kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Makale / Toplumsal Makaleler

Kahroldum!


Kahroldum!

Eşim geçen yıl emekli olunca, bağlanan beş yüz kırk milyon emekli aylığıyla yaşamak, hele İstanbul gibi bir metropolde yaşamak bizi yorar diye düşündük. Öyle ya, emekli aylığımız gecekondu semtinde bile ev kiralamamıza yetmezdi. Bir de, büyük şehirde yaşamanın stresini taşıyacak yaşları geçiyorduk artık. Daha sakin, daha sessiz, doğayla iç içe yaşamak istiyorduk. İkinci bahar düşlerimiz vardı yaşayacağımız. El ele sahilde gezmek, gün batımını seyrederken türküler söylemek, bahçemizde hormonsuz domates, balkonumuzda renk renk çiçek yetiştirmek, parklarda banklara oturup çekirdek çitlemek gibi…

İkimizin de İstanbul’da geçmişti tüm yaşamımız. Çocuklarımız, sevdiklerimiz dostlarımız vardı ama son yıllarda öyle bir kargaşa içindeydik ki, birbirimizi ziyaretlerimiz seyrekleşmiş, mesajlar ve maillerde görüşür olmuştuk onlarla da…

İkimiz de farklı yaşamlarda yaşamıştık yıllarca ama aynı noktada kesişmişti hayallerimiz. Çoluk-çocuk, iş güç, bir türlü tatil fırsatı yakalayamamıştık bu yaşa kadar… Küçük bir tatil kasabasıydı hayalimiz. Sahil ya da orman kenarında tek göz oda bir kulübeydi düşlerimiz.
Sonunda biz bulmuştuk birbirimizi ve çocuklarımız artık ayakları üzerinde duruyordu.
Emekli de olunca, artık hayallerimizi yaşama zamanıydı…

Sonunda Kuşadası’nı seçtik yerleşmek için… Temmuz ayı sonlarında, sevdiklerimizi, dostlarımızı ve yarım asır yaşanmışlıkları ardımızda bırakıp, sıcacık anıları yüreğimize alıp, umutlarımızı da yüklediğimiz kamyona atlayıp, geldik Kuşadası’na…
Tuttuğumuz ev 300 ytl… İstanbul’daki kiraları düşününce, 300 ytl kira, sudan ucuza geldi ilk önce bize… Yeni bir yaşama başlayacağımızın telâş ve heyecanıyla unutmuştuk biz emekli maaşımızın beş yüz kırk ytl ile sınırlı olduğunu…

Aldığımız emekli tazminatının çoğu nakliye ve kiraladığımız evin boya, badanasına, depozitosuna, elektrik su işlemlerine gitmişti. Elimizde kalan para bizi birkaç ay idare etti ve sonunda kaldık emekli maaşımızın kiradan artanıyla yaşamaya… İki yüz kırk ytl, bozdur bozdur harca…

Neyse ki eşim “halk” çocuğu. “Emekçi”. Elinden her iş gelir. (Elk. Tesisatı. Su tesisatı. v.s) Öyle, “bu işte çalışamam, bu iş benim tarzım değil” gibi takıntıları da yok… Başkasının sırtından geçinmeyi yediremez kendisine, borçla yaşamayı da sindiremez bir türlü... Alın terine saygılıyız ikimiz de ve anladık ki, alın teri mezarda kuruyor ülkemizde!

Ben de bordrolu memur kızıyım ya, kanaat etmeyi öğrenmişim çocuk yaşlarımda... Yıllardır bilirim idare etmeyi de, sabretmeyi de, şükretmeyi de.

Ufak tefek tamir işlerinden gelen parayı, emekli maaşının kiradan kalanına ekleyip kış aylarını geçiştirdik çok şükür.

Eşim, bu yıl sezon başında “cam temizliği” işi yapmaya karar verdi. Emekliliğinin teri soğumadan, yılların yorgunluğunu üzerinden atamadan, ikinci bahar hayallerimizi dondurup tekrar çalışmaya başladı. Gerekli araç-gereçleri aldık ve çevredeki turistik tesislerin, mağazaların, dükkânların camlarını temizlemeye başladı…

Geçen hafta kahvaltıda eşim, “Bu gün bir cafenin camlarını sileceğim” dedi.
Üç aydır ilk defa “Ben de seninle geleyim” dedim. Eşim işini yaparken bende cafede oturup bir çay içerim, yaşamıma o gün bir farklılık katarım diye düşündüm… Eşim cam silerken de ilk defa seyredecektim onu…

Cafede oturanların çoğu yurt dışından gelen turistlerdi. Genelde ağustos ayı sezon sonudur ve bu ay gelen turist grupları çoğunlukla emekli ve yaşlı turistlerden oluşur.
Oturduğum köşedeki masadan, bir cam silen eşime ve masaları silen yaşlı garsona baktım, (Garsonu da tanıyoruz emekli öğretmen) bir de, masalarda oturan turist guruplarına baktım. Karşımdaki tabloyu değerlendirdim bir an ve… Kahroldum!
“Onların” Emeklileri… “Bizim” Emeklilerimiz…!

Bir süre sonra “çat-pat” Türkçe konuşan turistlerle “çat-pat” İngilizcemle diyalog kurdum. Gurubun içinde, öyle iş adamları ya da Avrupanın zenginleri yoktu, aksine işçi emeklisi, beden gücüyle çalışıp emekli olmuş insanlardı hepsi de. Emekli olmadan önce de gelmişler Türkiye’ye. Emekli olduktan sonra tüm ülkeleri geziyorlarmış yılın belli aylarında. Üç yıldır Kuşadası’na geliyorlarmış. Efes ve Meryem ana çekiyormuş onları buraya…

Aldıkları emekli aylığını öğrendiğimde… Kahroldum! Emeklilere devletin verdiği değeri, sunduğu imkânları duyunca… Kahroldum!
Ve… Otuz küsur sene alın teriyle çalışmış, devlete vergisini ödemiş, her girdiği iş yerinde “önce sigortam” bilinciyle çalışıp yaş sınırına gelmeden emekliliği hak etmiş olan “Emekli” eşimin, 50 ytl için alnından yere damlayan terini görünce… Kahroldum!

Bizde emekliler, değil yurt dışına gitmek, sahile gidip eşiyle çekirdek bile çitleyemiyor!

AB masalı okunsun başucumda, ben bu masalı dinlerken uyuyamıyorum. Aksine uykularım kaçıyor…

Ülkemi tozpembeye boyasalar da ben boyanın altından sırıtan kara yerleri gördükçe moralim bozuluyor…

Kişi başına düşen milli gelir raporları okunup güllük gülistanlık göstersinler ortalığı… Ben duyduklarıma değil yaşadıklarıma, gördüklerime inanıyorum.

Gençlerimizi “Avrupa özentisi” olarak eleştiriyoruz ya, vallahi ne yalan söyleyeyim o cafede bir an Avrupa’ya özendim. Kıskandım yaşıtım Avrupalıları… Kıskandım ve… Kahroldum!

Nesrin Göçtürk Kaya





Kahroldum!
Yazı Sahibi
Nesrin Göçtürk Kaya
Nesrin Göçtürk Kaya tarafından 25.8.2008 tarihinde eklendi 405 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Kahroldum! isimli yazı, Nesrin Göçtürk Kaya tarafından 25.08.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Birgül Erdoğan yazıyı tebrik etti...
tebrik Şengül Kesler yazıyı tebrik etti...
tebrik Gül Erdogan yazıyı tebrik etti...
tebrik Ayhan Hız yazıyı tebrik etti...
tebrik Çiğdem Bekar Abilov yazıyı tebrik etti...
tebrik Halis Gürses yazıyı tebrik etti...
tebrik Selda Kale yazıyı tebrik etti...
tebrik Deniz Göktepe yazıyı tebrik etti...
harika bir tespit ve yorum.
AB masalı okunsun başucumda, ben bu masalı dinlerken uyuyamıyorum. Aksine uykularım kaçıyor
buna şunu eklemek isterim.
biz hep güne yeni umut ve hayallerle uyanırken,başakaları tarafından da uyutuluyoruz.ve hayatımızda hep mahmur şekilde geçiyor.ne uyanık ne uyur...saygılar hoşkalın



29.11.2008 tarihinde yorumlandı.

Yorumları okurken şaşırdım.Söylenecek o kadar şey var ki! Öncelikle bu ülkede yaşamak bizim şansızlığımız, burası Türkiye ne yapalım, katlanıyoruz türden kabullenmelerle hayıflanmaktansa, silkinelim.Aynı hataları tekrarlamaktansa aslında hiçte uzak olmayan ve o kadar bulanık görünmeyen çözüm yollarının kapısını aralayalım.Koyun gibi millet yakıştırmasını benimsemek niye!!
Haklısınız! Her bakımdan bizlerden avantajlı durumda görünen o ülkelerin insanları, inanın kendi ülkelerinde bizlerden farksız değiller.
İçtenliğinizi kutluyorum.



17.09.2008 tarihinde yorumlandı.

Nesrin Hocm... Ben de kızıyorum yaşıtım olup da Avrupa''da yaşamaya özenen yaşıtlarıma ama bir yerden sonra Türkiye''nin yaşam standartlarıyla, Avrupa''nın yaşam standartlarını karşılaştırınca bazen kendimin hata yaptığını düşünüyorum. Türkiye''de genç olmak, yaşlı olmak, emekli olmak, emekçi olmak çok zor. Hiçbiri için verdiğimiz emeğin karşılığını alamıyoruz. Bugün yeni doğmuş çocuk bile, ortalamalara göre borçla doğuyor. Böyle bir ülkede bırakın yaşamayı, ölmeyi; doğmak bile zor!


01.09.2008 tarihinde yorumlandı.

Burası Türkiye memur da memur emekliside aynı durumda maalesef allah yardımcımız olsun


31.08.2008 tarihinde yorumlandı.

Bu ülkede hangi emekçi hakkının tam karşılığını alabilmiş. Dolandırıcılar,hortumcular,din istismarcıları vb. dışında herkes gariban.


29.08.2008 tarihinde yorumlandı.

Ülke bir Aile gibidir,Sadece Ülkenin çok çocukları vardır,
Gider çok Gelir yok,çünkü Üretimimiz hiç yok.Ülkeyi düşünmek yüzlerce milletvekiliyle olmaz,Buna beş kişi yeter ama kim dinler.SAYGILARIMLA



29.08.2008 tarihinde yorumlandı.

Doğru sözlere ne denir.Değişmeyecek maaesef,ben toz pembe bakmıyorum,sadece durumu kabulleniyorum.Görüşlerinize sağlık.


28.08.2008 tarihinde yorumlandı.

türk milletini bu hale düşürenler varsa ar damarlarından çatlasın...tebrikler.


28.08.2008 tarihinde yorumlandı.

Gerçekten, yaşamdan çok basit gibi görünen ama toplumumuzu yakından ilgilendiren çok önemli olayları basitçe kotarıp enfes yazılar yazıyorsunuz.Tebrik ediyorum.


28.08.2008 tarihinde yorumlandı.

Biz de eşimle tıpkı sizin hayalleriniz gibi hayaller kurarak,emekliliği beklemeden 2 yı önce Ankara`dan çıkıp Dalyan`a geldik yerleştik.Neyse ki emeklideğiliz. Ama tamamen sizinle ynı fikirdeyiz.Mutluluklar diliyorum her ne kadar benim ükemde polyanna olmakla mümkünse de.


27.08.2008 tarihinde yorumlandı.

Bu yıl şu kadar artış oldu gelen turist sayımızda.Şu kadar döviz girdi o turistler sayesinde ülkemize... Şu kadar, bu kadar, şöyle,böyle...Ben de bu masalları dinlemekten usandım ve bu masalları yazmalarına kahroluyorum.Gidin bakın,en iyi tesislerimize tatile gelen o saygıdeğer turistler hangi çuvalla,hangi ucuz terlikle içeri giriyorlar ve hangi akla hizmet bizim lisans mezunu yetişmiş insanlarımızı aşağılıyorlar.Gün gelir devran döner mi bilmem,ama devrana dönen başımıza aklımızı toplamamız gerektiği kesin.Kutlarım,yine müthiş bir yazı okudum sizden.Saygılar...


26.08.2008 tarihinde yorumlandı.

Nesrin hanım yazınca çizince kızıyorlar,sallamıyoruz,iftira hiç atmıyoruz bu ülkenin milyar dolarları hortumcuların cebine iniyor şu an peki ne yapalım diyenlere bir tek cümlem var.17 Ağustos depreminde devletin 2 milyar dolarını iç eden bir şerefli zevat 1 milyon dolarlık çek yazdı depremzedelere alkışlandı ödüller aldı haber bültenlerinde kurum kurum kuruldu ne mi yapmalı belki de alkışlamadan önce kimi alkışlıyoruz kime ödül veriyoruz iyice bir incelemeli.Haaaa düzelir mi binbir gece masalları dizilerini oynatıp vay be holdingleri olanlara bak ulan ne dertleri varmış halimize şükür denir ise biz aksaklıkları irdelediğimiz zaman adımız zengin düşmanı anarşit bunlar arkadaş diye kötüye çıkarsa sanırım gelecek zaman da buna da şükretmeniz gerekecek.Bu söylemlerin hiç biri değerli Nesrin hocama bir yazım değildir yazının içeriğine yorum yapıyorum.Saygılarımla.


26.08.2008 tarihinde yorumlandı.

Avrupa kendisine özendirecek kadar haklı, biz ise bu özeni anlamayacak durumdayız. Ne diyelim hayırlısı, elinize sağlık, sağlıkla kal, ömürlü ol.


26.08.2008 tarihinde yorumlandı.

malesef kahrolaya devam edecek gibi geliyor bu insanlık!!! saygı ve sevgiyle


26.08.2008 tarihinde yorumlandı.

Bir türkü vardır bakkkal amca bakkal amca şekerin varmı ?var var irmiğin varmı var var.Aslında ülkemizde emekli lere hak ettiği değeri vermiyoruz.Elin keferesinin orta ve ileri yaşlıları bizim cennet ülkemizde almış olduğu bir maaş ile krallar gibi tatil yapıyoru.Bu ülkemizi yönetenlerin bence kusuru.Yüreğinize sağlık kahrolmakla haklısınız.....


26.08.2008 tarihinde yorumlandı.

Okumaya başladığım da tebbessüm ettim, ne kadar sade sıcak temiz ve her insanın belli dönem sonra isteyeceği sakin bir yaşam umudu, yazının ortalarına gelince içim burkuldu kolay değildir yaz mevsiminde çalışmak emek vermek. bizim çalışanımıza bizim işçimize verilen değer orta da, biliyorlar benim işçim benim memurum emekli olunca da yine başı dik durur çalışır kimseye muhtaç olmaz. ama biz de biliyoruz ki, bu ülkenin işçisi memuru olma da ayakta kalamaz! inanın yazınız beni öyle etkiledi ve üzdü ki, doğru düzgün ne yazacağımı bilemiyorum. tek diyebileceğim eşinizin emekçi ellerinden öpüyorum. saygılarım somsuz...


26.08.2008 tarihinde yorumlandı.

Avrupa´da yasayan bir genc olarak, size hak vermiyor degilim dogrusu.. Fakat sunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor.. Burda bir insanin ortalama aldigi maas; 1100€ ve verdigi kira 450 € ekmegin fiyati ise yaklasik 1€ . Arta kalani da sizler hesaplaya bilirsiniz.. Inanin burdaki gecim ile ordakinin arasinda fazla bir fark yok aslinda.. Burdaki emekli insanlara gelince, burdaki insanlarin cogu cocuklarina egitmlerini bitirene kadar maddi yardimda bulunuyor.. Cocuk evden ayriliyor ve bütün maddi destek te ortadan kalkiyor, artik kendi ayaklari üzerinde durmasi gerekiyor. Arabasini, dügününü ve gecimini kendi yapmak zorunda.. Böylece ebeveynler de kazandiklarini bir sekilde biriktiriyorlar.. Emeklilik vakti gelince de artik özgürler.. Yani anlatmak istedigim durum sadece emeklilik sistemine de bagli degil.. Aile yapisi da ortaya bir cok sey koyuyor, ayrica burdaki cekirdek aile sayisi en fazla 4! Inanin bana yerlilerde 5 kisilik bir aileye rastlamadim henüz..Sunu da eklemek isterim; suan Avrupa´nin politikasinda sadece emekli maasi tartismasi gündemde, burda da bazi kopukluluklar söz konusu.. ( Umarim bizim memleketimiz bu konuda Avrupa´yi dahi gecer..) Sevgi ve saygilarimla..


26.08.2008 tarihinde yorumlandı.

sanırım bu ülkedeki sömürü ve sosyal ezilmeyi yeni farkediyorsunuz ya da yeni yaşıyorsunuz işte bu halk bu yüzden böyle süregelen yönetimleri böyle yaşamları haketmiyor...


26.08.2008 tarihinde yorumlandı.

Nesrin hanım bende kahroldum bunları okuyunca, ben zaten biliyordum memurun ve emeklilerin halini ama üzüldüm yine de,yarama tuz bandılar gibi,Allah yardımcınız olsun,saygılar.


26.08.2008 tarihinde yorumlandı.

Haklısın hem de çok. Daha seçimler var, ortalığa saçılacak paralar var, kamu binaları ! yenilenir, koltukların derisi değişir,...bu kadar masraf arasında bunların lafı mı olur efendim ? açlık sınırı, yoksulluk sınırı derken, havai fişek gösterileri ile hava atarken sen kahrolmuşsun, ben kahrolmuşum...ne yazar be ablam ? (Ne olur çeneme engel olayım.)


26.08.2008 tarihinde yorumlandı.

doğru söze ne hacet hocam emekliliğe 5 yıl kaldı aldım ellerimi başımın arasına allah size kolaylık versin.


26.08.2008 tarihinde yorumlandı.


Aralık
1
Aydede`ye Mektuplar 6
Özkan KöseToplumsal Makaleler • 10 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
27
Çocuklarınızı Evliliğe Hazırlayın
Zeynep AkıllıToplumsal Makaleler • 43 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
21
Kasım
17
İdealist Olmak Zor mu ?
Haluk NamdarToplumsal Makaleler • 169 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Kasım
16
Aldananlardan Olmayın !
Ertuğrul ErdoğanToplumsal Makaleler • 259 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Aralık
1
Sevilmeyi Öğret Bana
Nesrin Göçtürk KayaHayata Dair Denemeler • 67 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Kasım
28
Asker Serkan’a
Nesrin Göçtürk KayaDostluk Şiirler • 69 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Kasım
28
Sevgiyle))
Nesrin Göçtürk KayaHayata Dair Denemeler • 62 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Kasım
27
Artık Dünlerimde Kaldın
Nesrin Göçtürk KayaHayata Dair Denemeler • 64 kez okundu. • 21 kez yorumlandı.
Kasım
25
İnsanca Yaşama Merhaba
Nesrin Göçtürk KayaHayata Dair Denemeler • 65 kez okundu. • 15 kez yorumlandı.
Ağustos
25
Kahroldum!
Nesrin Göçtürk KayaToplumsal Makaleler • 406 kez okundu. • 21 kez yorumlandı.
Haziran
22
İyi Ki Geldin Yüreğime
Nesrin Göçtürk KayaSevgi ve Aşk Denemeleri • 377 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Temmuz
23
Beni İyi Dinle
Nesrin Göçtürk KayaSerbest Şiirler • 201 kez okundu. • 23 kez yorumlandı.
Ağustos
19
Ya Benide Götür
Nesrin Göçtürk KayaSevgi ve Aşk Denemeleri • 199 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Haziran
24
Türbansız Gelincikler
Nesrin Göçtürk KayaYaşamdan Hikayeler • 195 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Kahroldum!, Kahroldum! makalesi, Kahroldum! makale, Kahroldum! nedir?, Kahroldum! hakkında bilgi, Kahroldum! makaleleri, Nesrin Göçtürk Kaya makaleleri, Kahroldum! nedir, Kahroldum! makalesi, Kahroldum! makaleleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Credit Card | MPAA | Peak Oil | Floor Lamps | Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul