Kalk çocuk! Oturmak yakışıyor mu sana? Silkelen biraz, kendine gel! Dinle önce kendini, dinle yüreğini. Bırak onun bunun dediğini, bırak tele vole polemiğini.
Oku çocuk! Okuduklarını araştırmayı ihmal etme, boş bir sözün peşinden körü körüne gitme! Önce, edindiğin fikirleri kendi içine sindir, fikirlerini mutlaka, vicdanından da geçir. İnsanlığın temel kavramını beyninin tüm kıvrımlarına yerleştir ve…
Sür kaleminin namlusuna gerçekleri… Sonra da çek satırların üzerine tetiğini!
Yaz çocuk! Korkmadan, yılmadan, usanmadan yaz doğrularını… Yitirdiği umutlarının üstüne, gençliğini inşa etmeye çalışanları, kaderine terk edilmiş sokak çocuklarını, yani senin yaşıtlarını üçüncü sayfalardan manşete taşı Kimbilir? Belki de bir cümlende gizlidir onların alın yazısı Belki de bir cümlen, söküp alır sokaklardan onları.
Haksızlığa meydan okursan, vicdanın rahat uyursun. Zalimlerin karşısında daima, kalemin güçlü olsun. Emekçi, avucundaki nasırda seni bulsun. Unutma, bundan sonra sen onun umudusun. Yetimin, mazlumun saçlarında gezinsin ellerin, hiç değilse yüreklerinde açan çiçeklerde, renk olursun. Yoksula aş evi açmaya uğraşma, yeter ki çorbasında bir tutam tuzun bulunsun. Her zaman zayıfın yanında olmaya çalış, dünyada yer bulamasan da üzülme, gönüllerde mutlaka yer bulursun.
Kalk Çocuk! Oturmak yakışıyor mu sana Dağlarda eşkıya çizmesi dolaşıyor. Şehit kanı üstüne bahisler oynanıyor. Atamıza arsızca dil uzatılıyor. Kaldır başını bir bak dünyaya Bak dünyada neler oluyor Kalk çocuk! Umutsuzlar çaresizler Yolunu bekliyor…
Telif Hakkı Uyarısı
Kalk Çocuk! isimli yazı, Nesrin Göçtürk Kaya tarafından 07.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
bu şiir bana Doğan CÜCELOĞLU''nun YETİŞKİN ÇOCUKLAR adlı kitabını hatırlattı hepimiz çocuktuk hepimiz adam olduk sözüm ona... şimidiki çocuklar nesrin ablanın söylediği gibi kalkın ayağa vakit geçiyor sizde yaşlanıyorsunuz sonra
Ben de inanıyorum .Her şey belki o bi cümlenin içinde .O cümleyi hepimiz biliyor söyleyemiyoruz .Korkumuzdan değil bu cümleyi o çocuğun söylemesini istediğimizden .Susturulan depolitize olan Delikanlılarımızda gölgelerimize hasretimizden .Mesaj harika ,bir yazarın yapabileceği sadece bu kadarla sınırlı .Okumanın yasak edilmesi geliyor aklıma acaba bize olduğu kadar faydası olurmu diye düşünüyorum .Saygılarımla.
önceleri sosyal demokrat sonraları ise müslümanlığı seçen şair ismet özel''in kaçak yayın dergisine verdiği bir röportajı ekliyorum hocam. ismet özel''i pek sevmem ama röportajda söylediklerine bir kulak vermek lazım.
KAÇAK YAYIN DERGİSİ 2006 Peki. Modern Türk şiiri yok, yazılmıyor gibi iddialı sözler etmiştiniz bir söyleşinizde de. Bu biraz tepki çekti şiir çevrelerince, böyle mi düşünüyorsunuz gerçekten? Yoksa söylediğiniz bir şeyi yanlış mı anladık?
İsmet Özel: Şimdi yani buzlukta Türk şiiri taş çatlasın 1970’ekadar aktif bir şeydi, canlı bir şeydi. 1970’den 2006’ya kadar 30 sene geçti hiçbir şiir yazılmadı. Benim yazdıklarımı da şiir saymayacak mıyız? O yani bir parantez. Yani o yüzden diyorum buzlukta. Bundan sonra bir gerçekten kendi kıymetini kabul ettirecek bir şair zümresi çıkarsa… Çünkü tek tek kimse altından kalkamıyor. Belki bir şair zümresi… Garip bir şekilde son dönemde Türkiye‘de şiir yenileşmeleri de biraz ekip hareketleri oldu. Garip şairleri var üç tane. Sonra İkinci Yeni’de de gene kümelenmiş şiir çevreleri ile yoluna girdi. Belki bundan sonra da o buzu kırarak ortadan kaldıracak bir şair zümresi lazım. İşte menfaat grupları oluyor. Al gülüm ver gülüm bir şeyler oluyor.
Söz Uçar Yazı Kalır ... Kalem isyan olur , sitem olur , özlem olur , sevda olur , şhanet olur , başkaldırı olur , direniş olur ... ÖYLEYSE ; Sür kaleminin namlusuna gerçekleri… Sonra da çek satırların üzerine tetiğini! SEVGİYLE ...
Her çocuğa tek tek dağıtmak, Okullara asmak ve okutmak mümkün olsaydı keşke... Aslında her yaştan çocuklara ders olmuş dizeleriniz... Teşekkürler... Saygıyla...
Sür kaleminin namlusuna gerçekleri… Sonra da çek satırların üzerine tetiğini!
Demişsin hocam... Ne güzel demişsin ama bizim memlekette yalakalık prim yapıyor artık. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovup, onuncu köyde yakıyorlar. Varsa yoksa iktidar köpeği, varsa yoksa papuç yalayan yazar olmak lazım hayatta kalabilmek için. Gel gör ki yapamam hocam. İsterlerse onuncu köyde yaksınlar, o köye varana kadar doğru bildiğim Atam''ın yolundan caymam... Tebrikler hocam... Küçük, büyük demeden söylediklerinizin uygulanması lazım...
Kalk Çocuk! Oturmak yakışıyor mu sana Dağlarda eşkıya çizmesi dolaşıyor. Şehit kanı üstüne bahisler oynanıyor. Atamıza arsızca dil uzatılıyor. Kaldır başını bir bak dünyaya Bak dünyada neler oluyor Kalk çocuk! Umutsuzlar çaresizler Yolunu bekliyor…Kalk cocuk,internet başından,başıboş işlerden,avrupanın rüyasından kalk cocuk kalk.yüreğine sağlık.
İbretlik ve kulağa küpe olması gereken bir şiir olmuş Saygıdeğer Nesrin Hanım. Kaleminiz hep ama hep doğruyu ve gerçekleri göstersin; uyuyan,yerinde sayan ve ürken çocuklara. Sevgi ve saygı dileklerimle...
sürdüm kalemimin namlusuna gerçekleri çektim satırların üstüne tetiğimi ve başlıyorum gerçekleri yazmaya sokak çocuklarımdan yani tanışamadığım arkadaşlarımdan başlıyorum yazmaya arkadaşlarımı bana geri verdiğiniz için teşekkür ederim
Zaman oturmanın zamanı değil,karınca gibi çalışmanın zamanı,ders veren dizeler,Nesrin hanım yüreğiniz dert görmez inşallah,kaleminiz daim olsun,saygılar.
Eyvallah hocam...eyvallah... Eger ölçülü olsaydı bu şiir mükembel bir nutuk olurdu.Bu haliylede güzel tabi.Bana Atatürkün Gençlige hitabesini anımsattı:)Tebrikler ve teşekkürler.
Saat sabaha karşı 02.51 sanıyorum korkusuz yüreğimi dostlardan ayrılma korkusu sardı.Sayfaları dolaşıyorum uykum yok uyumam yok yazasım var canım da pek istemiyor.Okumak istiyorum dostları derken sayfaları dolaşırken yazı düşüyor ansızın.Ve Nesrin hocamın bir tanecik ablamınSÜR KALEMİNİN NAMLUSUNA GERÇEKLERİ,SONRA DA ÇEK SATIRLARIN ÜZERİNE TETİĞİNİdaha ne demeli ki yazar yazarsa eğer böyle yazar.Kurşun gibi bomba gibi yazar.Kutluyorum can ablam alkışlıyorum.