Kaldırım Sakinleri
2 / 4 / 2008 Çarşamba tarihinde Görkem Çakın tarafından eklendi, 392 kez okundu...
“Hava daha yeni kararmak üzere� Günler uzamaya başlamış ya da saatin bir oyunu. Neyse ne! Yürüyor o, bozuk kaldırımlı yolda. Yüzüne gözüne yağmur parçaları. Şehirde bir iki tur ve yine evine yol alıyor, bozuk kaldırımlarda � Bu kaldırımda yürümeye devam edersem sakat kalacağım� diye basıyor küfrü...Sonra kafasına ,dank...Tabi...” Okuyucu Puanı ;
Kaldırım SakinleriHava daha yeni kararmak üzere� Günler uzamaya başlamış ya da saatin bir oyunu. Neyse ne! Yürüyor o, bozuk kaldırımlı yolda. Yüzüne gözüne yağmur parçaları. Şehirde bir iki tur ve yine evine yol alıyor, bozuk kaldırımlarda � Bu kaldırımda yürümeye devam edersem sakat kalacağım� diye basıyor küfrü... Sonra kafasına ,dank... Tabi ya! Ben bunu nasıl düşünemedim. Kaldırım insanların özü demek! Bak şimdi şu geçen insana. Yürüyüşündeki aksaklığı görüyor musun? Yahu saçmaladığımı kim söyledi şimdi? Dikkatlice bak, dedi kendi kendine. Upuzun bir yol bu! Çift şeritli şehir içi caddelerinden biri işte! İlk defa fark ettiği bir şey değil, yolun iki tarafındaki umursanmaz vitrinli dükkânlar. Kaldırımda yürümeye devam ediyor. İki kaldırımda da, gidip gelen insanlar da onun gibi telaşlı değil. Diyorum ya caddedir konuşan. İnsanları şekle sokan ama özüdür tabi kaldırımlar. Nasıl kaldırımlar olmadan caddeler olmasa, insanlar olmadan da kaldırımlar olmaz. �Hadi canım sende, insan olmasa hiçbir şey olmaz� diyebilirsin ama demek istediğim bu değil ki! Yağmur iyice bastırıyor. Kaldırım çukurları su dolu! Yüzüm gözüm yağmur damlası doldu. Yolun sonundaki durağa sığınıyorum zor zahmet, damlalar kuduruyor. Caddedeki dükkanların camlarına saldırıyor, çarpıp duruyorlar. Gidebildikleri kadar gitmeye çalışıyorlar. Her damla birbiriyle yarışıyor. İnsanların da onlardan uzak bir yanları yok. Bu saatte gezmeye çıkanlar, bir yere gitmeye çalışanlar, azıtan yağmurdan kaçmak için durağın kudretine sığınıyorlar. Sular yaklaşıyor derken tam, kaldırımdan çıkıp bize dokunamıyorlar. Kaldırımla yolun bitimindeki yerden toplu halde, ızgaralara doğru çaresiz akıp gidiyorlar. Lağımlar insanları ıslatmak isteyen sularla dolacak gene� Gelenlere bakıyorum. Gidenlere! Yağmura göğüs gerip gidenlere. Hepsi kaldırımları kullanıyor. Bozuk kaldırımları. Yağmurda bile fark etmiyor bu! İnsanların yürüyüş şeklini değiştiren hep kaldırımlar. Bozuk kaldırımlı şehir burası, insanların yürüyüşleri de bozuk. Sırf kaldırımın çukurlarına hendeklerine, yer yer çamurlarına ayak uydurmak için yürüyüşlerini değiştiriyorlar. Düşünün bir kere: Mermer parlak bir zeminde kaymamak için dikkatli adımını atanlar, kumsal şehrinde yaşayanlar, Arnavut kaldırımlarında yürüyenler. Bu şehrin kaldırımlarında yürüyenlerin yürüyüş şekilleri ağızlarına, konuşma biçimlerine de yansımış. Yalpalayarak yürümeye çalışan insanlar, konuşma biçimlerini de ona göre ayarlıyor. Kaygan kaldırımlardaki yüksek sosyetenin, yüksek topuklarından konuşan, gayet kaygan insanlar, o denli dikkatli konuşurlar. Köylüsü, toprak yollarda toprak gibidir. Ne verirsen onu geri verir sana. Yani kaldırımlardır insanların yaşam biçimini değiştiren, şekle sokan! Şimdi yanlış mıyım, derken yüzü gülüyordu. Yağmur dinmiş, hafif bir toprak kokusu. Yürümeye başlıyor. Az ilerde şehirler arası otobüs terminali. Terminalden gelen insanlar� Ellerinde bavul, bozuk kaldırımlara küfrede küfrede yürümeye çalışıyorlar� hoş geldiniz, başka kaldırımın insanları!
Ekim
3
Eylül
29
Eylül
27
Eylül
11
Eylül
11
Fesatlık Toprakta mı İnsanlarda mı?
• Erol Sunat • Toplumsal Hikayeler • 343 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Eylül
16
Haziran
10
Haziran
9
Haziran
9
Nisan
4
Eylül
6
Yatmadan Önce Birkaç Dakika
• Görkem Çakın • İronik Hikayeler • 825 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Nisan
4
Temmuz
23
Aralık
1
Eylül
6 |
![]() |
|
||||||