Kader Arkadaşı
26 / 6 / 2008 Perşembe tarihinde Gürcan Şen tarafından eklendi, 177 kez okundu...
“Sitede günde en az üç kez Tarçın’la dolaştığım için ister istemez insanlarla bir göz aşinalığı oluşuyor. Bu dolaşmalar sırasında da Tarçın’la ilgilenen genç bir adam dikkatimi çekmişti. Orta yaşlarda, kendi halinde, başında siperlikli şapkası genellikle omzuna asılı çantası ve ceketiyle dolaşan bu kişiyi yaşlı bir hanımla birlikte gö...” Okuyucu Puanı ;
Kader ArkadaşıSitede günde en az üç kez Tarçın’la dolaştığım için ister istemez insanlarla bir göz aşinalığı oluşuyor. Bu dolaşmalar sırasında da Tarçın’la ilgilenen genç bir adam dikkatimi çekmişti. Orta yaşlarda, kendi halinde, başında siperlikli şapkası genellikle omzuna asılı çantası ve ceketiyle dolaşan bu kişiyi yaşlı bir hanımla birlikte görürdüm hep. Ya pastane’ne de bir masada ya da üst sokağın köşesindeki apartmanın bahçesinde onlara rastlardım. Yaşlı hanım sanki bir iskemlede o kişiyi kollamak, gözlemek için oturuyor gibiydi. Doğal olarak kafamda soru işaretleri gezinirken cevaplarını da kendim yaratmamaya da özen göstermiştim. Kim bilir neler yaşanıyordu bilmediğim. Site içinde en fazla elin parmakları kadar köpek sahibi olduğu için günlük dolaşmalarda karşılaşıp tanışılıyordu. Doğal olarak çocuklardan bahsedilir gibi köpeklerimiz ve onların sorunları hakkında da konuşuyorduk. Bizim Tarçın’ın epilepsi hastalığını da herkes biliyordu. Sürekli olarak krizler konuşuluyordu. Yine bir akşamüstü her gün olduğu gibi son turu yapmak için dışarıya çıktık. Tarçın çiçeklerin böceklerin hatırını sorup incilerini döktükten sonra onları bir torbayla alıp çöpe attıktan sonra site içinde yürümeye başladık. O çalı senin bu duvar benim derken egemenlik sınırlarını damlalarla belirleyerek üst sokağa çıktık. Sokağın köşesinde Nesrin hanımla karşılaştık, onunda kızının da köpekleri var. Yanında da hep gördüğüm ama şimdiye kadar tanışmadığım genç adamla annesi var “Merhaba Nesrin Hanım, nasılsınız?” “Teşekkür ederim iyiyim, Tarçın nasıl? Krizler geldi mi?” diye sorunca yanındaki hanım merak ederek sordu “Köpeğinizin bir hastalığı mı var?” “Evet Tarçın’ın epilepsisi var. Belirli aralıklarla sara krizleri geliyor” deyince çok şaşırdı “Köpeklerde hiç duymamıştım, oğlum Ali’de de bu hastalık var. Peki, kriz nasıl oluyor?” “Genellikle uykuda krize giriyor” diyerek nasıl olduğunu anlattım. “İlaç kullanıyor musunuz?” “Bu hastalık da köpeklere özgü ilaçlar yok, insanların kullandığı ilaçlar veriliyor” “Hangisini kullanıyorsunuz?” “Biz Tegretol ile başladık, Üniversite’de onu karaciğeri bozduğu için bıraktırdılar. Bir süre kullanmadık ama şimdi yine Epdantoin kullanmaya başladık” “Ali için de onu kullanıyoruz ama yanında Maliasin de veriyoruz. İki ilaç daha iyi sonuç veriyor. Sizde öyle yapın” “İlacın adını yazıp verirseniz bende vermeye başlarım” “Olur, yazarım. Bu arada ateş yapıyor mu?” “Tabii yapıyor” “Ben ateş düşürücü veriyorum, sizde kullanın” dediğinde başımı sallayarak onayladım. O arada Tarçın’ı seven yanındaki oğluna döndü “Bak Ali Tarçın’ın da sarası varmış” “Onunda mı varmış? O da benim gibi çok bahtsızmış” derken Ali’nin yüzünde çaresiz ve üzüntülü bir ifade vardı. Elindeki fotoğraf makinesini göstererek “Durun resminizi çekeyim” diyerek Tarçın’la benim resmimizi çekti. Teşekkür edip Tarçın’la yanlarından ayrılarak yürümeye başladık. İki ebeveyn çocuklarının sağlık durumunu konuşuyor gibiydi. Tarçın’da bizim çocuğumuz gibiydi ama bir başkasının da bizimle o bir insanmış gibi konuşması çok ilginçti. Birkaç gün sonra tekrar karşılaştık, konumuz artık Tarçın ve Ali idi. Yaşlı hanım bahsettiği ilacın adını bir kağıda yazmıştı bize verdi. O arada elinde naylon bir çantayla Ali yanımıza geldi, içinden bir büyük çerçeve çıkarıp uzattı. Geçenlerde çektiği remi büyütüp çerçeveletmişti. “Çok teşekkür ederim ama borcumu söylerseniz de sevinirim” dedim “Hiçbir borcunuz yok” diye yaşlı hanım cevap verdi. “Beni çok utandırıyorsunuz ama” “Utanacak bir şey yok. Ali’nin en sevdiği uğraşı bu, bırakın istediğini yapsın” “Teşekkür ederim ama hiç gerek yoktu” “Ali Tarçın’a kader arkadaşım diyor, öyle görüyor” sözlerini duyunca inanamadım Söze Ali girip o da aynı şeyleri söyleyince çok şaşırdım. O Tarçın’ı kendisine ne kadar yakın görmüş ki onu çok farklı bir yere oturtmuştu. Nasıl davranacağımı düşüneceğimi şaşırmıştım. O günden sonra ne zaman Ali ve annesi ile karşılaşsak o kader arkadaşını, annesi Tarçın’ın krizlerini sorar oldular. Geçen gün yine yürüyüşte karşılaştık. Yaşlı hanım bahçede gölgede oturuyordu. Onu görünce hemen hatırını sordum “İyiyim, Tarçın nasıl? Havalar çok ısındı ne yapıyorsunuz?” “17 gün oldu henüz bir şey yok ama eli kulağında. Gözüm hep üzerinde” “Ali geçenlerde bir günde iki kriz geçirdi” “Geçmiş olsun, bir şey yok değil mi?” “Bu sefer bir şey yok, geçenlerde tuvalette krize girdi. Yüzünü yaraladı” Kriz zamanında kaybolan bilinçle hasta her yere vurabilir, yaralanabilirdi. Tarçın’dan da bunu iyi biliyordum. Üzüldüm duyduklarıma, hoşça kalın deyip ayrıldık Bahçenin köşesinde kaldırımda kiraz satan biri ile konuşan Ali ile karşılaştık “Merhaba” dediğimde şaşırarak döndü “Görmedim sizi, nasılsınız? Kader arkadaşım nasıl?” “Önceki krizden sonra 17 gün geçti” dedim “Sinirlenince oluyor hep, bizleri üzmemek lazım. Üzülünce her şeyi içimize atıyoruz” Tarçın’ı işaret ederek “O da içine atıyordur, üzmeyin sinirlendirmeyin onu. Kızmayın ne olur” “Bizleri üzmeye değer mi bu dünya da” Sustum duyduklarım içimi çok acıttı, Ali’ye veda edip yürüyüp gittim. Bazen öyle bir olay olur ki, öyle bir söz duyarsınız ki karşınızdakine cevap verecek söz bulamazsınız. Şaşkınlıkla sadece boş bakışlarınıza anlam katmaya çalışırsınız ama nafiledir. Günlerce duyduklarımı düşündüm, ömrüm boyunca belki de hiç karşılaşabileceğim bir olay değildi bu. Ölene kadar da unutmam mümkün değildi. Bu sözler saf bir kalpten nasıl düşünülmeden içtenlikle söylenmişti. Tarçın Ali’nin gerçekten kader arkadaşıydı. (Bu hikaye`de anlatılan olaylar isimler haricinde gerçekten yaşanmıştır ve yaşanmaktadır)
Ekim
12
Ekim
12
Ekim
11
Ekim
11
Ekim
11
Eylül
19
Eylül
6
Ağustos
10
Temmuz
4
Haziran
29
Aralık
18
Temmuz
10
Eylül
9
Mart
2
Eylül
16 |
![]() |
|
||||||