İçimdeki Karanlık 9İçimdeki Karanlık 9Babam mı? Benim babam şimdi kilometrelerce uzakta bıraktığım evde, annemin yanında. Bu bir tuzak olmalı, ya da bir oyun. Bir daha siren sesi duyuluyor. Bileğimi adamın elinden kurtarıyorum.“Şimdi konuşmanın sırası değil. Çabuk şu mutfaktaki arka çıkışı kullanalım.” Benim şaşkınlığıma aldırmadan elimi tutup içeri yöneliyor. Aynı bir babanın çocuğunun elini tutması gibi. Ne hoş. İçim bir tuhaf oluyor. Bakıyorum pizzacı kız da bizimle geliyor. Anlayamıyorum. O niye bizimle geliyor? Neler dönüyor çevremde? Kapının hemen önünde bir polis arabası duruyor o acı sirenini öttürerek. İki mutfak çalışanının şaşkın bakışları altında hızla arka kapıdan çıkıyoruz. Kız bizi arabasına bindirip hızlıca uzaklaştırıyor. “Nereye gidiyoruz?” Soruma babam olduğunu söyleyen, mavi gözlü adam değil de pizzacı kız cevap veriyor. “Benim yaşlının garajına götürüyorum. O size yardım eder ufaklık.” Ne yaşlısı? Benim parça parça ettiğim adamdan bahsediyor. Aman Allahım! Adam bana göz kırpıyor her şey yolunda gibisinden. Bütün bunlar bu adamın planı. Pizzacı kızın hiçbir şeyden haberi yok. Ben gelmeden kızı kandırmış olmalı. Polislerin peşimizde olduğuna dair bir iz yok. Kurtulduk galiba. Garajı görüyorum. Sadece bir gece kalmama rağmen şu hurda yığınlarıyla dolu bahçe bana çok tanıdık geliyor. Burası yaşlının garajı ama benim evim. Yeni evim. Şu adam çok aklımı karıştırdı. Kim o? Benim fotoğraf soruma şaşırmadığına göre dün gece beni izleyen ve o kulaklarla, fotoğrafı bırakan kendisi. İkimizde birbirimizi süzüyoruz. Bakışları çok rahatsız edici. Benim babam değil? Olamaz. Bunca yıl yalan içinde yaşamış olamam. Sinirleniyorum. Bu sırada adam kıza sesleniyor. “Sen geri dön. Polisler arabayı takip etmeye çalışabilirler. Oğluma kavuştum sağ ol. Akşam görüşürüz.” Pizzacı kız bana gülümseyerek baktı. Bu dünkü hayal kurduğum kız mı? Ama o ne yapıyor? Bana yaklaşıyor. Ne istiyor benden? Eğilip bir öpücük konduruverdi yanağıma. Hemen çekiliyorum geri ama geç kalıyorum. “Şu benim yaşlıyı göreyim de öyle gideyim.” Hayır! Öpücüğü falan unutuyorum. Garajda her yer kan içinde. İçeri girmemeli. Adamla göz göze geliyorum. Aynı şeyleri düşünüyoruz. Giriş kapısına doğru ilerleyen kızın peşine takılıyorum. Adam da arkamdan. İçeri giriyoruz önlü arkalı. Adam bu işlerde tecrübeli olduğunu bana göstermek istercesine kızın şaşkınlığının geçmesine izin vermeden arkasından bir eliyle boynunu kavrıyor. Diğer eliyle ne zaman çıkarttığını bile görmediğim usturayla boğazını kesiveriyor. Bana bakışlarını dikiyor. Kızın yere düşmesine bile izin vermiyor. Ne sahne ama. Babam olduğunu söyleyen adam boğazını kestiği bir kızın boynundan tutmuş, ayakta dikilmiş bana bakıyor. Fışkıran kanlar bana gişede işlediğim cinayeti hatırlattı. Aynı benim gibi ama daha profesyonel. Bizim ortak yönlerimiz çok ama bu baba oğul ilişkisine kadar gidiyor mu? Çırpınmaları yirmi saniye kadar süren vücudu, hareketsiz kalınca içeri benim dün işimi gördüğüm odaya taşıyor. Yine o görüntülerden görüyorum. Başım çatlayacak gibi zonkluyor. Çocuğu görüyorum yine. Kendimi. Evin garaj kapısı önünde ağlıyorum. İçeriden eli bıçaklı biri çıkıyor. Gözleri masmavi. Yanıma gelip beni kucağına alıyor. Elinden kanlar damlarken başımı okşuyor. “Ağlama oğlum, anne kızar sonra.” Odadan çıkan adamın gürültüsüyle görüntüler kayboluyor. Sanki bir şeyler anlıyorum. Yıllarca baba dediğim adamın gözleri mavi değil. O zaman bu işte bir bit yeniği var. Hareketsizim. Aklımdaki sorulara cevap almak istiyorum ama bir sorun var. Neden bu cinayeti o işledi? Bu bizim ortak işimizdi. Hiç sormadı bile. Sinirleniyorum yine. Hem babamdı madem nerelerdeydi bunca yıl? Hem bu kadar ayrı kaldık diyelim, neden ilk ortak işimizde bana hiçbir şey yaptırmadı? Neden beni dışarıda tuttu? Zaten onu öldürmeyi ilk ben planlamıştım. Ona vereceğim bir hediye vardı. Onu veremeden öldü. Harekete geçmem gerek. Sinirle mutfağa gidiyorum. Elime uzun bir demir parçasını almışken arkamda bir ses duyuyorum. Dönmeden biliyorum. O adam. Babam olduğunu söyleyen. Elindeki kulakları fark ediyorum. Dünkü bıraktıkları. Bir elinde de sopa. Şimdi anlıyorum bunlar çilli kızın kulakları. Benim arkamdan girip kızı öldürmüş ve kulaklarını kesip fotoğrafla birlikte yanına almış. “Neden o çilli kızı öldürdün? Ölmesi gerekmiyordu.” Ben cevap beklerken ne olduğunu anlamıyorum. Kafama aldığım sopa darbesiyle gözlerim kararıyor. Zar zor bir şeyler duyuyorum bayılmadan. “Arkanda delil bırakmaman gerektiğini öğren.” Bana cevap mı veriyor yoksa arkadaki delil ben miyim? NOT: Bu hikaye Dürdane Koç ve Mustafa Çetin ortak yazımıdır. Dürdane kardeşime verdiği fikirler, yaptığı düzenlemeler, yazdığı bölümler ve ayırdığı zaman için çok teşekkür ederim. Eylül 2008
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı İçimdeki Karanlık 9 isimli yazı, Mustafa Çetin tarafından 23.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Birgül Erdoğan yazıyı tebrik etti...
Adem Efiloğlu yazıyı tebrik etti...
Celal Bacanak yazıyı tebrik etti...
Pelin Yelda İpekçi yazıyı tebrik etti...
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
4
Kasım
25
Kasım
19
Ah Yaşanamamış Öğrenci Aşkları
• Mustafa Çetin • Aşk Hikayeleri • 189 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Kasım
17
Bir Katilin Durduğu Nokta
• Mustafa Çetin • Deneme / Karalamalar • 72 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Kasım
13
Haziran
8
Haziran
9
Mart
1
Ocak
16
Ağustos
13 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||