Kanayan Yara KıbrısKanayan Yara KıbrısK.K.T.C mizin kuruluşunu bir kez daha tebrik ederek; Fransızların Cezayir`de, Sırpların Kosova ve Bosna`da, Ruslar`ın Çeçenistan`da, Bulgarların Bulgaristan`da, Rumların Kıbrıs`da yaşayan Türk kardeşlerimize karşı gerçekleştirmiş oldukları katliamları tekrardan hatırlayarak bu şekilde vahşice ve bilinçli olarak işlenmiş ve uygulanmış cinayetlerin ve asimilasyon çabalarının soydaşlarımızın başına gelmemesini yüce ALLAH`tan diliyorum.Dünya üzerinde varolmuş ve varolan ulusların en köklü, en şanlı, ve en şereflisi olan Türk Milleti asırlar boyunca imparatorluklar, devletler, hanlıklar kurmuş, dünya döndüğü müddetçe esaret altında yaşamamış daima esarete karşı baş kaldırmıştır. Binlerce yıldan beri Türk tarihinde devletler kurulmuş devletler yıkılmıştır. Dünya üzerinde yaşamış olan milyonlarca insana hükmeden bir soy olarak bu düzen devam ettikçe Türk milletinin diğer uluslar üzerindeki hükmü devam edecektir. Asırlar boyunca hükmümüz altında yaşayan uluslarla sevgi kardeşlik ve barış içerisinde yaşayabilmeyi başarmışızdır. Kavimler göçüyle beraber atayurttan ayrılarak Anadolu`ya, Avrupa`ya, Orta Doğuya, Kuzey Afrika`ya hakim olduk. Köklü ve zengin imparatorluklar kurduk. Eşsiz kültürümüzü medeniyetimizi yaydık. Şimdinin medeni Avrupa`sının karanlık çağları yaşadığı o dönemlerde Avrupalı`ya modernliği, yemek yemeyi, insan ilişkilerini öğrettik. Yüce Türk milletiyle tanışmadan önce görkemli saraylarında pislik içerisinde yaşayan Fransıza nezaketi öğrettik. Onlarsa şimdi tarihlerine burun kıvırarak modernleşme paketleri, değişim paketleri, gelişim paketleri safsatalarıyla bizi oyalamaktadırlar. Bu oyuna da kılıçla, süngüyle, topla,tüfekle ele geçiremedikleri kıbrıs adasını alet ederek adada yaşayan Türkleri ber taraf edip, Kıbrıs adasındaki Türk varlığını sona erdirmeye uğraşmaktadırlar. Nabzı atan her Türk damarlarındaki asil kandan cesaret alarak bu oyunun engellenmesi için var gücüyle çalışmalıdır. En azından bizebu topraklarda yaşayabilmemiz için olanak sağlayan şehitlerimizin kabirlerinde rahat uyuyabilmeleri için kanımızın son damlasına kadar mücadele etmeliyiz. Kalem kullanan kalemiyle, sözü kullanan sözüyle, sizlahı kullanan silahıyla mücadelemize destek vermelidir. Tarihte Kıbrıs`ta yaşanan vahşeti unutmamalıyız. Orada can verenler bizim soydaşlarımız, akan kan bizim kanımızdır. O günleri hatırladığımız her an ürpermeliyiz. Sıcak yataklarımızda uyurken, soydaşlarımıza uygulanmış olan asimilasyonu ve soykırımı beynimizin bir köşesinde tekrar tekrar yaşamalıyız ki mücadelemizin tetikleyici bir unsuru olsun. Arşivlerde görüğümüz o katliam resimlerini, kanlı bebek bedenlerini unutmak mümkün değildir. Yüreğimizdeki acının halen daha devam ettiğini belirtmeden geçemiyorum ve Kıbrıslı Türk kardeşlerimize yapılan katliam hakkında derlenen yazılardan sitemiz ziyaretçilerine ufak ama etkili hatırlatmalar yapmak istiyorum. Bir Alman Turistin Gözlemleri "Yunanlıların kasaplığını insan zekası kavrayamaz... Magosa etrafındaki köylerde Rum Milli Muhafızları, vahşetin eşsiz örneklerini gösterdiler. Türk evlerine girdiler; acımasızca kadın ve çocuklara mermi sıktılar; birçok Türk`ün gırtlağını kestiler; Türk kadınlarını toplayarak ırzlarına geçtiler..."(1) İngiliz Gazetecinin Gözlemleri "Kıbrıs`ın istilasından sonra yüzlerce Kıbrıslı Türk, Milli Muhafızlarca rehine alınmış, Türk kadınlarının ırzına geçilmiş, çocuklar cadde ortasında öldürülmüş ve Limasol`daki Türk mahalleleri tamamen yakılmıştı."(2) Bu iki gözlemcinin tanıklık etmiş olduğu drama sizde tanıklık edin istedim. Böylece dünya üzerinde her nerede olursa olsun insanlık adına işlenmiş olan cinayetlere katliamlara gözleriniz kapalı olmasın. yazımın başındada belirtmiş olduğum üzere Türk milleti tarih boyunca hiç bir zaman esaret altına girmemiştir ve girmeycektirde. Nasıl Hatay`ı anavatana kavuşturduysak tüm devletlere de Kıbrıs adasındaki Türk varlığını ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini tanıtıp kabullendireceğiz. Medeniyetin nasıl bir şey olduğunu, kutsal değerlerin bizim için ne kadar önemli olduğunu bizim kutsallarımız gibi diğer ulusların kutsallarınında bizim için değerli olduğunu cihana haykırıyoruz. Cihan imparatoru Fatih Sultan Mehmet Han`ın fermanından alarak size aktarmak istediğim şu cümleleri batının uşağı Yunan hükümetinin ve Yunan hükümetinin maşası Rumlar`ın dikkatlerine sunarak sizlerle paylaşıyorum. 28 Mayıs 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Balkan ülkelerine gönderdiği ferman : “... Ben Fatih Sultan Han, bütün dünyaya ilan ediyorum ki hiç kimse, ne bu adı geçen insanları, ne de onların kiliselerini rahatsız etmesin. İmparatorluğumda huzur içerisinde yaşasınlar ve bu göçmen durumuna düşen insanlar özgür ve güvenlik içerisinde yaşasınlar. İmparatorluğumdaki tüm memleketlere dönüp korkusuzca kendi manastırlarına yerleşsinler. ... Yemin ediyorum ki; emrime uyarak bana sadık kaldıkları sürece tebaamdan hiç kimse bu fermanda yazılanların aksini yapmayacaktır....”(3) (1) Almanya`nın Sesi, 30 Temmuz 1974 (2) David Leigh, The Times, Londra, 23 Temmuz 1974 (3)www.westtrakien.com /balkanlar/balkantuerkolojisi/index.html
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
30
Ekim
6
Ekim
3
Ekim
2
Eylül
24
Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül
• Şahin Cahit Yanık • Siyasi Makaleler • 292 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Nisan
17
Nisan
17
Nisan
17
Sensizliğime Şiirler 2
• Mustafa Koloğlu • Sevgi ve Aşk Şiirleri • 166 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aşk Diye Kandığım Yalanlar
• Mustafa Koloğlu • Yaşamdan Hikayeler • 322 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Aralık
4
Güzel Dilimiz Türkçemiz
• Mustafa Koloğlu • Toplumsal Makaleler • 750 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Aralık
4
Güzel Dilimiz Türkçemiz
• Mustafa Koloğlu • Toplumsal Makaleler • 750 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
4
Aralık
4
Aşk Diye Kandığım Yalanlar
• Mustafa Koloğlu • Yaşamdan Hikayeler • 322 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ekim
4 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||