“Öğretmen çocuğa sormuş;G harfiyle başlayan üç hayvan ismi söyle bakayım...Öğrenci hiç düşünmeden vermiş cevabı;Geçi...Goyun...Guzu...Çocukluğu Anadolu’nun köylerinde, kasabalarında ve ilçelerinde geçmiş birisi için bu tabirler oldukça tanıdık ve gülümseten tabirlerdir.Öğretmenlerimiz yıllarca K ile G harfi arasındaki farkı anlatmışlar, ancak Ort...”
Öğretmen çocuğa sormuş; G harfiyle başlayan üç hayvan ismi söyle bakayım... Öğrenci hiç düşünmeden vermiş cevabı; Geçi...Goyun...Guzu... Çocukluğu Anadolu’nun köylerinde, kasabalarında ve ilçelerinde geçmiş birisi için bu tabirler oldukça tanıdık ve gülümseten tabirlerdir. Öğretmenlerimiz yıllarca K ile G harfi arasındaki farkı anlatmışlar, ancak Orta Anadolulu öğretmenlerimiz bile bu tür konuşmadan kendilerini alamamışlardır. İnanın bu apayrı bir güzellik ve zenginliktir. Bu güzellik beni neden mi sardı? Ege doğumlu olmama rağmen, 35 yılım Orta Anadolu’da geçti. Halen de Anadolu’da yaşamaya devam ediyorum. Çocukluğumda bulunduğumuz yerin şivesine tam alıştık, alışıyoruz derken, rahmetli babam bir başka yere tayin oluverirdi. K harfinin G olarak kullanılmasına takmış falan değilim. Bu ifadeler şu anda yaşadığım şehirde de hoş görülen ve kullanılan ifadeler... K harfinin G olarak kullanılmasında aslında hiçbir sakınca yoktur. Çünkü, şive ve ağız bunu gerektirir. Kayseri’ye, Gayseri, Konya’ya Gonya denmesi bunun tipik birer örneğidir. Geçi, goyun, guzu güderdik, gaval çalmasını neyim de bilirdik, demişti bir zamanlar bir yaşlı amca... Kestirmeden gitmeye, hazır cevaplığa bayılırız. Gördüğümüz her aksaklığa bulduğumuz ve yakıştırdığımız sözler yüzlerce yıldan beri süzülüp gelir hep... Millet olarak göçebe kültüründen gelmiş olmamızın izleri, hürriyetimize çok düşkün olduğumuzun belirtileri deyimlerimizde saklıdır. Koyun, kuzu ve keçi ile ilgili, hemen aklımıza geliveren deyimleri sıralayalım isterseniz. Koyunun olmadığı yerde, Keçiye Abdurrahman Çelebi derler, sözü oldukça anlamlı ve manidar bir sözdür. Kullanıldığı yere göre, taştan daha ağır gelir. Ak koyun ak bacağından, kara koyun kara bacağından asılır derken herkesin sevabı da, günahı da kendine demişiz anlayana... Anlatmaya bir başladım, Koyun kaval dinler gibi dinlemeye başladılar, deyip hissiyatımızı anlatmışız. Keçinin yemediği ot başını ağrıtır derken yine derin manalar içeren bir sözle muhatabımıza dünya kadar mesaj göndermişiz. Ruh sağlığı bozulmuş bir için, eyvah yazık adamcağıza, keçileri kaçırmış galiba diyerek üzüntümüzü anlatıvermişiz. Hırpalanmak için hır çıkaranları, keçinin canı sopa isteyince, çobanın değneğine sürtünürmüş derler, diyerek ikaz etmişiz Kuzunun tazeliği ve lezizliğini anlatmak için, bir koyun başı pişinceye kadar, kırk kuzu başı pişer demişiz. Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu sözüyle, birilerinin dikkatini toplamasına yardım etmişiz.... Keçi gibi inatçı tabiriyle, laftan sözden anlamayan, hoşgörüsü olmayanlara bir şeyler anlatmaya çalışmışız. K ile G arasında sizce de fark var mı? Kuzu yerine Guzu, Koyun yerine Goyun, Keçi yerine Geçi dediğinizde başka bir şey anlayan var mı? Bana göre, çocukluğumdan beri hiçbir fark yok... Yok da... Allah rahmet eylesin Türkçe Öğretmenim Mehmet Beyin sözleri hala kulaklarımda... Kuzu evladım... Ku-zuuu... Koyun yavrucuğum....Ko-yuuun... Geçi değil...Ke- çiii...diyeceksiniz... Türkçe’yi doğru kullanacaksınız, bunun için bu dersin adına Türkçe diyorlar...Bize de devletimiz bunun için maaş veriyor....
Hayrettin Apaydın / 30.04.2008"Geçi, goyun, guzu güderdik, gaval çalmasını neyim de bilirdik" doğrudur...
Şimdi bin yıllık Geçi, goyun, guzu yada gaval birden bire Koyun, kuzu, keçi ve kaval oldu öyle mi?...
La havle vela guvvete illa billah.... Hocam şaka yapmayın yaa.
Siz şaka yapmıyorsunuz ama ben şaka yaptım hocam. Çok doğru söylersiniz de bırakalım da öyle GALSIN!... Düzgün konuşursak GÖÇEBELİKTEN Mİ KURTULACAĞIZ? Yine şakaydı...ELLERİNDEN ÖPTÜM. SAYGI VE HÜRMETLER CANIM HOCAM.
Ziyaretçi Yorumu / 28.04.2008Nenemler,dedemler balkan harbinde gelmişler Bulgariye`den. Oraya ne zaman gitmişlerse; sanırım Karaman`dan gitmişler. Keşke kazma kürek kazabilsem, keşke köklerimi bulabilsem ama zor. Aslında, ırkçı değil evrenselciyimdir ama insan gene de merak ediyor; ilk atam kim diye. Büyük büyük nenem, en büyük dedem kim? Bu, konuşma dilimizdeki "K" ile "G" çok hoşuma gitti. Çünkü bizim millet halen eskisi gibi konuşur; nenesi, dedesi gibi... Yani, goyun, guzu, gızan... Gapgara, gıpgırmızı, goca gaynak... gibi. Bir zamanlar birisi(bir büyüğüm) söylemişti; "K" yerine "G" yi Türkmenler kullanır diye... Acaba hangisi gerçek Türkçe? Yazının sahibi sayın Erol Sunat`a, yazıyı okuyan değerli okurlara ve çok değerli yorumculara saygılar sunarım. Tevfik Tekmen.
Sezer Nişancı / 28.04.2008Ben bu goyunlarla geçileri birbirine bek bi gariştiyom.
Hatta dahası vardır bazen. Kırk, çoğunlukla gırk olurken, gonca da konca olur ya...ona da hayret ediveriyom.
Saglıkla kal, sevgide kal arkadaşım.
Sezer Nişancı
Tuğba Çetiner / 27.04.2008Keşke dilimiz bozulmasa da k yerine g desek.Çok güzel olan dilimiz yabancı kelimelerle o kadar bozuldu ki!
Seyhan Nergiz / 27.04.2008yazarken elbette doğru harfler kullanılmalı... ama, anadoludakinin dilindeki goyun gütmeyi... koyun gütme, şeklinde derse sanki sıcaklık kayboluyor gibi geliyor. konuşmanın dili korunsa daha iyi olur diye düşünüyorum.