“Yagmur yağıyordu geceye Kara bulutları Isıtsada hayalin İçimde mıh gibi Çakılı yokluğun Gözlerin suya düşer Gülüşün bana Adressiz mektuplar yazarım Gözlerimin mürekkebiyle Hiç bir ustura ağzının Açamayacağı Zarfların içinde Uyuyamayacak mektuplar Üşümüş Islanmış Tedirgin bir serçe gibiyim Yüreğim Yeni öğrendi uçmayı Uçurumdan düşer gibiyim Yagmu...”