kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Kişisel Hikayeler

Kafka Gibi Yazmak


Kafka Gibi Yazmak

Bir Kafka olmadığımı fark ettiğim gün yazmayı bıraktım. Sonraki günler zorluydu. İçimden binbir türlü delilik yapmak geçiyordu; yaptım da. Bir bakkaldan beş-on tane sakız çaldım… Naylon ambalajın sesi yüreğime öyle bir korku saldı ki açmadan attım. Bu büyük bir delilikti. Koskocaman adam sakız çalıyordu; milyarlar çalsa bu kadar yadırganmazdı. Sonra Pazar yerinde eğilmiş vaziyette sebze seçen, kot pantolonlu bir kıza parmak attım. Kız hışımla ayağa kalktı. Üç-beş adam yakaladı beni. Tam pilim bitti diye düşünürken kız; “o benim arkadaşım!” dedi. Meğer mahalledenmiş, bende gözü varmış… Yine yaptığım delilik dilimde acı bir tat olarak kaldı. Bu, sakız tecrübesinden daha acıydı, hiç sevmediğim bir kızla vicdan yüzünden günlerce çıkmak zorunda kaldım…

Aslında tüm bunlardan vazgeçerek acıyı yaşamak isterdim ama bir kere yüzeyselliği alışmıştım… Devam ettim. Raskolnikov gibi işe yaramaz bir kocakarı seçtim. Günlerce izledikten sonra planımı yanında kimsenin olmadığı bir an -bahçede tek başına otururken- uyguladım. Karşısına geçerek dilimi çıkardım, yüzüne tükürdüm. Ne dese beğenirseniz; “ev boş sana yemek hazırlarım” günlerce çürümüş bir tende cinselliğin sınırlarını zorladım… Bu ilk iki denememden daha büyük bir acıydı… Hepsinden kötüsü beni görenler olmuş…

yazma hevesi yüzünden 28 yıl boyunca her şeyden vazgeçmiştim. Ne olursa olsun kısa sürede bu açığı kapatmalıydım! Tüm günahlarımı önümden geçen sarı renkli iri kedinin sırtına yükledim. Bir canını benim için harcamış çok muydu? Hem ben onunla ekmeğimi paylaşmıştım! O ise ellerimi tırmalayarak karşılık vermişti. Şimdi bunun acısını çekmek zorundaydı. Çekti mi bilmem, ama tek bir günahımı bile almamıştı… Kızdım, sövdüm, saydım… Tırnaklarını gösterince sustum…

Ne olursa olsun şehrin üstüne örten bulutları dağıtmak ve bu boşluğu bir şekilde unutmak zorundaydım… Bir kitap almalıydım beni anlatan, bir yazı yazmalıydım kendimi tatmin eden…

……

Bir karınca. Kırmızı bir karınca. On beş santimlik bir duvara tırmanmaya çalışan karınca. İlk denemesi düşüyor sırt üstü. Kafası karışmış. Kızıyor, büyük bir hırsla duvara tekrar saldırıyor. Bu sefer olacak gibi. Ama duvar uzun ve yardım etmiyor, gaddar. Karınca azimli, önündeki sahra çölüne geçmeye yeminli. Üçüncüsü hırstan uzak. Aklını çalıştırıyor bu sefer. Dikkatli, yavaş adımlar.

Yedinci denemesinde bir an yardım etmek geçiyor içimden. vazgeçiyorum. Galibi belli olsa da bu savaşı takip etmekten kendimi alamıyorum. Karınca inatçı. Duvara yumruklamaktan vazgeçmiyor. Ama esen yel kayadan bir şey almıyor; kaya sessiz, kıpırdamıyor, sağır.

On üç rakamının uğursuzluğunda çıkabileceği en son noktaya çıkıyor. Sonrası yine sırt üstü. Ayaklarının üzerine bu sefer acele etmeden dönüyor, yavaşça. Yorulmuş, ikna olmuş belli. Duvarın etrafında dönüyor. Birinci tur, ikinci tur … 13. tur. Umutsuzca duruyor. Bana bakıyor.

Bardağı kaldırıyorum. Özgür.
…………

Tutsak olan ben.

Taş döşenmiş yola sapmadan önce Tekel bayiine giren kızın geride kaldığını düşünüyorum. Güzel gülümsüyordu. Yolda kendi ayak izlerimi görür gibiyim. Bir insan kaç defa kendi izlerinin üzerine basabilir. Şu bira kapakları çocukluğumu anlatıyor, iki teneke dolusu kapak kazanmam ne de mutlu etmişti. Satmaya katlığımda kimse almayınca hepsini atmıştım. Sonra şu kibrit kutusu, babamın avuçlarında yanan bir kızıllık. Başımı sallıyorum. Bu gibi karamsar düşünceler geride kaldı. Sol yanımda kız beliriyor. Daha az önce o da bu yola sapsa diye düşünmemiş miydim? Kader ağlarını örüyor diye iç geçirerek kızın yürüdüğü kaldırama geçiyorum.

Önümde şimdi. Güzel bir yürüyüşü var. Çantası büyük, kottan yapılmış, mavi. İçinde büyük ihtimalle bir şişe vardır diye düşünüyorum. Koşa koşa önüne geçiyorum, biraz önce kaderin ağlarını ördüğünü ve artık benden vazgeçemeyeceğini büyük bir özgüvenle söylüyorum.Yüzümde beş parmak izi.

Kız da evine girdi zaten. Israrın anlamı yok. Artık delilik yapmaktan vazgeçerek mesire alanına doğru yürüyorum.

Büyük bir kayanın kovuğuna girerek şarap şişeni yudumlamaya başlıyorum.

Şehri örten bulut yağmur damlalarını acımazsızca bırakıyor. Kovuğun yağmur almayacağını düşünerek, koşuşturup duran insanları gülüyorum. Etlerin hepside ziyan olacak ne güzel?

Çocukların ayakkabılarına çamur bulaşmış. İşte bu olmadı. Yazdığım satırlardan yağmur kelimesini siliyorum. Çocukların önlerinde futbol topu…



Kafka Gibi Yazmak
Yazı Sahibi
Oktay Ertuğrul
Oktay Ertuğrul tarafından 28.1.2008 tarihinde eklendi 443 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı



Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
kendine olan öfkenin ve kabullenişin güzel bir anlatımıydı; fakat benim dikkatimi çeken ve bence gözden kaçırılmış büyük bir ayrıntı var. Yazının başlığı "Kafka gibi yazmak" iken, hatta onun gibi yazamamaktan dolayı duyulan öfkeyken; verilen örnek Dostoyevski`den suç ve ceza`nın kahramanı oluyor. Yazar Franz Kafka olmak isterken; Dostoyevski`nin raskolnikov`u oluyor bir anda. Bence burada verilen örnek Franz Kafka`dan seçilmiş olsaydı, çelişkiden uzak daha sağlam bir anlatım karşımıza çıkacaktı. Bunun dışında beğenerek okuduğum bir yazıydı, kaleminiz daim olsun...


1/31/2008 tarihinde yorumlandı.

kafkayı okumama rağmen çok sevmeyen biriyim, hikayenizin ilk 3 paragrafını beğendim, gerisini biraz taklit ve duygu yoğunluğundan uzak buldum, genel anlamda bakarsak yazınız güzeldi.


1/29/2008 tarihinde yorumlandı.

Akıcı ve güzel bir anlatımla okuduğum güzel bir yazıydı.Devam ...


1/28/2008 tarihinde yorumlandı.

Eğer yazılarınıza bakıp bir Kafka olduğunuzu fark etseydiniz işte o zaman yazmayı bırakmalıydınız çünkü bu durumda sanatta taklitçiler grubuna girmiş olurdunuz. Bence siz yazmayı bırakmayın. Bu okuduğum hikaye çok güzel. Tebrikler.


1/28/2008 tarihinde yorumlandı.

Kafkayi COK severim. Genc yasta ölmesi ise ne üzücü(1883-1924).Kafka`nin sevdigi Prag sehride onunla özdeslesmistir. Sizin yazinizi begendim. Tebrikler ve lütfen yazmaya devam. Ne yapalim hicbirimiz Kafka degiliz, herseye ragmen devam.


1/28/2008 tarihinde yorumlandı.


Kasım
30
Gereksiz İnsan
Hatice TaşdelenKişisel Hikayeler • 54 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Kasım
25
Zencefil
Tuğba MartinKişisel Hikayeler • 81 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Kasım
20
Sevmeler Hep Ağır Gelir İnsana
Serpil EmirKişisel Hikayeler • 62 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
19
Big City Life(büyük Şehir Yaşamı)
Gökhan DemirağKişisel Hikayeler • 110 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
19
İnsanlar Hep Tersine Hep Tersine
Gökhan DemirağKişisel Hikayeler • 74 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
27
Alm
Oktay ErtuğrulDüş Hikayeleri • 171 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
14
Abidik Gubidik Günlük
Oktay ErtuğrulKişisel Denemeler • 306 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
7
Teklif
Oktay ErtuğrulBaşkaldırı Hikayeleri • 622 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ocak
29
Çakal Mantığı
Oktay ErtuğrulBaşkaldırı Hikayeleri • 404 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ocak
28
Kafka Gibi Yazmak
Oktay ErtuğrulKişisel Hikayeler • 444 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Şubat
7
Teklif
Oktay ErtuğrulBaşkaldırı Hikayeleri • 622 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
24
Ölümden Sonra
Oktay ErtuğrulBaşkaldırı Hikayeleri • 614 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ocak
28
Kafka Gibi Yazmak
Oktay ErtuğrulKişisel Hikayeler • 444 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Aralık
15
Cennet
Oktay ErtuğrulBaşkaldırı Hikayeleri • 416 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ocak
29
Çakal Mantığı
Oktay ErtuğrulBaşkaldırı Hikayeleri • 404 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Kafka Gibi Yazmak, Kafka Gibi Yazmak hikayesi, Kafka Gibi Yazmak hikaye, Kafka Gibi Yazmak nedir?, Kafka Gibi Yazmak hakkında bilgi, Kafka Gibi Yazmak hikayeleri, Oktay Ertuğrul hikayeleri, Kafka nedir, Kafka hikayesi, Kafka hikayeleri, Gibi nedir, Gibi hikayesi, Gibi hikayeleri, Yazmak nedir, Yazmak hikayesi, Yazmak hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Credit Cards | Bad Credit Mortgages | Per Insurance | Problem Mortgage | Cell Phones | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul