İlk Misafirİlk MisafirKaranlık, inadına bastırıyordu sokağın üstüne. Şehrin ışıklarının biri bile uğramamış, saatlerdir bir kedi olsun geçmemişti. Binaların sırtını döndüğü, hiç pencere görmemiş bu sokağı bu gece de yalnızlığı ağırlayacaktı. Sokağa sorsanız dünyada bir o vardı. Madem bir o vardı, o zaman niçin bu kadar büyük yapılmıştı ki dünya? Yukarıdaki sarı parıltılar, periyodik olarak rengi bir açılıp bir koyulaşan örtü neden bu kadar yukarıdaydı? Gerçekten de yalnız mıydı dünyada? İlk zamanlar canı sıkılır, zamanın sabitliğinden şikâyet eder dururdu; ama alışmıştı artık. Belki de pes etmişti, çünkü ne kadar beklerse beklesin hiçbir şey değişmiyordu. Yine yakan top iniyor, ona da örtünün renk değiştirmesini beklemek düşüyordu. Yaşamındaki tek hareketliliği izlemenin heyecanıyla baktı hep yaptığı gibi. Birazdan olacaklardan habersiz, hiçbir ömrü boyunca unutamayacağı bir hareketlilik öncesi, zamanın dinginliğine kapılarak esnedi umarsızca. Belki de zihnindeki soruları bir anlık ötelemenin girdabına tutulmasına ramak kalmıştı. Cevap mı olacaktı, yeni cevaplara sorular mı bulacaktı; kim bilir?— Sen gir bakalım şu araya hele! O da neydi? Çok korktu sokak. Tanımsız bir şeyle karşı karşıyaydı. Bir ses duymuştu. Yalnız, ıslanacağı zamanlarda ses duyardı oysa. Yok yok! Bu ses başkaydı. Bir an sarsıldı hafifçe. Büyük bir gürültüyle, yine tanımlayamadığı birkaç şey geldi. Misafirdi bu! Yıllardır beklediği, olup olmadığını bilmediği halde ümit ettiği misafir... Heyecandan ne yapacağını bilemedi. Kalakaldı duran misafirlerin arasında. — Para nerede? — Bilmiyorum ağabey, valla bilm... Göğsüne inen sert yumruğun etkisiyle adam yere düştü. Bu kez de acımasız bir tekme tam yüzünün ortasına geldi. Kanlar içindeydi kafası. Bağrışmalar bitmek bilmiyordu. — Para nerede, dedim! -- Ağabey evlatlarımın başı için, valla benim suçu... Hiç acıma yoktu. Ayakkabısıyla ezdi adamın kafasını. O ara arabanın kapısı açıldı. İçerden gayet şık giyimli, sakallı, esmer, orta boylu başka bir adam çıktı: — Hâlâ çözemediniz mi bir işi, beceriksizler? Silahını çıkarıp yerdeki adamın ağzına soktu. Adam elini kaldırdı bir şey söylemek istercesine. Sakallı, silahı geri çekti. — İşte böyle! Konuş bakalım. — Para bankada, şifreyi bilmiyorum. Bir numara verdiler aramam için. Şifre onlardaymış. — Numarayı söyle! — Yanımda değil. — Oyunun sırası değil. Hadi! Dedi döven adam. Sakallı olanı, daha fazla uzatmak istemedi konuyu — Bana bu kadarı yeter. Silahı adamın ağzına tekrar soktu, tetiği çekti ve...... Aceleyle, arabaya binip uzaklaştılar. Sokak ilk misafiri ile baş başaydı artık, ama mutsuzdu. Korkmuş, allak bullak olmuş, rengi değişmişti. Kırmızıydı sokak! Neden sanki elindekiyle yetinmemişti? Neden merak etmişti? Ne olacaktı şimdi? Neden dünyada yalnız değildi? Neden kötülük gelmişti ona? Birden, yine gürültüyle irkildi. Fark etmemişti yukarıdaki örtünün altı kez renk değiştirdiğini. O anda, ne kadar kötü koktuğunu da fark etti. Kötülük, her yerini kaplamıştı artık sokağın. Telsiz sesleri, arabalar, üniformalılar... Evet, polisler gelmişti. Bu kez ayrı bir hareketlilik vardı, çok daha kalabalıktı öncekinden. Her karışına uğramışlardı sokağın. Konuşmalar, bağrışlar, flaşlar... Misafiri arabaya koydular. Onlar da arabalara bindiler ve yine hızla uzaklaştılar. Birkaç renk değişiminden sonra, kalanlar da gittiler. Yine yalnızdı sokak.Yine sessiz, sakin, kimsesiz… Ama şikâyetçi değildi bu kez. Bir daha hiç merak etmedi. Yukarı, en yukarı baktı. Beklemeye başladı örtünün renk değiştirişini... Tadını çıkardı, hep yaptığı gibi.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı İlk Misafir isimli yazı, Çiğdem Bekar Abilov tarafından 23.08.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Metin Akar yazıyı tebrik etti...
Necla Alptekin yazıyı tebrik etti...
Yasin Şahin yazıyı tebrik etti...
Kadir Bıyıklı yazıyı tebrik etti...
Zeynep Beygo yazıyı tebrik etti...
Mehmet Karabat yazıyı tebrik etti...
Nesrin Göçtürk Kaya yazıyı tebrik etti...
Pelin Yelda İpekçi yazıyı tebrik etti...
Aralık
1
Kasım
30
Kasım
26
Kasım
24
Kasım
24
Aralık
1
Maskeli Rulet (4)
• Çiğdem Bekar Abilov • Başkaldırı Hikayeleri • 26 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Kasım
27
Maskeli Rulet (3)
• Çiğdem Bekar Abilov • Başkaldırı Hikayeleri • 67 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Kasım
26
Maskeli Rulet (2)
• Çiğdem Bekar Abilov • Başkaldırı Hikayeleri • 56 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Kasım
25
Maskeli Rulet (1)
• Çiğdem Bekar Abilov • Başkaldırı Hikayeleri • 91 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Kasım
9
Yarasayı Vurdu Yürek
• Çiğdem Bekar Abilov • Başkaldırı Şiirleri • 137 kez okundu. • 15 kez yorumlandı.
Mart
20
Saygılar Öğretmenim!
• Çiğdem Bekar Abilov • Mektup Hikayeleri • 1156 kez okundu. • 18 kez yorumlandı.
Mart
19
Benden Şair Olmaz
• Çiğdem Bekar Abilov • Başkaldırı Şiirleri • 867 kez okundu. • 54 kez yorumlandı.
Ağustos
23
Nisan
11
Şubat
22 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||