İki Çeşit `insan`
İki çeşit insan kaldı dünyada.. Ya da;
Dünyada iki çeşit insan kaldı..
Neden aynı cümleyi iki değişik şekilde söyledin derseniz;
Birincisi; Annem devrik cümle kullanmama kızıyor.
İkincisi; Dünyadaki iki çeşit insanı anlatırken böyle söyleme ihtiyacı duydum.
`Mayına nasıl bastığın önemli değil, hatta bir mayına basman da önemli değil. Önemli olan, kendine ordan kurtarılacak zaman zarfında yetebilmek` derdi dedem. `Patlarsa da ölmesini bil, ardındakilere eziyet etme..`
Yalan söyledim. Dedem demezdi, şuanda bunu ben dedim.. Kötü bikaç cümle, ama içimden böyle demek geldi işte..
İki çeşit insanın tek ortak özelliği, ikisinin de yaşamasıdır. Ama nasıl yaşamak?
İkisi de mutludur, huzurludur, yaşamaktan zevk alır. -Hala ısrar ediyorum, tek ortak özellikleri yaşamaktır- Lakin, bir tanesi heran ölecekmiş gibi yaşamaktan vazgeçmez.
-Herşeyin sonu var mı?
-Var.
Demekki beş dakika sonra ölebilirim. Yazıyı bitirmeden önce ölürsem kimin haberi olur bu dediklerimden? Kimsenin. E ozaman ben hemen bitirmeliyim ki, faydam olsun insanlara, öyle değil mi? Yani acele ediyorum, ölecekmiş gibi..
Diğer insan hep yaşayacakmış gibi hüküm sürer hayatta. Dün annesini üzer, bugün özür dilemez, yarın bidaha üzer. Öldüğünde üzülen gene annedir..
-Toprak olmayan kaldımı şimdiye dek?
-Kalmadı.
-Ozaman adam akıllı yaşayın birader, böyle yazılar yazmak istemiyorum. Kaldı ki bitirinceye kadar canım çıkıyor.. `Ya ölürsem de, insanlar okuyamazsa` diye içim içimi yiyor..