İkıncı Abdulhamıt`ı Anlayabıldık mi?İkıncı Abdulhamıt`ı Anlayabıldık mi?Ikinci Abdulhamit,Osmanli Devleti`ni karanlik donemlerinde belki tarihinin en buyuk siyasi hamlelerle yonetmis devlet adami olmasina ragmen gerek ic gerekse dis guclerin etkisiyle engellenmeye calisilmis devlet adamiydi. Doneminin buhranli gunlerinde 33 yil devletini ayakta tutmayi basarmis biridir.Su an TC`nin kullandigi bircok kurum onun zamaninda insa edilmistir.. Batililardan ithal ettigimiz Kizil Sultan lakabiyla andigimiz Abdulhamit`i bir donemi nasil idare ettigine bakmadan ortaya koydugu tablonun bilincinin disinda bir degerlendirmeye tabi tutmaktayiz. Donemin kosullarina gore degerlendirmeleri yapmak cok daha yerinde bir davranis olacaktir.Ilk defa elektirigi getiren,ilk modern eczanemizi actiran,ilk otomobili getiren,5 bin km kara yolunu yaptırtan, dünyanın ilk metrolarından birini karaköy-taksim arasına yaptıran, atlı ve elektrikli tramvaylar kuran, kudüs-yafa, ankara-istanbul ve hicaz demir yollarını yaptıran (haydarpaşa tren istasyonunu da tabi), istanbul’un binlerce fotoğrafını çektiren,arkeoloji müzeciliğini başlatan, chicago’daki turizm fuarına ülkemizi ilk kez sokan, kuduz aşısının bulunmasından sonra ülkemizin ilk kuduz hastanesini (ist.darü’l-kelb tedavihanesi) açtıran, polisiye romanların ülkemize girişini sağlayan, (14 yıl içinde basılan 4000 kitaptan sadece 200 kadarı dinle ilgili idi..) okullara (hıristiyan okulları dahil) gönderdiği emirde türkçe’nin iyi öğretilmesini isteyen, azerbaycan okullarında türkçe yasağını kaldıran, paris’te islam külliyesi kuran! teselya savaşı sürerken saraylı hanımlara askerler için çamaşır diktirende, hastaneleri ziyaret edip hastaların ihtiyaçlarını soranda, sarayın bahçesinde bile hastalara hizmet ettirtende ! midilli adasını eşi fatma pesend hanım’ın şahsi mülkünden ısrarla verdiği para ile fransızlardan geri alanda o ! israrla yerli kumaş giyen,hereke bez fabrikası ve feshaneyi kuran, ziraat bankasını kuran, ticaret,sanayi ve ziraat odalarını açtıran, yıldız çini fabrikasını, beykoz ve kağıthane kağıt fabrikalarını, toplu sünnet merasimleri yaptırıp her bir çocuğa çeyrek altın gönderen bu yüzden yaz aylarında toplu sünnetleri moda eden, mezuniyet törenlerinde öğrencilere hediye kitap gönderen, yoksul halkına kendi cebinden ödeyerek kömür dağıtan, ermeni onnik’in mektubu üzerine kendi parasından takma bacak yaptırtan, biriktirdiği parasından bir kısmını her sene borç yüzünden hapse düşenleri kurtarmaya tahsis eden, modern matbaa makinelerini türkiye ye getirten,ücretsiz kitap dağıttıran,6 bin kitabın çevrilmesini sağlayan,beyazıt kütüphanesini kurup 30 bin kitap bağışlayan (10 bini el yazmasıdır), yabancı bilim adamı ve yazarlara nişanlar veren, her yıl 30 bin saksı satın alıp çiçek ektiren, bizim hekimbaşı çöplüğü dediğimiz yerde gül yetiştiriciliği yaptıran da(isparta’daki gül yetiştiriciliği de o’nun öncülüğünde başlamıştır), türkiye’nin bir çok yerinde saat kuleleri yaptıranda o dur! (izmir,dolmabahçe..), hindistan, cava, afganistan, çin, malezya, endonezya, açe, zengibar, orta asya ve japonya ya elçiler ve din adamları gönderen, latin amerika ülkeleri ile diplomasiyi başlatan, yalova termal kaplıcalarını kurduran, terkos’un sularını istanbul’a taşıtan, bursa’nın bir köyünde bile çeşme yaptırabilen o dur , (sadece istanbul’a 40 çeşme yaptırmıştır), sarayında yaptırdığı tiyatroda oyunlar ve opera izleyen, sarayda müzik okulu kurduran,çocuklarına