İhricen 1/2İhricen 1/2Onun adı İhricen. varlığını vahşete adamış , ateş aleminde bile tutsak tutulan şeytanınşeytandan bile güçlü başyaveri. Tanrının tutsak ettiğini şeytan bile kurtaramaz. lakin şeytanın bile onun tutsaklığından hoşnut olduğuna hiç kuşku yok. Ateşi bile küle çeviren bir yaratık bu. Gücü yaratılanların hatta yaratıcının bile saygı duyduğu bir derecede. Bedeninin görüntüsü belli ancak onu, yaratan ve şeytandan başka gören yok. bir rivayete göre ruhu peygambere gösterilmiş . ancak onun ruhu paramparça bir aynadan yansıyan bir görüntüden bile karışık. onu bedenen de gördüğünü rivayet edenler var. lakin peygamberin o vahşet dolu aleme götürüldüğünü düşünen din alimlerinin sayısı çok az. her alimin hemfikir olduğu nokta ise peygamberin onun varlığından hatta görünüşünden ve kısmen düşüncesinden haberdar ve bilgi sahibi olduğudur. O lanetli yaratığı rüyasında gördüğünü söyleyenlerin sayısı da bir hayli fazla. ancak söylediklerine itibar edilecek kimseler değil onlar. ama içlerinden biri var ki anlattıkları hayalin, anlatışı ise bildiklerinin ötesinde. 15 yaşında bir kızın o kadar çok şey bilmesi pek mümkün değil. lakin bu kız kendi isteği olmadan alemler arası gidip geliyor. Ateş alemine kasten ya da kasıtlı olmadan geçen çok fazla insan var. fakat alevleri bile küle dönüştüren İhricen`in tutsak olduğu ihsidrecen`e geçen hatta geçtiğini iddia eden kimseye o güne kadar rastlanmadı. İhricen adının geçtiği sadece bir tane kitap var. O da yerini pek az kişinin bildiği toprak alemiyle ruhlar alemi sınırının kalktığı, şeyh ve evliyaların hepsinin, ölülerin ve dirilerin bir araya geldiği bir yer. Mısır topraklarında olduğu sanılıyor. Şeyh ve evliyalar dışında ihricenden haberi olan sadece birkaç din alimi ve bazı önemli salikler* var. bazen bu salikler kanıyla bastıkları söz mührünü unutarak bazı diğer dostlarına ağzından kaçırabiliyorlar ihricen ismini. ama asıl korkmamız gereken bunu kasıtlı yapan inanan görünümüne bürünüp bu kılıkla on yıllarca dolaşan şeytan düşünceli tilkilerdir. Bu insanlar ihricen`i yaydıkları takdirde dünya korku ve inkarla dolacaktır.Yeterince korku ihricen`i serbest bırakır fazla inkar da yaratanın korumasını kaldırırsa olacaklar ölümle kıyaslanamayacak kadar dehşet verici olacaktır. tabii bu bir teori,bir varsayım. ama bir varsayım daha var ki bizi en çok korkutan o. Ergenlik arayışındaki bir toprak yaratığı bir şekilde pek ihtimal vermesek de İhricen`in zindanı ihsidrecen`e geçebiliyorsa, yine ihtimal vermediğimiz üzere onun serbest kalmasına herhangi bir yolla sebep olabilir ya da serbest kalması için ateş aleminin kralı şeytan ve istenmeyenler* tarafından kullanılabilir. Bunun mümkün olup olmadığını bilemiyoruz hatta mümkün olmadığını kesin olarak bilseydik bile korkumuz sürecekti. Çünkü ihsidrecen`e birinin geçebileceği düşüncesi de mantıksız ve ihtimal dışıydı. ancak emin olmamakla birlikte bu kızın oraya geçtiği ihtimalini göz önünde bulunduruyoruz. Bana sorarsan kız bir şekilde buraya gitti ancak söylediklerinin bazı ateş alemi yaratıklarının kızı ele geçirerek söylettikleri şeyler olduğunu düşünüyorum. Konuştuğu dil arapçaydı ve kız kesinlikle arapça bilmiyordu. Konuşurken bilinci yerinde değildi ve söylediklerine bakılırsa kızı ele geçiren ateş alemi yaratıkları kızın ihsidrecen`e gittiklerinden haberdar değillerdi. öyle bir yer olduğunu bildiklerini bile sanmıyorum. Kıza sadece korku salmak ve büyük ihtimalle ondan yararlanmak istiyorlardı. Onların yararlanması bizim bildiğimiz şekilde değildir. Herşey zihinde olup bitiyor ve fiziken olduğu gibi zihnen de bakire bir kızın zihin bekaretinin bozulması beden bekaretinin bozulmasından çok daha kötü sonuçlar doğurur. buna mağruz kalan insanlar hayatlarına normal devam edemezler. zihinsel kargaşa sebebiyle hayatlarının sonuna kadar akıl hastanelerinde kalırlar. ancak kötü olan akıl hastanesinde kalmaları değildir. çoğu zaman bulundukları mekanın hatta alemin ayırdında değildirler. Kafalarının kısmen iyi olduğu