İgor Stravinski
23 / 1 / 2008 Çarşamba tarihinde Zeynep Akıllı tarafından eklendi, 390 kez okundu...
“paris in theatre des champs elysees sinde stravinski nin müziğini yazdığı "bahar ayini" balesinin ilk gösterimi 29 mayıs 1913 günü yapıldı. igor stravinski nin (1882-1971) müziği, müzik tarihinde görülmemiş bir skandal yarattı. zamanında anlaşılmamış, beğenilmemiş birtakım öncü müzikler her zaman olagelmiştir, ama hiçbiri "bahar ayini" kadar büy...” Okuyucu Puanı ;
İgor Stravinskiparis in theatre des champs elysees sinde stravinski nin müziğini yazdığı "bahar ayini" balesinin ilk gösterimi 29 mayıs 1913 günü yapıldı. igor stravinski nin (1882-1971) müziği, müzik tarihinde görülmemiş bir skandal yarattı. zamanında anlaşılmamış, beğenilmemiş birtakım öncü müzikler her zaman olagelmiştir, ama hiçbiri "bahar ayini" kadar büyük gürültü koparmamıştı. oysa "bahar ayini" bugün kulağımıza artık "munis" gelmekte, ancak canlılığı, ritmleri, vahşiliğiyle ilgimizi çekmektedir. ama "normal" bir müzik dinleyicisinin ne kadar alışkanlıklarına bağlı, rahatına düşkün, yeniliklere kapalı olduğunu, hatta sevilen, tutulan kimi müzikçilerle eleştirmenlerin de müziğe ne kadar uzak olduğunu bu müzik kadar hiçbir müzik göstermemiştir. "savaştan sonra müzik" adlı kitabın yazarı carl von vehchten in anlattığına göre, "bahar ayini"nin gösterisi başladıktan biraz sonra ıslıklar, yuhalamalar, ayakları yere vurmalar da başlamıştı. gürültü öyle artmıştı ki müzik ancak arada duyuluyordu. dansçılar bile müziği zor duyabiliyorlardı. vehchten bir locada oturuyordu. yanında da tanımadığı bir genç adam vardı. bu genç, bale başladıktan sonra daha iyi görebilmek için ayağa kalkmış, ama öyle heyecanlanmış ki müziğin ritmine uygun olarak yumruğuyla vehchten in kafasına vurmaya başlamıştı. vehchten de heyecandan bir süre yumrukları duymamıştı. müziğe çok iyi uyuyorlardı. bu arada salonda başka olaylar da oluyordu. camille saint saens (1835-1921) gösteri başladıktan biraz sonra yerinden kalkmış, müzik hakkında acı sözler söyleyerek büyük bir öfkeyle çıkıp gitmişti. eleştirmen andre capu avazı çıktığı kadar bağırarak bu müziğin büyük bir sahtekarlık olduğunu açıklıyordu. avusturya elçisi yüksek sesle gülüp alay ediyor, prenses de pourtales locasından çıkarken, "altmış yaşındayım, ama ilk defa bir aptal yerine konuyorum" diye dertleniyordu. bir kadın yandaki locada müziği ıslıklayan bir adamı tokatlıyor, bu yüzden erkekler birbirlerine kartlarını verip düelloya davet ediyorlardı. bu arada maurice ravel (1875-1937) "deha" diye bağırıyor, başka bir fransız müzikçisi roland-manuel müziği savunurken itişip kalkıştığı için fırlayan yakasıyla müziği alkışlıyor (bu yakayı o geceden bir anı olarak saklamıştır), solgun, heyecanlı claude debussy yanındakilerden susup müziği dinlemelerini rica ediyordu. sahne gerisinde stravinski, ıslıklayanlarla dövüşmek için salona atlamaya çalışan nijinski yi zor tutuyordu. "bahar ayini" 11 temmuz 1913 te londra da drury lane tiyatrosunda oynandığında izleyicilerin davranışı bu kadar aşırı olmadığı ama eleştirmenler gene mangalda kül bırakmıyorlardı: "çoğumuzun anladığı anlamda müzikle hiçbir ilişkisi yok bunun." "bir grup vahşi...ancak böyle sesler çıkarabilir." 1924 te pierre monteux boston senfoni orkestrasıyla boston da orkestra süitini çaldırdığında da hala bu anlayışsızlık sürüyordu. bununla birlikte walt disney in 1941 yılında yaptığı afantasia filminde "bahar ayini"nden bir bölümü kullanması, aradan 30 yıl geçmeden bu müziğin kulaklara artık ne kadar alışılmış geldiğini gösteren en iyi kanıttır. ama 1913 te hala romantik müziğin kalıntılarına alışkın kulaklar için "bahar ayini" inanılmaz ölçüde yeni bir müzikti. durmadan değişen vuruşları, çeşitli ritimlerin üst üste gelişi, alışmamış kulaklar için yırtıcı gelen "dissonance"ları, çok tonlu oluşu gibi özellikleriyle zamanın müzik dünyasını altüst etti. özellikle genç müzikçiler üstünde büyük etkisi oldu. stravinski 1882 de rusya da doğdu. babası maryinski tiyatrosunda tanınmış bir basdı. önce ailesinin zoruyla hukuk öğrenimine başlayan stravinski, 1902 de tatil için gittiği almanya da rimski korsakov la (1844-1908) tanıştı, sonraları ondan ders de aldı. bu arada müzikle daha çok ilgilenmeye başladı, onu çok etkileyen izlenimcileri, franck ve debussy nin oda müziği yapıtlarını dinledi. 1905 te üniversiteyi bitirince hukuku bırakıp kendini müziğe verdi. korsakov un yol göstermesiyle yazdığı senfoni. 1908 de st. petersburg da çalındı. bu konserde dinleyiciler arasında sergey diaghilev de vardı. diaghilev o tarihte rus balesini örgütlemeye uğraşıyordu. stravinski nin müziğini dinleyince kendine gerekli olan müzikçiyi bulduğunu anladı. stravinski den, önce iki chopin parçasını orkestralamasını, sonra da "ateş kuşu" diye eski bir rus masalı için müzik yazmasını istedi. bu müzik 1910 mayısında bitti. 25 haziranda da paris operasında oynandı. başlıca dansçılar fokin, madam fokina ve karsavina ydı. bu bale büyük bir başarı kazandı. debussy sahne gerisine koşarak stravinski yi kutladı. böylece stravinski müzik dünyasında tanınmış oldu. diaghilev bu başarıdan sonra stravinski den "bahar ayini" için müzik istemişti. ama ikisi isviçre de buluştuklarında stravinski ona piyano ve orkestra için "konzertstück" adını verdiği bir müzik çaldı. bu müzik, rus panayırlarında sık görülen kuklalardan birini anlatıyordu. kukla canlanıyor, birtakım çılgınlıklar yapıyor, sonra da yıkılıp kalıyordu. bu konunun balede çok iyi işlenebileceğini düşünen diaghilev in de hoşuna gitti bu müzik. böylece "petruşka" balesine çalışmaya başladılar. "petruşka", nijinski ve karsavina ile 13 haziran 1911 de paris te oynandı, gene büyük bir başarı kazandı. bundan sonra, stravinski nin iki yıldır hazırlamakta olduğu "bahar ayini" geliyordu. "bahar ayini"nin belli bir konusu yoktu. hıristiyanlıktan önceki rusya nın bir bahar törenini canlandırıyordu. yeni yetmelerin dansı, yaşlılar geçidi, toprağın kutsanması, bahar tanrısına kurban edilen kızın dansı gibi dansları içeriyordu. yukarıda da değinildiği gibi, bu müzik gerçekten de, ritmiyle, ezgileriyle ilkel-vahşi kabilelerin müziğini andırıyordu. izleyicileri etkileyip birtakım ilkel coşkuları başıboş bırakması da bu yüzdendi belki de. bundan sonra stravinski gene rus balesi için müzik yazmayı sürdürdü: "le chant du rossignol" (bülbülün şarkısı) 1920 de oynandı, daha önce senfonik şiir olarak 1917 de paris te, ernest ansermet yönetiminde çalınmıştı. "les noces" (düğün- "koreografik rus sahneleri") de 1923 te oynandı. metnini sofokles ten jean-cocteau nun uyarladığı opera-oratoryo, "oedipus rex" ise 1927 de oynandı. "Apollon musagete", stravinski nin müziğini yazdığı son temsil oldu. 1929 da diaghilev in ölmesiyle stravinski nin rus balesiyle bu verimli ilişkisi sona erdi. bu arada, 1914 ten beri isviçre de oturan stravinski 1919 da paris e temelli taşındı ve fransız vatandaşlığına geçti. daha sonra, savaş başlayınca da (1940) amerikan vatandaşlığına geçip california ya yerleşecek, ömrünün sonuna kadar orada yaşayacaktı. stravinski 1920 den sonra müziğini değiştirdi, yenilikçi-atılımcı tarzını bırakarak klasik biçimlere döndü. bir öyküyü anlatan ve yedi çalgı için yazdığı "l histoire du soldat" (askerin öyküsü, 1918), pergolesi nin (1710-1736) ezgileri üstüne yazdığı bir süit ve bale müziği, "pulcinella" (1919), oda müziği yapıtları, çeşitli konçertolar, koro ve orkestra için ilahiler senfonisi (1930) bu ara yazdığı başlıca yapıtlardır. amerika dayken yazdığı önemli yapıtları da, "iskambil partisi" balesi (1937), "dumberton oaks" konçertosu (1938), "do majör senfoni" (1940), "orpheus" balesi (1947), "üç bölümlük senfoni" (1945), woody herman için yazdığı "Ebony" konçertosu (1946) ve "the rake s progress" operasıdır (1948). müzikte klasik biçimlere dönüşü "pulcinella"yla başlamış, "the rake s progress" operasına kadar sürmüştür. stravinski nin en iyi örneklerini verdiği bu yeni klasik akım, klasik denge, sakinlik, nesnellik ilkelerine dönüş, romantizmin programlı müzik geleneğine karşılık salt müzik, tonal harmonik yapı gibi özellikle gösteriyordu. ayrıca "pulcinella", çaykovski nin temalarına dayanarak yazılmış "perinin öpüşü" balesi (1928), "monumentum pro gesualdo di venosa" gibi müziklerinin de gösterdiği gibi eski bestecilere göndermeler yapma, onların tarzında yazma gibi özellikleri de vardı. bu yeni klasik akımın özellikle 1910-1930 arası müzik dünyasında görülen karışıklıktan kaçınıp bir "düzen" getirmek de amaçlarından biriydi. (schönberg de aynı amaçla 12 nota müziği kurallarını geliştirmişti.) ayrıca eski bestecilerin müzikleri, teknikleri çok iyi incelenmeye başlandığından, stravinski ye göre bunlardan günümüzde de yararlanmak, böylece gelecek kuşaklara bir müzik geleneği bırakmak olanaklıydı. bununla birlikte en iyi örneklerini vermesine karşın, gene de stravinski yi bu akımın bir temsilcisi diye görmek yanlış olur. çünkü stravinski nin her yapıtında kullandığı malzeme ayrıdır, ancak o yapıtın ana düşüncesini vermeye yarar. nitekim 1950 den sonra yazdığı müziklerde de (tenor, bariton, koro, orkestra için "canticum sacrum", 1956, "Altılı", 1953, "dylan thomas ın anısına", 1954, "agon" balesi, 1954-57, ses ve orkestra için "threni", 1958) schönberg akımının tekniklerinden yararlanmıştır. ayrıca "caz"dan yararlandığı müzikleri de vardır: "ragtime", "piano rag music", "ebony concerto", "askerin öyküsü". böylece stravinski, XX. yüzyılın başında görülen her akımdan yararlanmıştır. önceleri ulusal müzik akımına uygun olarak rus halk müziğinden yararlanmış, sonra yeni klasik akıma dönmüş, bu arada schönberg tekniğini de kullanmıştır.
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Eylül
1
Haziran
4
Karagöz İle Hacivat Oğulları
• Serdar Yıldırım • Kültür ve Sanat Hikayeleri • 310 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
18
Mayıs
7
Siyahların Müziği
• Zeynep Akıllı • Kültür ve Sanat Hikayeleri • 427 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
7
Eylül
1
Eylül
1
Ağustos
28
Ağustos
28
Ağustos
28
Şubat
11
Aralık
12
Haziran
1
Sakızcı Makbule Teyzem ve İsmail Amcam
• Zeynep Akıllı • Yaşamdan Hikayeler • 6596 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
10
Temmuz
10
Caminin Önündeki Teyze
• Zeynep Kocaköse • Toplumsal Hikayeler • 2739 kez okundu. • 11 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||