kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Makale / Hayata Dair Makaleler

İletişim


İletişim


Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa derler, ya hani. Ama bizler son günlerde sitemiz üyeleri arasında, koklaşmadan öte tepişmeye kadar uzayan tartışmalar yaşıyoruz. Tartışmalar sapmış. Kişilikler ortaya saçılmış. Neredeyse kaş, göz darmadağın olacak. Herkes alabildiğince vuruyor. Vurulması gereken “mıh” ama hep “nal”a çekiç kaçıyor. Tartışmalar fikir seviyesinden kişilik seviyesine iniyor. Üzülüyorum. Hepimiz üzülüyoruz...

İletişim de iki şeyin önemli olduğunu düşünüyorum. İletişimin iki tarafı var.

Bildiklerini paylaşan, isteklerini söyleyen, beklediklerini sözle veya beden diliyle dışa yansıtan birinci taraf ile ; kendisine gelen duysal ve/veya görsel mesajları sağlıklı olarak algılayabilen, yorumlayabilen ve uygun şekilde davranış sergileyen ikinci taraf...

Sözü söyleyen, anlatan, ANLATABİLEN varken, dinleyen, ANLAYAN, anladığını harekete çeviren yoksa, orada doğru iletişimden söz edilemez. Hele bir de yapılacak iş zincirleme işlemlerden geçecekse, yani kulaktan kulağa oynarcasına, A kişisi B’ye söylüyor, B kişisi C’ye işin yapılmasını söylüyor. C de üretecek olan D’ye E’ye iletiyorsa... Eyvah !!!

İletişimin canlısında böyleyken, iletişimin cansızında da durum farklı değil. Nasıl ki, televizyon yayınlarını uygun frekanslarda havaya gönderen yayınevleri varsa, bu sinyalleri alan, görüntü ve sese çeviren televizyon cihazları var, değil mi ? Yayın sinyallerin aktaran kuleler olmasa, uydu sistemleri olmasa, çanak antenler olmasa, nereden göreceğiz, duyacağız dünyadan haberleri... ? Sinyal gelmiyorsa en son teknoloji TV cihazı neye yarar ? Yeterli sinyal varken eğer televizyon bozuksa son gelişmelerden haberimiz nasıl olacak ?

Örneğin, çevremizdeki iletişimlere şöyle bir bakarsak...

İşyeri sahibi ekibindeki çalışma arkadaşlarından bir şey yapmalarını istiyor. İstediği şey, belli aralıklarla hep yaptıkları bir iş. Örneğin, falanca müşteriye, her zaman yapılan kuru pastalardan yine yapılacak. Ancak, bu sefer müşterinin fazladan ufak bir isteği var. Bu seferki pastaları, işyerine değil, şehrin diğer tarafındaki piknik alanına gönderilmesini istiyor.

Müşteri X firması yetkilileri, çalışanlarına moral olsun diye piknik düzenlemişler. Her zaman pek sevilen pastalardan bolca dağıtmak istiyorlar. Sadece bu sefer için pastaların sabah erken saatte piknik yerinde hazır olmasını istiyorlar. X firmasindaki bayan A, Y firmasına telefon açıyor. Her zamanki pastalardan Cumartesi günü sabahtan filanca yerdeki piknik alanına şu kadar sayıda gönderilmesini istiyor. Üzerine basa basa sabah saat 9 da pastaları beklediklerini belirtiyor.

Buraya kadar tamam. Sipariş verildi. Peki alındı mı, göreceğiz, bakalım.

Y firması yetkilisi bay Z, herzaman yüklü sipariş aldığı X firmasının isteğini ekipteki çalışanlara iletiyor. Ama nasıl ?

Üretim kısımından ustabaşını çağırıp, önemli müşterimiz X firması için şu kadar sayıda pasta, Cumartesi sabahtan piknik yerinde teslim edilmek üzere yapılsın, talimatını veriyor. Ustabaşı duyuyor ama anlıyor mu ? Göreceğiz...

Ustabaşı X firması için üretimi planlıyor. Zaman kısıtlı. Haftasonuna az kaldı. Cuma gecesi üretim arttırılacak. Çalışanlardan fazla mesaiye gelenler olmalı. Değilse yetişmeyecek. Kulaktan kulağa , X firmasının siparişi için sabaha kadar çalışılacakmış, söylentisi dolaşıyor. Koridor FM işbaşında...
Nitekim o gece çalışılıyor. Pastalar hazırlanıyor. Sipariş hazır... Nakliyeden sorumlu ekibe mal teslim ediliyor. Şoför Mehmet, yüklenen malların X firmasının olduğunu biliyor. Çünkü onu da sabah iki saat erken işe çağırmışlar. Tek bildiği malların saat 9 da teslim edileceği. !!! Yerin değişik olabileceği aklına bile gelmiyor. Direksiyona geçip sürüyor X fabrikasına doğru... Mallar her zaman gidilen, götürülen yolda, şoförün aklı gece geç yattığı için uykuda...

