İnsanlık Savunmasıİnsanlık Savunmasısoruyorduk bu yalnızlığın sebebini..hayal kurmanın çocuk oyuncağı haline gelmiş ve en güzel hayallerin çöpe atıldığı bir dünyadayız.kimi gülerken bir hayatın ardından biz her zaman birbirimize ağladık.ağlamayla başlayan ve bir kelebeğin ömrüne bedel bir hayatı kendimize benzettik.ve bir sabah gördük ki düşenin de dostu olmazmış batanın gibi.ve biz kendimizi göklerde sanırken aslında yerin yedi kat altına battığımızı unuttuk.yenildik her zaman hayata.biz insanlar bir sonbahar mevsiminin sonu gibiydik her zaman.ama sonunda anladık ki yapraklarımız her zaman bir kışa esaret kalmıştı. bu dünya sadece dönüşünden ibaretti.insanların çarkı sadece kendileri için dönerdi.kalp paralayanların bir gün bu dünyanın sahibi olacağını aklımıza bile getirmedik.biz sadece sonbaharda dökülen yaprakları yerden kaldırıp dalına takmak gibi mucizelere inandık.ve sonunda gördük ki aslında her insan da bir yapraktı.ecel mevsiminden dalından düşerken anlardı her şeyi.ve insanların bir kafileden farkı yoktu aslında.sadece seni izler ve giderlerdi kendi yollarına. oysa insanın da bir metaneti vardı ve her metanetin de bir sınırı.bir hayatın insana verdiği en büyük hediyeydi aslında ölüm bu acılarla dolu hayatın içinde.sahip olabildiğin her şey bir gün seninle birlikte toprak olacağı gerçeğini her zaman erteledik.ve bir gün anladık ki aslında firari bir askerden farkımız yoktu.mutlaka bir gün seni birileri alır ve götürürdü bir yerlere. sınırlar koyduk acılarımıza.ve kim ki o acı sınırını aşmaya çalışırsa dünyanın en kötü insanı oldu gözümüzde.bir tek kılımıza zarar geldiğinde yardımına koştuğumuz insanları en mutlu günlerimizde unuttuk.o insanların dünyaları yıkıldığında da arkamızı dönüp gittik.kim bize bir şey sorsa görmedim kelimesini attık ortaya.oysa gönlümüzün gözleri her şeyden üstünken.ve kim bize nankör kelimesini atfetse onu dünyanın en uzak yerlerine gönderdik gözlerimizle.en büyük nankörlüğü Tanrı`ya yaptığımız halde yine de bize cennetin kapılarını açtığı halde. sevdayı bir oyuncak yaptık kendimize.bir neonlu ışık altında dumanlar arasında geçen bir ömrü hapsettik en mükemmel aşklarımıza.elde etmek için onlarca insanı gönül toprağına gömdüğümüz insanı yanımızda hissettiğimizde kendimizi padişah sandık.ve bir sabah uyandığımızda yanlızlığımızla baş başa kaldık.gidene vefasız deyip te.ve unuttuk aslında vefasızlığın sadece gitmekle olmayacağını. özlemin bittiği yer sadece toprak sandık her zaman.ve insanlar o kendisini alıp toprağa giden birilerine Azrail derlerdi.insanlar gidenin arkasından ağlarken bir ömür boyu sen öldüğünde üç gün sonra gülmeye başlardı.ve giden ölenden daha değerli olurdu her zaman.ama kimse bilmezdi aslında gidenin de bir gün hic dönemeyecek kadar uzak bir yerlere giderek arkasından herkesin üç sonra güleceğini. güneşe baktık her zaman.ve yağmurdan sonra gelen güneşe daha çok değer verdik.oysa güneş yağmur da yağsa çöl de olsa yerindeydi.ve biz her zaman istediğimizde güneşe ihtiyaç duyduk.Tanrı havayı soğuttuğunda ısınmak için yalvardık.Tanrı havayı ısıttığında serinlemek için elimizden geleni yaptık.ve biz,bize istediğimizde güneşi görmemizi sağlayan Tanrı `ya isyan ettik.çevremizdekilere insanlık dersi vermeye çalışırken aslında kendimizin insanlıktan çıktığımızı unuttuk. kurallar koyduk kendimize her daim.çevremize hayatı zindan etmek bizim için bir pirin asaleti gibi geldi.her kim ki bizim için bir şeyler yapmaya kalksa önce biz atıldık ve emri biz kendimiz vermeye çalıştık.ve o bizim için bir şeyler yapmaya kalkanları kaybettiğimizde anladık aslında hiç kimsenin sadece bir pirin ismiden başka bir şeye sahip olamayacağını.kendimizi bu dünyanın sahibi sandık. emanete hıyanet edenleri cezalandırdık her zaman.kim ki bir tırnağına zarar verdiyse bir emanete ona dünyada cehennem azabı çektirtik.ama kendi günahlarımızı hiç hesaba katmadık.ve unuttuk aslında bu dünyayı çocuklarımızdan emanet aldığımızı. savaşlara kızdık her gün.insanları yok eden insanlara beddualar yağdırdık.ve ağladık suçsuz yere ölen insanlara.ama yanımızdakile yaptığımız haksızlıkları hiç görmedik.milyonlarca insanı yok eden insanlara nefret kusarken bir kez olsun yüzüne baktığımızda dünyalara sahip olan evladı olduğumuz insanları unuttuk.ve iki tane ölenin ardından ağlayınca biz insanlık onuru için bir şeyler yapmış mükemmel insanların saydık kendimizi. insanları kandırdık kendi çıkarlarımız için.bir insan için hiç bir zaman kendini düşünmeden en büyük ateşlere atmak demek olan dostluğu ağzımıza sakız yaptık.ve bir gün geldi ki dostluk dediğin şey bir tanıdık azizeden farkı kalmadı.ve biz kendimizi dostlarımızı göstererek övüp durduk.ve aklımızı dünyanın en zeki aklı sanırken aslında kendimizi kandırdığımızı anlayamadık. ve bize biçilmiş onlarca seneyi mahvetmek için elimizden gelen her şeyi yaparken bir kaç günlük ömrü olan bir kelebeğe hayran kaldık.oysa en değerli varlık olan insanken. özkan köse
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı İnsanlık Savunması isimli yazı, Özkan Köse tarafından 01.10.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
10
Cehennem Olsunlar
• Züleyha Öztürk Oğuz • Başkaldırı Denemeleri • 81 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Kasım
10
Kasım
10
Kasım
10
Kasım
10
Zaman Bunu Da Öğretti Bana
• Gökçe Erözderim • Başkaldırı Denemeleri • 65 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
10
Ekim
26
Ekim
7
Ekim
4
Aydede`ye Mektuplar 3 ( Bu Ülkede )
• Özkan Köse • Toplumsal Makaleler • 103 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ekim
3
Şubat
23
Eylül
8
Sensizlik Ne Zor Şey Bilir Misin
• Özkan Köse • Klasik Şiirler • 688 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Nisan
8
Nisan
8
Eylül
8 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||