kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Deneme / Hayata Dair Denemeler

Kadir Bıyıklı İle Şiir Üzerine Söyleşi

16 / 7 / 2008  Çarşamba tarihinde Göksu Görel tarafından eklendi, 110 kez okundu...

“Kadir Bıyıklı ile Şiir Üzerine Söyleşi Göksu Görel- İlk önce benimle bu röportajı yaptığınız için çok teşekkür ediyorum. Sizin gibi bir şairle röportaj yapmak herkese kısmet olmayacağı için kendimi şanslı hissetmiyorum da değil.- Bende teşekkür ederim, böy...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Göksu Görel

Göksu Görel







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kadir Bıyıklı İle Şiir Üzerine Söyleşi


Kadir Bıyıklı ile Şiir Üzerine Söyleşi Göksu Görel


- İlk önce benimle bu röportajı yaptığınız için çok teşekkür ediyorum. Sizin gibi bir şairle röportaj yapmak herkese kısmet olmayacağı için kendimi şanslı hissetmiyorum da değil.

- Bende teşekkür ederim, böyle bir sohbet ortamında olduğumuz için, ayrıca şair değilim ama yazmak için çabalayanlardanım diyebilirim.


- Şair değilim diyorsunuz? Peki, şair kime denir?

- Şair yazdıkları yaşamdaki uygulamalarıyla örtüşebilen, yazdıkları gerçekten yaşam biçimi olan, toplumsal göndermeler, yönlendirmeler yapabilen eğitici, öğretici olabilendir bence ve ben bu yazdıklarımı daha yapabildiğimi sanmıyorum, yani açıkçası şair dediğin mangal gibi kor yürekli olmalı derim. Günümüzde sadece aşk şiirleri yazmakla şair olunmuyor bunu da belirtmek isterim.


- Buna kısaca profesyonellik terimi şair için geçerli değildir diyebilir miyiz?

- Evet, geçerli değil bence


- Öncelikle kısaca kendinizden anlatır mısınız? Hayatınızdan ve hayatınızın dönüm noktalarından…

- 10 Mart 1959 doğumluyum, evliyim ve 14 yaşında bir oğlum var. İzmir’de oturuyorum, ilk, orta ve lise öğrenimimi İzmir’de tamamladım, yüksek okul olarak Ankara’da okudum. Gazi üniversitesi teknik eğitim Fakültesi Makine bölümünden mezun oldun Haziran 84 dönemi…
Hayatım pek öyle renkli geçmemesine rağmen, doğalgaz sektöründe işe başladığımdan dolayı yapım grubu olarak çok yer gezdim diyebilirim ve genelde sahalarda, dağlarda ki çalışma ortamlarında bulundum.
Dönüm noktam önce eşim ve sonrada oğlumdur hayatımda rol oynayan ve önemli yere sahip olanlar ve tabiî ki ailem, annem ve kardeşlerim, yeğenlerim…


- İlk dönüm noktanızın eşiniz olduğunu belirttiniz. Eşinizle ilişkiniz nasıl? Ev yönetiminin başı kimde mesela?

- Demokratik ve sevgi saygı içinde…


- Biraz ailenizden ve yetiştiğiniz ortamdan bahseder misiniz?

- Üç kişilik, sıradan, tipik bir Türk ailesiyiz. Günlerini emekle geçiren, bir lokma ekmek için didinen bir aile. Lise çağlarında futbol oynadım, derslerim iyi olmasına rağmen bir sene okuldan tek dersten takıntılı olarak uzak kaldım, 78’li yılları 12 Eylül dönemlerini yaşadım ve bu günlere geldim.


- 1980 sonrası yaşanan değişim bireyi ve toplumu etkilediği oranda onun ürünü olan şiiri de etkiledi. Kimilerine göre şiir bireye kapandı, kimilerine göre şiir `evrim`ini sürdürüyor. 1980`lerden bugüne bakarsak siz ne söyleyebilirsiniz?

- Şiir insanların günlük yaşamlarının bir uzantısı, insanlar yaşadıkları gibi düşünürler ve bu süreçte düşünceler, duygularda evrim geçirir doğal olarak…


- Kadir Bıyıklı şiirle nerede, ne zaman ve nasıl tanıştı?

