kayit
Google Özel Arama
22 Kasım İzmir Buluşması! Katılmak için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Makale / Ekonomik Makaleler

İşsizlik ve Diplomalı İşsizler


İşsizlik ve Diplomalı İşsizler

Dünya varoldu olalı, son iki asır içinde geçirmiş olduğu değişimi ve dramatizmi geçirmemiştir. Avrupa’daki Aydınlanma Dönemi ve aynı devre rastlayan Sanayi İnkılâbı ile beraber içtimai, siyasi, askeri ve iktisadi hayat muazzam bir şekilde değişime uğramış ve bu sistemin getirdiği tüm fikir, izm, dogma, düşünce ve sairenin başına ‘’modern’’ kelimesi, bundan önceki devre de ‘’klasik’’ sözcüğü daha evveline ise ‘’ilkel’’ kelimesi eklenerek her şey tanımlanmaya ve açıklanmaya çalışılmıştır. Bu yüzyıl içinde iki büyük cihan harbi olmuş ve bu savaşlarla beraber yeni düşünce akımları da uluslaraarsı arenada yeni yerlerini almışlardır. Bu değişimlerden biri hiç kuşkusuz iktisadi hayatta oldu. Önce Liberal-Klasik İktisat ile Sosyalist İktisat arasında dünya yeni bir mücadeleye sahne oldu. Pürkapitalist sistem 1929 Krizi ile çökünce yerini Sosyalist İktisatla bir ölçüde yaklaştıran Keynesçi İktisata bıraktı ve böylece kamunun ekonomi içinde aktif rol alması öngörüldü. Bu sayede sosyal devlet anlayışı gelişerek insanlar bir takım sosyal güvence hakkına da kavuşmuş oldu. Bu, ta ki 1973 Petrol Krizine kadar devam etti. Artık sosyalist dünya da zayıflamıştı. Kapitalizm yumuşak yüzünden sert ve acımasız yüzüne yani aslına dönmeye başlamıştı. Devletin ekonomi içindeki yeri tartışılır hâle geldi. Kapitalin önündeki tüm engeller kaldırılmalıydı. Bunun pahası ne olursa olsun bu ödenecekti.
İşte 1980’lerle beraber Türkiye’de de bu rüzgârlar hakim oldu. ithal ikâmeden ölçek ekonomisine yani ihraç ikamesine geçmek! Bunun yolu hiç kuşkusuz belliydi. Önce kamu teşebbüslerinin yeri sorgulandı ve sonuçta… Sonra devletin ekonomi içindeki rolü tartışılmaya başlandı ve neticede devlet küçülmeli, dendi! Devletin aslî görevi savunma ve adaleti temin etmekten ibaret olmalıydı yani ‘’sosyal devlet’’ anlayışının bir ibare şeklinde sadece kâğıt üzerinde yazması kâfiydi.
Buradan asıl gelmek istediğim nokta yıllarca ülkenin en büyük problemi olan istihdam sorunudur. Bu konu o kadar mühim ki sırf istihdamı ele almak bile başlı başına büyük bir çalışmayı gerektirmektedir. Sadece istihdamla iç içe olan bir sürü mesele de beraberinde gelmektedir. Ancak biz sadece rakamlara bakmakla yetineceğiz. 1990’da % 8,2 olan işsizlik oranı 2000 yılına gelindiğinde % 6,8 seviyesine gerilemiş ancak yine 2000 yılında yaşanan krizle birlikte 2001’de % 8,5 düzeyine ulaşmıştır. 2002 yılında % 10,6 ve 2003 yılında % 12’lere yükselmiştir. Ancak bunlar gerçeği yansıtmaktan ziyade izafi rakamlardır. Çünkü ortada atıl bir işgücü vardır. Atıl işgücü eksik istihdam ile işsizlik oranının toplamıdır. Şayet bunu da düşündüğümüzde günümüz itibariyle bu oran % 16’yı geçmektedir. 2002 yılından bu yana GSMH’de ortalama % 6 civarında büyüme yaşanmasına rağmen işsizlik artmaktadır. Buna istihdam yaratmayan büyüme modeli denir. Tüm yukarıda anlatılanlar yıllardır dile getirildiğinden insanımız buna alışmıştır ancak şimdi bunun içinde yeni bir problem hasıl olmuştur. Türkiye tarihi boyunca bu boyutlarda diplomalı işsizlik sorunu yaşamamıştır. Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odası Birliğine kayıtlı 300 bin üyesinden % 25’i işsizdir. Eğitim-fen ve edebiyat fakülteleri yılda ortalama 60 bin mezun vermekte ve 200 bine yakın öğretmen ve öğretmen adayı atama beklemektedir. Diğer fakültelerin durumları ise daha vahimdir. Eğitimli işsizlik oaranı % 33 mertebelerindedir. Yeni mezunlar arasında ise işsizlik oranı % 50’yi aşmıştır. Yani ortalama üç eğitimliden biri işsizdir. Aslında rakamlara takılmadan da bu oranı tahmin etmek kolaydır. Sadece KPSS’ye başvuru oranını dikkate aldığımızda durum kendini gösterecektir. Özellikle 2000 yılından bu yana devletin, vasıflı eleman istihdam etmemesi bunda büyük rol oynamıştır. KPSS ile koklatılan kamunun istihdam politikası bunu çözmekten uzaktır. Zaten mülakat ile de toplumsal adalet duygusu büyük ölçüde zarar görmüştür. Bu durumda istihdam yaratmadan büyüyen özel kesimin de istihdama tek başına çözüm getireceğini düşünmek zor olmasa gerekir.
Ülkemizdeki düşük ücretler, kayıtdışı istihdam, güvencesiz meslek, eksik istihdam tam bir keşmekeş hâl yaratmıştır.
14/03/2008-İstanbul


İşsizlik ve Diplomalı İşsizler
Yazı Sahibi
Tahsin Çayıroğlu
Tahsin Çayıroğlu tarafından 21.7.2008 tarihinde eklendi 611 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
İşsizlik ve Diplomalı İşsizler isimli yazı, Tahsin Çayıroğlu tarafından 21.07.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Eda Tuna yazıyı tebrik etti...
tebrik Sanem Duran yazıyı tebrik etti...
Gülden hanım son cümleminiz hepimizin dileğidir yalnız sizinde değindiğimiz gibi işsizlik büyük bir problem olarak devam edegelmektedir. Özellikle 2000`li yıllardan sonra buna diplomalı gençler de eklenmiştir. Haklısınız herkes donanımlı eleman istiyor ve eğitim sistemimiz ise maalesef bunun uzağında buna mukabil yüksek öğrenimde en büyük sorun ihtiyaçtan fazla talebe yetiştirlmesidir ki bu da hem yetişmiş elemanın hem de ilgili bölüm ve bölümlerin değerini düşürüyor. Bakın son 5 ya da 6 yıldır öğretmen bölümlerinin taban puanları iktisat, maliye, tarih, edebiyat gibi bölümleri va hatta hukuk, uluslararası ilişkiler gibi bölümlerin dahi taban puanlarını geçmiştir. Buna sebep olan ise her şeye rağmen öğretmen istihdamının fazla olmasıdır. Bu vesile de eğitim fakültesi dışındaki fakülteler de otomatik olarak önemsizleşmektedir. Öbür yandan ülkenin istihdam olanağı belli iken sırf insanları üniveriste okusun diye ya da şehir veya ilgili ilçe`nin ekonomisi canlasın diye tamamen siyasi amaçlı üniversite açılır mı? Enformasyon Çağına geçtiğimiz bu devirde eğitim bu kadar ucuzlatılmamalı! İş ve üniversite arasındaki sıkı bağ öyle empoze edilmiş ki işsizliğe çare olsun diye üniversiteler çoğaltılıyor, KPSS gibi sınavlarla gençler oyalanıyor, sonra yüksek lisans ve saire derken gençlik en verimli çağını oşa harcamış oluyor. Yukarıdaki yorumunda bir takım kopukluklar olduğunun farkındayım ama özetle işsizliğe gerçek manada çözüm bulmak yerine, mesele ötelenmeye çalışılıyor!


23.07.2008 tarihinde yorumlandı.

Evet Türkiye`nin büyük bir sorunu ancak tabiki bu soru yılların birikimi diyebiliriz bazı meslekler hariç Türkiye`de ihtiyaç olan şey kaliteli olan eleman yani donanımlı insanlar bu da verilen üniversite eğitimine uzanan bir yoldur. Yani aslında ekonomi diğer sistemleri de etkilemektedir. Bu böyle kısır bir döngü nereye gider bilinmez. Umarım güzel günler bekliyordur bizleri. Tebrik edeiyorum çok güzel bir konu.


23.07.2008 tarihinde yorumlandı.


Ağustos
31
Hapınızı Yuttunuz Mu?
Ertuğrul ErdoğanEkonomik Makaleler • 327 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Temmuz
21
İşsizlik ve Diplomalı İşsizler
Tahsin ÇayıroğluEkonomik Makaleler • 612 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
10
2duyunu Umumiye
Kutay ÇağlayandereEkonomik Makaleler • 271 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
30
Mayıs
19
Dürüstlük En İyi Politikadır…
Melike KorsozEkonomik Makaleler • 345 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
12
Modern Cehalet
Tahsin ÇayıroğluDeneme / Karalamalar • 52 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
13
Fırtına Geliyor
Tahsin ÇayıroğluGüncel Makaleler • 260 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
26
Dilimize Sadakat
Tahsin ÇayıroğluEğitim Makaleleri • 1047 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Eylül
5
Oruçla İlk Tanışma!
Tahsin ÇayıroğluÇocuk Hikayeleri • 257 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Eylül
3
Ma`dum Umutlar
Tahsin ÇayıroğluSerbest Şiirler • 173 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
19
Eylül
26
Dilimize Sadakat
Tahsin ÇayıroğluEğitim Makaleleri • 1047 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Temmuz
14
Uluslararası İlişkiler
Tahsin ÇayıroğluEğitim Makaleleri • 977 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
16
Mülakat Siyasetin Çirkef Yüzü
Tahsin ÇayıroğluEleştiri Makaleleri • 803 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
12

Anahtar Kelimeler İşsizlik ve Diplomalı İşsizler, İşsizlik ve Diplomalı İşsizler makalesi, İşsizlik ve Diplomalı İşsizler makale, İşsizlik ve Diplomalı İşsizler nedir?, İşsizlik ve Diplomalı İşsizler hakkında bilgi, İşsizlik ve Diplomalı İşsizler makaleleri, Tahsin Çayıroğlu makaleleri, İşsizlik nedir, İşsizlik makalesi, İşsizlik makaleleri, Diplomalı nedir, Diplomalı makalesi, Diplomalı makaleleri, İşsizler nedir, İşsizler makalesi, İşsizler makaleleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Aldananlardan Olmayın !

Erol Sunat
Laf Demini Almadan Olmaz…

Sezer Nişancı
Teknolojide Zırvalamak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Books | Ringtones | Hosting Web | Debt | Mortgage Calculator | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul