İsimsizİsimsizİSİMSİZGözlerine bakıyordum,gözlerinin içine.Dudaklarından dökülecek birkaç kelime beni dünyanın en mutlu insanı yapmaya yeterdi.Bekledim, sabırla bekledim karar vermesini.Yine hiçbirşey söylemeden donuk donuk gözlerime baktı.Birgün yanıt verecek bana,eminim.Kararını bekleyeceğim. - Sen daha çok beklersin. - Konuşmadan duramaz mısın sen? Neden bana hiç destek olmuyorsun? Neden her defasında bir de seninle uğraşmak zorunda kalıyorum? - Neden destek olayım ki? O seninle oyun oynuyor,seni umursamıyor,hala anlamadın mı? - O sadece karar vermeye çalışıyor.Anlayışlı ve sabırlı olmalıyım. - Neredeyse bir yıl oldu.Hala yanıt verdiğini duymadım. - Neden bu kadar acımasızsın? Ne yapmamı istiyorsun? - Kurtul ondan,çıkar hayatından. - Daha önce de denedim.Ne seni ne de onu hayatımdan çıkaramıyorum.Bunu sen de biliyorsun. - Ne halin varsa gör.Bakalım daha ne kadar izin vereceksin seninle oynamasına. -------------------------------------0-------------------------------------- Balıkların yemlerini vermeye başlasam iyi olur diye düşündü.Okullarına giden çocukların yola çıktıkları saatlerde o dükkanını çoktan açmış,balıklarını beslemiş olurdu.Onları doyurmadan kendisi kahvaltı etmezdi.Her sabah aynı yerden aldığı börekleri yerken,gazetesini sesli sesli okur,balıkların da haberleri öğrenmesini sağlardı. Yirmialtı yaşındaydı ve kendini bildi bileli balıklarla hep iç içeydi.Henüz çocukken okuldan çıkar çıkmaz soluğu bu dükkanda alırdı.Derslerini onlarla beraber yapar,onlara anlatırdı bütün gün neler yaşadığını. O henüz altı yaşındayken ölmüştü annesi.Belki de sevgiyi bu küçük canlılarda aramasının sebebi buydu. Anne babasının yatağına gider,ikisinin arasına girip sırtüstü yatarak kollarını iki yana açar beklerdi.İsterdi ki annesiyle babası onun göğsüne koysunlar başlarını.Beş on dakika süren bu büyük mutluluktan sonra babası genelde arkasını döner uyurdu.Annesi ise daha çok sokulurdu ona.Dakikalarca birbirlerinin gözlerine bakarlardı.Öylece uyur kalırdı.Çocukluğu ve annesiyle ilgili hatırladığı nadir şeylerden biriydi bu.Annesini düşünüp de ağladığında hemen balıklara sırtını dönerdi.Ağladığımı görürlerse çok üzülürler diye düşünürdü. Balıklarını satmak istemezdi hiç.Ama mecburdu.Gittikleri yerlerde de mutlu olacaklarına inanır,öyle avuturdu kendini. Beş yıl önce babası bir kazada ölünce hayatta yapayalnız kalmıştı.Tek sahip olduğu şey bu dükkandı ve tabii ki yüzlerce balık. Neredeyse her renkten her büyüklükten balık vardı bu küçük dükkanda.Bütün gününü onlarla ilgilenerek geçirirdi. Balık olmak isterdi küçüklüğünden beri. Yedi sekiz yaşlarındayken balıklar onunla konuşmuyorlar diye ağlardı.Zavallı babası onu susturmak için neler yapmazdı.Eli ayağına dolaşırdı adamcağızın.Babası “Sen yanlış doğmuşsun,balık olmalıymışsın.” dediğinde içini büyük bir mutluluk ve huzur kaplamıştı.Hala hissederdi bu duyguyu. Hayatı boyunca yaşadığı en kötü günlerden biri de balıkları istemeden öldürdüğü gündü.Babasının dükkanda olmadığı bir sırada o da balıkları beslemiş ve daha doymamışlardır diye defalarca yem vermişti.Ertesi gün okuldan dönünce yem verdiği balıkların bulunduğu iki akvaryumun boş olduğunu görmüştü.Babasının sorgusuna maruz kalmış ama gerçeği söyleyememişti. Pek arkadaşı olmamıştı hayatı boyunca.İnsanlarla konuşmayı sevmezdi.Uzak dururdu onlardan.Kimse de onu umursamazdı zaten.Kendini bu dünyaya ait hissetmezdi. Yaşı ilerledikçe balıkların dilinden anlamaya başladı.Yalnız onları dinler,yalnız onlarla konuşur oldu.Annesi babası da,dostu arkadaşı da,sevgilisi de balıklardı. Yalnızca o balıkların her şeyini bilirdi.Onun hakkındaki her şeyi yalnız balıkların bildiği gibi. ----------------------------------0--------------------------------- - Ben buna tek başıma karar veremem.İkinizin de kabul etmesi lazım. - Kusura bakma ama saçmalıyorsun. - Ne demek istiyorsun yine? - Diyelim ki ben kabul ettim.Seninle tek kelime bile konuşmayan biriyle nasıl anlaşmayı düşünüyorsun? - Sen kabul ediyor musun? Onu söyle bana. - ….. - Neden susuyorsun? Yoksa cesaret edemiyor musun? - Senin gibi bir deliye inanmıyorum o kadar.Yapamayacağını sen de biliyorsun. - Sen bir korkaksın.Neden itiraf etmiyorsun? Yalnızca korkaklar böyle davranır. - Ben korkak değilim.Peki kabul ediyorum.Ben de varım.Ya o?Hadi sorsana ona da.Tabi eğer sormaktan bıkmadıysan. Gözlerine bakıyordum,gözlerinin içine.Dudaklarından dökülecek birkaç kelime beni dünyanın en mutlu insanı yapmaya yeterdi. - Görüyor musun seninle nasıl dalga geçiyor.Ne olur inat etme de konuş benimle.Sen de kabul ediyor musun? - ….. - İşte asıl korkak.Konuşmaktan bile aciz o.Oyun oynuyor seninle.Boşuna uğraşma bence. - Ben onun ne dediğini duydum. - Sen iyice delirdin.Tek kelime bile söylemedi ki. - Babam bana ne derdi biliyor musun,eğer karşındaki insan sorduğun soruya yanıt vermeyip susuyorsa bu evet demektir. - Böyle saçma laf duymadım.Sırf istediğin olsun diye her şeyi işine geldiği gibi anlıyorsun.O ağzını bile açmadı, sen evet dedi diyorsun. - Yarın. - Yarın mı? Çıldırdın mı sen? - Yıllarca bekledim,daha fazla bekleyemem. - Yani ciddi misin? Yapacak mısın? - Evet.Ama yalnız olmayacağım.Üçümüz birlikte yapacağız. - Sen gerçekten delisin.Allah ‘ ım bizi koru. - Haklı olduğumu göreceksin. --------------------------------------0------------------------------------------------ Sabah yine erkenden uyandı.Yüzünü yıkadı,dişlerini fırçaladı.Çok heyecanlıydı.Traş olmaya başladı.Bir süre aynadan gözlerini ayırmadı.Onlara bakıyordu,yani kendine. Birisi umursamaz,içinde hiç sevgi barındırmayan,acımasız,yıkıcı ama korkak.Diğeri ise… Diğeri bugüne kadar hiç konuşmamıştı kendisiyle.Ama yine de onu tanıyordu,biliyordu aklından geçenleri.Hep bir şeyleri bekler,bir şeylerin hasretini çeker gibiydi.Daima hüzünlüydü.Sessiz kalışının, konuşmayışının sebebi buydu. İkisinin de gözlerine bakıyordu,yani kendi gözlerine. Uzun süredir birlikteydiler.İlk zamanlar çok çaba harcadı onlardan kurtulmak için.Tek başına başarabileceği bir şey değildi bu.Bir yıl kadar tedavi gördü hastanede.İyileşip normal hayatına döndükten bir süre sonra babasını kaybetti.Bu acı onu çok sarsmıştı.Kendini öldürmeyi bile düşünüyordu.O sıralarda yeniden onlarla birlikte olmaya başladı.Artık ölümü düşünmüyordu.İki arkadaşı vardı bundan sonra,bir de balıkları. İkisinin de gözlerine bakıyordu,yani kendi gözlerine.Aynı bedeni üç kişi paylaşacak kadar yakındılar birbirlerine. ---------------------------------------0---------------------------------------- Babası öldüğünden beri ilk defa evde kahvaltı ediyordu.İşyerinde kendisini bekleşen balıkları da yoktu artık.Dün balıkların hepsini üçer üçer torbalamış ve mahallesindeki okulun müdürüne götürmüştü.Sevindirsin istemişti çocukları.Her biri evlerine giderken üçer tane de balık götürmüşlerdi yanlarında. Babasının her bayram giydiği takım elbiseyi çıkardı dolaptan.Son bir kez evin bütün odalarını dolaştı.Kapıyı kilitledi ve sokağa attı kendini. Kalbinin atışlarını hissedebiliyordu.Yıllardır bugünü bekliyordu.Ne kadar sabırsızlansa da yürürken acele etmiyor,evlere,insanlara bakına bakına gidiyordu deniz kıyısına doğru.Parkta oynayan çocukları gördü,pamuk helvacı duruyordu bir köşede.Bir süre onları izledikten sonra yürümeye devam etti. Dolmuş gürültülerine martıların sesleri karışıyordu.Deniz kıyısında öylece duruyordu.Dönüp arkasına bile bakmadı son bir kez.Büyükçe bir kayanın arkasına geçip tamamen soyundu.Yolda yürüyormuşçasına yürüdü dalgalara doğru.Yavaş yavaş gözden kaybolmuştu.Hiç kimse fark etmemişti onu her zamanki gibi. Babasının sesini duyuyordu.” Sen yanlış doğmuşsun,balık olmalıymışsın.” Beş on dakika süren büyük mutluluktan sonra babası arkasını dönüp uyudu.Annesi daha bir sokuldu ona.Dakikalarca birbirlerinin gözlerine baktılar. Diğeri ilk kez konuştu onunla. “ Mutluyum “ Okuldaki çocuklar hep aynı şeyi soruyorlardı birbirlerine. - Benim balıklarım öldü,seninkiler yaşıyor mu?
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
22
Seni Ölesiye Hiç Bitmeyesiye Seviyorum5
• Gökçe Erözderim • Yaşamdan Hikayeler • 2 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
22
Kasım
22
Kasım
22
Kasım
22
Hayat Kaldırım Taşları Gibiymiş
• Zeliha Okan • Yaşamdan Hikayeler • 60 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
16
Mart
26
Mart
12
Mart
12
Mart
10
Mart
10
Mart
12
Mart
10
Mart
10
Kadınların Yaşı Sorulmaz
• Mert Sertdemir • Yaşamdan Hikayeler • 189 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
26 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||