kayit
Google Özel Arama
Sezer Nişancı Canlı Yayında!
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler

Kabirde İlk Gece (19)


Kabirde İlk Gece (19)

Şeytana tapanların kapısına gelmişlerdi. Ama bunlar sadece satanistler değildi. Onu kendileri için kılavuz görüp, onun gösterdiği yoldan giden ve kötülükleri kendisine şeytanın güzelleştirdiği kişilerdi.
Kapısında yazılı iki ayet bulunuyordu; “Ey Âdemoğulları! Size şeytana tapmayın, çünkü o sizin apaçık bir düşmanınızdır” demedim mi?” Yasin/60
“Şeytan hakkında şöyle yazılmıştır; Kim onu yoldaş edinirse bilsin ki şeytan kendisini saptıracak ve alevli ateşin azabına sürükleyecektir.” Hac/4
Ateşin alevli kolları onları saracaktı bir ateş sarmaşığı gibi. Öfkeden çatlayacakmışçasına hiddetli bir şekilde onları bekliyordu. Dünyadayken Rahmanı olan Allah’ı terk ederek onu arkadaş edinenler şimdi boyunlarını bükmüş kendileri için mukadder sonu bekliyorlardı.
İşte kapı açılmış ve içeri girmişlerdi. Büyükçe bir ateş çukuru ve onun etrafında diz çökmüş bir vaziyette bekleyen insanlar vardı. Gözün alamayacağı kadar uçsuz bucaksız bir çukurdu. Ancak biraz daha yukarıdan bakıldığı zaman bu çukurlardan çok fazla olduğu anlaşılıyordu. Her bir ateş çukuru bir topluluk için hazırlanmıştı.
Zebaniler her milletin önde gelen şeytan dostunu çağırıyor ve onu ellerindeki çelik mızraklarla ateşe sürüklüyorlardı.
O sırada şeytanları onların yanı başında bulunuyordu. İleri gelenler şeytana dönerek öfke dolu bakışlarla onu süzüyordu. Gözlerinden neredeyse ateş fışkıracaktı. Ama zaten biraz sonra ateş gerçekten gözlerinden fışkıracaktı. Kendilerine ateş rehberliği yapan şeytanlara karşı nefret dolu gözlerle baktıktan sonra şöyle haykırıyorlardı;
“Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar bir mesafe olsaydı da seni tanımasaydım. Sen meğer ne kötü bir arkadaşmışsın” der.
Ancak şeytanın da onlardan aşağı kalmıyordu. O da karşılık veriyordu;
“Ben sizi ne zorladım, ne de baskı yaptım. Size gelin dedim, siz de hemen peşim sıra geldiniz. Bunda benim ne suçum var. Asıl suçlu sizsiniz! Beni suçlamayın. Şimdi ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Ben daha önce beni Allah’a ortak koşmanızı da reddetmiştim.”
Dünyada nefsin hoşuna giden hususlarda ortaklaşa kurulan arkadaşlıklar burada düşmanlığa dönüşüyordu. Birbirini itham ediyorlardı.
Bir bir ateşe atılıyorlardı. Cehennem kucağını açmış onları bağrına basıyordu. Allah’a isyan etmenin karşılığı ne acıydı.
Cehennemin etrafına diz çökmüş şekilde bekleyenlerden bazıları da kendilerinden biraz ileride gözlerine güzel görünen bir nehir fark ederler. Azabın şiddetinden kurtulmak için hemen ona doğru koşarlar. Kendilerini nehirin kollarına bırakırlar. Bu şekilde ateşin şiddetinden kurtulacaklarını sanırlar. Ama birden kendilerini kızgın ateşin kollarında bulurlar. Dünyada güzel görünen çirkinliklerine karşı gözleri burada şaşı olmuştu.
