İlköğretimde Yenilenen Eğitim Programıİlköğretimde Yenilenen Eğitim ProgramıTürk milli eğitiminin genel amaçlarına baktığımızda yetiştirilmesi gereken öğrenci tipi ailesine çevresine devletine ve milletine faydalı yurttaşlar yetiştirmektir.Bu amaç çerçevesinde ülkemizde 1968 yılında kabul edilen eğitim programı 2004 yılına kadar aktif olarak uygulanmıştır.1998 yılında AB ne üye devletler Avusturya da toplanarak artık yeni bir eğitim programına ihtiyaç duyulduğunu bunun sonucu olarak ta her ülkenin kendi kültürüne ve çevre şartlarına göre yeni eğitim programı geliştirmesi kararını aldılar.Bu alınan karar doğrultusunda ülkemiz 2004 yılında yeni eğitim programını uygulamaya koymuştur.Yeni uygulamaya konulan eğitim programı bir çok yeniliği de gündeme getirmiştir.Eski programda öğretmen merkez de iken yeni müfredatta öğrenci merkeze alınmıştır.Öğretmen sadece yol gösteren ve yönlendiren kişi konumuna gelmiştir.Öğrenci merkeze alınınca yaparak yaşayarak öğrenme ön plana çıkmıştır. Eski eğitim müfredatıyla yeni eğitim müfredatını kısaca karşılaştırmak gerekirse: • Eski müfredat tamamen öretmen merkezli iken yeni müfredat öğrenci merkezli olmuştur • Eski müfredat ta öğretmen öğreten kişi iken yeni müfredat ta öğretmen yol gösteren kişi olmuştur • Eski müfredat daha çok anlatım yolunu yeni müfredat yaparak yaşayarak öğrenme yolunu kullanır • Eski müfredat ezberciliği yeni müfredat araştırmayı teşvik ediyor • Yeni müfredat farklı düzeyde öğrenci olabileceğini bu yüzden konuların her öğrencinin öğrenme yapısına göre düzenleneceğini tavsiye ediyor • Yeni müfredat çocukların konuları oyun oynayarak öğrenebileceğini bu yönde çalışmaların yapılması gerektiğini tavsiye ediyor • Yeni müfredat her öğrencinin farklı öğrenme zekasına sahip olduğunu bunun için derslerde farklı yöntem ve tekniklerin kullanılmasını kolaylaştırıyor • Yeni müfredat eğitimde teknolojiden yararlanılması gerektiğini savunuyor • Yeni müfredat görsellerin kullanılmasını savunuyor Bu karşılaştırma eski müfredatı karalamak amacıyla yapılamamıştır. Burada asıl amaç yeni müfredatın neler getirdiğini ortaya koymaktır.Ayrıca yeni müfredat ile veli de eğitim ortamına çekilmeye çalışılmıştır.Böylece öğretmen öğrenci veli koordinasyonunun daha iyi işlemesi amaçlanmıştır.Bnun yanında öğrenme alanlarının üçü de ( bilişsel duyuşsal ve psikomotor ) birlikte kazandırılmaya çalışılmaktadır.eski müfredatta öğretilen konular bilişsel düzeyin üzerine çıkamazken şimdi bilişsel düzey duyuşsal alan ve psikomotor davranışlar öğrenciye kazandırılamaya çalışılmaktadır.Yine farklı zeka türleri de yeni eğitim müfradatında geniş olarak yer almış ve uygulamaya konulmuştur.Bunlar: SözelZeka: Kelimeleri etkili kullanma yeteneğidir. Dinleyerek öğrenmeyi sever, duygu ve düşüncelerini sözel ifadelerle aktarırlar. İyi yazarlar, iyi anlatırlar, kitap okumayı, kelime oyunları severler. Kavramlarla ve kelimelerle düşünürler. Sözel zekaya sahip insanlar daha çok yazar, gazeteci ve politikacı olurlar. SayısalZeka: Sayısal zekası yüksek olanlar sebep-sonuç ilişkisi kurmayı, “neden” demeyi severler, çok soru sorarlar. Olayları kategorize ederek bağlantılar kurmaya kafa yorarlar. Hesap yapmayı, bir makineyi söküp nasıl çalıştığını görmeyi severler. Nedenini bilmediği şeyi fazla akılda tutamazlar. Bilim adamı, matematikçi ve bilgisayar programcısı olma ihtimalleri yüksektir. GörselZeka: Görsel zekası yüksek olanlar işittiklerini değil de, gördüklerini akıllarında daha iyi tutarlar. Film ve slayt gösterileri eşliğinde öğrenmeyi severler. Hayal dünyaları geniştir. Resimli kitaplara, sanatsal etkinliklere yatkındırlar. Renklere çok hassastırlar. Mimar, fotoğrafçı ve dekoratör olabilirler. MüzikselZeka: Ritim, nota, ses tonu, ahenk, melodi gibi müziksel unsurlara aşırı duyarlıdırlar. Müziksel unsurları hemen fark ederler, değerli bulurlar ve ifade ederler. Nota, solfej bilmeseler bile, melodileri hemen akılda tutarlar. Müzik eşliğinde çalıştıklarında öğrendiklerinin kalıcılığı artar. Tempo tutma, mırıldanma, ıslık çalma, eşlik etme, müzik dinleyerek kitap okuma sevdikleri şeylerdir. BedenselZeka: Bir sorunu çözmek, bir model oluşturmak, bir şeyler üretmek için bedenlerini, ellerini, parmaklarını kullanabilme gücüdür. Bedensel zekası yüksek olanlar, duygu ve düşüncelerini dokunarak, hareketlerle anlatmada beden dilini kullanmaya çok yatkındırlar. Koşmayı, zıplamayı, mimik ve jestleri kullanmayı, bir yerler inşa etmeyi çok severler. El becerileri iyidir, tamir işlerini çok rahat yaparlar. Başkalarının mimik ve jestlerini kolayca taklit ederler. Sporcuların, aktörlerin, heykeltıraşların çoğu bedensel zekası yüksek olan insanlardır. SosyalZeka: Çevresindeki insanların duygularını, isteklerini, ihtiyaçlarını anlama, ayırt etme ve karşılaştırma gücüdür. Sosyal zekası yüksek olanlar, insanları tanıma konusunda çok başarılıdırlar. Liderlik özellikleri vardır. Yüz ifadelerine ve seslere, insanlardaki farklılıklara duyarlıdırlar. Yüzleri çok iyi okurlar. Analiz etme, yorumlama ve değerlendirme kapasiteleri yüksektir. Sözlü ve sözsüz iletişimde yetenekleri üstündür. Organize etmeyi, lider olmayı, başkalarına yardım etmeyi, empatik iletişimi ve öğretmeyi severler. Genellikle danışman, öğretmen ve siyasi lider olurlar. İçselZeka: Kendi ile ilgilenme, kendini tanıma, güçlü zayıf taraflarını fark etme yeteneğidir. Kim olduğu, neyi yapmak istediği, nelere yönelmesi gerektiğini, nelerden uzak durması gerektiğini bilme kapasitesidir. Bir şeyi düşünürken kendi duyguları, ilgisi, ihtiyaçları ve istekleriyle amaçlarını bağdaştırmaya çalışırlar. Bağımsız olma, kendilerini açık ve net dile getirme, olaylardan ders almaya yatkındırlar. Psikolog olmaya yatkındırlar. DoğalZeka: Çevre, doğa olayları, ekolojik unsurlara aşırı duyarlıdırlar. Düşünürken doğa formları, hayvan- bitki figürleri ile düşünürler. Hayvan beslemeyi, doğayı, toprakla uğraşmayı önemserler. Mevsimler, iklim olayları ile ilgilenirler. Hava tahmin konularına ilgi duyarlar. Bu zeka türlerinin eğitimde kullanılmaya başlamasıyla her öğrencinin kendine özgü olduğu ve farklı yeteneklere sahip olduğu kabul edilmiş oldu.Böylece hazırlanan programlar her öğrenciye hitap eder hale gelmiştir. Erol KILIÇ
Yazı Sahibi
Etiketler
ilkogretimde+yenilenen+egitim+programi , İlköğretimde , yenilenen , eğitim , programı , erol , kılıç , eğitim , makaleleri ,
Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı İlköğretimde Yenilenen Eğitim Programı isimli yazı, Erol Kılıç tarafından 26.06.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
30
Halk Edebiyatında Aşk ve Cinsellik
• Zeynep Akıllı • Eğitim Makaleleri • 20 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
28
Kasım
25
Kasım
10
Kasım
8
Kasım
4
Ekim
27
Eylül
28
Ağustos
12
Ağustos
11
Kasım
8
Haziran
26
İlköğretimde Yenilenen Eğitim Programı
• Erol Kılıç • Eğitim Makaleleri • 649 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Nisan
13
Ağustos
15
Ağustos
13 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||