Kadın ve AdamKadın ve AdamKADIN VE ADAM5 Eylül Cumartesi, Çay Bahçesi Telefonu çaldı kadının. Elindeki kitabı bırakıp açtı telefonu. Telefonun ucundaki diğer kadın, “Canımcım, okey oynamak istiyoruz, gelsene.” dedi. Kadın, isteksiz isteksiz “ Kim kim?” diye sordu. “Ben, tanıdığın diğer adam, tanımadığın adam ve sen.” dedi, diğer kadın. Kadın evde tek başına bir cumartesi geçiriyordu. Bir ayrılığın bezginliği vardı hala üzerinde. Onların arasında da yalnız olacağım zaten, diye düşündü. Ne dese diye bir an tereddüt etti. Kazanacağı bir şey yoktu. Kaybedeceği bir şey de yoktu. “Okeye dördüncü mü lazım?” dedi, “Peki o halde, geleyim.” Telefonu kapattı, giyindi. Hiç özenmedi. Sıradan bir kıyafet, sıradan bir saç. Makyaj bile yapmadı. Okeye dördüncüydü sadece. Adam kadının umurunda bile değildi. * Telefonu çaldı adamın. Açtı. Diğer adam okey oynamaya çağırdı onu. “Ben, tanıdığın diğer kadın, tanımadığın kadın ve sen.” dedi birlikte vakit geçirilecek kişileri sayarken. Adam isteksizdi. Bir ayrılığın bezginliği vardı hala üzerinde. “Gelmesem?” dedi önce. Diğer adamın ısrarına dayanamadı, “Peki.” dedi. Hiç özenmeden giyindi. Okeye dördüncüydü sadece. Kadın adamın umurunda bile değildi. * Kadın, arabanın arkasında, diğer kadınla oturuyordu. Ayrılıktan yorgundu yüreği. Diğer kadın gibi şirinlikler yapmadı. Kendini farklı göstermeye veya beğendirmeye çalışmadı. Aldırmaz, biraz da ukala bir hali vardı. Radyodan gelen şarkılara eşlik etti yol boyunca. Hiç kimse umurunda değildi. * Adam, diğer adamla önde oturuyordu. Ayrılıktan yorgundu yüreği. Kendi dünyasına gömüldü. Hiç konuşmadı yol boyunca. Hiç kimse umurunda değildi. * Kadın masada adamın karşısında oturuyordu. Hiç dikkatli bakmadı adama. Konuşmaların yarısını duymadı, duyduklarına da kısa cevaplar verdi. Oyun bitti. Kalktılar. Geniş yolda dördü yan yana yürüdüler. Bir ara adamın biraz arkada kaldığını fark etti kadın. Tepeden tırnağa süzülüyormuş hissine kapıldı. Aldırmadı. Öylesine bir gündü. Hiçbir anlamı yoktu. Kadın geldiğine pişmandı. * Adam masada kadının karşısında oturuyordu. Hiç konuşmadı. Can sıkıntısı son safhadaydı. Oyun bitti, kalktılar. Dört kişi yan yana yürürlerken adam biraz geride kaldı. Kadını süzdü. Güzel kadın, diye geçirdi içinden bir an. Öylesine bir gün olduğunu düşündü sonra. Hiçbir anlamı yoktu. Adam geldiğine pişmandı. 12 Eylül Cumartesi, Diğer Kadının Evi Kadın yine isteksiz gitti davete. Daha cazip bir alternatifi olmadığından gitti. Yalnızdı ve canı sıkılıyordu. Yemekler yenildi, çaylar içildi. Geceye sessizlik hakim olmasın diye, havadan sudan, dereden tepeden konuşuldu. Dondurma yeme fikri geldi diğer kadından. Kadın ve adam dondurma almaya çıktılar beraber. Tertemiz bir gece vardı dışarıda. Kadın derin bir nefes aldı. Gece yürüyüşlerini oldu olası severdi. Adama dönüp baktı. Işıl ışıldı adamın gözleri. Kadın hiç etkilenmedi. Laf olsun diye sordu: “ Hayatınızda biri var