zamanlarda da tek düşündükleri kendilerine zarar vermektir. Amaçları ölmek değil acı çekmektir. Çünkü bu insanlar kendi bekaretlerini kaybetmelerinin suçlusu olarak kendilerini görürler. Bir kızın zihinsel bekaretinin bozulması endişe edilecekler listemizin son sırasında yer alır ve bu gibi durumlarda olaya müdahale etmemiz pek mümkün olmaz. çünkü bu alem insanların çok daha genelini kapsayan tehditlerle sürekli karşı karşıyadır. Hatta bu tehditler toprak alemimizi aşıp ölüler alemine kadar uzanır. yine de bazı kızlara erken ulaşma şansımız olur ve kızın bekaretini kurtarabiliriz. Kaderin inceliğidir ki bu kız da kurtardığımız kızlar arasındadır. Kızın bilinç dışı söylediği sözler değil de bilinci açıkken söyledikleri etkiledi bizi. Kızın başındaki ateş yaratıklarını ki bu kıza musallat olanlar *zuh`lardı , kısa bir sürede alemlerine defettik. Kıza bu defetme işinden ve kendisini etki altına almaya çalışan zuh`lardan bahsetmeyecektik. çünkü korku, ateş alemi yaratıklarının insanı ele geçirmesini çok kolaylaştırır. lakin kızın ağzından çıkan bir söz bütün fikrimizi değiştirdi. -"İhricen`in ne olduğu hakkında fikriniz var mı?" Sorduğu soruyu ilk duyduğumuzda büyük bir şok geçirdik. 15 yaşında bir kızın ihricen`den haberi olmasının mantıklı bir izahı yoktu. lakin ailesi ve yakınları din alimleriye alakalı insanlar değillerdi. hatta din ile alakaları bile yoktu çoğunun. Bırakın ihricen`i daha ateş aleminden bile haberleri yoktu. İbadet etmezlerdi. dua bile ettiklerini sanmıyorum. Bir süre duraksadıktan sonra bazı şeyleri anlatmaya karar verdik. Anlatmaya kendisine olanlardan başladık. Biz anlattıkça o kafasında bazı parçaları birleştiriyor ve anladığına dair işaretler veriyordu. Bazen sözümüzü kesiyor ve bahsettiğimiz alemlere istemeden de olsa gittiğini söylüyordu. Biz anlatmaya o da parçaları birleştirmeye devam ettik. Her yeni birleşen parçada bütüne daha çok yaklaşıyor ve yaklaştığı sonuca ilişkin sorular soruyor ya da bazı eklemeler yapıyordu. Sonunda zuh`ların kendisini nasıl ele geçirdiğini, yaşadıkları yer olan ateş alemini ve zuh`ları nasıl defettiğimizi anlatmayı bitirdik. Konuşma sırasında ateş alemi dışındaki 6 alemin birkaçından da söz ettik. Söz etmemizin sebebiyse kendisinin sormasıydı. -"Benim gittiğim bir başka yerde ise ateşe benzer ama sıcaklık vermeyen , onun yerine içimdeki duyguları alan ve sanki yokmuşum gibi hissizleştiren ; sadece görebildiğim, duyabildiğim ancak kesinlikle hissedemediğim bir çevre vardı. orada insana benzer yaratıklar gördüm ama sanki heykel gibilerdi, hiç hareket etmiyorlardı. Sadece ben yürüdükçe o gri çevrede pek de ayırt edilemeyen koyu gri gözleriyle beni takip ediyorlardı. Şimdi düşündükçe korkuyorum ama orada hiç korkmamıştım. Oradayken sadece yokluğumu hissettim. Hiç varolmamış gibiydim. Heyelanda kayan bir kayaydım, gece; çıkamayan bir gölgeydim. Neresiydi orası? Gittiğim alemler içinde kesinlikle en kötüsüydü." Bunları anlatırken gözlerinde yaşadıklarının bir filmi oynuyordu . Bakışları sözlerinden çok daha fazla şey anlatıyordu. Fakat bütün yaşadıklarına rağmen gözlerinde hiç gözyaşı yoktu. Yaşadıklarını anlatırken bu denli soğukkanlı olabilmesi gittiği bu karanlık alemin bazı duygularınının bir bölümünü çekip koparmış olabileceğini düşündürmüştü bana. Bölüm 1/2 *Salik: Müşrit denen dini yol göstericilerin yolunda belli bir seviyeye ilerlemiş öğrencilikten bilginliğe geçişi tamamlamış insan. *İstenmeyen: Ateş aleminde bile istenmeyen, alem ayırt etmeksizin kötülük yapan ve kötülüğü yayan ateş yaratıkları. GÜçleri diğer ateşçillerden çok daha fazladır. *Zuh: Saldırmak için savunmasız ve güçsüz toprak insannlarını seçen saldırı sebebi ise eğlenme ve haz duyma olan kısmen zayıf ateş alemi yaratıkları.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
1
Kasım
30
Kasım
26
Kasım
24
Kasım
24
Ağustos
8
Haziran
30
Haziran
27
Haziran
25
Haziran
1
Mayıs
24
Ağustos
8
Mayıs
24
Haziran
1
Haziran
25 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||