İnsanlarımız Artık Türkçe Ağlamasın Her Dilde Gülmeyi Öğrensin
19 / 1 / 2008 Cumartesi tarihinde Bekir Cevizci tarafından eklendi, 398 kez okundu...
“İNSANLARIMIZ ARTIK TÜRKÇE AĞLAMASIN, HER DİLDE GÜLMEYİ ÖĞRENSİN Ben bütün dillerde güler bütün dillerde ağlarım. Çünkü her dilde aynı anlamlıdır, şekillidir gülmek. Ve ağlayan bir insanın dilini bilmenize gerek yok; neler hissettiğini, kalbinin nasıl yandığını çok iyi anlarsınız. Bir kızın gülüşündeki anlam herhalde bütün dill...” Okuyucu Puanı ;
İnsanlarımız Artık Türkçe Ağlamasın Her Dilde Gülmeyi ÖğrensinİNSANLARIMIZ ARTIK TÜRKÇE AĞLAMASIN, HER DİLDE GÜLMEYİ ÖĞRENSİN Ben bütün dillerde güler bütün dillerde ağlarım. Çünkü her dilde aynı anlamlıdır, şekillidir gülmek. Ve ağlayan bir insanın dilini bilmenize gerek yok; neler hissettiğini, kalbinin nasıl yandığını çok iyi anlarsınız. Bir kızın gülüşündeki anlam herhalde bütün dillerde aynı okunuyordur. Hiç anlamını bilmediğimiz bir ecnebi şarkıda da herkes aynı şeyi hissediyordur. Bir parfüm dünyanın çeşitli yerlerinde farklı profilden insanlarda aynı etkiyi yaratıyor. Karanlık herkesi örtüyor ve güneş bazılarına göz kırpıp bazılarına surat asmıyor. Bireysel olarak doğup, büyüyüp, ölüyoruz hayatta. Herkes aynı duygularla seviyor diğer yarısını. Aşkın hissettirdikleri; zenginlik-fakirlik, beyaz-sarı-siyah ırk ayrımı yapmıyor. Kardeşlik türküleri söyleniyor sokaklarda; söyleyenlerin ağzına yakışmasa, eğreti dursa da. Bir insanın kalbini kırmanın dünyadaki bütün camileri yıkmaktan daha günah olduğunu söyleyenler, maalesef söylediklerini işitmiyorlar. Ottan çöpten çok, kalp kırıyoruz da haberimiz yok. O kadar duygusal insanlarımız var ki; ufacık bir söz söylesen bile başlıyorlar ağlamaya. Peki, akan bir damla gözyaşı kaç okka altına eşdeğerdir, hiç düşündünüz mü? " Gene gel! Gene gel! Her ne isen gene gel! Kâfirsen, ateşe tapıyorsan, puta tapıyorsan da, gene gel. Bu bizim dergâhımız umutsuzluk dergâhı değil. Yüz kere tövbeni bozmuşsan da gene gel!" diye çağırmıyor mu Mevlana? Yoksa Mevlana bu işin başında, en başında; satırları yazdığında hala çocuk muydu yoksa? Biz ondan daha büyüğüz değil mi? İnsanlığı kucaklamak yerine, hemen yargılayıp cehenneme mahkûm ediveriyoruz güzelce. İnsanları olduğu gibi kabul etmek de neyimize! Peygamberimizin güzel ahlakı tamamlamak için geldiğini unutuveriyoruz. Allah’ın can verip yarattıklarına zulmetmek, şecaat arzına dönüşmüş. İnsan olmak, ortak paydaları keşfetmek bu kadar basitken neden bu düşmanlık? Aynı ortamda çalışan insanlar bile birbirlerini şucu-bucu diye bin parçaya bölmüşler. Aynı milliyeti paylaşan, aynı bayramlarda sevinen, aynı kültürü yaşatayan, aynı şeylerden dert yanan(tabii koşullu diyaloga girdikleri veya diyalogsuzluktan aslında aynı şeyi istediklerinin farkında değiller ) insanların birbirine bu kadar tahammülsüzlükleri niye? BEKİR CEVİZCİ *Lütfen alıntı yaparken kaynak gösteriniz.
Bu yazıya sadece yazarın arkadaşları yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Ekim
13
Ekim
13
Ekim
13
Ekim
12
Ekim
12
Bir Şarkı + Bir Şiir + Bir Yorum
• Burcu Şener • Deneme / Karalamalar • 98 kez okundu. • 19 kez yorumlandı.
Ekim
8
Eylül
24
Eylül
10
Vur Yüce Benliğindeki Kâbil Aşkına
• Bekir Cevizci • Hayata Dair Denemeler • 131 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
4
Eylül
1
Kaşgarlı Mahmud 1000 Yaşında
• Bekir Cevizci • Eğitim Makaleleri • 252 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
6
Ben Hayat Doluyum Ey Ölüm Öldür Öldürebilirsen
• Bekir Cevizci • Başkaldırı Hikayeleri • 1325 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
25
Artık Hiçbir Yüz Güzel Değil Senin Yüzünden
• Bekir Cevizci • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 941 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
9
Mayıs
23
Mayıs
17
Zamansızlığın Yokuşlarında
• Bekir Cevizci • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 763 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||||