piyano çaldırtan,hatta sarayda kızlar bandosu oluşturan, kendi elleri ile yaptığı marangozluk eşyalarını hediye etmeyi seven, kendisine yapılan bombalı suikast de 26 kişinin ölmesine, 58 kişinin yaralanmasına rağmen ermeni katili affedip avrupa da hafiyelik yapmaya gönderen de o dur. doğu türkistan’a gönderdiği askeri yardım ile çinlilere karşı onları örgütleyen, çinin göbeği pekinde hamidiye üniversitesini kurdurtan da, beş vakit namazını aksatmadan kılan, hiçbir evrakı abdestsiz imzalamayan (hatta yere bile basmayan[yatağının dibinde teyemmüm tuğlası bulunduruyordu]), yeni gemiler alan,toplar(çanakkale savaşımızdaki çoğu top), tüfekler getirten de ! telefonu avrupa’dan 5 yıl sonra ülkemize getiren de o dur ! kiliselere, sinagoglara yardım eden (hatta vatikan da kilise yapılmasına bile yardım eden), peygamberimize,dinimize veya osmanlıya hakaret içeren oyunları kaldırtan (fransa-ingiltere-roma-abd) (bir piyes için bile alman imparatorunu devreye sokmuştur), abd’nin erzurum’da konsolosluk açmasını reddeden, izmir limanına izinsiz giremeye kalkan abd savaş gemisini top ateşine tutturan, istanbul boğazı için iki köprü projesi çizdiren (bir tanesi tam bu günkü fatih s.m.köprüsünün bulunduğu mevkidedir), darülaceze yaptırıp içine sinagog, kilise ve cami koyduran, çocuk hastanesi (şişli etfal[çocuklar] hastanesi) açtıran, kendisine “allah’ın belası”diyen namık kemal’i rodos ve sakız adası valiliklerine atayan,parasını cebinden ödediği yerde kabir yaptırtan, posta ve telgraf teşkilatını kurduran(sirkeci büyük postane binası..), abdülhamit ve abdülmecid (dünyanın ilk torpido atan denizaltısı) adında denizaltılarımızı taşkızak tersanesinde yaptırtan da (üstelik kendi cebinden..),o ! ilkokulu zorunlu tutan (kız ve erkeklere), ilk kız okullarını açtıran, 15 tane okulda karma eğitime ilk defa gecen, öğretmen yetiştirmek için okullar yaptıran (32 tane)(ör.şimdiki adı ile bursa çelebi mehmet okulu), kız öğretmen okullu açan (daarül malumat), cami yaptırdığı her köyde birde ilkokul yaptıran (mesela sadece sivas’taki ilkokul sayısı 1637), okuma yazma oranının 5 kat arttıran, (1900 yılında ilkokul sayısı 29.130’u bulmuştu... sadece anadolu da 14 bin ilkokul vardı) bir padisahti. Tum bu yaptiklari Osmanli`nin cokus donemi icerisinde olup bitmektedir. Modernlesme denilen olgunun tam izahini bu sekilde yerine getirmistir desek yanilmis olmayiz. Yahudiler`in 5 milyon altin teklifine rağmen Filistin`e yerleşmelerine izin vermemesi de dikkat edilmesi gereken hususlardandir.(tahtan indirildikten sadece 8 yıl sonra emellerine kavuşacaklardır) Ingiltere`nin basina bela olsun diye IRA (Irlanda Kurtulus Orgutu)`nu kurmus ve sahsimca buyuk bir siyasi deha ornegi gostermistir. Abdulhamit`in Osmanli fotografciliginin en onemli destekcisi oldugu da bilinir. Aynı zamanda insan sarrafı yani `fizyonomist` olarak kabul edilen ikinci abdülhamid, fotoğrafı çok farklı amaçlarla da kullanmıştır. tahta çıkışının 25. yılında hapishanelerdeki mahkumların fotoğraflarını çektirdiği, altına mahkumiyet sebeplerini yazdırdığı ve bu fotoğraflardan seçtiği mahkumlar için af çıkardığı söylenir. iddialara göre, askeri okula kaydolacak çocukları da fotoğraflarından seçmiştir. ikinci abdülhamid`in hususi doktoru atıf bey, anılarında ikinci abdülhamid`in suçlu resimlerini inceledikten sonra parmak uzunluklarına göre kişilerin cinayet işlemeye meyyal olup olmadıkları görüşünü bu fotoğraflarla ispatladığından bahseder. buna