İkiİkiUğurböceği baya uzun uçmuştu bu kez. Yolda türlü türlü canlılara rastlamıştı. Ama yok... Onları sevmemişti. Hem renkleri hiç de güzel değildi. Yorulup duruyordu sürekli. Ama dinlenip her defasında yeniden, yeniden uçuyordu. En sevdiği şey değişik evlerin perdelerine konmaktı. Hele o uçuşanlarına bayılıyordu.Son yolculuğu denize yakın bir yerlereydi. Bunun son olduğunu bilmiyordu tabiî ki oraya vardığında. Bütün işi gücü ihtiyacı olan insanların onu görmesini sağlayıp, kalplerini kocaman umutlarla doldurmaktı. Sonu hiç düşünmemişti şimdiye kadar. Tek bildiği eğer bir gün bu diyarlardan göçüp giderse öyle klasik hallerde uğurlanmamaktı. Bir uğur böceğine de iyi uğurlanmak yaraşırdı. Güneş tepede yükselirken o bahçe katının kapısı çarptı gözüne. Bej kalın perde yana çekilmiş, iki kanatlı açık kapının arasındaki bembeyaz tül perde yumuşacık rüzgarla kıvrak hareketlerle dans ediyordu. "Ulaşabilirim" dedi. "oraya ulaşabilirim ve uzaktan uzaktan gelen bu güzel müziği daha yakından dinleyebilirim". Uçtu, uçtu, ve oradaydı işte. Yorgun ayaklarını tülün arasındaki gözeneklere usulca yerleştirdi. Biliyordu çok az gücü kalmıştı bu kez.. Ama bu açık kapı, evden gelen bu ışık, bu hüzünlü müzik… Burada yaşayan her kimse, ona geçekten ihtiyacı vardı. O uğurböceğini bilmeden, davet etmişti evine. Bilgisayarının başına oturmuş, eskiden beri sevdiği o müziği koymuştu cd çalarına, sesini de baya bi açmıştı ve yeşil bahçesine bakıp, yazıyor, yazıyordu. O da yorgundu. Gözü çok severek aldığı perdenin üzerindeki kırmızı noktaya takıldı… Fark etti... Yanına gitti, sigara yaktı bir tane. Onu ürkütmemeye çalışarak perdenin arasından bahçeye attı kendini. İzledi, izledi… Gülümsedi. Sonra parmaklarının arasındaki o tüten saçma sapan şeye baktı. Dudaklarına götürdü yavaşça. Ve uzun bir nefes çekip kül tablasının dibinde ezdi. Boş parmaklarını uzattı uğurböceğine doğru. Çok yavaş... Ve o küçük yorgun adımlarıyla attı kendini onun parmaklarına. O yorgundu. Çok yorgundu. Bu el ne kadar sıcaktı böyle. İncinmeyeceği o kadar belliydi ki hiç tereddüt etmemişti adım atarken. Ama biraz başı dönmüştü. `ne oluyor bana` diye düşündü. ‘bu kadar yavaş aldı beni ellerine ve bu iyi duyguya rağmen olduğum gibi hissedemiyorum kendimi’ O yorgundu. Çok yorgundu. Şaşırmıştı bu şirin şeyin ellerine alırken uçup gitmemesine. Bir gariplik vardı bu durumda. "canım" dedi, "iyi misin?" Küçük adımlarla yürüdü içeri doğru ve onu beyaz masasının üzerine bıraktı. O eskiden bildiği şarkıyı söyleyemedi bile. "uç uç böceğim annem sana terlik papuç alacak.." söyleyemedi, boğazında düğümlendi söyleyemedikleri... "Tamam" dedi. "Tamam uçma ve kal burada. Dinlen biraz." O yorgundu. Çok yorgundu. Kıpırdayamıyordu bile artık. Şöyle etrafa bir göz gezdirdi. Ahşap altıgen kutuyu gördü beyaz rafın üzerinde. Altın rengi bir fil ve yıldızlar vardı kapağında. "Ahh!" Dedi "keşke..." ve bu son resimle zihninde, kapatıverdi gözlerini... Gitti... O yorgundu. Çok yorgundu. Artık kıpırdamayan uğurböceğine baktı yaşlı gözlerle, bir o kadarda umutla. Parmağını dokundurdu sakince. Yok… gitmişti... Şöyle etrafa bir göz gezdirdi. Ahşap altıgen kutuyu gördü beyaz rafın üzerinde. Altın rengi bir fil ve yıldızlar olan kapağında. Aldı eline ve açtı kapağını. Onu aldı incitmeden ve içine koydu. Umut dolarken içine, kutunun kapağını kapattı... Bitti...
Telif Hakkı Uyarısı İki isimli yazı, Deniz Er tarafından 27.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Berk Erol yazıyı tebrik etti...
Samet Karatay yazıyı tebrik etti...
Eylül Duru yazıyı tebrik etti...
Tutkun Dize Asya yazıyı tebrik etti...
Çiğdem Bekar Abilov yazıyı tebrik etti...
Sevinç Altınok yazıyı tebrik etti...
Aralık
1
Kasım
30
Kasım
26
Kasım
24
Kasım
24
Aralık
1
Kasım
30
Kasım
14
Ekim
30
Ekim
11
Nisan
22
Nisan
28
Mayıs
22
Nisan
23
Mayıs
11 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||