İngiliz Kemalİngiliz Kemalİnşaat mühendisi çıkacak Barış aynı zamanda Elektronik bölümünde okuyan sevgilisinden dolayı Elektrik Elektronik bölümüne de değişik bir sapkınlıkla aşırı ilgi besliyordu. Hatununun gözüne gireceğim diye evde tamir etmedik elektronik cihaz bırakmamıştı. Konuya tamirle başlayan Barış elektronik cihazlarda aylarca kendini geliştirdi, aştı geldi kapımı çaldı.Abi dedi, efendim dedim, bir şey icat ettim gelip bir bakarmısın dedi. Olur dedim kalktım gittim Barışın odasına baktım hakikatten acayip bir şey icat etmiş bu ne lanm dedim. Zaman makinesi dedi. Demin komşumuz olan Bakire Necla Teyzenin kedisini sanırım 1800 lü yıllara gönderdim, tam da Mısıra gönderdim, bu apartmanda ezileceğine gitsin Mısır da hürmet görsün, saraylarda yaşasın , kutsal bir hayvan olarak havyara balığa doysun dedi. Aferin şimdi Bakire Necla Teyze hafta başı Girneden dönünce kedisini bulamaz ağzına sıçar, senin ağız taşar bizede sıçrar dedim. Abi işte bende seni onun için çağırdım, kediyi gönderince aklım başıma geldi hemen 2. aleti yaptım git al gel şu kediyi gözünü seveyim dedi. Olur dedim bindim cihaza tam gideceğim Bülent girdi odaya nereye gidiyorsun bakkal sırası sende dedi. Mısıra gidiyorum dedim. Sigara al dedi , tamam dedim. Yumurtada al gelirken dedi altın dedim. Para vereyim dedi, senin paran geçmez 1800 lü yıllarda Mısırda dedim çıkardı sağolsun künyesini verdi. Mısırda yaklaşık 2 sene kaldım. Bunun bir senesi Kuşadası barlar sokağı girişinden aldığım işporta Rayban gözlüğümü Ramsese 1 ufak sandık altına satınca rahat geçti. Piramitlerin palmiyelerin gölgesinde dinlendim , macera olsun diye Ramsesle Musayı kovaladım, ama gel görelim ki mevzuya hakim olduğum için ikiye ayrılan denizden geçmedim. Nil nehrinde timsahlarla yüzdüm, bunun dışında uzaylıların piramitleri yapmasını seyretmekten başka enteresan bir aktivitem olmadı. 2.sene para suyunu çekince , para kazanma ihtiyacı doğdu ve sandığın dibinde kalan son 1 avuç altınla Nil nehrinin kenarında alemin en şahane Irish Pubını açtım. Açılışa boğulan Ramsesin biraderi 2.Ramses geldi, hocam batarsın dedi. Ya yapma hocam, bak bu masaların üstünde Irish kızlar yalın ayak dans edip dağıtınca kapıda yalvarırsın zenci badigardlara benide alın içeri, patronu tanıyorum diye dedim. 2.Ramses İrlandalılar kim İrlanda nere lanm dedi. Ben tabi uyanamadım mevzuya , 2.ayda battım , son 10 ay uzaylıların kırbacı altında 1somun ekmek 1 baş soğana piramitlerde çalıştım. Kırbacın biri sert gelince döndüm ben bu uzaylıya , bak hocam dedim, zahortoagaha dedi muhtemelen efendim dedi. Biz bunları şimdi böyle yapıyoruz ya , inan 2binli yıllarda turist çekmekten başka hiçbir amaca hizmet etmeyecek , inan haybeye döşüyoruz bu taşları , senin gemiye Afyon Mermeri döşesek inan daha güzel bir amaca hizmet etmiş oluruz dedim, kırbacın ucunu gösterdi bende konuyu fazla büyütmedim. Baktım kediyi iki senedir ara ara bulamayacağım, ek olarak kanı – ırkı bozuk uzaylılardanda dost olmaz yaklaşımlarından tiksinince mekan değişikliği yapıp 1800 ler sonu İngilteresine gittim. Para pul olmadığı için Mr.Smith in tarlasında ırgatlık yaparken atla biri yaklaştı. Hocam dedi, İngiliz Kralı Henri için savaşırmısın dedi. Ooo Henriyi bilirim çok Kral adamdır dedim, savaşmayan sevişen bir yapım var ama heyecan aramıyor değilim savaşırım ama bitince sevişirim dedim, tamam dedi. Bu büyük çadır Kral Henrinin dediler girdim içeri. Adın ne dedi Henri , dedim Başar ama macera gereği bana İngiliz Kemal diyin dedim. Savaş tecrüben varmı dedi. Var dedim. Nerelerde nasıl detaylandırarak anlat dedi. Dead or Alive oyununda son leveldeyim, Counter Strike da dürbünlü tüfek bulduğum anda indirmeyeceğim adam yoktur paso Head Shoot koyuyorum, Medal Of Honour un ise tüm serilerini bitirdim , bu yaşıma kadar toplam öldürüdüğüm adam Bin adet üzerinde dedim. Kral Henri yanındakilere bunu ön saflara mızrak birimine yazın dedi, sevinçle olmaz dedim. Bakınız , tamam ben bu savaş oyunlarını başarıyla PS2 de oynuyorum ama bir de benim savaş strateji taktik alanında müthiş başarılarım var PC de dedim. O zaman sen yanımda danışman olarak takıl , dedi yarın yola çıkıyoruz 1.5 ay sonra savaş alanına varırız dedi, oha dedim. Şahane bir günde Kral Henri ve ben ön saflara geldik. Savaşmadan önce gidelim görüşelim, biraz toprak verelim savaşmaktan vazgeçirelim bu yamyamları dedi olur dedim ortada buluştuk bir baktım meğer isem düşman yüzü mavi boyalı İskoçlar. Çektim Henri yi köşeye, bak hocam dedim, ben bunun filmini seyrettim, ben bu Cesur Yürek ki siz buna bilmem kaç yüz yıl sonra Brave Hart diyeceksiniz, ben bu filmde ağladım, filmin başından sonuna kadar ben yarı Kıbrıslı yarı Türkiyeli olmamama rağmen İskoçları tuttum ve çok şükür tuttuğum bir şey sonunda bir şeyi kazandı dedim. Eee dedi. Eeee meee yok, bu savaşın sonu belli, bu İskoçlar sizi yenecek bende yenen tarafta olmak istiyorum dedim , sana toprak verelim dedi, hade be dedim, neresi dedim. Savaşma, sana Londra saat kulesinin altından 200 dönüm arazi verelim dedi. Vay vay vay dedim. Acayip değerlenir oralar bundan 100lerce yıl sonra dedim olur dedim. Ben buna olur diyince İskoçlar bizim de sana teklifimiz var dediler, ne dedim,sana İskoç eteği verelim , yanında bir de gayda verelim guydalarsın altına don giymeden dağda bayırda üfür üfür ferah ferah dediler, bu fikir daha cazip geldi gittim katıldım İskoçlara. Eteği giydim , donu sıyırdım, aldım en hafif kılıcı kalkanı geçtim ön safhalara sessiz bir gerginlik oldu. Kıbrıstan size selam getirdim Kıbrıs nire lanm diye fısıldamalar oldu. Bende sizden biriyim, yapım gereği haksızın yanındayım, ben ki zavallının ezilenin yanındayım, bakmayın suratımı sizler gibi maviye boyamadım karımıyım lanm ben diye bağırdım. Ama etek giymiş diye fısıldamalar oldu. Eteği mecbur giydim, ben bilgisayarda savaş oyunu oynarken anneden üryan oynarım isilik yapmasın otur otur diye, oradan esinlendim ondan bunun altına don giymedim böyle çok rahatım dedim. Ama siz rahatsızsanız ben eteği sıyırır gerekirse dal daşşah da savaşmasını bilirim, ben böyle yetiştirildim, ustam Pentium 3 dedim. Yapma abi sıyırma aile var , tarih bilimciler var, tarih seni çıplak savaşçı olarak yazmasın dediler mantıklı geldi geçtim girdim sıraya. İngilizler arçııııırsss diye bağırdı. Aha dedim filmden biliyorum bu şerefsiz arçırslar okçular , kalkanlara sığının dedim bunlar ellerinde ki avuç kadar kalkanlara baktılar, ulan karı gibi mavilere boyanacağınıza büyük kalkan yapsaydınız, şimdi sıçtık dedim. İlk furya oklar yağmur gibi yağdı nice altına don giymeyen yiğitler yitip gitti. Kalanlar gaza gelsin , savaşma şevki geri gelsin diye İngilizlere filmden esinlenmiş olacağım ki açtım eteği döndüm arkamı çanağı gösterdim. İskoçlar dedi hocam napıyorsun dedi. Bu gelenek sizde yok dimi dedim. Bu okçu saldırısından sonra İngilize çanağı göstermek bu tarihlerde yaşanmadı di mi diye kaygıyla sordum. Hayır dediler. Ulan koca İngiliz ordusuna çanağı gösterdik Allah Belasını versin bu Holivudun dedim. Arkadaşlar ben savaşamam, çağanağı gösterdim diye haykırdım. Canın sağ olsun, sen bilirsin dediler. Verdim kılıcı kalkanı sağımdakine solumdakine, çıkardım eteği verdim arkamdakine ayrıldım gittim yakınlarda otun böceğin içine sakladığım zaman makinesine bindim dönelim lanm artık dedim bastım düğmeye. Döndüm, Bülent nerde kaldın lanm gideli 10 dakika oldu nerde benim sigaram dedi , alamadım henüz icat edilmemişti be Bülentim dedim. E ne içecez olm şimdi dedi al Papirus yaprağı getirdim sar bunu bacaklarının arasında puro niyetine iç dedim çok sevindi. Barış Kediyi bulamadım olm, çok üzgünüm dedim Kedi senden önce Mısırdan yanında 1 çuval altın ile geri geldi zengin olduk, bu gece Çakıl Gazinosuna gidip içindeki envanterle Gazinoyu satın alalımı dedi , olur dedim ,dansöz benim dedim nah senin dedi. Dansöz benim geri kalan 20 konsimatris sizin dedi, ulen yine kandırdın bizi dedim. Fin
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı İngiliz Kemal isimli yazı, Başar Besimler tarafından 11.08.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
19
Kasım
19
Kasım
17
Kasım
17
Nükteli Fıkralar 22 (141 / 145)
• İbrahim Faik Bayav • Komik Hikayeler • 132 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
15
Kasım
17
Ekim
25
Ekim
6
Eylül
22
Eylül
19
Zincir Markette Zincirleme Aşk
• Başar Besimler • Komik Hikayeler • 467 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Ekim
6
Ağustos
16
Eylül
6
Ağustos
24
Ağustos
18
3 Kardeş Bölüm 3 (dizi Senaryosu)
• Başar Besimler • Komik Hikayeler • 490 kez okundu. • 1 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||