınarın Serencamı

Şanlı Osmanlı Devleti`nin 1299 yılında kurulup 1922 yılında tarihe intikal ederek benzersiz bir şekilde 623 yıl gibi uzun bir süre varlığını sürdürdüğünü...

Bu Kerim Devlet`in, kuruluşundan 230 yıl sonra Viyana kapılarına dayanarak, bir mille ve devletin; başka ırk, başka dil, başka din ve başka kültür dünyasına, bu kadar kısa zaman içinde böylesine hakim olup tesir edişine tarihte başka hiç rastlanılmadığını...

Fakat aynı tarihin, bu bu koca Osmanlı Devleti`nin 46 yıl gibi çok kısa bir süre içinde mahvoluşundaki süratine de şahit olmadığını...


Evren Paşa ve Osmanlıca

12 Eylül ihtilalinin baş mimarı ve 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren`in, bir mevzu münasebetiyle Osmanlıca`nın mükemmelliğinden:

"Ben Osmanlıca yazıyı rahat okurum ve bütün notlarımı eski yazıyla tutarım. Bunun Atatürkçülüğe aykırı bir tarafı yok. Bir kere ortalıkta kaldığı zaman herkes okuyamıyor. İkincisi bir çeşit steno olmuş oluyor. diye bahsettiğini...


Fatih İle Napolyon Arasındaki Fark

Adı dünya tarihindeki büyük kumandanlar arasında anılan Napolyon Bonapart`a, Saint Helena adasında hapis bulunduğu sırada "Kimler büyük adamdır?" diye sormaları üzerine Bonapart`ın Fatih Sultan Mehmed`den bahsederek:

"Büyüklükte ben onun çırağı bile olamam. `Niçin?` derseniz, bana pek acı gelen bir gerçeği açıklamam icap eder ki o da şudur..

Ben kılıçla fethettiğim yerleri, hayatta iken geri vermiş bir bedbahtım. O ise, fethettiği yerleri nesilden nesile intikal ettirmenin sırrına ermiş bir bahtiyardır" diyerek bir hakikati ortaya koyduğunu...


Uluğ Bey ve Rasathanesi

Büyük İslam astronomu ve devlet adamı Uluğ Bey` in 11394/1449), Semerkant`da kurmuş olduğu rasathanesinde, yeryüzünün güneş etrafındaki tam devrini yani bir yılı, 365 yeryüzünün güneş gün 6 saat, 9 dakika, 6 saniye olarak hesapladığını...

Aradan asırlar geçip 20. yüzyılın en modern cihazları ile yapılan hesaplarla, Uluğ Bey`in hesapları arasında sadece 58 saniye farkın bulunduğunu...


Kasırgadan Seher Yeline

İtalyan şairi Tasse `nin, Türkleri tanıdıktan sonra, onlar hakkındaki görüşlerini hayranlık içinde:

Deviren, kırıp-döken, silip-süpüren yaman bir kasırgayı seher gibi yumuşatmak mümkün müdür? Korkunç dalgalarını kabarta kabarta yürüyen bir denizi birden sakinleştirmek kabil midir.?Yıldırımı güle çevirmek imkanı var mıdır? İnsanlar bu sorulara `hayır, hayır` demekte tereddüt etmez değil mi?

Halbuki ben, kasırganın seher yeline,Coşkun denizin sevimli bir göle, yıldırımın güle inkılap ettiğini gördüm. Türkten bahsediyorum. Düşmanına saldırırken amansız bir kasırgaya, korkunç bir denize ve insafsız bır yıldırıma benzeyen Türk, dost yanında ve silahsız kalmış bir düşmanın karşısında bir seher yelidir,bir güldür" diyerek ifade ettiğini... Bu değerli bilgilerden istifade etmemiz için emeği geçen herkese teşekkürler ediyorum...



Telif Hakkı Uyarısı İbret İçin Bilinmesi Gereken Bilgiler isimli yazı, Mustafa Cilasun tarafından 26.03.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 03.04.2008
Emeği geçenlere çokkkk teşekkürlerimi sunuyorum,sağolun.

Taha Süren
Taha Süren / 27.03.2008
Kopenhag kriterleri yerine Osmanlı kriterleri konsun dedirtecek bir yazıydı.Teşekkürler hocam.

Seyhan Nergiz
Seyhan Nergiz / 26.03.2008
mustafa bey, tarihin süzgecinden cana şifa, ruha gıda şeker şerbetleri sunma zahmetine katlandığınız için teşekkür ediyorum.


Temmuz
4
Aş(ı)k Oyunu 2
Derya SesigüzelTutku Denemeleri • 45 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Temmuz
4
Tutuldum Yanık Bir Türküye
Mehmet KayaTutku Denemeleri • 9 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
1
Aş(ı)k Oyunu
Derya SesigüzelTutku Denemeleri • 82 kez okundu. • 21 kez yorumlandı.
Temmuz
1
Evrim
Tuğba MartinTutku Denemeleri • 59 kez okundu. • 16 kez yorumlandı.
Haziran
29
Geçmişte Kaldı
Dila Emral AydınTutku Denemeleri • 34 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
5
Ne Sana ve Ne Yalnızlığa!
Mustafa CilasunSitem Şiirleri • 12 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Temmuz
5
Hasretin Çilesinde Bahar!
Mustafa CilasunHasret Şiirleri • 11 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Temmuz
5
Haklısın Artık Ne Fark Edecek!
Mustafa CilasunSitem Şiirleri • 12 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
4
Bedbinlik İçinden Ümitle!
Mustafa CilasunHüzün Şiirleri • 18 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
3
Dilek ve Temennilerin Arefesinde!
Mustafa CilasunSoyut Şiirler • 16 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Nisan
13
Ah Güzel Kuş
Mustafa CilasunSevgi ve Aşk Şiirleri • 1771 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Nisan
4
Çaresizlik!
Mustafa CilasunAşk Hikayeleri • 1695 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Haziran
11
Haziran
3
Çaresiz Kaldığım An!
Mustafa CilasunYaşamdan Hikayeler • 1591 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Şubat
15
Serveti Fünun Edebiyatı
Mustafa CilasunEğitim Makaleleri • 1520 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler İbret İçin Bilinmesi Gereken Bilgiler, İbret İçin Bilinmesi Gereken Bilgiler denemesi, İbret İçin Bilinmesi Gereken Bilgiler deneme, İbret İçin Bilinmesi Gereken Bilgiler nedir?, İbret İçin Bilinmesi Gereken Bilgiler hakkında bilgi, İbret İçin Bilinmesi Gereken Bilgiler denemeleri, Mustafa Cilasun denemeleri, İbret nedir, İbret denemesi, İbret denemeleri, İçin nedir, İçin denemesi, İçin denemeleri, Bilinmesi nedir, Bilinmesi denemesi, Bilinmesi denemeleri, Gereken nedir, Gereken denemesi, Gereken denemeleri, Bilgiler nedir, Bilgiler denemesi, Bilgiler denemeleri,






Okudunuz Mu?
BekirDadaloglu
Bekir Dadaloglu




Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Secured Loans | Loans | Loans | Mortgages | Mortgage | Video | Arkadaş