Haykırışlar, feryatlar, figanlar ateş çemberinde yankılanıyordu. Ama sızlanmalar bir fayda vermiyordu. Çünkü dünyada yapılan uyarılar bir fayda vermemişti. Yanlış arkadaşlıklar, gerçek acılar yaşatıyordu. Öylesine şiddetliydi ki, derilerinin tüm hücreleri acıyla kıvranıyordu.
“İmdaaat” sözleri beyhude yankılanıyordu, cehennemin duvarlarında. Zebaniler ise sert bakışlarıyla onlara kurtuluş için hiç umut vermiyorlardı. Ellerindeki çelikten kamçılar bir inip bir kalkıyordu.
Cehennemi tutuşturan tandıra baktıkları zaman şeytanların ateş odunu olduklarını gördüler. Allah’a karşı kibirlenmek ve isyana yönelmek, yapılan uyarıları dikkate almamak varlığı yakıcı azabın tutuşturan odunu haline getiriyordu. İnsanlar da onlara eşlik ediyorlardı.
Kurtulmak istediklerinde başlarından aşağıya kaynar su dökülüyordu. Öylesine sıcaktı ki başlarını deliyor, karınlarına iniyor, oradan da ayaklarının altından dökülüyordu.
Dünyada yaşadıkları tüm şeytanlıklar şimdi kendilerine ateş olarak sunuluyordu. İkramda hiç kusur yoktu. Acıktıklarını söylediklerinde ise kendilerine müthiş bir tadı olan yiyecek veriliyordu. “Zakkum” öylesine dehşet bir yiyecekti ki yiyenlerin boğazlarını yırtıyor, sonra karnını deliyor ve bağırsaklarını parça parça ediyordu.
Bu yetmez gibi öylesine pis bir kokusu vardı ki ateşin azabı neredeyse onun yanında sönük kalacaktı. “Eyvahlar olsun bize eyvahlar olsun! Ne yaptık ta bu şeytanın sözlerine uyduk. İşte şimdi ne kurtarıcımız var ne de yardımcımız” diye pişmanlıklarını acıyla dile getiriyorlardı.
“Ey Rabbimiz bizi dünyaya geri döndür. Döndür de bak sana ne kadar iyi ibadet edeceğiz. Hem de şu melun şeytana tapmayı bırak onu kendimize en büyük düşman edineceğiz” diye bir kurtuluş yolu aramaya başladılar.
Zebaniler ise bu isteklerine; “Dünyada size bir uyarıcı gelmedi mi? Şeytanın, Allah ve inananların düşmanı olduğunu söylemediler mi? O zaman hidayete kulak vermeyenler, yine vermeyecektir. Ateşin bol olsun” diye karşılık verirler.
İşte bir şeytan dostu dünyada sadece Allah’ın emri olduğu için örtünenleri gördüğü zaman; “Şunları görmeye tahammül edemiyorum. Göz zevkimi bozuyorlar. Hele şu sakallılar var ya onlar ruhumu daraltıyor. Onları namaz kılan sakallıları işyerimden çıkarın. Benim mekanımda bunlar gibilerine yer yok” diyordu.
Dünyada şeytan iyi arkadaştı. Cehennemi oyun sanıyorlardı. Kendileri gibi çapkınların, sapıkların, isyankârların, fuhşu güzel görenlerin arasında kalmayı, namazlı, niyazlı, örtülü, ibadetli insanların arasında olmaya tercih ediyorlardı. Ama şimdi bu tercihlerinin yanlış olduğunun farkına varmışlardı, ancak bu fark edişin kendilerine hiçbir faydası dokunmuyordu.
Ateşten şelalelerin süslediği duvarlar, ateş çukurları, kaynar sular, irinli içecekler, dikenli yiyecekler dünyadan getirdiği günahların birer parçası olarak karşısına çıkıyordu.
Gassak adlı bir pınar ise cehennemlikler için sürekli kaynayıp duruyordu. İşte şimdi şeytan dostları her susadıklarında bu sudan içerek tüm derilerini eriterek ateşin içine sürüklüyordu.
Düşmanlığa dönen dünya dostluklarından Allah’a sığınarak bu kapıdan da çıktılar.




Kabirde İlk Gece (19)
Yazı Sahibi
Seyit Uzun
Seyit Uzun tarafından 24.9.2008 tarihinde eklendi 391 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Kabirde İlk Gece (19) isimli yazı, Seyit Uzun tarafından 24.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik İbrahim Demirkan yazıyı tebrik etti...
Humeyd İbnu Abdirrahman''ın bana haber verdiğine göre, Resulullah şöyle buyurmuştur: Mülk suresi, kabirde, arkadaşı yerine mücadele eder (ve onu azabtan korur))

Resulullah (sav) teşehhüdden sonra şunu okurdu: Allahım, ben cehennem azabıdan sana sığınırım. Kabir azabından da sana sığınırım. Deccal fitnesinden de sana sığınırım, hayat ve ölüm fitnesinden de sana sığınırım
Hikayeniz bu hakikatleri bize hatırlatan birer uyarıcı niteliğinde.Özellikle ayetlerle süslemeniz hikayeden hakikate bir yol çıkartıyor bize...



25.09.2008 tarihinde yorumlandı.

Tam oralardan, dönmüş gelmiş biri gibi detaylı anlatıyorsunuz!..


25.09.2008 tarihinde yorumlandı.

Seyid dostum bu hikaye okurken kkanımı dondurdu,diyecek söz bulamıyorum,kalemin daim olsun,baki selamlar.


24.09.2008 tarihinde yorumlandı.

Hayir sonu ne olacak onu merak etmekteyim.
Bu adam peygamber filan cikmasi lazim. Yoksa peygamber efendimize ait bu ayricaligi (yolculuk) baska kime layik gordunuz merak ediyorum.
Devamini merakla bekliyorum



24.09.2008 tarihinde yorumlandı.


Aralık
2
Aydın Abla
Münevver ErilmezYaşamdan Hikayeler • 18 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
2
Bu Gün O Gündür
Rasim CanbolatYaşamdan Hikayeler • 27 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
2
Sudenaz’dan Mektuplar (ıv)
Ersin BaşeğmezYaşamdan Hikayeler • 16 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aysel/64
Abdurrahman TümerYaşamdan Hikayeler • 21 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Deve Dikeni
Münevver ErilmezYaşamdan Hikayeler • 69 kez okundu. • -1 kez yorumlandı.
Kasım
25
Ey Ölümsüzlüğün Zifaf Gecesinin Gülü
Seyit UzunHayata Dair Şiirler • 35 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
25
Kabirde İlk Gece (32)
Seyit UzunYaşamdan Hikayeler • 64 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
18
Kabirde İlk Gece (31)
Seyit UzunYaşamdan Hikayeler • 135 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
18
Annemin Beyaz Örtüsü
Seyit UzunAnne Şiirleri • 146 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
17
Kabirde İlk Gece (30)
Seyit UzunYaşamdan Hikayeler • 192 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
23
Arkadaşlık Nedir?
Seyit UzunHayata Dair Denemeler • 14401 kez okundu. • 40 kez yorumlandı.
Temmuz
17
Çocuk Hakları
Seyit UzunHayata Dair Şiirler • 13605 kez okundu. • 26 kez yorumlandı.
Aralık
7
Çirkin Kız Melisa
Seyit UzunYaşamdan Hikayeler • 4369 kez okundu. • 16 kez yorumlandı.
Ağustos
21
Dul Olmak Kadının İkinci Ele Dönüşümü Müdür?
Seyit UzunEleştiri Makaleleri • 4230 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ocak
12
İmdat! Babam Sigara İçiyor
Seyit UzunYaşamdan Hikayeler • 2828 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Kabirde İlk Gece (19), Kabirde İlk Gece (19) hikayesi, Kabirde İlk Gece (19) hikaye, Kabirde İlk Gece (19) nedir?, Kabirde İlk Gece (19) hakkında bilgi, Kabirde İlk Gece (19) hikayeleri, Seyit Uzun hikayeleri, Kabirde nedir, Kabirde hikayesi, Kabirde hikayeleri, İlk nedir, İlk hikayesi, İlk hikayeleri, Gece nedir, Gece hikayesi, Gece hikayeleri, (19) nedir, (19) hikayesi, (19) hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Canlı Yayında )
Sezer Nişancı İstek Paneli
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Loans | Mortgage Calculator | Glitter Graphics | Currency Converter | Pink Ranger | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul