kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Makale / Siyasi Makaleler

Kaldıralım Sandıkarı ! Kapatalım Akp`yi Asalım Başbakanı !


Kaldıralım Sandıkarı ! Kapatalım Akp`yi Asalım Başbakanı !

Yargıtay dün bir bildiri yayınladı kamuoyuna . Bilmem okudunuz mu,Bir muhalefet Partisi edası ile ve bir siyasi tarafmış gibi ?

Bildiride ilginç ve düşündürücü noktalar var . Sahip olduğumuz ve %80’i Askeri bir mantıkla yazılan 7 Kasım 1982 tarihli darbe Anayasasını savunuyor ve değiştirilmemesi gerektiği hakkında dem vuruyor . Halk tarafından iktidara getirilmiş Siyasi İradeyi hem eleştiriyor hem de Millet adına kendinde konuşma hakkını buluyor .
Lakin Millet tarafından seçimlerle iktidarda olan bir hükümete bu bağlamda bir muhtıra veriyor .Tamamen siyasi olan Kapatma davasına da taraf olduğunu açık seçik beyan ediyor . Bu girişim Kapatma davasının sonuç aşamasında verilecek kararı etkilemeye yönelik bir davranış izlenimi veriyor kamuoyuna .
Bildiri ile Kapatma davasının sonucunu artık 5 yaşındaki çocuk ta biliyor ! AKP kesinlikle kapatılacak diye biliriz rahatlıkla.

Peki Yargıtayın görevi nedir ? Muhalefetin Sözcülüğünü yapmak değildir kesinlikle , bir siyasi organ da kesinlikle değildir , bir taraf ta olamaz hali ile , eksik kalmış bir siyasi organın arka planı da değildir , bir muhalefet partisi zaten değildir , Yasama,yürütme organlarının faaliyetlerini, anayasa ve yasa yapma süreçlerini tartışmak yargının görevimidir ? Bir hukukçu olmamama rağmen değildir diye biliyorum . Peki Yarıtay Başkanlar Kurlulunun yaptığı ne idi ? Yukarıdaki yazdıklarımın ksinlikle tezahuru değilmi ? Bu bir anlamda Darbe değilmidir peki ? Ama bizim ülkemiz alışık bu tür üstü kapalı muhtıralara darbelere , bildirilere . Halkımız da hiç yadırgamıyor bu tür bildirileri söylemleri , üstüne vazife olmayan tarafsız olduğunu ilan etmelerine rağmen taraf olanları .
Aslında Yargının görevi Milleti adına karar vermektir .Yasaların izin verdiği çerçevelerde anlaşmazlıkları tarafsızlıkla gidermek ve Hukuk çerçevelerinde davranmaktır .Peki Millet adına söz söyleme fikir beyan etme , karara bağlanmamış bir dava hakkında konuşmak yetkileri içerisindemidir ?
Böyle bir yetkisi olmamalıdır ,çünki bu hukukun üstünlüğü ile bağdaşmaz .Neden ?

Çünki 5 yıl da bir yapılan seçimler var ,bu seçimlerde millet kendi adına konuşma hakkını zaten seçim sandıklarının başına giderek istediği siyasal oluşuma vermekte .
O halde Yargıtay ne yapmalı ? 5 Yılda bir yapılan seçimleri ve seçim sandıklarını kaldırtmalı . Çünki Milletin verdiği Temsl yetkisini yok sayarak bildiri yayınlama hakkını kendinde rahalıkla görebiliyor . Üstüne vazife olmadığı halde . Bu durumda Yargı bağımsızdır demek mümkünmüdür ? Peki bağımsız yargıya bir müdahalemidir bu bildiri ? peki hale görülmekte olan bir dava hakkında görüş bildirmek ne kadar etik bir davranıştır ?

Evet , Kesinlikle kaldıralım bu sandıkları ve 5 yılda bir yapılan seçimleri ,Çünki bu ülkede farklı düşünmek farklı giyinmek farklı bir söyleme sahip olmak bir suç .Rutin tek düze ve sabit bir parti olsun rahata ve refaha ulaşalım olsun bitsin .Tek parti de belli zaten .Çünki bu gün Yargıtay Başkanlar Kurulu ve Bazı Partiler söylemlerinde söz birliği içerisindeler .

Örneğin bildirinin bir bölümünde aynen şöyle denmekte :
“Çelişki ve yanlışlıklar sürdürülmüş, açılan davayı Anayasal ve yasal sorumluluk ve yetkinliğiyle hukuka uygun olarak değerlendirilip sonuçlandıracağında hiçbir kuşku bulunmayan Anayasa Mahkemesi’nin, her tür etkiden uzak biçimde yargı yetkisiyle baş başa bırakılması ve sonucun saygıyla karşılanacağı kanısının yaratılması yerine, Anayasa’nın 138. maddesi hükmünü gözardı eder bir sorumsuzlukla, yargıyı etkilemeye yönelik tavır, davranış ve görüş açıklamaları artan bir hızla sergilenmiştir.”

Peki bu bildiri Anaya Mahkemesini etkilemeye yönelik bir girişim değilmidir ? Hatta bu kararın zaten belli olduğunu ve Kapatılma Davasına Muhatap Partini Kapatılmaması için yaptığı girişimlerin hiçbir anlamının ve etkisinin olmayacağını açık seçik beyan etmek değil midir ?
Zaten Yargı reformunu ve Anayasa değişiklikleri ile ilgili çalışmalarıda eleştiren bu bildiri ,bildiriden daha çok bir muhtıra niteliğindedir . Kaldıki daha önceki Davayı destekler nitelikteki söylemleri hiç dikkate almamalarıda bu yazdıklarımı destekler nitelikte .CHP Genel başkanının Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanını tehdit etmesi ve hiçbir şekilde bundan imtina etmemesi , her ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanına söylediği sözler hiçbir yargı kurumundan eleştiri görmemiştir .Hatta destekler nitelikte Emekli Yargıtay üyelerinden beyanlar sarf edilmiştir .


Bir Başka Paragrafta ise şöyle denmekte : “Bu düşünce, niyet ve tasarrufların, yargı erki adına ve Adli Yargının en üst kurumu olan Yargıtay tarafından asla kabul edilemeyeceği, “bağımsız yargı hedefiyle” bağdaştırılamayacağı, dahil olmayı amaçladığımız Avrupa Birliği müktesebatıyla da uyum sağlamayacağı açıktır.”
Bu cümleye söylenebilecek pek fazla bir şey bulamıyorum . Siz Avrupa birliğine girmek için yıllardır uğraşacaksınız bu uğurda hem bu hükümet hemde bundan önceki hükümetlere ödenekler ayıracak , yetkililer ataycak, bütçeler ayıracaksınız , bu süreç içerisinde hiçbir şey söylemeyecek sesinizi çıkarmayacaksınız sonra bir kapatma davasının karar arefesinde kalkacaksınız , Avrupa Birliğini biz desteklemiyoruz diyeceksiniz ve bunu da Tüm yargı kurumlarının adına bir bildiri ile yayınlayacaksınız .Olacak iş değil , mantık dahilinde değil .Senelerdir Avrupa İnsan Hakları Mahkemelerinin verdiği kararları uygulayacak verilen cezaları tatbik edecek , para cezalarını ödeyeceksiniz sonrada biz bu birliğe uyum sağlayamayacağız diyeceksiniz . Gülelim mi ağlayalım mı ?

Yargıtayın görevleri bellidir ,Anayasa ile sabit görevleri http://www.hukuki.net/kanun/2797.15.text.asp isimli internet sayfasında görülebilir .Yargıtay kanununun hiçbir yerinde bildiri yayınlayacağına veya halk adına söz söyleyebleceği yazmamakta . Kanaatimce , Genelkurmay , Sivil toplum kuruluşları , Üniversite Rektörleri , Sendikalar gibi modaya uymuş ve bir bildiride biz yayınlayalım deyivermiştir gayri ihtiyari .
Bundan sonra artık , Şoförler odasından , Esnaf ve Sanatkarlar derneğinden , , Sarımsak Geliştirme ve Kalkındırma Derneği, Genelev Güzelleştirme Derneği , Aşıklar ve Müzik Aleti Çalanları Koruma Yaşatma ve Yardımlaşma Derneği de pek yakında modaya uyarak Hükümet aleyhene bildiri yayınlarlar . Ne alaka demeyin , bu ülkede üstüne vazife olan da olmayanda bildiri yayınlıyor artık .Bir moda bir akım oluverdi bir anda . Bu hükümeti rahatlıkla indiririz biz , partiyide kapatırız , gerekirse Başbakanınıda asarız .Tarihimiz böyle kahramanlıklarla dolu nihayetinde .

Aklımda iken Ergenekon Davası ne oldu ? kimseden ses çıkmıyor ? Sanki böyle bir dava hiç olmamış gibi davranılıyor .Davanın takibini yapan Savcılar ve yargı mensupları birer birer oraya buraya sürülüyor , konu hakkında gazetelerde yazı yazanlar inanılmaz para cezalarına çarptırılıyor veya yıldırılıyorlar .


Kaldıralım Sandıkarı ! Kapatalım Akp`yi Asalım Başbakanı !
Yazı Sahibi
Refik Recep Pelit
Refik Recep Pelit tarafından 22.5.2008 tarihinde eklendi 275 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Kaldıralım Sandıkarı ! Kapatalım Akp`yi Asalım Başbakanı ! isimli yazı, Refik Recep Pelit tarafından 22.05.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Ömer Fidan yazıyı tebrik etti...
tebrik Cemre Serin yazıyı tebrik etti...
İnsan... Teklife muhatap olan... Bir millet olgusuyla cihanda yalnz bırakılan... Mefkureden uzaklaşan, tefekkürü unutan can... Nefes almak müddeti devam ettikçe, rahmetin hikmeti bilinmedikce, Bahşedilen sevgi bizler içinde, musamaha elzem olan bir hkikatse, muhakakak biline... Hafife almak, hor ve hakir görmek, nedamet kusmak düşünen, kanaati bilenlerin işi değildir.


28.05.2008 tarihinde yorumlandı.

“İmansızda vicdan olmaz çocuğum Kırk cesette bir can olmaz çocuğum Tay büyür at olur, ona sözüm yok İt büyüyüp insan olmaz çocuğum”(*) (*)Abdurrahim Karakoç-Gerdanlık-I


28.05.2008 tarihinde yorumlandı.

türkiye 2002 yılından bu yana büyük bir değişim ve gelişim içinde,tabi ki bundan haz etmeyen ve yedikleri kaymağın zarar görmesinden korkan bir kesim ve bunların destekçileri böyle bir şeyi istemeyecektir.fakirin karnının doyması,orta hallinin ev-araba alması,garibanın kışın evini sıcak tutması bu zümreyi ve yandaşlarını çıldırtır.halk onlara göre sürünmeli ve yönetilmelidir acımasızca; çünkü ve halk asla iktidar olamaz.olursa ne mi yaparız.önce medyamızla sindiririz,sonra siyasi partilerimizle tehdit ederiz,o da mı olmadı askeriye ile darbe ile tehdit ederiz,bunada mı karşı geldiler;yargı da bizim;kapatırız... yalnız halk nasıl kapatılacak,halk nasıl asılacak,gönüllere zincir,kalplere ve beyinlere kilit nasıl vurulacak bunu hala çözemediler.çözene kadar da bu halk hep varolacak kimsenin şüphesi olmasın..selamlar,saygılar...


26.05.2008 tarihinde yorumlandı.

Yargı konuşmasın! Asker konuşmasın! Muhalefet konuşmasın! Halk konuşmasın! Akademisyenler konuşmasın! Yargı korumasın! Asker korumasın! Muhalefet korumasın! Halk korumasın! Akademisyen korumasın! Bunlar kendini Fareli köyün deli kavalcısımı sanıyor Refik bey! Kendilerini ne sanıyorlar bilmiyorum da!


23.05.2008 tarihinde yorumlandı.

Haluk Bey , Sizin yazınızla ilgili yadıklarım hala geçerli .Değişen bir şey yok ,dengelerle ilgili olarak ayakların birbiri ile olabildiğince bağlantılı ve vazgeçilemez olduğunu yazmıştınız .Ben de hala aynı fikri savunuyorum . Ancak görüyorsunuz ki Ayaklardan biri tamirciliğe soyunmuştur .Peki tamir edilecek ayağa karar verecek olan ayakların kendisimidir diye soruyorum ben .Yazıyı daha dikkatli okumanızı rica edeceğim . Kaldıki tamir halk tarafından sandıkta yapılır .Eğer tamirciye güvenmiyorsanız , bozukluğu tamir etmenizin imkansız hale geleceğini ifade ediyorum yazımda . Ya bozuk olan ve tamire ihtiyacı olan tamirciliğe soyunan ise ne olacak. Yasama ,Yürütme ve Yargı bunların hiçbirisi tamirci değildir görevleri vardır ve o görevlerini yapmalıdır , hiçbir organ başka bir organın görevini yapmaya kalkmamalıdır,kalkarsa kendi görevleri ihmale uğrar malumunuz . Tamiri halk yapar,yapmalıdır da ,halk cahildir doğruları bilmez diyenlerin asıl kendileri cahil ve bilgisizdir kanaatimce,kendi halkına güvenmeyenin kendilerinin de güvenilirliğinden söz edilemez !!!! , kimse halkın yerine geçmeye çalışmasın haddi değil çünki .Hakimiyet Kayıtsız ve Şartsız Milletindir demiş Ulu Önder Atatürk .Neden demiş acaba ?


23.05.2008 tarihinde yorumlandı.

Sayın Pelit, GEçenlerde benim üç ayaklı cam sehpa yazıma yazdığınız fikirlerin tersini yazmışsınız. Ne o fikriniz mi değişti ? Siz de tek ayaklı olmasından korkup mu kinayeli yazdınız... :))) Ben şunu derim : KANUNSUZ DEMOKRASİ OLAMAZ: ÇOĞUNLUĞUN DEDİĞİ KANUNA TERS İSE HERKES KANUNA UYACAKTIR!... SİZİNKİ boşa kürek sallamak olmuş bence...


23.05.2008 tarihinde yorumlandı.

ülkemizde yüzyıllardır yerleşik durumda bulunan kripto şeklinde tabir edilen `derin` yapılanmalar halkı veya halkın seçtirdiklerini sallayacak,ülkenin iyiliğini düşünecek,ekonomik ve siyasi istirarı isteyecek insanlar değiller bilindiği üzere..darbe süreçlerinde rol oynayıp darbeye zemin hazırlayan örgütlerin aynı isimlerle aynı amaçlarla sendika adı altında faaliyetlerini yürüttüğü,darbe yapan generallerin tatil beldelerinde safahat sürdüğü,hukuk fakültelerine darbeci generallerin isminin verildiği; benzin kuyruklarını,gaz kuyruklarını,herkesin birbirini vurduğu günleri özleyen bir halk kesiminin bulunduğu bir ülkede yargı`nın anayasa`yı ihlal etmesi ve siyasi parti gibi davranması da son derece normaldir diye düşünüyorum..ergenekon demişken parti kapatma ile ergenekon operasyonunun doğrudan bağlantılı olduğunu konuşmaya yeni başlayan bebeklere bile sorsanız size anlatırlar zaten..kimi siyasi parti başkanı,kimi terör örgütü üyesi,kimi profesör,kimi kanal sahibi,kimi sivil toplum örgütü kabuğundaki terör örgütlerinin başkanlarının her biri bu yapılanmanın içinde olan ve ortaya çıkması halinde yüzyıllardır sürdürdükleri erk`leri bir anda bitecek olan insanlardır bunlar.. bir taraftan yargıyla saldırırlar,diğer taraftan siyasi partileriyle,diğer taraftan medyalarıyla..aklınıza cumhurbaşkanlığı sürecini getirmeniz kimlerin hangi safta olduklarını anlamak için yeter de artar bile.. ancak bu insanların hesba katamadıkları ve görmezlikten geldikleri başka birşey var.artık halkın da gazeteleri,televizyonları,internet siteleri,bilinçli ve kültürlü genç nesli ve en önemlisi güvendikleri bir teşkilatları var... partinin kapatılacağı ve önemli isimlere siyaset yasağı,yolsuzluk dosyaları vb. geleceğini zaten herkes biliyor artık.. ancak halk artık uyandı,bu da bu adamların yedikleri kaymağın son bulması için yeter de artar bile...endişelenmeye ve karamsar olmaya hiç gerek olmadığı kanaatindeyim..hatta bu ur`ların temizlenmesi için bunun ele geçmez bir fırsat olduğu görüşündeyim.. bilinçli tavrınız için de gönülden teşekkür ediyorum size.saygılar...


22.05.2008 tarihinde yorumlandı.

Aklımda iken Ergenekon Davası ne oldu ? kimseden ses çıkmıyor ? Sanki böyle bir dava hiç olmamış gibi davranılıyor .Davanın takibini yapan Savcılar ve yargı mensupları birer birer oraya buraya sürülüyor , konu hakkında gazetelerde yazı yazanlar inanılmaz para cezalarına çarptırılıyor veya yıldırılıyorlar . sanırım bu sorunun muhatabı ülkeyi yöneten erk olmalı ...savcıyı atayan da sürdüren de,ya da yüceltende hükümet olması gerekmiyor mu ...yoksa hükümet içinde hükümetler mi var...varsa bırak dostum...hükümet olamamış hükümeti neyleyim...sen 360`ın üzerinde milletvekiliyle iktidar olacaksın tabi olabildinse...ondan sonra ağlıyacaksın ...gülerler adama...acaba diyorum zaten bunların iktidar olmak gibi bir niyetleri mi yoktu...aklıma gelen bir soru işte...yazınız için...bir çok fikrinize katılmasam da sizi kutlarım...


22.05.2008 tarihinde yorumlandı.

Eeee, Pelit Arkadaşım! `Kırmızı Anayasa` başlıklı makaleyi babama hayr olsun diye yazmadım. Milletin seçtikleri ifadesini, aslında, millete seçtirilenler şeklinde değiştirmek gerek. O zaman, senin de, böyle üzüntüvari yazı yazmana gerek kalmaz. Yazıda, her kurumun yetkisinden bahsedip, o yetkinin kullanılmasını istiyorsun. Doğru ya! Basın hergün bağırıyor, Tuzladaki uğursuz olaylar için, Bakan niye yetkisini kullanmıyor, diye. Demek ki, yetkiyi kullanmamak, yetki dışında hareket etmek, büyüklerde alışkanlık olmuş. Biz ne yapabiliriz ki?! Selamlar...


22.05.2008 tarihinde yorumlandı.

Eeee, Pelit Arkadaşım! `Kırmızı Anayasa` başlıklı makaleyi babama hayr olsun diye yazmadım. Milletin seçtikleri ifadesini, aslında, millete seçtirilenler şeklinde değiştirmek gerek. O zaman, senin de, böyle üzüntüvari yazı yazmana gerek kalmaz. Yazıda, her kurumun yetkisinden bahsedip, o yetkinin kullanılmasını istiyorsun. Doğru ya! Basın hergün bağırıyor, Tuzladaki uğursuz olaylar için, Bakan niye yetkisini kullanmıyor, diye. Demek ki, yetkiyi kullanmamak, yetki dışında hareket etmek, büyüklerde alışkanlık olmuş. Biz ne yapabiliriz ki?! Selamlar...


22.05.2008 tarihinde yorumlandı.

durum şudur: `din istismarı yapılıyor` diyen bir kısım zevat; Atatürk isminin arkasında hainliklerini saklarken Atatürk ismini utanmadan istismar edebiliyorlar. hemde,evet koca milletin gözünün içine baka baka. onlar adeta kendilerini Genç Türkiye Cumhuriyeti`nin ağaları olarak, kalanları da maraba belki de ölmeyecek kadar yaşamalarına izin verilmesi gereken ameleler olarak görüyorlar. bu zevat, malum sebebplerle, ülkemin bir çok köşe başını işgal etmiş durumdalar. işgal diyiyorum; çünkü, amaçları hizmet değil `menfaatlerini` ne kadar daha elde tutacaklarının hesabı üzerinedir. yazdıklarınızla gerçekleri dile getiriyorsunuz. umarım Türkiyem bir gün gerçek demokrasinin işlediği bir cumhuriyet olmanın hazzını ve huzurunu ayrım olmadan her bir vatandaşına yaşatır. kurumlarda amaçları üzre icraatte bulunurlar.


22.05.2008 tarihinde yorumlandı.


Kasım
30
Kızıyorum Ama Bak
Sezer NişancıSiyasi Makaleler • 99 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ekim
6
Ameri Kan Parmağı 1
Hasan  KocamanoğluSiyasi Makaleler • 293 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ekim
3
Akp Başarılı Mı?2
Hüseyin DöğentaşSiyasi Makaleler • 217 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ekim
2
Akp Başarılı mi?
Hüseyin DöğentaşSiyasi Makaleler • 214 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Eylül
24
Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül
Şahin Cahit YanıkSiyasi Makaleler • 292 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
7
Aslı İle Sureti
Refik Recep PelitHayata Dair Şiirler • 52 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Kasım
7
Kurnaz
Refik Recep PelitToplumsal Şiirler • 34 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
7
Tevehhüm
Refik Recep PelitHayata Dair Şiirler • 35 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
7
Deniz Kabuğu
Refik Recep PelitKlasik Şiirler • 50 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Kasım
7
Yıkanır Baharlar
Refik Recep PelitHayata Dair Şiirler • 44 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
22
Ergenekon Davası ve Akp`nin Kapatılma Davası
Refik Recep PelitSiyasi Makaleler • 20742 kez okundu. • 19 kez yorumlandı.
Ocak
30
Hak ve Hürriyetler
Refik Recep PelitEleştiri Makaleleri • 4858 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
26
Beş Duyu Organımıza Göre Allah Varmıdır ?
Refik Recep PelitFelsefi Makaleler • 2177 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
31
Başkalaşım ( Metamorfoz)
Refik Recep PelitBilimsel Makaleler • 2095 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Şubat
13
Özgürlük
Refik Recep PelitToplumsal Makaleler • 1178 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Kaldıralım Sandıkarı ! Kapatalım Akp`yi Asalım Başbakanı !, Kaldıralım Sandıkarı ! Kapatalım Akp`yi Asalım Başbakanı ! makalesi, Kaldıralım Sandıkarı ! Kapatalım Akp`yi Asalım Başbakanı ! makale, Kaldıralım Sandıkarı ! Kapatalım Akp`yi Asalım Başbakanı ! nedir?, Kaldıralım Sandıkarı ! Kapatalım Akp`yi Asalım Başbakanı ! hakkında bilgi, Kaldıralım Sandıkarı ! Kapatalım Akp`yi Asalım Başbakanı ! makaleleri, Refik Recep Pelit makaleleri, Kaldıralım nedir, Kaldıralım makalesi, Kaldıralım makaleleri, Sandıkarı nedir, Sandıkarı makalesi, Sandıkarı makaleleri, Kapatalım nedir, Kapatalım makalesi, Kapatalım makaleleri, Akp`yi nedir, Akp`yi makalesi, Akp`yi makaleleri, Asalım nedir, Asalım makalesi, Asalım makaleleri, Başbakanı nedir, Başbakanı makalesi, Başbakanı makaleleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Credit Check | Bad Credit Mortgages | Credit Cards | Tax | Share Prices | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul