kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler

Kan Aranıyor

Kan Aranıyor
24 / 7 / 2008  Perşembe tarihinde Mustafa Kuvancı tarafından eklendi, 156 kez okundu...

“Öğrenci yurdunun cızırtılı hoparlöründen bir anons yapılıyordu. Altı kişilik odamızda anons sesiyle herkes sustu, dikkat kesildi. “Acil bir hasta için A Rh pozitif kana ihtiyaç vardır. Kan vermek isteyenler danışmaya gelsinler.” Arkadaşlarla birbirimize baktık. Sonra herkes normal hayatına döndü. Kimi ders çalışıyor, kimi mektup yaz...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Mustafa Kuvancı

Mustafa Kuvancı







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kan Aranıyor


Öğrenci yurdunun cızırtılı hoparlöründen bir anons yapılıyordu. Altı kişilik odamızda anons sesiyle herkes sustu, dikkat kesildi.

“Acil bir hasta için A Rh pozitif kana ihtiyaç vardır. Kan vermek isteyenler danışmaya gelsinler.”

Arkadaşlarla birbirimize baktık. Sonra herkes normal hayatına döndü. Kimi ders çalışıyor, kimi mektup yazıyor, kimi kitap okuyordu. On beş yirmi dakika geçmişti ki aynı anons yine duyuldu. Bu sefer fikir yürütmeler geldi odadan.

“Gardaş, ne oldu ki acaba, trafik kazası falan mı?” dedi Recep.

“Yok, birbirlerini vurmuşlardır. Buralarda çok olur böyle şeyler.” dedi Oktay. O ikinci sınıf öğrencisi ya, bizden daha iyi bilir buraları tabii…

Ah şu çok bilmişliği yok mu?.. Her konuda fikir yürütür ve hep o haklıdır. Aslında katlanmam ona, başka bir odaya geçerim; ama koca yurtta altı kişilik oda üç tane. Diğerleri on iki kişilik olduğu için Oktay’ın çok bilmişliğini sineye çekmek zorundayım.

Adilcevazlı Mehmet hafifçe kıpırdadı yatağından. Bitlisli denmesini istemezdi kendisine. O, Adilcevazlıydı ve memleketinin ismiyle anılmak istiyordu.

“Arkadaşlar benim kanım tutuyor; ama hiç kan vermedim. Ne yapsak acaba?”

“Boş versene sen!.. Kimdir, nedir bilmiyorsun. Ne kanı vereceksin tanımadığın insanlara?”

“Öyle deme, ya gerçekten acilse, ya birinin hayatını kurtarma imkanımız varsa…”

“Mehmet, benim de kanım A Rh pozitif, ben de hiç kan vermedim. Gidelim diyeceğim, ama…” diyecek oldum:

“Oturun oturduğunuz yerde. İki serseri kahvede kavga etmiş, birbirini vurmuş, kan kaybetmiş. Kurtarmak size mi kaldı. Siz öğrencisiniz oğlum, ananız babanız sizi buraya ite kopuğa kan veresiniz diye değil, okuyup adam olasınız diye gönderdi. Oturun dersinizi çalışın.” dedi bizim bay çok bilmiş. Altta kalır mıyım?

“Kalk Mehmet, danışmaya gidiyoruz. Bakalım kimmiş kana ihtiyacı olan. İki serseriyse döner geliriz. Yok gerçekten ihtiyacı olan biriyse gideriz.”

“Tamam!” dedi Mehmet. Üzerimizi giyinip çıktık. Uzun koridoru geçip merdivenlerden alt kata indik. Bahçeye çıkıp bekçi kulübesine doğru yürüdük. Bekçi İlhan abi, yaşlı bir amcayla oturuyor içeride. Kapıyı açıp giriyoruz, “Kan için geldik.” diyorum.

“Bakın arkadaşlar, bu amcanın kızı doğum yapmış, acil kana ihtiyacı varmış. Hiçbir yerde de bulamamış. Son çare bize gelmiş, biz de umudu kesmiştik ki siz geldiniz. Tutuyor mu kanınız?”

“Tutuyor abi.” dedi Mehmet. Ben de başımı sallayıp onayladım Mehmet’i. Yaşlı amca da oldukça gariban görünüyor. Seviniyorum, içim rahatlıyor ihtiyacı olan, gariban birine yardım edeceğim, kan vereceğim diye.

“Hadi gidin o zaman, bir sevap yapın çocuklar.” dedi İlhan abi. Yaşlı amca yerinden kalktı, bize kapıyı açtı ve çıktık. Önümüze geçti ve hızlı adımlarla yürümeye başladı. Biz de arkasından…
“Amca, dur bir dakika, hangi hastanede kızın?”

“Doğumevinde!”

“İyi de amca, doğumevi buraya çok uzak. Yürüyerek nasıl gideceğiz. Bir taksiye binsek…”

“Param yok.”

Mehmet’le ellerimiz aynı anda cebimize gitti. Bakıştık, bir insanın hayatını kurtaracaktık. Ulvi bir görevdi bu. Bir anne… Amca da hayli gariban. Baksana, bizi götürebilecek parası bile yok cebinde…

“Tamam amca, bir taksiye binelim, biz veririz.” İlerideki taksi durağına yürüdük, sıradaki arabaya binip doğumevine gittik. Öğrenci harçlığımdan hatırı sayılır bir miktarı ödedim taksiciye.

Hızlı adımlarla girdik hastaneden içeri. Yaşlı amca yine önde… Yaşından beklemediğimiz kadar çevik. Belli ki acelesi var. Olacak elbette. Kızı kan bekliyor. Ölüm kalım savaşı veriyor belki şu an genç anne.

Bir odaya girdi yaşlı adam, biz de ardından. İçeride düzgün giyimli iki kişi oturuyor. Ne var, ne oldu dercesine bakıyorlar bize. “Kan verecekler.” diyor yaşlı amca.

Hemen ayağa kalktı adamlar, biri bizimle ilgilenirken diğeri amcanın koluna girip dışarı çıktı. “Bu, amcanın damadı olsa gerek.” diye düşündüm. Damat bey halimizi hatırımızı sordu. Nereliydik, hangi bölümde okuyorduk, kaçıncı sınıftaydık…

Yaşlı amcayla dışarı çıkan bey, yanında bir hemşireyle girdi içeri. Bir form doldurup imzalattı Mehmet’le bize. Kan alma odasına giderken Mehmet fısıldadı kulağıma. “Ben çok korkuyorum, şuradan sıvışsak mı, ne dersin?”

“Yapma Mehmet, buraya kadar gelmişiz. Şimdi biz vazgeçtik desek ayıp olur. Hem ne var bunda korkacak?”

“O zaman önce sen.”

“Tamam!”

Hemşire aletleri taktı ve başladım sağ elimi açıp kapamaya. Benden cesaret alan Mehmet de verdi kanını. İşimiz bitince damat bey ve arkadaşı hemen koştu yanımıza. Bizi kaldırıp meyve suyu ikram ettiler. Teşekkürler, minnettarlıklar…. “Karnınız aç mı gençler, yemek söyleyelim size.” dedi damat bey.
“Karnımız tok, işimiz bittiyse gidelim biz.”

“Tamam, ben götürürüm sizi.”

Yürüdük, çıktık hastaneden. Gözlerim bizi getiren yaşlı ve gariban amcayı aradı, yoktu. Damat beyin arabasına bindik, hareket ettik. Yurda geldiğimizde damat bey cebinden çıkardığı parayı uzattı bize.

“Nedir bu?” dedim.
“Kan parası!...”
“Hayır, almayız biz. Eşiniz kurtuldu ya, yeter bize!”
“Olur mu gençler, alın. Bu sizin hakkınız. Sizi getiren amcaya da verdim parasını.”
“Ne, bizi getiren amcaya para mı verdin?”
“Evet!”
“O senin kayın pederin değil miydi?”
“Yok canım, ne kayın pederi? İhtiyacı olana parayla kan bulan biri o. Bize de sizi buldu, parasını aldı ve gitti.”

Adamın elindeki paraya ters ters baktım, arabanın kapısını çarparak kapattım, yürüdüm. Mehmet koştu arkamdan: “Yani, şimdi…” dedi.

“Sus Mehmet, sus!... Konuşma!... Kimseye de anlatma!...”



Telif Hakkı Uyarısı Kan Aranıyor isimli yazı, Mustafa Kuvancı tarafından 24.07.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Tahsin Çayıroğlu yazıyı tebrik etti...
İremnur Dönmez
İremnur Dönmez / 07.08.2008
tebrikler.keşke devamı olsaydı

Hatice Engin
Hatice Engin / 25.07.2008
Çok akıcı ve sonunda gülümseten bir hikaye.Kutlarım

Zamira Candan
Zamira Candan / 25.07.2008
Tebrikler.

Haluk Namdar
Haluk Namdar / 24.07.2008
Olsun be kardeşim. İyilik yaptın. At denize. NE yani seni iyilik yapmaya yaşlı adama acımın mı şartlandırdı ? Bence içindeki İNSAN seni zorladı.. Doğrusunu da yaptınız.... Anlatım ne güzeldi, gerçekten de. Keşke devamı olsaydı...

Emre Kundakçı
Emre Kundakçı / 24.07.2008
Çok güzeldi. Tebrik ediyorum. Ama nedense ilk satırdan anladım ben öykünün nereye gidecegini. Acaba akışta bir hata mı yaptınız. Ben baktım ama bulamadım. Bir kontrol ederseniz belki siz bulursunuz.

Gülgün Öztürk
Gülgün Öztürk / 24.07.2008
Kolay okunan, akıcı bir yazıydı. Tebriklerimle,

Okan Çelik
Okan Çelik / 24.07.2008
Vayy bee. Hayata bak çekesim geldi birden Mustafa abi. O ne öyle adama bak... Neyse. Tebrik ederim baştan sona soluksuz okudum valla. Çok güzeldi. Kalemine yüreğine sağlık

Tahsin Çayıroğlu
Tahsin Çayıroğlu / 24.07.2008
Tebrikler Mustafa bey, toplumsal bir konuyu işlemişsiniz hikayenizde! Konusunu yaşamın gerçeğinden almış bir hikaye! tebriklerimi sunuyorum!


Eylül
5
Zaman Kutusu
Necip KoçoğluYaşamdan Hikayeler • 20 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
5
Suçlu Kim?
Hasan BurakYaşamdan Hikayeler • 29 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
5
Bebeğin Haberi
Hüseyin ErgünYaşamdan Hikayeler • 18 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
5
Zor Da Olsa Kabullenmek
Özgün KaplamaYaşamdan Hikayeler • 18 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
5
Kayıp Yazar 15
Lutuf VeliYaşamdan Hikayeler • 31 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
28
Ramazan Çadırı
Mustafa KuvancıEleştiri Makaleleri • 106 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Ağustos
6
Hoşgörü
Mustafa KuvancıEleştiri Makaleleri • 108 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
24
Kan Aranıyor
Mustafa KuvancıYaşamdan Hikayeler • 157 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Temmuz
13
Gavurca Hayranlığı
Mustafa KuvancıEleştiri Makaleleri • 116 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
4
Şiir ve Şair
Mustafa KuvancıEğitim Makaleleri • 239 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Temmuz
4
Şiir ve Şair
Mustafa KuvancıEğitim Makaleleri • 239 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Haziran
3
İthal Kahramanlar
Mustafa KuvancıEleştiri Makaleleri • 180 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Haziran
3
Ağrı Kesici
Mustafa KuvancıYaşamdan Hikayeler • 171 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Haziran
28
Dayak Cennetten Çıkmadır
Mustafa KuvancıEğitim Makaleleri • 170 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Haziran
16
Başbakanım Bu Bir Garabettir!
Mustafa KuvancıEleştiri Makaleleri • 165 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Kan Aranıyor, Kan Aranıyor hikayesi, Kan Aranıyor hikaye, Kan Aranıyor nedir?, Kan Aranıyor hakkında bilgi, Kan Aranıyor hikayeleri, Mustafa Kuvancı hikayeleri, Kan nedir, Kan hikayesi, Kan hikayeleri, Aranıyor nedir, Aranıyor hikayesi, Aranıyor hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Canlı Yayında )
Mozan Aras İstek Paneli
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Hapınızı Yuttunuz Mu?
Erol Sunat
Geldi!

Sezer Nişancı
Coğrafyam Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Remortgages | Services | News | Wills | MPAA | Video | Arkadaş | Saat