İz Bırakanlarİz BırakanlarHayat doğumla başlar, ölümle biter…Şimdi şu an farkında olduğumuz tek yalın gerçek bu… Bizim bilmediğimiz hayat formlarının mevcut olduğuna dair bir takım hisler ve bilgiler olmasına rağmen, henüz müspet bilim, doğum öncesi ölüm sonrası boyutlar hakkında bizlere yeterli bilgi sunamıyor ne yazık ki… Bütün kutsal kitaplarda ve diğer mistik inançlarda, o bilmediğimiz boyutlar hakkında bir takım ipuçları mevcut. Bu ipuçlarını algılama ve yorumlama, her bedenin ve ruhun kendi dünyasında kendine has, özgün bir şekilde oluşuyor. Kısacası “tanrı ile kulun arasına” aslında kimse giremiyor. Geliyoruz, zamanın koridorlarında dolaşıyor, kendimizce bir şeyler yaşayıp gidiyoruz. Sonsuz enerjinin bize bahşettiği kadarıyla, (bir deyimle Allah’ın ruhundan bize üflediği ruhla), dolaştığımız koridorlarda ne çok şey yaşıyoruz. Acılar, zevkler, aşklar, hayal kırıklıkları, ihanetler, ölümler, tesadüfler, mutluluklar, başlayışlar, bitişler… Yüzlerce duygu ve olay… Bize tanınan yaşam süresince sıra hangisine geldiyse onunla karşılaşıyor, bir an, bir an daha ömrümüzden kullanıp basamakları bir bir çıkıyoruz. Şarkının dediği gibi; “ geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan ve arkasında güneş doğmayan o büyük kapıdan” geçmeden önce çıktığımız her basamak, göğsümüzde açacak olan “Lale ve Gül” e hazırlık oluyor. Kime sorsanız hayatı roman… Hele son yüzyılda, döngüsü son derece hızlanan zaman; bazen birkaç dakika içinde bir kişiyi inanılmaz değişimlere sürükleyebiliyor. Basamakları çıkış süresi gitgide azalıyor. Travmaların geliş aralıkları gitgide daralıyor. Kozmik sistemin bizim zamanımızın dışındaki boyutta bir rotası ve hızı olduğunu, birtakım bilim adamları mevcut iletişim sisteminin kelimeleriyle anlatmaya çalışsa da, sanırım şu an dünya yüzeyinde yaşayan pek çok insan, günlük yaşamın ağır koşullarının içinde bunun farkındalığından uzak bir koşturmaca içindeler. Herkes dünya nimetlerinin biraz daha fazlasını, kendisi için koparmaya programlanmış birer robot gibi sadece bulunduğu üç boyutun gerçeklerinde, deyim yerindeyse zaman öldürüyor… Başka bir söylemle; uyuyor… Kimileri ise, uyanık olmanın verdiği tüm acıya bedeni ile ruhunu teslim ediyor ve giderken iz bırakmak istiyor… Biliyor ki dönüş yok, kozmiğin dışına çıktığı anda o vücut başka bir forma girecek. Tekrar geri gelecekse bile geldiğinde, yine bir şeyleri hatırlamayacak, bir öncekinde yaptığı hataları belki tekrar yapacak… Dünya bilinen ya da bilinmeyen tarihiyle; üzerinde iz bırakanların tiyatro sahnesi gibi… Gelmeden önce elimize verilen senaryonun ne kadarını bileğimizin hakkıyla ve gerçeğine yakın oynayacağımızı zaman ve biz belirliyoruz… Kader varsa da, bize bırakılan bir parçacık insiyatif olduğu gerçeğini kabul etmek, yaradana karşı gelmek ya da eş koşmak değil de, aksine onun varlığının bizim tarafımızdan sonsuz bir inançla kabul gördüğünün ispatıdır bence…
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Bugün Benim Doğumgünüm
• Sabriye Nişancı • Hayata Dair Denemeler • 3 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Gidenlerin Ardından Son Duraklarda Beklemeler
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 11 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
2
Vazgeçtim (sadakatten)
• Hilmi Nevruzpul • Hayata Dair Denemeler • 7 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
2
İstedik mi Yaparız Arkadaş /izmir /11
• Lutuf Veli • Hayata Dair Denemeler • 35 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mart
1
Kasım
27
Kasım
27
Kasım
27
Kasım
27
Kasım
25
Beyin Dalgalarının Gizemi
• Nesrin Dabağlar • Bilimsel Makaleler • 803 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
25
Aşkın ve İhanetin Kimyası
• Nesrin Dabağlar • Bilimsel Makaleler • 626 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
25
Mart
1
Kasım
25 |
![]() |
Site Menüsü
Radyo Yayını
( Canlı Yayında )
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||