mı?” “Yok.” dedi adam, “Sizin?” “Yok.” dedi kadın. Adamın hayatında birinin varlığı / yokluğu umurunda değildi kadının. Öylesine bir soruydu işte. Başka konuşacak bir şey bulamadı kadın. Diğer kadının açık durduğu için sık sık mesaj uyarısı veren msn ini hatırladı. “Benim msn adresim yok, nasıl alınır bilmiyorum.” dedi, laf olsun diye. “Ben alırım size.” dedi adam. “Olur.” dedi kadın, laf olsun diye. Dondurma alıp döndüler. Gece biraz daha sürdü ve bitti. Yine sıkıcı bir gündü, diye düşündü kadın evine dönerken. Keşke hiç gitmeseydim. * Adam diğer adama bir daha beni çağırma, demişti halbuki. Diğer adamın ısrarına dayanamayıp gelmişti yine. İlerleyen vakitlerde dondurma almaya çıktılar kadınla beraber. Adam sıkılmıştı, biraz dışarı çıkmak rahatlattı onu. Gecenin güzelliği gözlerine vurdu adamın. Kadının, gözlerine vuran ışığı fark ettiğini sandı adam bir an. Kadının aniden “Hayatınızda biri var mı?” sorusu şaşırttı adamı. “Yok.” dedi, “Sizin?” “ Yok.” dedi kadın. Adamın kafasında bir soru işareti belirdi. Acaba kadın onunla ilgileniyor muydu? Alıcı gözlerle baktı adam, kadına. Güzel kadın, diye geçirdi içinden. Msn adresi almak fikri de hoşuna gitti adamın. Bu güzel kadınla konuşmak onu tanımak isteği belirdi içinde bir an. Gecenin sonunda, geldiğim iyi oldu galiba, diye geçirdi içinden adam. 13 Eylül Pazar ve Onu Takip Eden Günler Boyunca Telefonu çaldı kadının. Açtı. “Merhaba!” dedi adam, “Kusura bakmayın, telefon numaranızı diğer kadından aldım.” “Rahatsız etmiyorum ya?” Aldığı adresi verdi adam. Kadın kayıtsız, not etti. Nezaketinden dolayı teşekkür etti adama. Telefonu kapattı. Kadın bu konuyu unutmuştu bile. Adamı takdir etti içinden. Kendi dünyasına döndü tekrar. Takip eden günlerde adam ve kadın, cümleler yazdılar birbirlerine. Adamın yazı dilini beğendi kadın. Kendi dünyasından sıyrıldı biraz, adamın dünyasını merak etmeye başladı. * Adam aradı kadını, aldığı adresi verdi. Kadının kısa konuşmasına içerledi biraz. Uzun uzun konuşmak istemişti halbuki adam. Belli etmedi yine de. Takip eden günlerde bilgisayarında hep kadını arar oldu gözleri adamın. Kadının yazı dilini çok beğendi adam. 25 Eylül Cumartesi, Kadının Evi Diğer kadını aramak için telefonunu eline aldı kadın. Hep ben gidiyorum, bir kere olsun davet etmeliyim, diye geçirdi içinden. Teklifi onayladı diğer kadın, “ Ben arkadaşlara haber veririm.” dedi. Akşam vakti yemeğe geldi diğer kadın, diğer adam ve adam. Misafirlerini ağırladı, servisler yaptı kadın. Kadının bir ara ayakları üşüdü, çorap aldı, giydi ayaklarına. Daha çabuk ısınması için ayaklarını altına alıp oturdu koltuğa. Adamın ilgili bakışlarını yakaladı birkaç kez kadın. Üstünde durmadı. Hiçbir şeye yormadı. Eğlenceli bir gece geçirdiklerini düşündü kadın, misafirlerini uğurlarken. İyi ettim çağırdığıma, dedi kendi kendine. * Daveti sevinçle kabul etti adam. Özenle giyindi, geldi. Tekli koltukta oturdu hep adam. Gözlerini bir