İnsan Olmaya Dairİnsan Olmaya DairSözlerin bitip düşüncelerin var olduğu yerde, ileriyi ve daima ileriyi düşünürken bazı şeylerin ters gitmesi kötü. İstemeden ortaya çıkan bir takım olaylar sonucu sinirlerin yıpranması ve zihnin allak bullak olması bunu yaşayan herkes için yorucu. Bu yorgunluk basit bir depresyon kadar hafif olmuyor bazen. İnsanın içinde, derinlerde bir yerlerde bulunan ve isim verilemeyen duygu birikiminin şiddetli olarak bedeni etkilemesi denebilir sanırım buna. Genellikle “İçimde bir sıkıntı var.” ya da “Şuramda bir şey var.” hatta “İçim içimi yiyor.” gibi kalıplaşmış cümlelerle ifade edilmeye çalışılan ve yine genellikle “Allah Allah, bir derdin mi var?” ya da “Nedir sıkıntın?” hatta “Olur öyle arada, geçer geçer.” tarzında karşılıklar bulabilen bir vaka bu. İnsanın kendini anlamaya çalışırken aynı zaman diliminde bir başkasına anlatmaya çalışmasından doğan ve biz bu ikilemi sürdürdükçe çözüme ulaşmak yolunda kaygılı olarak nitelendirilebilecek bir durum.Fikirlerin ortak bir amaca, geleceğe, akıma ve belki de oluşuma hizmet etmesi gereken yerlerde ve zamanlarda birbirleriyle çatışması hem kaçınılmaz hem de garip. Öyle ki var oluşumuzun belki de temel nedenlerinden biri bu; farklı olmak. Dünya üzerindeki milyarlarca insan içinden birbirine benzeyen birçok birey bulmak mümkün ancak aynısını bulmak imkansız. Bu kadar çok farklılık ve farklı düşünce içerisinde yaşarken insanın kendine bir eş, bir dost veya bir yoldaş edinmesi bir hayli zor. Ancak insan olarak değişik ve değişken oluşumuzun bir getirisi olsa gerek, bu tarz ilişkileri kurabiliyor, yeri geldiğinde bitirebiliyor veya yaşamımızın sonuna dek devam ettirebiliyoruz. Başlarda bahsettiğim yorgunlukla tüm bu canlı sistemini birlikte düşününce bir takım sorulara cevap vermek artık zor olmuyor. Mesela; Neden tartışıyoruz? Neden savaşıyoruz? Neden seviyor ve seviliyoruz? Neden diğer insanlarla aramızda bağlar oluşturuyor veya oluşturduğumuz bu bağları neden ortadan kaldırıyoruz? Bu şekilde birçok soru yazılabilir ve hepsi de cevaplanabilir elbette. Ancak tüm bunların artık kotalanmamış zihinlerde yer ettiği de bir gerçek. Yani bir farklılık yaratmıyorlar. İşin asıl yorucu kısmı ise burada başlıyor. Düşünen, sorgulayan, araştıran ve seven bir beynin ruhla iletişiminden insanın bedenen etkilenmesi söz konusu olabiliyor.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı İnsan Olmaya Dair isimli yazı, Hazar Kumaş tarafından 08.07.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
20
Kasım
18
Kasım
18
Kasım
18
Kasım
18
Kasım
16
Eylül
8
Temmuz
26
Boşlukla Boş Kalmışlık Arasında
• Hazar Kumaş • Deneme / Karalamalar • 88 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
8
Haziran
21
Eylül
28
Eylül
9
Temmuz
9
Kasım
11
Başlangıç”iyi Geceler Tatlım ve Daha Bir Sürü Saçma Sapan Veda Cümlesi…”
• Hazar Kumaş • Yaşamdan Hikayeler • 490 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
2 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||