Kabirde İlk Gece (9)Kabirde İlk Gece (9)Kapı açılmış Ahmet ve melekler içeriye girmişlerdi. Şimdi kendisi de o ilk komşusu gibi rahatlıkla uçabiliyordu. Ruhu yeni hayata ayak uydurmuştu. Göklerin çeşitli katlarında meleklerle geziyor ve etrafı temaşa ediyordu. İlk soruya cevap veremediği anları hatırladı birden ve tekrar ürperdi. Ama asıl ürperti biraz sonra tüm ruhunu saracaktı. Bundan habersiz meleklerle yükselmeye devam ediyordu.İşte az sonra cehennemin alev lavlarının kapladığı kızıllığın gölgesine gelmişlerdi. Sırat köprüsü uzun ince bir şerit halinde cennete doğru götüren bir geçit şeklinde önlerinde uzanıyordu. Ahmet’in yüreği o köprüsü kazasız belasız geçmenin heyecanıyla doluydu. Ancak sırat köprüsünün üstünde cehennemin kapısında öyle sert bakışlı bir melek duruyordu ki Ahmet onu görünce birden meleklerin arkasına saklandı. -Çık çık ortaya, diye melekler Ahmet’in ruhunu Malik’in önüne getirdiler. Malik öylesine sert duruyordu ki bakışları bile görenlerin korkması için yeterliydi. Bununla birlikte onun emrinde bulunan ve cehennem muhafızlığını üstlenmiş on dokuz zebani de en az onun kadar şiddetli duruyordu. Çünkü görevleri suçluları cezalarıyla baş başa bırakmak ve onları azap mahalline sevk ederek onların üzerinde bekçilik yapmaktı. Suçlulara karşı merhamet ise meleklerin işi değildi. Onların görevi sadece ve sadece emredildikleri işi yapmaktı. Ahmet etrafına baktı ve Malik’le birlikte zebanilerin oluşturduğu güçlü bir kuvvetin cehennemin girişinde bir bent oluşturduğunu gördü. Malik cehennem hakkında bilgi vermeye başladığında Ahmet zangır zangır titremeye başladı. Öyle dehşetli bir sesi vardı ki duyguları olan varlıkların etkilenmemesi mümkün değildi. -Cehennemin yedi kapısı vardır. Bu kapıların her biri yeni bir kata açılır ve derece derece artan azabın şiddetlenerek inkârcıların ve günahkârların bedenlerinde bir acı feryada dönüşmesini sağlar. Atılan her gruba kendilerine gönderilen peygamber olup olmadığı sorulur. Böylece azabın kendilerine bir haksızlık değil de yaptıkları eylemlerin, duygu ve düşüncelerin bir ürünü olduğunun farkına varırlar. Bunları söyledikten sonra cehennemim kapısını aralar. Kulakları değil, yürekleri değil, ruhları en küçük zerrelerine kadar paramparça eden bir uğultu, bir homurtu duyuldu. Dehşet bir kaynama sesi geldi. En şiddetli yanardağın bir serçe ötüşü kadar masum kaldığı bir felaket sayhası yankılanır. Ahmet birden kendisini kilometrelerce uzakta buldu. Sesin rüzgarı bile onu yerinden sökülen bir ağaç kütüğü gibi uzaklara sürüklemişti. Silkelendi ve kendine gelmeye çalıştı. Bu sırada sırat köprüsünden açılan cehennem kapısından gruplar halinde insanların zebanilerin gözetiminde girdiğini gördü. Haykırışlar yürek dağlıyordu ama ne zebaniler ne de Malik bu feryat ve acı sızlanışlara aldırmıyordu. Ahmet bir grubun cehenneme atılırken zebanilerin sorusuna verdikleri cevaba kulak kabarttı; “Biz namaz kılanlardan değildik, yoksulu doyurmuyorduk, bâtıla dalanlarla birlikte dalıyorduk, ceza gününü de yalan sayıyorduk. Sonunda bize ölüm geldi çattı.” Kendi kendine konuşmaya başladı; “Aman Allah’ım sana şükürler olsun. Ya ben de namaz kılmayanlardan, yoksulu, fakiri, yetimi doyurmayanlardan olsaydım. Hele hle bu günün gelmeyeceğini söyleseydim ne olacaktı acaba? Bu Malik’in elinden kurtulmak mümkün değil kurtulamazdım. Hele baksana şunun asabi duruşuna ve hiddetine!” Bu sırada cehennemin fokurdayan kaynama sesinin yankısı içine atılanları büyük bir şevkle karşılıyordu. Sanki daha yok mu dercesine yeni gelenleri gözetliyordu. Malik, Ahmet’in içinden geçenleri hissederek ona yöneldi. Ahmet, uzun ince bir yol şeklinde giden sırat köprüsüne ilerlemek istedi ancak zebanilerin kanatlarını açarak önüne engel olmasından dolayı bir yere kıpırdayamadı. Malik; -Sen cehennemi merak ediyor musun? Sana katları bir bir gezdirelim mi ne dersin? Ahmet’in korkudan açılan gözleri birden sevinç gülüne döndü. Bu teklifi kabul ediş anlamına geliyordu. Çünkü Malik’in karşısında konuşacak ne güç ne de cesaret bulamıyordu. Malik cehennemin kapısına geldi. Ahmet’in elinden tuttu. Kanatlarıyla ruhunu mesh etti. Malik’in kanatlarının, ruhunun üzerinde dolaşmasından sonra Ahmet birden kendisinde bir serinlik hissetti. Malik’in emriyle cehennemin kapısı açıldı. Zebaniler hazır kıta bekleyen askerler gibi kapının önünde duruyorlardı. Sırat köprüsünün hemen girişinin yanından bir kapı açılmaya başladı. Ama öyle bir açılışı vardı ki çok büyük bir ejderhanın ağzından yayılan sıcak nefesin izah edilemeyecek kadar büyük orandaki sıcaklığını yayarak açılıyordu. İkindi kızıllığından ziyade bir yanardağın lavları püskürtmesiyle birlikte oluşan bir kızıllık etrafı kapladı. Ahmet, Malik’in gözetimde içeriye girdi. İlk kapı açılmıştı. Ahmet meraktan çatlayacaktı. Acaba cehennem nasıl bir yerdi?
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Kabirde İlk Gece (9) isimli yazı, Seyit Uzun tarafından 06.08.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
2
Sudenaz’dan Mektuplar (ıv)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 18 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
2
Kasım
25
Ey Ölümsüzlüğün Zifaf Gecesinin Gülü
• Seyit Uzun • Hayata Dair Şiirler • 35 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
25
Kasım
18
Kasım
18
Kasım
17
Aralık
23
Temmuz
17
Aralık
7
Ağustos
21
Dul Olmak Kadının İkinci Ele Dönüşümü Müdür?
• Seyit Uzun • Eleştiri Makaleleri • 4230 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ocak
12
İmdat! Babam Sigara İçiyor
• Seyit Uzun • Yaşamdan Hikayeler • 2829 kez okundu. • 11 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Radyo Yayını
( Canlı Yayında )
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||