CanımCanımAyrıldık...Hem de bu kadar çok severken ayrıldık... Biliyor musun en zoru da o buğulu gözlerini geride bırakmak oldu.Ben istemedim ki gitmeyi...Şimdi düşündüğümde keşke deyip ateş yutmak istemiyorum ama o kadar üzgünüm ki bittiğine o kadar üzgünüm ki... Sen benim yakın bir akrabamın tanıdığıydın. Daha ilk görüşte sevdim ben seni.Sonra tanıştık sadece iki yabancı gibi.Önce sohbet ettik güle,güle en sonunda da ayrıldık işte ağlayarak. Önceleri sadece yanında fazlaca güldüğüm, eğlendiğim, doya doya sohbet ettiğim biriydin. Bir akşam bana bir bakışında kalbimin hızla çarptığını daha sonrada karnıma kramplar girdiğini hissettim. İşte o zaman anladım,sana aşıktım... Şuana kadar içtiğim en güzel kahve hangisi biliyor musun? Seninle sohbet ederken soğuttuğumuz sonrada içtiğimiz kahve. Peki en güzel gece hangisi? Bilgisayarın başında sabahladığımız ve üzerime mum akıttığım gece. Peki en güzel bisküvi hangisi?Uyumaya çalıştığımda beni uyutmamak için gelip bana yedirdiğin bisküvi... Şimdi ise ben tutamıyorum gözyaşlarımı... Her şey çok güzel giderken o büyülü şehirden ve o buğulu gözlerinden ayrılacağım gün geldi.Sadece birbirimize baktık,dayanamayıp gözyaşlarımız süzülürken gizleme gereği duyup birbirimize sımsıkı sarıldık,hiç bırakmayacak gibi...Sonra telefon çaldı artık yolun sonuydu gitmem gerekiyordu.. Evet şimdi bu günlerin üzerinde uzun zaman geçti.3 yıl beni bekle demiştin,sadece 3 yıl dedin.İnan beklerdim seni ama gelmeyeceğini bile bile beklemek doğru muydu ki?İnan bekledim ben seni,gelmedin...Ben şimdi o büyülü şehire bile gidemiyorum,sen kokuyor her cadde her sokak.Kalbimin bu kadar yanacağını tahmin etmeliydim.Yanından ayrılırken gözümden süzülen o yaşlar habercisiydi bu yürek yangının.Özür dilerim ben de beklemedim seni.Çünkü biliyordum benim değildi o buğulu gözler.Bak işte gördün mü şimdi bir başkasının yanağında ellerin,kim koyuyor başını omzuna.Ne olur yok böyle bir şey de dayanamam senin başkasına bakan gözlerine.Şimdi nerdesin,ne yapıyorsun bilmiyorum.Seni çok merak ediyorum.En son evleneceğini duydum.Kiminle aynı yastığı paylaşacaksın?Kim uyandıracak seni sabahları?Kim geçecek benim yerime söyle kim? Birlikte uyuduğumuz kanepe,yemek yediğimiz masa,kahve içtiğimiz sandalye,yakışıp yakışmadığımıza baktığımız ayna...hesap sormaz mı bizden.Ne kadar yansa da yüreğim artık sönmek zorunda bu ateş.Sadece seni tekrar hatırlamak istedim.Az önce sana ait olan siteye girdim.Yazdığın yazıları okurken canım acıdı.Bir anda fotoğrafların çıktı karşıma.Seni özlediğimi söylemeye korkuyorum.Sanırım artık vazgeçmeliyim senden.Bu arada sayfana kocaman "bahar gözlüm" yazmışsın,biliyorum ben değilim bu.Olsun hazırlıklıydım zaten.Kim bilir belki bir gün bu mektubu okursun,eğer okursan bil ki benim kalbimin bir kısmı sonsuza dek senin.Kendine iyi bak olur mu ya da sanırım artık söylemem gereken şey evlendiğin ya da evleneceğin insanın sana iyi bakmasını ummaktır ne dersin JANIM?...
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
28
Kendime Sende Bulduğumdan Beri…
• Hüsnü Cesur • Mektup Hikayeleri • 83 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
19
Kasım
18
Kasım
10
Ekim
22
Şubat
9
Kasım
23
Kasım
18
Ekim
19
Şubat
9
Kasım
18
Ekim
19
Kasım
23 |
![]() |
Site Menüsü
Radyo Yayını
( Canlı Yayında )
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||