türlü alamadı kadından. Bir ara kadının üşüyen ayaklarına çorap giymesi, sonra ayağını altına alıp oturması çok hoşuna gitti adamın. Sempatik, küçücük bir kız gibi, diye düşündü. İçinden kadının ayaklarını ısıtmak geldi. Gecenin sonunda, ben galiba bu kadını seviyorum, dedi kendi kendine adam. 1 Ekim Cuma Kadının telefonu çaldı. “ Selam, nasılsın ?” dedi telefonun ucundaki diğer kadın. “Biz yarın arkadaşlarla bovling oynamayı düşünüyoruz, müsaitsen gelir misin?” “Müsaitim.” dedi kadın, “Gelirim.” Çok hoşuna gitti bu fikir. Hiç bovling oynamamıştı daha önce. Bilgisayarının başına döndü kadın. “Yarın bovling oynamaya gidecekmişiz, ben ilk defa oynayacağım.” diye yazdı adama. “İsterseniz biz diğerlerinden daha erken buluşalım, ben size öğretirim.” dedi adam. Kadın adamın ilgisini hissetti, hoşuna gitti nedense. Sanki çıkma teklifi gibi, diye düşündü içinden. Gibilere yorum yapmayı sevmezdi kadın, yakıştırmazdı kendine. Kendi kendime gelin güvey olmayayım, diye düşündü. “Yok.” dedi adama ukalaca, “Ne var ki öğrenecek, yuvarlıyorsun topu gidiyor işte.” “Peki.” dedi adam. * Adam bovling oynamanın iyi bir yeni görüşme bahanesi olabileceğini düşündü. Hemen diğer adama ve diğer kadına sundu teklifini. Buluşma kesinleşince çok sevindi. Kadın “Ben daha önce hiç oynamadım.” diye yazınca daha çok sevindi adam. Baş başa görüşme fırsatı olabilirdi bu. Açılabilirdi kadına. Erken gidelim ben size öğreteyim, demesi bundandı. Kadın kabul etmeyince üzüldü adam. Başka bir zamana erteledi ister istemez, duygularını açmayı kadına. 2 Ekim Cumartesi, Alışveriş Merkezi Hava soğuktu, sıkı giyinmişti kadın. Üst kata çıktılar diğer kadın, diğer adam ve kadın. Adam bir masada oturmuş, onları bekliyordu. Kadının gözleri adamı seçti onca kalabalıktan. İyi bir insan, diye geçirdi içinden. Karizmatik, üstelik farklı bir aydınlığı var yüzünün. Biraz oturup çay içtiler. Kadın kalabalığı ve uğultuyu sevmezdi. Çok rahat edemedi. Aşağı kata inip oyuna başladıklarında, “Bir iki el ben size göstereyim, öğrenirsiniz, ister misiniz?” diye sordu adam. Adamın inceliği hoşuna gitti kadının. Isındı birden adama. Ne düşünceli, diye geçirdi içinden. “Bu hırka terletmez mi sizi?” dedi adam. Kadın çıkardı yeşil hırkasını. Adamın yanında olmak, varlığını bu kadar yakından hissetmek hoşuna gitti kadının. Adamın belirgin ilgisi hoşuna gitti. Günün sonunda, adamın “Nasıl, memnun kaldınız mı?” diye sorarken sevgi dolu bakışlarını gördü kadın. Adama dair kocaman bir yer açıldı kalbinde. * Üst katta oturmuş, gelecekleri bekliyordu adam. Asıl beklediği kadındı. Kadının merdivenlerden çıkışını seyretti adam. Ne kadar zarif, nasıl güzelleştirdi bu kalabalığı, diye düşündü. Oyuna başladıklarında, oyunu öğretme bahanesi kadının varlığına daha yakın olmasını sağladı. Yaşadığım en güzel beş dakika, diye düşündü adam. Kadın hırkasını çıkardığında aynı renk oldular adamla. İkisi de tepeden tırnağa, siyah. İlk fırsatta