- Şiirle tanışmam lise yıllarının ilk senelerine denk düşer, bu da çok kitap okumayı sevmemden ve birazda duygusallığımdan ileri gelir


- Lise yıllarınızdan beri bir idol olarak benimsediğiniz bir isim yada isimler var mı?

- Özdemir Asaf, Nazım Hikmet, Oktay Rıfat gibi…


- Yürekleri inleten bir şair olmanızda yaşamış olduğunu çevrenin ve yaşayışlarınızın ne gibi etkileri oldu?

- Tabiî ki yaşanılanlar, gördüğünüz yaşantılar ve hayatınızın zaman dilimlerindeki toplumsal olaylar, okuduklarınız, sevdikleriniz, sevmedikleriniz kısaca yaşam denilen olgunun içinde ki her faktör gün gelip dize oldu, yazı oldu…


- İlham bulduğunuz kaynaklar var mı? Nelerden ilham alırsınız?

- İlhamın kaynağı insanın yüreğinde taşıdığı sevgidir o ilhamda verir, aklına gelmeyen sözcükleri de diline, klavyene yerleştirir bakarsın ve dersin ki bu yazıları ben mi yazdım…


- “İnsanları görünüşlerine göre değil bu görünüşlerin onları neye dönüştürdüğüne göre değerlendirilmeli" Lichtenberg’in bu sözünden yola çıkacak olursanız yazar ve şairlerin ideolojik fikirlerinin yazmış oldukları eserlere nasıl bir etkide bulunuyor. Bir nevi siz edebiyatı bir silah olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Kendi düşünceme göre düşünceler ve duygular paylaşılmak ve daha ötesi bir yol göstermek yol çizmek için yazılırlar, bu anlamda edebiyat öncelerde günümüzde ve daha sonrada önemli bir etken olarak yaşamını sürdürecektir. Hangi düşünce, hangi duygu olursa olsun bir paylaşım ve etkileşim bulacaktır. Yaşam dediğimiz olgunun içinde bulunduğu çerçeve çok çeşitli armonilerden oluşan insan topluluğunu barındırmaktadır.
Her şey insana dair olduğuna göre, bu çeşitlilikte de çok frekanslı yazılımlar okunacak ve yazılacaktır, etkileri ve sonuçları ne olursa olsun. Eminim ki her insan okuduklarını kendine göre yorumlayacak, kendine göre bir yol tutacaktır. Ve elbette ki değişim süreçleri yaşanacak, dönüşümler düşüncelerinin bir sonucu olarak tescillenecektir.


- Günümüz Türk şiiri Kadir Bıyıklı’nın penceresinden nasıl görünüyor. Türk şairi, Türk şiiri, günümüzde şiir deyince ilk akla gelen kimlerdir, nedir ve nelerdir.

- Ben bu sorunu alıntılarla geçiştireceğim…

*Çağın şiiri, bunalımlar geçiren bir çağın, insan gerçeğinin şiiridir. Köklü bir düşünüye yaslanır. Ozan, karmaşık bir düşünüyü ya da bilinçaltını bunaltan düşünüleri şiir çağrışımları kaynağına atarak, oradan duygusallıkla belenik bir görünümde dipdiri çıkarır. Kuşkusuz bu en güç sanat uğraşısında çok derin bir bilgi, çağı yorumlayan bir görüş, soluklu bir yaratı, bir başka ustalık ister? (Oğuz Kazım Atok).

*Duygular, düşünceler sözcükleri değil; sözcükler duygularımı, düşüncelerimi yönetiyor. Ressam Degasın: Çok güzel duygularım var, ama şiirde başarıya eremiyorum. Neden? Diye sorması üzerine, Mallerme, çok ünlüdür, Dostum demiş, şiir sözcüklerle yazılır. Herkesin duyguları, düşünceleri var, yetseydi herkes şair olurdu. Anlaşılmayan budur. İçinden geldiği için mimar ya da mühendis olmaya kalkanı görmüyoruz. Demek sanatların en kolayı şiir ki, duygulara, düşüncelere dayanarak şair olunabileceğine inanılıyor? (Melih Cevdet Anday).

*Bin acı birikse ancak bir şiir doğurur? (Ahmet Erhan).

*Şiir zamansızlıktır. Zamana meydan okumadır? (Oktay Akbal).

*"Sanat yapıtı, verili gerçeklikle çatışmadan doğar. Bu çatışmanın kökenleri, çocukluktan yetişkinliğe bir dizi doyumsuzluktan kaynaklanabilir. Sanatçının oluşturduğu ideolojik, etik ve estetik değerler, yaşanan gerçeklikle hiçbir zaman uyuşmayabilir." /Şükrü Erbaş

*"Nitelikli şiir alımlayıcısı ya da nitelikli şiir okuru yoktur; biricik bir şiirin nitelikli alımlayıcısı ya da biricik bir şiirin nitelikli okuru vardır."
/ Fırat Caner
*İçinizde olmayan şiiri hiçbir yerde bulamazsınız. (Shelley)

*Şiirin ilkesi, insanın üstün bir güzelliği özlemesidir. Bu ilke bir coşkunlukla, bir ruh taşkınlığında kendini gösterir. Bu coşkunluk, aklın yoğurduğu gerçeğin dışındadır. (Baudelaire)

*Şiir sanatı, eksiklikleri güzelliklere çeviren bir simya bilimidir. (Aragon)

*Ne masayı anlatacağım diye masa sözcüğünü kullanacaksınız, ne kuşu anlatacağım diye kuş sözcüğünü; ne de aşkı anlatacağım diye aşk sözcüğünü. (Cocteau)

*Şiir olmayan yerde insan sevgisi de olmaz. İnsanı insana ancak şiir sevdirir. Şiir, insanı insana yaklaştıran şeydir. (Sait Faik)

*Şiirin konuları hiç eksik olmayacaktır; çünkü dünya o kadar büyük, o kadar zengin, yaşam o kadar değişik manzaralı ki... Hiçbir gerçek konu yoktur ki şair onu gereği gibi işlemesini bildiği andan itibaren şiirden yoksun olsun. (Goethe)

*Gerçek şiirin, asıl sanat eserinin kendi varlığından başka bir amacı yoktur. Kendisinde başlar, kendisinde biter. Bütün soyluluğu da buradan gelir. (Valéry)

*Şairin şiiri, onun kişiliğidir, bütün hayatıdır. Bu anlamda şiirsel yapının, neredeyse organik bir şey olduğunu düşünüyorum. Yaşayan, kımıldayan, soluk alıp veren canlı bir organizma? (Ataol Behramoğlu).

*Bütün şairler gibi, kimi zaman bir düşünceden, kimi zaman bir duygulanmadan, bir kırgınlıktan, bir öfkeden yola çıkarım şiirin başlarında. Bazen de düşündüğüm, kurduğum, tasarladığım şiirin dışına çıkarım. Bir ayrıntı, yakaladığım bir imge şiirin bütününe egemen olur. Kimi şiirlerimi aylarca çalışarak bitiririm, kimini de bir oturuşta. Bitirdiğim bütün şiirleri ezberlemiş olurum. Biçimciliğe karşıyım, ama biçime çok önem veririm. Ayakkabı gibi, ne bol gelmeli biçim, ne de dar. Tam oturmalı şiirin `muhtevasına`? (Arif Damar).

*Gizli şiir sayısı, gizli işsiz sayısından aşağı değildir. Birçok şiirler, varlıklarını duyuramaz, kendilerine bir elin uzanmayışına sessizce katlanırlar? (Behçet Necatigil).

*Şiir, Anayasa aykırıdır, doğanın ahlakı kovduğu yerdedir, yasadışıdır? (Cemal Süreya).

- Bence de…

- “Şiir, okuyanda kendini bırakır, ‘bu şiiri kalbimde taşımak istemiyorum’ diyemezsiniz hakiki şiir karşısında. İyi dize, iyi şiir kendini bırakır sizde.” Y. Kayırhan.
Sizinde içinizde taşıdığınız şiirler var mı? Bu şiirlerin sizdeki yeri nedir?

- Bende Nazım Hikmetin yaşamaya dair isimli şiiri çok etki bırakmıştır

YAŞAMAYA DAİR

1
Yaşamak şakaya gelmez,
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Bir sincap gibi mesela,
Yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
Yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
Yani o derecede, öylesine ki,
Mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
Yahut kocaman gözlüklerin,
Beyaz gömleğinle bir laboratuarda
İnsanlar için ölebileceksin,
Hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
Hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
Hem de en güzel en gerçek şeyin
Yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
Yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
Yaşamak yanı ağır bastığından.
1947
2
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
Yani, beyaz masadan,
Bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
Biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
Hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
Yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
En son ajans haberlerini.
Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için,
Diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
Yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
Fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
Belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
Diyelim ki hapisteyiz,
Yaşımız da elliye yakın,
Daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
İnsanları, hayvanları, kavgası ve rüzgârıyla
Yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
Hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
1948
3
Bu dünya soğuyacak,
Yıldızların arasında bir yıldız,
Hem de en ufacıklarından,
Mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
Yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
Hatta bir buz yığını
Yahut ölü bir bulut gibi de değil,
Boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
Zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden çekilecek acısı bunun,
Duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...
Nazım HİKMET


- Birazda yaşama bu gözle bakmaya çalışırım…


- Şairin yaşam öyküsünden belirgin izler taşıyan eserlere nasıl bakıyorsunuz? Yazdıklarınız otobiyografik izler taşıyor mu?

- Yazdıklarım genelde doğaçlama oluşan anlık duygulardır, içlerinde belki de farkında olmadan kendimden kesitler sunmuşumdur, ama bu benim öncesi yaşamımdan tamamen kesitler içerdiği anlamına gelmez. Daha öncede belirttiğim gibi yaşadıklarınız ve sizin dışınızda ki yaşanılanlar bilinçaltınızdan bir gün olur çıkar gelirler, kelimelerle canlanmak isterler ve siz ister istemez yazarsınız. Bazen düz yazı olarak bazen şiirsel bir anlatım olarak.


- Doğaçlamayı yalın söyleme meramını doğrudan ifade etme yöntemi, çalışılmış bir üründen çok içtenliği korumaya gayret etmiş bir ürün yani yeni bir biçem ya da söyleyiş yöntemidir diyebilir miyiz?

- Doğaçlama adından da anlaşılacağı gibi tamamen o anda hissedilen duyguların, düşüncelerin yalın halde aktarılması bana göre, belki sonradan küçük değişiklikler yapabilirsiniz ama öz kalır. Bende bir alışkanlık haline geldi hiçbir zaman tasarlayıp yazmadım belli bir planım olmadı belki de rahatlığım ve zenginliğim bu sebepten dolayıdır kim bilir?


- Kendinizi “biz” diyebildiğiniz bir ekibin içinde görüyor musunuz? Bir edebiyat kuşağına dâhil olduğunuzu düşünüyor musunuz? Bu kuşağın bir sesi veya ne gibi sesleri var?

- Böyle bir düşüncem olmadı, araştırmamda olmadı…


- Şairlik yaşamı boyunca “acaba hangi şairlerin etkisinde kaldım?” diye düşündüğünüz oldu mu? Eğer varsa böyle şairler sebepleriyle birlikte paylaşır mısınız?

- Evet, öncelikle Özdemir Asaf, Ümit Yaşar Oğuzcan. Orhan Veli, Nazım Hikmet Ataol Behramoğlu, Oktay Rıfat, Murathan Mungan… Gibi daha birçok yazar şair, okudukça mutlaka etkilenmişimdir diyebilirim. Sanırım bu usta şairler yazdıklarıyla okuyucuda derin izler bırakan şairlerdir ve beni de etkilemeleri, yönlendirmeleri çok doğaldır diye düşünüyorum. Sebeplerine gelince zaman içinde güncel olmaları toplumsal olmaları ifade biçimleri çoğu zaman anlaşılır net olmaları ve en önemlisi düşünsel anlamda yol gösterici olmaları diye sayabilirim



- “Zaman” üzerinde durulan kavramlardan birisi. Yazmak söz konusu olduğunda sizin zamanla ilişkiniz nasıl.

- Zaman “herkesin dilindesin” der ya şair işte öyle bir şey, herkesin dilinde, nasıl et tırnakla bir ise bize zamanla öyleyiz, adıyla bir olgu, görünmeyen ama yaşanılan kendini hissettiren ve yaşlanmamıza paralel anlayabildiğimiz bir değişken diyebilirim. Tutup yakalayamadığımız, biriktirip saklayamadığımız, isteyip yaşayamadığımız, sonralara bırakıp bulamadığımız gibi…
Zaman binlerce pencere, binlerce perde arkasında saklanan açtığımızda bize kendisini anca şimdiden gösteren bilinmez, bilim adamlarının çözmeye çalıştığı denklem, şairlerin sığındığı en güzel kavram, bana sorarsan kanatlarımdan eksilen bir tüy, beni her gün ağırlaştıran yavaşlatan, işte böyle bir şey…


- Peki, Kabir Bıyıklı günün hangi vakitlerinde kalemi eline alır?

- Herhangi bir saat dilimim yok genelde işimden artan zamanlarımda diyebilirim.


- Yaşadığımız şehirlerin, çevrenin, mekânların yazılan eserlerde büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Yaşadığınız çevrelerden, etkisinde kaldığınız şehirlerden ve güzelliklerinden bahseder isiniz? Ahmet Hamdi’nin Beş Şehri gibi sizinde şehirleriniz var mı?

- Evet, var doğduğum yer Demirci, yaşayıp çocukluğumun geçtiği yer İzmir, ilk gurbete gittiğim şehir Ankara, ilk işe başlayıp uzaklara gittiğim yer Kırklareli, son gurbetliğim Uşak askerliğimi yaptığım yer Burdur gibi. Ama sanırım Ahmet Hamdi Tanpınar gibi antlımım olamaz o başka, bir roman gibi, belki ilerde düşünüp yazabilirim hatırlattığın için teşekkür ederim.


- Eskiden edebiyat mekânları vardı edebiyat düşkünleri için. Günümüzde ise yerini edebiyat siteleri aldı. Sizin edebiyat siteleri hakkındaki yorumunuz nedir? Özellikle de www.hikateler.net hakkında…

- Evet, buna iletişim çağını getirdiği bir değişim diyebiliriz, edebiyat siteleri de bu değişimin bir parçası, mekanizması oldular ve edebiyattaki çok seslilikleri bir arada inceleme olanaklarımız daha çoğaldı.
Hikâyeler nete gelince, bir deyişle benim yeniden şiire başlamama önayak oldu diyebilirim, yıllardan sonra iyide oldu. Tabi bu arada başladıktan sonra teşvik eden Mozan ve Fundaya bu arada teşekkür ederim bir tesadüf olarak başlayan ve devam eden dostluklara da…
Bence amatör yazarlara ve şairlere kendilerini gösterme açısından çok yararlı olarak görüyorum hikâyeler. Net’i ve gerçekten okunası o kadar güzel yazılar var ki insan hepsini okuyamadığı günlerde oluyor bazılarını geç okuyoruz ama yinede her şeye rağmen çok güzel ve olumlu bir site, Sami arkadaşıma da bu arada emeklerinden dolayı teşekkür ediyor, onu kutluyorum.


- Kent şiiri ve şairi ile köy şiiri ve şairi arasında fark var mı sizce?

- Doğal olarak olması gerekir ve vardır da, bilirsiniz insanlar yaşadıklarınca düşünürler, düşündüklerince de yazarlar.


- Birer örnek istesek… ?

- Şu anda bir örnek vermem mümkün değil ama araştıranlar görecektir mutlaka farkı


- Şiir ve taklit konusundaki görüşlerinizi de öğrenmek istiyorum. Hocam, Bu konuda neler söylersiniz?

- Bence şiir içsel olarak yazılıyorsa taklit değildir, ama mutlaka okunulanların etkisi olacaktır ve bu zamanla yazanın kendi kişiliğini bulmasıyla daha da özgün bir hal alacak zenginleşecektir… Ne olursa olsun taklitte olsa insan mutlaka kendinden bir şeyler katar şiire, ilk başlayanlara hoş görü ile bakılmalı ve sabırlı olunmalıdır.


- Ütopik bir soru olacak ama sormak istiyorum yinede. Eğer siz bir şiir olsaydınız şairinize hangi soruyu sorardınız?

- Neden beni yazıyorsun, işin yok mu senin derdim…


- Peki, şair olarak ne cevap verirdiniz?

- Seni iş edindim derdim.


- Enteresan! Şairliği bir iş olarak görüyor musunuz peki?

- Hayır şairlik kendi duygularımın ve gözlemlediğim duyguların kelimelerle becerebildiğim kadarıyla yazın olarak yansıması, şairlik deyince de pek o kadar da iddialı değilim. Ama bulabildiğim boş zamanlarımda ki birincil işim diyebilirim…


- Ve izniniz ile gelelim Aşk’a… Aşk’ın şiirdeki önemi nedir. Kimileri şiirin zaten aşk olduğunu düşünüyor, kimileri için ise aşk sadece bir araç. Şiir ve aşk ilişkisi nelerden oluşur.

- Bence aşk şiir olmadığı gibi şiirde aşk değildir, fakat insanlar yıllarca içsellerini, anlatamadıklarını, söyleyemediklerini şiir dediğimiz yazılarla söylencelerle ifade edebilmeyi daha kolay sanmışlardır. Belki de ilk zamanlarda etkileşim olarak görülmüştür şiir, etki bırakmak için yazılmıştır aşk a düşünce, eski zamanların platonik aşklarında önemli bir yer tutar şiir… Şimdi sanırım o kadar değil.


- Hepimizin alışkanlıkları vardır. Zaten bir işi sürekli yapıyorsak alışkanlık haline gelmiş demektir. Peki, şairler için şiir yazmak bir alışkanlıktan mı ibarettir?

- Galiba, bazen yazmadığımda huzursuz oluyorum.


- Genç şairlere hangi öğütleri verirdiniz? Genç şairi önündeki zorluklar karşısında kendi duruşunu koruyabiliyor mu? Bu genç şairlere hangi şairlerle yoğrulmalarını önerirdiniz?

- Öğüt vermek gibi bir durumum yok ama şiir yazılıyorsa kelime cambazlığından önce duyguların reel olarak aktarılması daha iyi olur derim… Bence şair ayrımı yapmasınlar elden geldiğince bütün şairleri okumaya çalışsınlar, zaten onların gönüllerinde bir yol vardır ve bu yol zamanla kendiliğinden şekillenir, sonra artık şairleri ayırmaya başlarlar ki buda yazdıklarından dolayı bir yol aldıklarının göstergesi olur derim…


- Üretken bir şair olduğunuzu biliyoruz. Her gerçek şair gibi sizinde başınızdan ilk kitap basımı telaşı geçmiştir. Bu serüvenden bahsedebilir misiniz?

- Kitap basımı istememe rağmen çalıştığım şirketin sponsorluğu ile sürpriz oldu yoksa uzak bir hayaldi sonunda bir kitabım var.


- Kitabınızın ismi nedir.

- Alacağıma mahsuben. 24 Mayısta doğdu.


- Herhalde bu soruyu sormada edemezdim. Neden “alacağıma mahsuben”?

- Bilmem. Herhalde hayattan alacağıma karşılık sitemler diyelim. Hayattan alacağım var fakat sitemden başka da yapabildiğim bir şey yok. En başta adaletsizlik, anlamsız savaşlar, çocukların kaderleri, açlık, hastalık, Afrika, ırak, Afganistan, Türkiye ve hayatın bize aşıladığı kargaşalar. Vs. Bunları çoğaltmak mümkün.


- Bu kargaşaların şairler üzerinde etkisi oluyor mu?

- Sanırım insan olan herkes etkilerin. Şairde bu etkiden yola çıkar. Şairi şairleştiren bu duygu ve etkileşimdir ve daha önce de dediğim gibi, nasıl yaşarsan öyle düşünürsün.


- Biraz konuyu değiştirirsek; sanatın her dalı birbiriyle bağlantılıdır. Şiir ve edebiyatta pek çok sanat dalı ile iç içedir. Bunların başında müzik ve resim geliyor. Sizce bu etkileşim şiir ve şair üzerinde nasıl bir oluşuma neden oluyor.

- Buna genel olarak görsellik diyelim. Resim ve müzik derken önce müziği ele alalım. Şiir yazarken bazen kulaklıklarımı takarım ve dinlerim. Dinlerken sözler beni etkilemez ama müziğin tınısında kayıp kelimeler vardır. Onları burum bazen... Tuhaftır ama bir gerçektir. Resimler ve fotoğraflar karelerinde yüzlerce şiir barındıran görselliklerdir. Bir ayrıntısı bile size sayfalarca yazdırabilir. Tamamen o görselliğin içinize girişinize bağlıdır. Hayatta öyle değil mi zaten? Görsellik ve çok sesli bir müzik eseridir hayat.


- Peki, Kadir Bıyıklı hangi tür müzikleri dinler.

- Kadir Bıyıklı genelde yabancı dilde “slow” denilen hafif müzik dediğimizi arada sanat müziği ve genelde klasik müzikler dinler; dinlence amaçlı. Memleket türküleri de vardır sevdiğim. Karadeniz türküleri vs… Müziğin hepsi güzel bence.


- Sizinle söyleşmek gerçekten çok hoştu. Bana katlandığınız ve değerli zamanınızı ayırdığınız için teşekkürler.

- Ben teşekkür ederim Göksu…



Telif Hakkı Uyarısı Kadir Bıyıklı İle Şiir Üzerine Söyleşi isimli yazı, Göksu Görel tarafından 16.07.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Kadir Bıyıklı yazıyı favori listesine aldı...
Deniz Göktepe
Deniz Göktepe / 20.07.2008
Şiir seninle güzel kadir abi. Senden öğrenilecek çok şey var daha.

Hatice Engin
Hatice Engin / 17.07.2008
Röportaj yapmak, doğru sorular sorarak aydınlatmak temeline dayanır.Öncelikle Göksu,sana teşekkür etmeliyiz,doğru insana doğru sorular sorarak,emek vererek,düşündürerek röportaj hazırlayıp,bizlere sunduğun için. Sonra Kadir Bey size teşekkür etmeliyiz.Yaşadıklarınızı,şahit olduklarınızı,sevdiklerinizi,sevmediklerinizi bize aktarırken şiirlerinizde,bir adım öteye geçtik ve sizi biraz daha iyi tanıdık,duruşunuzla. Çok teşekkürler.

Arif Arifoğulları
Arif Arifoğulları / 16.07.2008
karşılık güzel bir sohbet olmuş tşkler


Eylül
5
Sanıyorum Vedalaşacağız
Bahattin GülyuvaHayata Dair Denemeler • 46 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Eylül
5
Kimin Umurundaki !
Mehmet AğbalıkHayata Dair Denemeler • 21 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
4
Doğru Bilgiyi Bilmek ve Onu Kullanmak Hakkında
Emre SahinHayata Dair Denemeler • 23 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
4
Mübarek Ayda Ya Diğer Günler
Lersan YilmazHayata Dair Denemeler • 18 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
4
Suç Kimde
Lersan YilmazHayata Dair Denemeler • 17 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
16
Kadir Bıyıklı İle Şiir Üzerine Söyleşi
Göksu GörelHayata Dair Denemeler • 111 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Kasım
22
Bu Gün Benim Doğum Günüm
Göksu GörelÖyküsel Şiirler • 389 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Eylül
10
Güz Yağmurlarıyla Aldatıyorum Seni
Göksu GörelSevgi ve Aşk Şiirleri • 253 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Mart
10
Hoşçakal Ey Şehir!
Göksu GörelHayata Dair Şiirler • 193 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ocak
10
Deli Kuş
Göksu GörelLirik Şiirler • 456 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Haziran
27
Bir Kedi ve Bir Çiçek...
Göksu GörelDostluk Hikayeleri • 4024 kez okundu. • 21 kez yorumlandı.
Ekim
2
İçimdeki Ses
Göksu GörelModern Şiirler • 3562 kez okundu. • 15 kez yorumlandı.
Eylül
2
Dost Acısı
Göksu GörelDostluk Hikayeleri • 3534 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ocak
13
En Sert
Göksu GörelSevgi ve Aşk Şiirleri • 2300 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Haziran
30
Seni Sevmek
Göksu GörelSevgi ve Aşk Şiirleri • 2247 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Kadir Bıyıklı İle Şiir Üzerine Söyleşi, Kadir Bıyıklı İle Şiir Üzerine Söyleşi denemesi, Kadir Bıyıklı İle Şiir Üzerine Söyleşi deneme, Kadir Bıyıklı İle Şiir Üzerine Söyleşi nedir?, Kadir Bıyıklı İle Şiir Üzerine Söyleşi hakkında bilgi, Kadir Bıyıklı İle Şiir Üzerine Söyleşi denemeleri, Göksu Görel denemeleri, Kadir nedir, Kadir denemesi, Kadir denemeleri, Bıyıklı nedir, Bıyıklı denemesi, Bıyıklı denemeleri, İle nedir, İle denemesi, İle denemeleri, Şiir nedir, Şiir denemesi, Şiir denemeleri, Üzerine nedir, Üzerine denemesi, Üzerine denemeleri, Söyleşi nedir, Söyleşi denemesi, Söyleşi denemeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Hapınızı Yuttunuz Mu?
Erol Sunat
Geldi!

Sezer Nişancı
Coğrafyam Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Remortgages | Pay Day Loans | Refinance | Credit Cards UK | Myspace Layouts | Video | Arkadaş | Saat