Kalp Yürek BilmecesiKalp Yürek BilmecesiBirileri size `insanda bulunan yürek tam olarak nerde?` diye soracak olursa siz sessiz kalın yada `insanda yürek nerede mi?`, `insanda yürek mi var?`, `ben bilmiyorum` diye cevaplayın. Belki devamla şu soru gelebilir, birincisinin ardından `pek tabi insanda yürek var, hiç insan yüreksiz yaşayabilir mi?` işte siz de şöyle mukabele de bulunabilirsiniz `esasında insan yürek ile yaşayabilir mi?`, `bir yüreği olana insan denir mi?`Evet yürek ve kalp eş anlamlı iki kelime gibi dursada aslında zıt manaya sahip iki sözcükten ibaret. Ağızdan çıkışta bile bu zıtlık kulaklarca da anlaşabilmekte, yürek sert dururuken kalp ne de yumuşak geliyor kulağa. Daha doğrusu kalbe. Bütün duyu organları her ne kadar öğrendiğimiz kadarı ile almış olduğu iletileri beyne göndersede en nihayetinde hissedilen, algılanan herşey kalbe inmekte. Bi nevi duyu organları karşı karşıya kaldığı iç ve dış olaylara ait raporu tıbben beyne veriyor gibi görünsede esasında rapor kalbin önüne gelmekte. İnsanın sol gögsünün 4 parmak altında bulunan kalb, insanın yaratıldıgı 10 asıl letaif`den -letaif: manevi, nurani cevher- biridir. His, hayal, yön ve mekandan uzak olarak, mesafe ve madde ile bağlantısız bir alem olan emir alemine ait bir cevherdir kalp. Ve kalp insanın aslını oluşturan emir alemine ait diğer 4 cevherin (ruh, sır, hafi, ahfa) tamamlayıcısı, beşincisidir. Kalp ilahi huzur ve tecelliyat mahalli olarak tarif edilir. İşte bu kalbe yürek demek doğru bir söz olmasa gerek. (Çünkü yürek sahibi olma, hayvani bir durum.) Yada `yüreğine sağlık` gibi bir teşekkür farkında olmasakta bir anlam ve kavram kargaşasına sebeb olur. Bu arada insanda bulunan kalb bu vasfını pekala yitirebilir ve yürek konumuna yani hayvani bir hale düşebilir. Nefs ile olan irtibatında kalb, terbiye edilmemiş bir nefsin boyunduruğu altına girecek olur ise nazargâhi ilahi olan bu kutlu mekan -kalb- aziz sifatını kaybeder ve hayvanlardanda daha aşağı olan bir konum ile karşı karşıya kalır ki bu durumda cevher diye tarif edilen kalpten eser kalmaz. İşte o zaman o vaziyette bulunan insana bir yürek sahibi denebilir. Zira insanlık vasfı artık yitirilmiş ve hayvani nefs kişiye, latif kalbine hakim olmuştur. Böyle bir durumda acil bir tövbe ile kalbe atılan günah tohumları temizlemeli, istiğfar ile kalb cilalanlamalıdır. Siz insanlar hakkında hüsnü zannınızı koruyun ve onlara yüreğe dair ifadelerle hitap etmekten kaçınmaya çalışın. Hani kurban bayramlarını hatırlayın. Hayvan kurban edildikten sonra, şöyle bir ses duyulur: `Kurbanın (hayvanın) yüreği nerede?`, yani hayvanın kalbi denmez. Ya da ameliyattan çıkan bir doktora, `efendim yürek ameliyatı nasıl geçti?` diye sorulmaz. Hemen aklımıza gelen bu iki örnek kalb ve yürek meselesine dair iki misal olarak verilebilir. Şüphesiz daha pek çok misal de vardır. Sözün özü şudur, insan kalp sahibidir, bir kalbe sahib olmalıdır. Bir yürek sahibi olmak hayvanata mahsustur ...
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Aralık
1
Aralık
1
Kasım
30
Kasım
30
Ağustos
2
Temmuz
28
Temmuz
24
Temmuz
24
Sizde Buradan Bir Ders Çıkarabilirsiniz
• Eray Güven • Yaşamdan Hikayeler • 84 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
24
Kasım
30
Şubat
12
Eylül
12
Karacoğlan`ın Yaşamı ve Şiirleri
• Eray Güven • Tarihsel Makaleler • 1130 kez okundu. • -2 kez yorumlandı.
Haziran
10
İstambul`un Dibi Kıvrım Kıvrım
• Eray Güven • Efsane Hikayeler • 946 kez okundu. • -3 kez yorumlandı.
Kasım
30 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||