açmalıyım kalbimi bu güzel kadına diye düşündü adam. Ekimi Takip Eden Aylardan Sonra Kadın artık biliyordu adamın kendisini sevdiğini. Biliyordu, kendisinin de adamı sevdiğini. Bir mesaj gördü telefonunda, adamdan, tek kelime. “Canım” * Adam seviyordu kadını, kadının da onu sevdiğini biliyordu. Tek kelimelik mesajına cevap geldi, tek kelime. “ Canım” 1 Yıl sonra, Çay Bahçesi Kadın ağladı. Adamı etkilemek için ağlamıyordu. Kolay kolay ağlamazdı kadın. Kadın ağladı. Dediğini yaptırmak için de ağlamıyordu. Onurluydu kadın. Hiçbir zaman dediğini ağlayarak yaptırmamıştı. Bir isteğini iki kez söylemeyecek derecede onurluydu kadın. Kadın ağladı. Adam kadının niye ağladığını anlamadı. Seven bir kadın için dünyaları karşısına alacak insanların yokluğuna ağlıyordu kadın. Sevginin bu kadar ucuz olmasına ağlıyordu. Tüm ayrılıklar adına ağlıyordu. Adamın içinde ayrılık anlamı barındıran cümlelerine ağlıyordu. Adamın kendi söylediği cümlelerin ne anlama geldiğini bile bilmemesine ağlıyordu. Kadın çok ağladı. Çok ağladı. Vazgeçmesi demekti kadının ağlaması. Gözyaşının her damlasında sevgisinden bir parça koptu gitti kadının. Kadın kopup giden sevgisine ağlıyordu. Her şeyden vazgeçmesi demekti kadının ağlaması. Adam anlamıyordu ve kadın ağlıyordu. * Adam, hesapsız sevmekten bahsediyordu. Adam beklentisiz sevmekten bahsediyordu. Adam gelecek endişesi taşımayan sevgiden bahsediyordu. Adam düşüncelerini söylemenin rahatlığı içinde arkasına yaslandı. Yüzü aydınlandı. Kadın ağladı. Adam bir anlam veremedi kadının ağlamasına. Ağlaması içini acıttı. Adam kadını çok seviyordu. Birkaç teselli sözcüğü söylemek istedi. Kadın bakmıyordu adamın gözlerine. Adam kadını seviyordu ve kadının niye ağladığını bir türlü anlamıyordu. Kadın ağlıyordu ve adam anlamıyordu.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Kadın ve Adam isimli yazı, Hatice Taşdelen tarafından 12.10.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Adem Efiloğlu yazıyı tebrik etti...
Nilüfer Kurt yazıyı tebrik etti...
Semih Gündüz yazıyı tebrik etti...
• Hakan Tarık Osmanoğlu yazıyı favori listesine aldı...
Aralık
2
Nesr(i) Şiir (son) (kadir Bıyıklı)
• Necla Güney Alptekin • Aşk Hikayeleri • 27 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
1
Aralık
1
Nesr(i) Şiir 2 (kadir Bıyıklı)
• Necla Güney Alptekin • Aşk Hikayeleri • 87 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Kasım
30
Aralık
1
Kasım
30
Kasım
23
Kasım
19
Kasım
17
Güneşli Konfor Dairesi
• Hatice Taşdelen • Başkaldırı Hikayeleri • 107 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Kasım
7
İlginç Bir Evlenme Teklifi
• Hatice Taşdelen • Komik Hikayeler • 828 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Kasım
8
Bana Matematiği Sevdiren Öğretmen
• Hatice Taşdelen • Anı Hikayeler • 584 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Kasım
19
Kasım
11
Ekim
12 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||