İsimsizdi Kelebeklerimİsimsizdi KelebeklerimGülmek en büyük özlem olmuş yüreğimizde,acılarsa katık ne çare...Küçüklüğüme dair özlemlerim var.Ne yaptığımı bilmeden oynadığım anlamsız,bir o kadar anlam dolu oyunlar..Sebepsizce kavga ettiğim arkadaşlar,misketimi aldı diye saatlerce ağlamalar,gizlice bakkaldanşekerleme çalmalar,korkulu hikayeler anlatıp korkuya gülmeler..Babamın aldığı kirazlı tokalar ve nicesi... Gülümsemeyi hep sevdi yüreğim.Bir ben sevemedim.Sebebini sebepsiz diye adlandırmaktan çekinmeden.Küçükken sevinçlerime katık olurdu pamuk ipliğinden oluşan acılar.Kısa sürede kopuşundan verdiği sancılar.Oysa şimdi urgandan oluşan acılara katık olmuş duygular.. Gülmek,mutlu olmak,yaşamak.. Hepsi hepsi özlediğim özlemler,yüreğimin bilinmeyenlerinde.Çözülmeyen denklem gibi.Zorlasam çözeceğim belki de.Ama içimden çözümünü bilmek gelmiyor gibi. Küçükken kelebeklerin peşinden giderdim gidecekleri yeri bilmeden.En çok siyah beyaz beneklileri severdim.Şimdi ki hayatıma eş değer olabilme ihtimalini sezemeden.Bazende renklerini gökkuşağından almışrengarenk kelebekler peşinde koşardım.En güzel çiçeğe konarlar,tenime dokunmaktan alamazlardı bedenlerini.Bense tarifini henüz saptayamadığım izlemlerimi..Çok geçmezdi güzelliklerine aldanışım.Güzelliklerine aldanıp,uzun ömre sahip olduklarını sanıp,bir kavonaza hapseder ve orada beslemeye çalışırdım.Oysa ki bir kaç saat geçmeden toplu iğneye eş değer gözlerini yumarlardı bir daha açmamak üzere.Nereden bilebilirdim ki dakika birikimlerinde gizli yaşam savaşlarını... Şimdi ise dünya hapsetti beni kendi kavanozuna.Annemin özenle aldığı çiçekli kavanozlar gibi değildi.Güzelliğini yitirmiş sadece cam zerreciklerinden oluşan,şatafazdı bu kavanoz.İçine nasıl yerleştirildiğimi hatırlamazken,aklımı kemiren kelebekler gibi oluşumdu.Ölümüm bir kaç saat değil,bir kaç asırlıktı sanki.Oysa onlar bir kaç saatte veda mı elvada mı derlerdi bilinmez.Ben elveda derdim arkalarından.Ağlamaklı açtığım çukurlara mezar diye yazardım,isimlerini yazmak yerine.İsim bulacak kadar vaktim olmazdı ömür denilen dakika birikimlerinde.Ve yine ağlardım. Küçüklüğüm...Küçüklüğümdede ağlıyormuşum meğer.Demek ki mutluluğuma katık sandığım acılar ya da mutluluğum dediğim mutsuzluğummuş.Mutsuzluğuma ise acılarımmış gelecekten habersiz saptanmış,önceden çizilmiş uçsuz bucaksız çizgi.Katıksızmış mutsuzluk,katıksızmış umutsuzluk... Farkında olamamışım ne çare...
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Ersin Başeğmez yazıyı tebrik etti...
Necla Alptekin yazıyı tebrik etti...
Yeliz Kahvecioğlu yazıyı tebrik etti...
Kasım
22
Kasım
22
Kasım
22
Kasım
22
Kasım
22
Haziran
28
Haziran
23
Haziran
19
Haziran
18
Haziran
17
Mayıs
19
Mayıs
13
Nisan
16
İsimsizdi Kelebeklerim
• Vildan Atasoy • Hayata Dair Denemeler • 263 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Nisan
11
Nisan
14
Bir Çocuğun Dilinden
• Vildan Atasoy • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 258 kez okundu. • 2 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||