göre canilerin çoğunun başparmağının ucu, şehadet parmağının ortadaki boğumunu geçiyor, çok uzun oluyormuş. Abdulhamit`le ilgili cesitli rivayetler mevcuttur. En bilineni de unlu Fransiz edebiyatcisi Voltair`in eserine yonelik. Voltair`in Hz. Muhammet hakkinda yazdigi assagilayici bir oyunun fransa`da sahnelenme planlarini duyunca, fransa kralina bir mektup yollayip, "ben su anda sizi bertaraf edecek durumda degilim, ama sunu bilin ki eger bu oyun oynanirsa, yarindan tezi yok tum arap ve islam ulkelerine haber saliyorum sizinle olan tum iliskilerini kopariyorlar," demistir. Bunu goze alamayan fransa o yazarin oyunu oynamasini engellemistir. Soyle de bir anektodu vardir. Istanbul`un isgal, ihtimaline karsın eskisehir`e nakli için teklif getirildiğinde, " ben burada (istanbul beylerbeyi sarayı) kalmayı ve vatana dua etmekle geçirmeyi tercih ederim.. fatih sultan mehmet istanbul`u kusatınca bizans imparatoru kaçtı mı ki? bana onun bile kabul etmediği sefil bir isi teklif ediyorsunuz? bu teklife nasıl oluyorda vicdanınız yatıyor ve diliniz varıyor! gerekirse biz de ölürüz, ölürüz de tarihe kaçak diye geçmeyiz!" hakkinda ilginc bir yorumu Türkiye’de donanmayı ıslahla görevli ingiliz amirali sir henry f. woods’un hatıralarından okudugumuz osmanli padisahi. yorum aynen soyledir: “abdülhamid olmasaydı, ne bu satırların yazıldığı şu anda bu kadar geniş ve bağımsız bir osmanlı devleti, ne de ileride tarihçiler ve diğer devletler tarafından tanınacağına şüphe etmediğim ankara hükümeti bulunacaktı.” Otto van Bismarck kendisi için "dünyada yüz gram akıl varsa, doksanı hamiddedir" diye buyuruyor.Bulgar Ortadoks Kilisesi`ni bir gecede Almanya`da gizlice hazırlattığı çelik yapılarla kurdurması dehasının örneğidir. Yunan ve Rus ortaklığını bozmak için, Bulgarlar`a yasal hal verip mezhep kurdurtmak istiyordu.Fener Rum Patrikhanesi`nden bağımsız, sultana bağlı bir Ortodoks Kilisesi`nin Ortodoks dünyasında koca bir gedik açacağını iyi hesaplamıştı. bu yüzden sabah uyandıklarında, karşılarında bulgar ortodoks kilisesini gören Rum papazlarının dumurunu iyi anlamak gerek... Yaptiklarina saygi duymak ve onu en az bir Kanuni veya bir Mustafa Kemal kadar tanimak Turk insaninin gorevi olmalidir.
Yazı Sahibi
Etiketler
ikinci+abdulhamit+i+anlayabildik+mi+ , İkıncı , abdulhamıt , ı , anlayabıldık , mi , sami , akbiyik , eleştiri , makaleleri ,
Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Hafize Hanaylı yazıyı tebrik etti...
Hafize Hanaylı yazıyı tebrik etti...
Hafize Hanaylı yazıyı tebrik etti...
Kasım
29
Kasım
29
Kasım
27
Bizimle Başa Çıkamazsınız
• Rasim Canbolat • Eleştiri Makaleleri • 51 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Kasım
27
Kasım
23
Öğretmen Sevgiden İbarettir
• Erol Sunat • Eleştiri Makaleleri • 194 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
23
Temmuz
20
Temmuz
12
Temmuz
12
Temmuz
2
Mart
21
Mart
8
Biyografik Deneme ve İnceleleme
• Sami Akbiyik • Hayata Dair Denemeler • 367 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
27
Türk Edebiyatı’nda Doğu (osmanlı) Batı Mimarisinin Yeri ve İşlenişi
• Sami Akbiyik • Tarihsel Makaleler • 340 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
16
Bugün ve Yarın Edebiyat
• Sami Akbiyik • Hayata Dair Denemeler • 334 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
16
Necip Fazıl’ı Yaşamış Gibi
• Sami Akbiyik • Yaşamdan Hikayeler • 293 kez okundu. • 8 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||