Kabirde İlk Gece (12)Kabirde İlk Gece (12)Cehennem aslında sosyal hayattaki adaletsizliğin, inkarın ve şirkin gerçek bir karşılığı olarak hazırlanmış ceza eviydi. Dünyada güçlerine güvenerek haksızlık yapanların karşılıksız kalan suçlarının bedeliydi. Yetimlerin malına kastedenlerin cezası çok acıydı. Sosyal adaletsizlik ve hak gaspı burada olmasa bile mutlaka ahirette adil yargıda karşılığını buluyordu.Şimdi açılan kapıdan görünen manzara çok daha farklıydı. Çok kalın duvarlar vardı. Duvarların üzerinden ateş lavları iniyordu. Sonra bir dereye akıyordu. Mekânın sıcaklığı bir yanardağın ilk patlama anındaki kızgınlığındaydı. Zebaniler buraya mahkûm edilenlerin üzerinde çok sert bir şekilde duruyorlardı. Bu bölümdeki insanlar öylesine iğrenç bir görünüm arz ediyordu ki dünyanın en garabet varlıkları bile bunların yanında güzel kalırdı. Karınları şişmiş şişmiş büyük bir uçan balonu andırıyordu. Başları küçücüktü. Ayakları ise şiş karınlarını kaldırmaktan acizdi. Duvarlardan süzülen lavlar ayaklarının altında dereye doğru akıyordu. Lavlar ayaklarının altından aktıkça yerlerde debeleniyorlardı. Kalkmaya çalıştıklarında ise susamış develer gibi koca koca garip mahlûkat son hızla güçlü bir şekilde üzerlerinden geçip onları tepeliyorlardı. Kendilerine gelemeye çalışırken lavların ateşi tekrar yere yıkıyor ve garip mahlûkatın ayaklarının altında tekrar eziliyorlardı. Asıl acı veren ise karın bölgelerindeki şeffaflıktan görünen ateşin iç organlarını yakışıyla gerçekleşen azaptı. Bu insanların yüzü ise sanki çarpılmış gibi ağızları burunları yamulmuştu. Ahmet bunların kimler olduğunu sorduğunda Malik, onların iğrenç yüzlerine ve karınlarına bakarak; “Bunların kim olduğunu tahmin edemedin mi?” dedi. Ahmet tekrar o korkunç manzaraya baktı. şiş karınları üzerinde yerlerde debelenen insanlar ve tam kalkmak üzereyken hızlı bir şekilde onlara doğru koşan azgın mahlukat. Koşuyor koşuyor ve şiş göbeklerin yanına geldiklerinde güçlü bir şekilde özellikle karınlarının üzerinden geçiyorlardı. Ayaklarıyla şiş karınlarını iyice tepeliyorlardı. Anlaşılan bunların cezası karınlarından kaynaklanıyordu. Ateşten dere onlar için güzel bir manzara olarak hazırlanmıştı. Elleriyle karınlarını tutmaya çalışıyorlar ama buna takatleri yetmiyordu. Ahmet ;“Şey bunların cezası haksız kazanç olabilir mi?” dedi. Malik; “Doğru, haksız kazanç sağlayanların cezasıdır. Ancak bunların haksız kazancı faizi alış veriş gibi değerlendirip, helal saymalarıdır. İhtiyaç sahibi kişileri mağdur etmelerinden kaynaklanmaktadır” dedi. O sırada yerde debelenen ateş ehli günahını hatırladı. Karşısına güçsüz zayıf bir adam gelmişti. O yaz kuraklık olmuş toprak mahsul vermemişti. Bir çocuğu da ağır bir hastalığa yakalanmış ameliyat olması gerekiyordu. Kendisinin yanına gelmiş yardım istemişti. O da Erol Taş gibi bir kahkaha atmıştı. Elindeki tavuk parçasını koca ağzıyla koparıp elinin tersiyle silmişti. Sonra da zavallı adama; “ Bana ne kadar kar vereceksin söyle bakalım?” demişti. Adam ne diyeceğini bilememişti. “ Ben zaten durumum yok diye sana yardım istemeye geldim. Ne verebilirim ki!” demişti. Ancak işte o ateş ehli hiç acımadan “Sana vereceğim paraya bir aylığına yüzde elli kar isterim. Ha zamanında veremezsen de elindeki tarlanı alırım” demişti. Gerçekten de adam çocuğunu ameliyat edecek parayı bulmanın sevincini yaşarken bir ay sonra tarlayı kaybetmenin üzüntüsünü yaşamıştı. Şimdi onun yanında ırgat olarak karın tokluğuna çalışıyordu. O güldüğü anlar çooook gerilerde kalmış şimdi kendisi gülünç duruma düşmüştü. Tefecilik yaparak emeksiz kazancı yaşam tarzı haline getiren insanların azabı çok daha farklı gelmişti. Şaşkın bakışlarla faizcileri azaplarıyla daha doğrusu kazançlarıyla baş başa bıraktılar. Dünyadayken elde ettikleri kazanç karınlarına ateş sermayesi olarak katlanarak hesaplanmıştı. Katlanmış kazancın ateşi de katlanıyordu. Hele o susamış develer gibi koşan mahlûkatın ayakları altında ezilmek ah ne korkunçtu. Mağduriyet üzerine kurulu sermayeler, kazançlar, lüks yaşamlar, havuzlar ve saraylar ahirette karşılarına büyük bir felaket olarak çıkıyordu. Yardım isteyecekleri kimseler de görünmüyordu. Kendilerine şefaat edecek yardımcıları da yoktu. Hatırlatmaların fayda vermemesi sonucu karınlara doldurulan paralar ateş yakıtı oluyordu. Ateş göbekliler iğrenç yüzleriyle koca mahlûkların ayakları altında debelenmeye devam ederken odayı terk ettiler. Sanki yanardağ merkezinde yolculuk yapıyorlardı. Her taraf ateş çukurlarıyla doluydu. İşte ikinci katın farklı bir kapısına gelmişlerdi. Bakalım bu kapının ardında hangi günahı güzel görenler vardı?
Telif Hakkı Uyarısı Kabirde İlk Gece (12) isimli yazı, Seyit Uzun tarafından 22.08.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aslıhan Koç yazıyı tebrik etti...
Tuğba Çetiner yazıyı tebrik etti...
Dürdane Koç yazıyı tebrik etti...
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
2
Sudenaz’dan Mektuplar (ıv)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 16 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
2
Kasım
25
Ey Ölümsüzlüğün Zifaf Gecesinin Gülü
• Seyit Uzun • Hayata Dair Şiirler • 35 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
25
Kasım
18
Kasım
18
Kasım
17
Aralık
23
Temmuz
17
Aralık
7
Ağustos
21
Dul Olmak Kadının İkinci Ele Dönüşümü Müdür?
• Seyit Uzun • Eleştiri Makaleleri • 4230 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ocak
12
İmdat! Babam Sigara İçiyor
• Seyit Uzun • Yaşamdan Hikayeler • 2829 kez okundu. • 11 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Radyo Yayını
( Canlı Yayında )
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||