kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler

İçimdeki Karanlık 10 (son)


İçimdeki Karanlık 10 (son)

Gözlerimi açmaya çalışıyorum. Başım müthiş zonkluyor. Hareketli bir taşıttayım. İçeriye sızan ışıkların yüzümü boyamaya çalışan fırça darbeleri gibi bir gelip bir gitmelerinden trende olduğumu anlıyorum. Neler olduğunu hatırladım. Kafama yediğim bir darbe ve trendeyim. Elim kolum bağlı değil. Hayret! Gündüz olduğuna göre daha çok bir vakit geçmemiş. Belki de bir gündür yatıyorum. Çok açlık hissetmiyorum. Fazla bir vakit geçmemiş olmalı. O adam nerede acaba? Kapıda görünüyor hemen. Sanki beni duyuyor.

“Beni neden bağlamadın?”

“Bunca zamandır seni bağlamak için beklemedim. Seni senden iyi tanıyorum. Beni bir on dakika dinle. Sonra yolunu çizersin. Ben senin babanım. Tüm bu sorunların başlaması şöyle oldu. Annen beni sen üç yaşlarındayken aldattı. Ben ne yapacağımı bilemedim. Annene olan sevgim o adama ve kadına nefrete dönüştü. O sinirle ben de o adamın karısını öldürdüm. Devam edip adamı da öldürecektim ki sen yanlışlıkla beni gördün. İşte kafama o zaman dank etti. Senin için iyi olan neydi acaba? Yaptığımdan ve yapabileceklerimden korkup kaçtım. İçimde hep bir şeyler büyüdü, büyüdü. Annen de sana o adamı, baban diye tanıtarak büyütmüş seni anlaşılan. Yaptığı terbiyesizlikten ötürü hiç sesini çıkarmadı. Kaçışım onun için bir kurtuluş oldu. Benim yokluğumun sana daha faydalı olacağını düşünüyordum. Televizyon da işlenen cinayeti görene kadar. Zavallı bilet memuru neye uğradığını bile anlayamadan ölmüş. Evden kaçtığını da duyunca bunun sen olabileceğini tahmin ettim. O yörelerde keyfi cinayetler pek olmaz. Her neyse büfeci kızla muhabbet ettiğin sabahtan beri peşindeyim. Benim halledilmeyi bekleyen yarım bir işim var. Trenin durmasına on dakika kadar var. İçindeki karanlığı biliyorum. Bundan sonra istersen hep yanında olabilirim. İstemezsen artık kimseyle aile bağların olmayacak. Seçim senin.”

O gördüğüm kabus gibi görüntülerin ne olduğu anlaşıldı. Bütün duyduklarım beni allak bullak etmesi gerekirken nedense beni pek şaşırtmıyor. Galiba çocukluktan gençliğe şu an adım atıyorum. Fazla sorgu suale gerek yok. Bu adam benim babam. Yıllardır baba dediğim adam annemin dostuymuş. Kızmam gereken o kadar çok kişi var ki.

“Neden daha önce gelmedin? Sonuçta babamsın. O adama bunca sene baba dememe nasıl göz yumdun?”

“Hep senin iyiliğin için desem klasik bir cevap olacak ama öyle. Anlaşılan yaptığım fedakarlık pek de işe yaramamış.”

İşte doğru söz diye buna denir. Artık içimdeki karanlık artık kafamı da ele geçirdi. Hiçbir şey düşünemiyorum. İki dakika sessizlik oluyor. Babam beni bırakıp gittiği için, annem beni kandırdığı için, sahte baba yaptığı ölümcül hata için suçlular. Aklıma bir soru geliyor.

“Baba, sen normal biri misin? Sence ben normale dönebilir miyim?”

Baba dememe sevinmiş olmalı ki tebessüm ediyor.

“Oğlum biz normal değiliz, olamayız da. Sakın içindeki karanlıktan ötürü beni suçlama. O zaten vardı, ben sadece uyandırdım. Bunu unutma. Tren durdu. Ben gidiyorum. Eğer benimle birlikteysen beni bulacağın yeri biliyorsun. Görüşürüz.”

Dur diyemiyorum. Bütün bu anormalliklerimin sebebi babam değil mi yani? Asıl sorumlu onun için tüm dünyayı karşıma aldığım annem mi yoksa? Ayağa kalkıyorum. Babamı takip etsem, eskiyle olan hesabı kapatsak, sonra ne olacak? Şimdi çekip gitsem bu soru işaretleri ile yaşayabilecek miyim? Vagonun açık kapısına varıyorum. Babam bayağı uzaklaşmış. Sesleniyorum.

“Hey, Baba adın ne? Bari onu söyle.”

Beni duydu. Yüzünde az önceki gülümseme yine var.

“Baba, benim adım, baba. Eve gelirsen annenle beraberken daha rahat hatırlarım.”

Eve geleceğimden emin görünüyor. Dönüp gidiyor. Beni içimdeki karanlıkla yalnız bırakıp gidiyor. Çevremdeki bakışları ilk defa hissediyorum. Vagondan inip istasyondaki bir banka oturuyorum. Mecbur bırakılmayı hiç sevmiyorum. Önümde ne büyük, ne önemli bir dönemeç var. Artık kendimi tanıyorum. Kabuslarım bitecek ama daha kötü bir durumdayım. Kafamı kaldırıp tepemdeki güneşe bakıyorum.

“Her yeri ısıtıp aydınlatıyorsun. Tepemde ihtişamla dikilmişsin ama şu zayıf ve küçücük olan bedenimdeki karanlığı aydınlatamadın gitti.”

Kalkıyorum tereddütle. Cebimde annemin fotoğrafı, başım dik, içim karanlık yürüyorum.






Not: Bu hikaye serisinde bana destek olan dostlarıma çok teşekkür ederim. Hikaye devam etmek istese de ben üstüme yapışan karanlığı atmak ve yanlış intiba edinilmemesi için bu seriye şimdilik son veriyorum. Devam edecek cesaret ve ilhamı bulduğumda ikinci sezon deyip başlarım inşallah Bana sabrettiğiniz için teşekkürler dostlarım.




Eylül 2008


İçimdeki Karanlık  10 (son)
Yazı Sahibi
Mustafa Çetin
Mustafa Çetin tarafından 7.10.2008 tarihinde eklendi 114 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
İçimdeki Karanlık 10 (son) isimli yazı, Mustafa Çetin tarafından 07.10.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Abdurrahman Tümer yazıyı tebrik etti...
tebrik Nida Kara yazıyı tebrik etti...
tebrik Ömer Faruk Yıldız yazıyı tebrik etti...
tebrik Adem Efiloğlu yazıyı tebrik etti...
tebrik Metin Akar yazıyı tebrik etti...
Bu hikayeni tuttum.Ne yazık ki günümüzde bu tür hikayeler sıkça yaşanıyor.Belki bu hikayeyi okuyan yanlış kişiler hatalarını görür.Şahsi emelleri için çevrelerine zarar vermekten vaz geçerler.Bu açıdandır ki hikayenin devamı bana göre mecbur.Bu tür gerçekleri irdelemek lazım diyorum.Haksızmıyım sizce.


08.10.2008 tarihinde yorumlandı.

Karanlıktan aydınlığa şu mıstığı çıkar tanrım.
Yoksa bütün engelleri parçalayıp yıkar Tanrım. Hep anlatır durur derdi böyle.
Anlamaz durmuşoğlu bakar Tanrım...Sağlıkla kal.



07.10.2008 tarihinde yorumlandı.

Kardeşim emeğine sağlık güzel bir hikayeydi bittiğine üzüldüm...Takip ettiğim ve beğendiğim tek hikaye idi yenilerini bekliyorum. Sevgiler ve tebrikler.


07.10.2008 tarihinde yorumlandı.

Her nedense ve nasılsa bir hayır vardır inşallah.Belki başka zaman.Sevgiler ve başarılar...


07.10.2008 tarihinde yorumlandı.

İkinci sezonda aydınlığa çıkıyorsunuz... içinizdeki aydınlık.... ne güzel. bitmeseydi iyidi ama.


07.10.2008 tarihinde yorumlandı.

Ah be Mustafa Bey!...
Eminim elinizde olmayan sebeplerden oturu hikayeyi sonlandirmaya calisiyorsunuz. Ama icime isledi desem yalan olmaz. Ne zaman gelecek diye bekledim durdum.
Dogrusunu soylemek gerekirse bu son bolumun hosuma gittigini soyleyemem. Belki de son olabilecegi icindir.. Bilemiyorum. Sadece aklimizda soru isaretleri birakti diyebilirim.
Ornegin, cani baba ogulun ailevi baglarinin bu kadar yuksek olmasi, dahasi aldatma gibi ahlaki bir degerin varligi bu iki karakterin bastan beri cizdigi psikolojiye uymuyordu. Bir hayal dunyasi uretiyorsaniz, bunu ya yeryuzune oturturuz, ya da goklere cikartiriz bulutlarin ustunde dolassin diye.. Ama bu hikaye havada kaldi diyebilirim. Ne olayin metafizik boyutu (icindeki karanlik boyut da diyebilriz) tartisildi... Ne de olay tamamen psikolojiye dayandirildi...
Kendi kendime acaba nasil bitebiliri dusunuyordum. Aklima guzel bir fikir gelmisti kendimce.
Ornegin cocuk tamamen aklini yitirmisti ve gordugu insan gelecekteki kendisi ve vicdaniydi. Beyin bedensel iradeyi kaybetmis olsa da, aklinin bir yerlerinde bir savas veriyor olmaliydi. Icindeki karanlikla olan mucadelesini tamamen delilik uzerine kurmaniz BENIM ACIMDAN cok daha guzel olabilirdi.
Basindan beri olaylari kendi acisindan anlatiyor olmasi sizin icin bir avantajdi oysa... Ornegin, goruyorum, gidiyorum vb.
Hikayenin sonunda doktorlardan duyacaklari hikayenin finaline cuk otururdu. Biz de fantastik ogeler beklerken, bilim adamlarinin teshislerini dinler, ters koseye yatardik tabiri caizse..
Neyse..
Okudukca okuyasimin geldigi bir seri idi.. Devamini bilmiyorum yaparmisiniz..
Ama gerilim turunde basarili olabileceginiz cok acik..
Simdiye kadar yazdiklariniz icin sagolun. Okumaktan zevk aldim gercekten.



07.10.2008 tarihinde yorumlandı.

Mustafam,bana sabrettiniz ne demek?Olmadı bu.Asıl sana teşekkürler emeğin için.Ben sana söylüyorum dinler misin dinlemez misin?Polisiye eserlerde önün çok açık olacak Mustafa tamam bu seri farklı bir tarz ama yazıya okuru sokuyorsun bu önemli daha yapacağın ve başaracağın çok şey var abican,buna inanıyorum.


07.10.2008 tarihinde yorumlandı.


Aralık
5
Cehennemlik Eşekler
Cengizhan MenevşeYaşamdan Hikayeler • 29 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
5
Cehennemlik Eşekler
Cengizhan MenevşeYaşamdan Hikayeler • 16 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
5
Cehennemlik Eşekler
Cengizhan MenevşeYaşamdan Hikayeler • 11 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
5
Cehennemlik Eşekler
Cengizhan MenevşeYaşamdan Hikayeler • 10 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
5
Adak (10 Bölüm Son)
Aylin BaşdemirYaşamdan Hikayeler • 12 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
4
Ütopik Aşk Finali
Mustafa ÇetinHayata Dair Denemeler • 33 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Kasım
25
İzmir Buluşması
Mustafa ÇetinYaşamdan Hikayeler • 106 kez okundu. • 22 kez yorumlandı.
Kasım
19
Ah Yaşanamamış Öğrenci Aşkları
Mustafa ÇetinAşk Hikayeleri • 189 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Kasım
17
Bir Katilin Durduğu Nokta
Mustafa ÇetinDeneme / Karalamalar • 72 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Kasım
13
Adam Asmaca
Mustafa ÇetinKaralama Şiirler • 77 kez okundu. • 18 kez yorumlandı.
Haziran
8
Unutulmayan Aşk
Mustafa ÇetinAşk Hikayeleri • 794 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Haziran
9
Simitçi Sevdiğim
Mustafa ÇetinAşk Hikayeleri • 547 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Mart
1
Arkadaş
Mustafa ÇetinYaşamdan Hikayeler • 519 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ocak
16
Dilencinin Duası
Mustafa ÇetinYaşamdan Hikayeler • 453 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ağustos
13
Seni Terkediyorum
Mustafa ÇetinAşk Hikayeleri • 362 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler İçimdeki Karanlık 10 (son), İçimdeki Karanlık 10 (son) hikayesi, İçimdeki Karanlık 10 (son) hikaye, İçimdeki Karanlık 10 (son) nedir?, İçimdeki Karanlık 10 (son) hakkında bilgi, İçimdeki Karanlık 10 (son) hikayeleri, Mustafa Çetin hikayeleri, İçimdeki nedir, İçimdeki hikayesi, İçimdeki hikayeleri, Karanlık nedir, Karanlık hikayesi, Karanlık hikayeleri, (son) nedir, (son) hikayesi, (son) hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Cheap Loan | Advertising | Loans | Fast Loans | Mobile Phone | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul