Kalıcı Olan AşktıKalıcı Olan Aşktıgövdesi ruhundan eksikti. kendi öyle söylerdi. değildi ki, bunu hep bir aforizma olarak tekrarlardı.. yakışıklıydı.. yakışıklı olanın gövdesi eksik olur mu? olsaydı da, bundan şikayetçi olmazdı o.. gövdelerin değil, ruhsallıkların adamıydı.. görüntülerin değil, gizemlerin adamıydı, fiziksel belirtilerin değil, metafizik titreşimlerin adamıydı...(gövde dediğin nedir ki?.. 60, 70, bilemedin 90 yılda göçüp giden bir şeydi. fanilikti gövde, dünyaya kısacık bir konukluktu... kalıcı olan, baki olan aşktı.. bunu bilir bunu söylerdi hoca.. derslerinde, evdeki, parktaki, meyhanedeki, kahvehanedeki, her mekandaki sohbetlerde bunu söylerdi.. gözlerindeki kıvılcımlar şimşek çakarcasına şahlanırdı aşk derken..35`le 40 arası gösterirdi yaşını.. biz sorardık da, `evrenle yaşıtım ben, evrenin bütün mirası var sırtımda, ben onun içindeyim, o benim içimde, bir madalyonun iki yüzü gibiyiz` derdi ve devam ederdi: `hakiki insanın yaşı olmaz, yaşı olan yaşlanır, fakat hakikat yaşlanmaz`. nasıl sözlerdi bunlar?.. `kafamız karıştı hocam, ne demek bunlar?` diye girerdim cümlelerinin arsına.. `ne güzel işte, kafası olanın kafası karışır ve karışmayan kafa gerçekliğe varamaz` diye karşılardı cümlemi.. daha daha karışırdı kafam.. bunu anlardı hoca.. filozofça gülümser,bir yandan da kafasından zeka ve kalbinden duygu şarapnelleri fırlatarak, başka bir nötron bombasını patlatmaya başlatırdı: `bok böceği bir işe yaramaz, adı üstünde; ilerlemeye bir katkısı yok onun, olacaksanız at sineği olun, dürtün insanı, mil çekilen gözleri aydınlatın, karartılmış kalplerin pasını silin!..` derdi. nasıl olacak derdim ve cevaplardı: `aşkla olacak!` duramazdım, sorardım : `hocam, aşka inanmayan siz değil misiniz?` gök gürültüsü gibi gürlerdi : `anlamıyorsun beni, ben aşk yoktur demedim, aşkın ırzına geçtiler dedim, aşkı tarihin derinliklerine defnettiler dedim`. bu katışıksız güzellik definecisi filozof-adam karşısında duramazdım.. bağlanırdım ona kalbimin çağıltılarıyla çığlarıyla çığlıklarıyla..boynuna sarılmak dürtüsü kabarırdı içimde..sımsıkı sarılmak..kopmayasıya..düşlerime sığdıramadığım bu adam, benim gelgeç dünyacığıma sığamazdı ki..bir benim olacağını olduğunu bilsem, çaresini bulurdum..kızların tamamı taparcasına severdi onu.. adı bayrak gibi dalgalanırdı dünyada ve rüyalarda.. bir efsaneydi... farkederdi..farkettirirdik zaten..hepimizin hocası ve sevgilisiydi..gürül gürül akarken, dünyanın ne kadar molozu varsa önüne katar süpürürdü hepsini..şairdi, hem de sapına kadar...
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Şeyhmus Çakır yazıyı tebrik etti...
Ahmet Çelik yazıyı tebrik etti...
Kadir Bıyıklı yazıyı tebrik etti...
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
1
Temmuz
27
Temmuz
27 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||