İyiliğin Bedeliİyiliğin BedeliBir varmış,bir yokmuş...Uzun uzun zaman önce heybetli mi heybetli haşmetli mi haşmetli bir kralın huzur ve barış içinde yönettiği çok büyük bir ülkesi varmış.Bu ülkede bolluk bereket,her daim hareket,herkeste birbirine karşı nezaket varmış.Madalyonun bir de diğer yüzü var.Bu bol bol meyve sebze veren toprakların altında esrarengiz bir dünya daha varmış.Evet evet en az yukarıdaki kadar heybetli bir dünya...Ancak insanoğlunun bu altında yaşayan dünyadan haberi yok.Buna karşın alttakiler yukarıdakilerden haberdar,hatta onları gayet iyi tanıyorlarmış.Bu nasıl mümkün olur?Çok basit.İnsanoğlu bu altında yaşayan ırkı göremezmiş.Bu esrarengiz ırk isterse insanoğluna kendini gösterebilirmiş ama bu alttaki krallıkta yasakmış.İnsanlarla iletişim kurmaya kesinlikle izin vermeyen,insanlardan nefret eden zalim mi zalim bir kralları varmış.Ona göre insanoğluonların üstünde tepinen,sesleriyle onları rahatsız eden,silüetlerinden nefret ettikleri bir ırk.Biraz da yeraltındaki ırktan bahsedersek devler kadar uzun desem de inanmayın bu mümkün değil.Nihayetinde yeraltında yaşıyorlar.İşin şakası boyları elli santimi geçmeyen,yiyecek seçmeden herşeyi yiyen,konum itibariyle de kirli mi kirli bir ırk.Kahramanımız da halkının arasında insanoğluna hayranlıkla bakan.yakalanmadan üst dünyaya geçen ve orada insanları büyük bir zevkle izleyen Bartis.Tabi ki Bartis istemediği sürece inanlar onu göremez ama Bartis`in tek dileği bir gün insanlara kendini gösterip.alt dünyada yaşadığını özgürce haykırabilmekti.Ancak diline adeta mühür vurulmuştu.Eğer insanlara kendini gösterip,konuşursasonsuza kadar insanoğlunun arasında bir ucube gibi yaşamaya mahkum edilecekti.Bu ise Bartis`in ırkı için feci bir durumdu.Çünkü Bartis insanoğlunun onları aralarına almayacağını çok iyi biliyordu.Ama asla içindeki sesi bastıramıyordu.Mutlaka insanlarla konuşmalı,onların da bu dünyada yaşadığını herkese yaymalıydı.Yine bir gün Bartis yeraltındaki günlük toprak kazım işlerini bitirmiş ve görünmez olarak dünyaya geçiş yapmıştı.Ne zaman görünmez olmak zorunda kalmadan dünyaya çıkabileceğim diye geçirdi aklından.Yakıcı sıcak dünyayı esir etmişken,bartis sokaklarda geziniyordu ne yapacağını bilmeden.Birdenbire çığlığa benzer bir ses duydu.Ses devam ettikçe az ileride sokak başında genç bir kız ve orta yaşlı bir adamın tartıştığını gördü.Merak edip,yaklaşmaya karar verdi.Nasıl olsa onu göremezlerdi.İyice yaklaşıp,tartışmayı dinlemeye başladı.Kız adamdan hakkı olan parayı istiyor adam da inatla kıza hakettiği parayı verdiğini ve daha fazla vermeyeceğini söylüyordu.Kız adamdan aldığı meyve ve sebzeleri satıyordu ama adam asla kıza parasını tam vermiyordu.Kız ağlayarak yalvarmaya başladı.`Lütfen biliyorsun babam acıdan uyuyamıyor,ilacını parasızlıktan alamıyorum.Bu paraya ihtiyacım var.`Adam;`ben sana paranı verdim,hakkın olan o,şimdi defol git başımdan` diye karşılık verdi.Kız daha fazla direnemeyip,başını eğerek adamın yanından ayrılmaya kalkar ancak tuhaf bir görüntüyle irkilir.Hayatında hiç görmediği kadar pis ve çirkin bir yaratık tam karşısında dikilmektedir.Tartıştığı adam en az onun kadar şaşkındır.Bartis adama dönerek,`kızın parasını öde der ama adamı bu eciş bücüş yaratıktan gelen ikaz hiç mi hiç etkilemez.`Sen kimsin de bana kafa tutuyorsun yer mantarı`diyerek bartisi tersler.Bunun üzerine bartis adama yaptığı vur kaç büyüsüyle onu etkisiz hale getirir ve zorla da olsa kıza parayı vermesini sağlar.Kız şaşkınlık içinde nerden geldiği belli olmayan bu yaratığa bakar ama ne diyeceğini bilemez.Nasıl olur da bu yer cücesi dağ gibi bir adamı devirebilir,akıl erdiremez.`Teşekkür ederim bu para benim için herşey demek ama nasıl olur da böyle birdenbire ortaya çıkıp bana yardım ettiniz,hala inanamıyorum.`der.Bartis ona dönerek size hiçbirşey anlatamam der ve hemen gözden kaybolur .Kız gördüklerine hala inanamaz ve rüya gördüğünü düşünür.diğer taraftan yeraltında Bartis`i çok büyük bir felaket beklemektedir.Yerüstüyle iligili tüm kuralları çiğnemiştir.İnsanoğluna görünmüş,onlarla konuşmuş,hiçbiri yetmezmiş gibi bir de büyü yapmıştır.Tüm bu yaptıklarının cezasını zalim kral varecekti.Kralın karşısına çıktı ve titreyerek cezasını beklemeye koyuldu.Kral;`Bartis,tüm kurallarımızı çiğnedin,cezanı biliyorsun,artok yeraltına adım atmayacak,sonsuza dek insanoğlunun arasında bir ucube gibi yaşayacaksın.Senden nefret edecekler,tiksinecekler,seni asla aralarına almayacaklar,sana türlü türlü işkenceler yapacaklar.Ne için bir düşün bakalım?Önemsiz bir insanoğluna yardım etmek için...Aptallığının bedelini bu ağır cezayla ödeyeceksin.Gün yüzü görmeyecek,ölmek isteyecek.sürüneceksin.Tüm bunları nasıl göze alabildin?`Bartis cezasına hiç itiraz etmeden cevap verir;`Belki tüm bunları yaşayacağım haklısınız yüce kralım ama o zavallı kıza yardım ettiğim için pişman değilim.Herkesin yapması gereken şeyi yaptım.Haksızlığa uğrayan birine yardım ettim.Bu asil davranışım eğer cezayı hak ediyorsa daha kötülerine de layığım demektir `der ve yerüstüne doğru cezasını çekmek üzere dönüş yapar.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
2
Sudenaz’dan Mektuplar (ıv)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 16 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
2
Ekim
19
Ekim
19
Eylül
27
Eylül
27
Eylül
27
Nisan
9
Ağustos
9
Nisan
9
Eylül
9
Temmuz
9 |
![]() |
Site Menüsü
Radyo Yayını
( Canlı Yayında )
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||