Diğer taraftan X şirketinin çalışanları kahvaltılı piknik için 30 Km uzakta diğer tarafta toplanmışlar. Masalar kurulmuş, çaylar kaynıyor, müzikler çalıyor... Bekliyorlar...

Farkettiğiniz gibi, daha çook bekleyecekler... Çünkü pastalar yine fabrikaya götürülmüş... Alışkanlık olmuş... Ama firmadaki bekçi onları teslim almıyor. Haftasonunda bu kadar pastayı nerede tutacak. Yemehane kapalı ki... Kafasını kaşıyarak çözüm bulmaya çalışıyor. Yetkililerden birisine telefon açma telaşında...

İletişim nasıl, ama ?

İstek yapıldı, Tamam
Söylenenler duyuldu. Ama eksik duyuldu. Dikkatsiz dinlendi. Malların piknik alanına götürüleceği önemsenmedi. Belli ki anlamadı. Hep yapıldığı gibi otomatiğe bağlı hareket edildi..

İlk duyan kişi yarım duyduğunu diğerlerine eksik anlattı. Eksik bilgiyi duyanlar hangi düşünceyle dinlediler acaba? Kendisinden yorumlar katarak başkasına aktarma söz konusu...
Her zamanki siparişlerden bu sefer sabah erkenden teslim edilecek, mişş !!!
Evet erkenden teslim edildi. Tamam ama sonuç, kötü...

...

Sahi, gün boyunca buna benzer iletişim kazaları yaşamıyor muyuz ? Bazen yaşıyoruz, değil mi ?

Vurgulamak istediğim,
Anlatan düzgün anlatsa. Açık ve net yeterince cümleler kurarak konuşsa...
Dinleyen dikkatli dinlese... Duyduklarına kendi zihninden eklemeler yapmasa, yorumlamasa, dana altında buzağı aramasa...
Ne güzel olacak !!!
İletişim kazaları hiç yaşamayacağız...
Sadece üretimde değil, insanların birbirlerinden istediklerinde de benzer kazalar oluyor. Sen bana neden öyle dedin. Bunu senden ummazdım. Biliyorsun ki moralim bozuk... Çok stresli çalışıyorum... Demek istediğim o değildi... yanlış anladın... Hayır. Yanlış anlamak yok, yanlış, eksik anlatmaktan, yanlış yorumlamaya, etkilenmelere, eski kirlere dayanan yanlış algılamaya kadar geniş bir yelpaze söz konusu...
Sonuç: KAVGA...

Aaa! Kaza dedim de aklıma geldi.
Fıkra :
Adamın biri arabasıyla gidiyormuş. Yokuştan aşağıya inerken, karşısından gelen, hatta acemi olduğu direksiyonda oturuşundan belli ve yolun ortasından süren başka araçla karşılaşmış. Kornaya uzun uzun bir kaç kere basmış. Bu arada camı açarak başını dışarıya uzatıp bağırmaya başlamış. Gözlerini kocaman yapmış. Elini ağzının yanına getirerek,
-İnek, inek !!

Onun bu hareketini gören acemi şoförün kalp atışları artmış. Hatta belki tansiyonu bile fırlamıştır. O da pencere camını açarak , başını daha da fazla uzatarak, öfkeyle bağırmış.
-Öküüzz !!!

Karşılıklı korna çalarak geçmişler. Hatta birbirlerini dikiz aynasından seyrediyorlarmış. Hani birisi frene bassa diğeri de anında duracak , kafa göz girişecekler, yani...


Yokuş çıkan arabanın sürücüsü tepeyi aşmış. Bir anda gözünü aynadan yola çevirdiğinde görmüş ki, yolun ortasında bir tane inek duruyor.
Kocaman memeleriyle, kocaman gözleriyle, sevimli mi sevimli bir inek, işte... Ağzı oynuyor, geviş getiriyor, kara gözleri boş boş ona bakıyor. İnekle göz göze gelmiş. Al sana İNEK ! !0 saniye önce algıladığın inek neydi, karşındaki inek ne ?

Ama arabanın durabilmesi mümkün değil. Kaza kaçınılmaz oluyor tabii. İneğin telef olmasıyla ve aracın ağır hasarıyla sonuçlanıyor.
!!!

Ahh iletişim, ahh!!!

Birinci adam camı açıp, sadece İNEK İNEK, diyeceğine, iki kelime fazla kullanıp, YOLDA İNEK VAR, deseydi...

Karşıdan gelen ikinci adam da, kendi zihnindeki kirlerden etkilenmeden, kendisine durduk yerde neden kötü kelime kullanıldığını tartarak, üzerine almadan, öfkelenmeden, değerlendirebilseydi... İki saniye düşünseydi... Keşke...

Ama ne yaptı, o da algıladığı frekansta cevap verdi, ÖKÜZ, diye haykırdı...


Fazla uzattım sanırım.
Son iki cümleyle bitiriyorum. Anlatana iki kelime fazladan kullanmak, duyana iki saniye fazladan düşünmek lazım, diyorum. İletişim için en lazım olanlar, işte bu iki şey...


Sevgi ve saygılarımla...

Dr Haluk Namdar
06.Ağustos.2008


İletişim
Yazı Sahibi
Haluk Namdar
Haluk Namdar tarafından 6.8.2008 tarihinde eklendi 295 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
İletişim isimli yazı, Haluk Namdar tarafından 06.08.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Çiğdem Bekar Abilov yazıyı tebrik etti...
tebrik Kadir Bıyıklı yazıyı tebrik etti...
tebrik Haydar Alp yazıyı tebrik etti...
Ecem Çevikdil yazıyı favori listesine aldı...
tebrik ederim çok güzel olmuş


17.08.2008 tarihinde yorumlandı.

Toplumumuzda eksik olan bir durum iletişimsizlik. Kendimizi yormadığımız, okumadığımız için her şeyi ancak ucundan kulağından anlarız. Sonuçta yaptığımız iş anladığımız gibi yarım yamalak olur.


10.08.2008 tarihinde yorumlandı.

Herkesin okuması gereken bir yazı...


07.08.2008 tarihinde yorumlandı.

UZATMAK NE KELİME HOCAM İLETİŞİM BİR MAKALE İLE BİTECEK BİR MEVZU DEĞİL SERİ YAPMALISINIZ TEBRİKLER


07.08.2008 tarihinde yorumlandı.

Haklısın Haluk Ağabey,hem de iletişimin en iyi kurulması gereken yerde,edebiyatın mekanında haklısın.


06.08.2008 tarihinde yorumlandı.


Kasım
24
Algı Dünyamız
Bayram ÖzbekHayata Dair Makaleler • 80 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
13
Şişşt Baksana!
Rasim CanbolatHayata Dair Makaleler • 161 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Kasım
9
Koç Burcu Kadını ve Erkeği
Zeynep AkıllıHayata Dair Makaleler • 156 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
6
Neden Bu Kadar Yorgunum?
Zeynep AkıllıHayata Dair Makaleler • 198 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
4
Seni Seviyorum Önemli Bir Sözdür
Zeynep AkıllıHayata Dair Makaleler • 262 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
17
İdealist Olmak Zor mu ?
Haluk NamdarToplumsal Makaleler • 165 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Kasım
16
Hüzün
Haluk NamdarSevgi Şiirleri • 65 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Kasım
11
Artık Sizi Okumuyorum
Haluk NamdarEleştiri Makaleleri • 206 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Ekim
23
Ölüm
Haluk NamdarHayata Dair Makaleler • 228 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ekim
13
Başımıza Gelenlerden Kim Sorumlu Dersiniz ?
Haluk NamdarGüncel Makaleler • 204 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mart
6
Hamam Hikayeleri
Haluk NamdarYaşamdan Hikayeler • 3203 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ağustos
16
İnsan Nedir?
Haluk NamdarGüncel Makaleler • 2883 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ağustos
29
Sağlıklı İnsan Denince
Haluk NamdarBilimsel Makaleler • 1978 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ağustos
24
L İ D E R
Haluk NamdarSiyasi Makaleler • 1046 kez okundu. • 23 kez yorumlandı.
Temmuz
29
Doktorun Anıları
Haluk NamdarKişisel Hikayeler • 1034 kez okundu. • 16 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler İletişim, İletişim makalesi, İletişim makale, İletişim nedir?, İletişim hakkında bilgi, İletişim makaleleri, Haluk Namdar makaleleri, İletişim nedir, İletişim makalesi, İletişim makaleleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Personal Finance | Blog5 Game Cheats | Car Credit | Best Credit Cards | Credit Cards | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul