kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Makale / Siyasi Makaleler

Kapatma Davasında İlk Raund Milli Devlet’in!


Kapatma Davasında İlk Raund Milli Devlet’in!

Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Başsavcının AKP’ye açtığı kapatma davası iddianamesini -Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile ilgili bölüm dâhil- kabul ederek uzlaşı ve geri adım atma yolundaki taleplerin tümüyle önünü kapatıp anayasa değişikliği yoluna gidilmesini tek çare olarak bıraktı.

Anayasa Mahkemesi Meclis’in açılış yeter sayısının 367 milletvekili olduğu şeklindeki absürt karardan sonra akıllara ziyan yeni bir karar daha verdi.

Anayasa’da ne ile suçlanıp nasıl yargılanacağı kesin hükümlerle net olarak yer alıp belli olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkındaki suçlamaları tamamen yetkisi dışına çıkarak keyfi ve indi bir kararla kabul eden Anayasa Mahkemesi AKP’nin kapatılması dışında bir sonuç beklenmemesini sağlamış oldu!

Artık hukuk mücadelesi vermesinin anlamı kalmadığına göre AKP iktidarı boynunu giyotine uzatmak niyetinde değilse yapabileceği tek şey var: Parti kapatmayı terör şartına bağlamak üzere Venedik kriterini bir değişiklikle ya da yeniden hazırlanan anayasaya kısa sürede koymak.

Peki, hukuki mücadele yolu kapalı bulunan AKP iktidarı bu siyasi mücadelede başarılı olup sonuç alabilir mi?

Her şeyden önce bir kere başka bir seçeneği olmadığına göre başarmak zorundadır. Dahası AKP’nin kapatılması yalnız demokrasinin değil Türkiye’nin de sonu olur!

Çünkü koskoca bir iktidarı bir savcıya kapattıran gücün Abdullah Gül’ü Çankaya’da durduracağını beklemek saflıktan öte bir şey olur. Yoksa Cumhurbaşkanı’nın resmen alakası kesilmiş bulunan bir partinin kapatma iddianamesinde adının yer almasının ne anlamı var?

Açıkçası Sabetayist Toplum oligarşisi demek istiyor ki Türkiye’yi ya biz yönetiriz ya Müslümanlara da bırakmaz tasfiye ederiz!

Ancak gelişmelere bakıp karamsarlık ve umutsuzluğa kapılmak yersizdir. Aksine parlak günlerin habercisi olarak görmek için fazlasıyla neden var.

Genelkurmay 27 Nisan Bildirisi ve 367’ye ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının olumlu sonuçları dikkate alındığında; AKP iktidarına yönelik kapatma davasının da fevkalade iyi gelişmelere gebe olduğu görülebilir.

Davanın bu şekilde açılması, normal süreçte yolu tıkanıp engellenen reformların hızla gerçekleştirilebilmesi için etkin bir gerekçe ve kestirmeden yol oluşturma amacına yönelik bir taktik olabilir.

Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesini engellemek AKP iktidarını yargı darbesiyle devirmekten çok daha kolay iken başarılamadı. AKP iktidarı, kapatma davası karşısında vereceği siyasi mücadelede de başarılı olmak ve daha büyük sonuçlar almak için gerekli her şeye şimdi çok daha fazlasıyla sahiptir.

Gerekli anayasa değişikliğini yapmak için konjonktür oldukça elverişlidir. AKP sahip olduğu fevkalade büyük toplumsal desteğe şimdi her zamankinden daha çok sahiptir.

Siyasi partilerin kapatılmasının zorlaştırılması için yapılacak anayasa değişikliğine destek olmayıp engel çıkaracak bir MHP gerek referandumda, gerek yerel seçimde DYP ve ANAP’ın başına 22 Temmuz’da gelen durumla yüz yüze gelmekten kurtulamaz. Açıkçası MHP milletvekilleri AKP’ye destek olmazsa seçmenleri destek olacaktır! AKP için en iyisi, MHP için en kötüsü bu olur.

Referandumda millet 27 Nisan 2007 Genelkurmay bildirisi ve Anayasa Mahkemesi’nin 367 kararı karşısında seçimde verdiği destekten daha fazlasını kapatma davasına karşı başlatacağı haklı siyasi mücadelesinde de verecektir. Artarak devam eden toplumsal desteğe sahip AKP iktidarı kararlılık göstermesi halinde tüm sorunların üstesinden gelebilir.

Toplumsal destek geçmişte hiçbir siyasi lideri kurtarmaya yetmedi, halka güvenmek akıllıca bir yol değildir şeklindeki düşünceler izaha muhtaçtır. Tabii, halk kendiliğinden organize olup bir olaya doğrudan müdahale edemez. Soyut olarak halkın önüne bırakılan bir işten herhangi bir çözüm ya da sonuç beklemek elbette ki beyhudedir.

Ama rasyonel hareket eden akıllı bir lider için iyi kullanabildiğinde halk desteği her zaman güvenilir, istikrarlı bir güç kaynağıdır. Toplumsal destekten yoksun hiçbir siyasi hareket ve girişimin başarısından asla söz edilemez. Toplum desteği siyasi mücadele için olmazsa olmaz bir güçtür. Milleti arkasına almayı bir şekilde başaramayanların kesinlikle siyasette sonuç almaları mümkün değildir.

Kapatma davası AKP iktidarına eşsiz bir fırsat sağlıyor. Bu dava açılmasaydı yapılacak yeni anayasada ciddi bir açılım yapmasına izin verilmezdi. Şimdi ister mevcut anayasada istediği değişikliği yapsın, ister yeni anayasayı dilediği gibi hazırlasın karşıtlarının yapabileceği bir şey yoktur, kimse de elini tutamaz.

Nasıl hareket edilirse edilsin kapatma davasının 6 aydan önce sonuçlanmayacağı ortada. Bu süreç de akıllıca kullanıldığında, millet desteğini arttırarak henüz yenilenmiş, Cumhurbaşkanı desteğine de sahip çok şey yapabilecek güçlü bir iktidar gücü söz konusudur. Atacağı adımlarda millet desteğinin devam etmesi de ayrıca kolaylaştırıcı bir faktördür. Yanında büyük bir medya gücünün olduğu da yadsınamaz. Dış konjonktür de asla olumsuz değil.

Kaldı ki Ergenekon çetesi ile yürüttüğü mücadele karşı cepheyi bütünüyle kuşatıp içine alacak ve köşeye sıkıştıracak niteliktedir. Buna karşı AKP iktidarına muhalif hareket eden kim olursa olsun yükselen toplumsal öfkenin muhatabı olmaktan kurtulamayacaktır.

Ayrıca bu haksız, pervasız, tutarsız yaklaşımlar; akılla, mantıkla, siyasi basiretle bağdaşmıyor, kimsenin savunması da mümkün değil. Çığ gibi büyüyecek toplumsal destekle AKP iktidarı ne istese onu yapacak konuma gelecektir.

Bugün türban yasağını kaldıran anayasa değişikliği ezici bir çoğunlukla TBMM’den geçip yürürlüğe girdiği halde keyfi olarak bir fiili durum oluşturularak yasak devam ettiriliyor. Bu zorbalık nereye kadar?

Milleti yönetemeyip karşısına alanlar devleti de yönetemezler.

Devleti de milleti de AKP iktidarı yönetiyor. Nitekim hükümet, Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanlığı birlikte hareket ediyor. Dahası Sabetayist unsurlar, hedeflerine koydukları Deniz Baykal’ın da iktidarla birlikte hareket ettiğini kendileri söylüyorlar!

Uzlaşma ve geri adım atma çağrılarına karşı Baykal’ın da Erdoğan ile aynı ağzı kullandığına köşe yazılarının nasıl bozulduklarını görüyoruz.

Görünen o ki reformların hızlandırılması için bu kabul edilemez absürt müdahalelerle şartlar kasıtlı olarak özellikle oluşturuluyor! Yoksa bu denli ne yaptığını bilmezlik hiç kimse için normal değildir.



Kapatma Davasında İlk Raund Milli Devlet’in!
Yazı Sahibi
Şiari Genç
Şiari Genç tarafından 5.4.2008 tarihinde eklendi 115 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı



Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
bu makalenin altına CAN ATAKLI`NIN VATAN GAZETESİNDEKİ YAZISI GÜZEL BİR YORUM OLUR DİYE DÜŞÜNDÜM.. ‘Çuval olayında paşalar istifa etmeyince Özkök için ‘Fethullahçı’ söylentisi çıkardık’ Dün size “AKP İntihara Gidiyor” isimli kitaptan çok çarpıcı bir bölüm aktarmıştım. Bu kitap aylardır piyasada satılıyor, yazdığım bölüm internet sitelerinden yüz binlerce kişiye ulaştı. Bir tek yerden “çıt” bile çıkmıyor. Ne AKP yalanlıyor, ne kitap hakkında dava açılıyor ne de bir toplatma kararı alınmış. Yani bir anlamda “sessiz bir onay” var. İnsan bu dehşet verici ifadeleri okudukça çok şaşırıyor Bugün, dün yazdığım bölümün hemen arkasından gelen ve internet sitelerinde yer verilmeyen daha da dehşet verici bölümü yazıyorum. Bu bölümde itiraflarda bulunan AKP’li danışman, AKP’nin başta İngiltere, pek çok batılı ülkenin yardım ve desteği ile kurulduğunu anlatıyor. Ayrıca Hilmi Özkök Paşa’nın “nasıl Fethullahçı yapıldığına” ilişkin çok çarpıcı ifadeler de bulunuyor “- Sizin Genelkurmay Başkanınız kim olacaktı? AKP’li: Söyleyemem. Ama Paşalar istifa etmeyince dümen yarım kaldı. Paşaların kesin kararlı oluşu ve çuval olayını Türkiye’nin lehine kullanmaları, bizim oyunumuzu kökten boşa çıkardı. Paşalar istifa etmeyince Özkök Paşa’ya ‘Fetullah Hocacı’ diyelim ve Onu gözden düşürelim kararı aldık... - Neden? AKP’li: Çünkü Özkök Paşa’nın namaz kıldığı söylenmişti. Eğer Özkök Paşa’ya ‘Fethullah Hocacı’ diye iftira atar ve tutturursak, o da mecburen istifa eder, biz de böylece intikam alırız diye düşündük. - Yani Özkök Paşa ‘Fethullah Hocacı’ değil mi? AKP’li: Ne ilgisi var? Mümkün mü? Paşa samimi Müslüman bir adam. ‘Çamur at, izi kalır’ diye böyle yaptık! - Ama sonuç alamadınız! AKP’li: Kimse inanmadı. Bunun üzerine Emin Çölaşan gibi yazarlara Özkök Paşa’nın ‘Fethullah Hocacı’ olduğu yalanı sızdırıldı. Wolfowitz’in adamları bir psikolojik harp başlattı. Hulki Cevizoğlu, Emin Çölaşan, Mustafa Balbay, filan, bunları CIA ve MI6 iyi etkiliyordu. Hilmi Özkök’ün aleyhinde yayınlar yapıldı. - Özkök Paşa istifa etseydi, yerine kim geçecekti? Büyükanıt Paşa mı? AKP’li: Yok canım. Ancak Büyükanıt Paşa’yı Özkök Paşa’ya karşı sadece kullanmaya çalıştık. Aziz Yıldırım, ABD’deki bazı askerler Büyükanıt Paşa’yı etkilemeye çalıştı ama Büyükanıt oyuna gelmedi. O oyuna gelmeyince ‘Sabetayist’ olduğunu yaydık. (Vakit ve Yeni Şafak gazetelerinden falan...) - Onun kabahati neydi? AKP’li: Bizim (AKP’nin) Genelkurmay Başkan adayımız o değildi (Bizim adamımızın olması için, onun da kötülenmesi gerekliydi...) - TSK’ya müdahale etmeniz saçma değil mi? AKP’li: Arkamıza ABD Savunma Bakanı’nı, iki-üç tane çok önemli işadamını ve bir emekli paşayı da alınca, kolayca bu işten sıyrılırız ve kotarırız diye düşündük. - Neden? AKP’li: Özkök Paşa’yı, Büyükanıt Paşa’yı, Genelkurmay’ı ve galiba genel olarak TSK’yı çok basite indirgedik. Çok boş gördük onları. Ama öyle değilmiş yanıldık. Mesela sizin SESAR’ın ve Atatürkçülüğünden, milliyetçiliğinden emin olunan kalemlerin paşalara yönelik ağır eleştirileri işimizi kolaylaştıracağına, bozdu. Birçok operasyonda nasıl olsa siz ve diğerleri sonuç alır diye, biz el atmadık. - Demek ki emekli bir paşa orduyu iyi analiz edememiş. AKP’li: Sadece o değil, ABD’li, İngiliz, İsrailli, Fransız birçok uzmandan TSK’ya karşı yürüttüğümüz savaşta yardım aldık. Ama onlar da çuvalladı. Hepimiz çuvalladık. Bu kabinenin (AKP hükümetinin) listesi, Londra ve ABD’de oluşturuldu. Bakanlar Kurulu’nda İngilizlerin, Amerikalıların, İsraillerin, Almanların, Fransızların kotası olduğu söylendi. Biz itiraz ettik, iftira dedik. Ama maalesef realite bu. İngilizlerin elinde ipimiz. Dış güçlerin piyonu gibiyiz!.. - Sadece onlar mı? AKP’li: Onlar (İngilizler), hem ABD’lileri, hem İsraillileri hem Almanları, hem de AB üyelerini parmaklarında oynatıyor. Barzani’yi, Talabani’yi, Kürtleri ve Arapları. - İngiliz Büyükelçisi Westmacott? AKP’li: O en büyük fitnebaşı. Hükümet’in içine düştüğü açmazın mimarı o, ‘Kürt devletini kabul edin, Arap ve Yahudi sermayesi Türkiye’ye akacak’ dedi. Bizi yanlış yönlendirdi... - RTE’nin Kürt sorunu söyleminin mimarı o mu? AKP’li: Öncelikle İngilizler ve tabii Westmacott. İsrailliler de var. - Sana göre İngilizlerin amacı ne? AKP’li: Onlar (İngilizler), Hindistan ve Çin’i arkalarına alarak dünyaya yeniden egemen olmayı planlıyorlar. ‘Güneş batmayan imparatorluk’ şehveti içindeler. ABD’yi Irak batağına çeken İngilizler ve Yahudilerdir. İngilizler ABD’yi bölgeden uzaklaştırıp, Kürt devleti ve İsrail ile ittifak kurup Ortadoğu’ya oturmak istiyorlar. Bu sebeple ABD ile İslam ülkelerinin arasını açtılar; özellikle 11 Eylül’den sonra. Westmacott bizimkine (RTE) demiş ki, İngiltere, Rusya, Çin ve Hindistan ile birlik oluşturuyoruz. ABD bölgeden tasfiye olacak. - Tezkerenin suçlusu bu durumda İngiltere olmuyor mu? İngilizler, hem İsrail’i hem de ABD’yi yanıltıyor. AKP, bu İngiliz dümenini yenecek güçte mi? AKP’li: Biz İngiliz malı bir partiyiz. Ya da Almanların deyimi ile ‘ankesörlü telefon’ gibiyiz. Jetonu kim atarsa, onun düdüğünü çalıyoruz. Hiçbir şeye hazır değilmişiz. Kullanılmışız. İngilizler ince ama vahşice, İsrail, ABD üzerinden, ABD IMF üzerinden, Almanlar, Fransızlar AB ve Kürtler üzerinden ama tüm düşmanlarımız, hem Kürtler, hem AB ve ekonomi üzerinden AK Parti hükümetini kullanıyor. Çok üzülüyor ve kahroluyorum. İstanbul’un Fethi Şenlikleri’ni düzenleyen bir maziden şimdi İstanbul’un işgalini tezgâhlayan bir parti konumuna ve işbirlikçi adamlara dönüştük. - Çok ağır bir itiraf değil mi? AKP’li: Daha özelleştirme ve rüşvetteki dolaplara gelmedim. Yabancılar (İngilizler, ABD’liler, İsrailliler, v.s.) muhalefete hakim. MHP İngiltere’ye teslim olmuş durumda, Ağar’ı çok rahat pasifize ederler. Erkan Mumcu İngilizler’in tam kontrolünde. Westmacott, ‘CHP bizimdir ve sizin en büyük yardımcınızdır’ dedi. AK Parti’nin durumu ortada. - Rezalet. AKP’li: Rezaletten de beter, tam işgal ve işgale bizler (AKP’liler) önayak oluyoruz. Sizin dedikleriniz doğru, hainler mangasıyız biz. - Çok iyi bir sohbet oldu. Müsaade ederseniz ben bunları yazayım, siteden kamuoyuna yansıtalım.”


07.04.2008 tarihinde yorumlandı.

ne güzel sabırla yazınızı okuyordum,taki yine o sebatayist toplum ifadesine kadar,ne güzelde bağdaştırmışsınız.siz şu düşüncelerinize karşı olan kesime laikler,kemalistler,Atatürkçüler diye HİTAP EDERMİSİNİZ LÜTFEN..! çünkü o kesimin sebatayistlikle hiç bir alakası yok.çarptırıp durmayın. ayrıca yazınız çok kışkırtıcı.sizin gibi insanlar,zihniyetler,düşünenler yüzünden bu ülke daha çok karışacak.BU HALKI İKİYE BÖLEN FARKLI GÜÇLER VAR..amaçların da ulaşıyorlar,sizin gibiler sayesinde...


05.04.2008 tarihinde yorumlandı.


Kasım
30
Kızıyorum Ama Bak
Sezer NişancıSiyasi Makaleler • 105 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ekim
6
Ameri Kan Parmağı 1
Hasan  KocamanoğluSiyasi Makaleler • 293 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ekim
3
Akp Başarılı Mı?2
Hüseyin DöğentaşSiyasi Makaleler • 217 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ekim
2
Akp Başarılı mi?
Hüseyin DöğentaşSiyasi Makaleler • 214 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Eylül
24
Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül
Şahin Cahit YanıkSiyasi Makaleler • 293 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
5
Yıl 2020 Kızım 18 Ben 47 Yaşındayım
Şiari GençToplumsal Makaleler • 306 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Mayıs
5
Adım Adım Armegedon26 Temmuz 2006 Çarşamba
Şiari GençSiyasi Makaleler • 159 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
5
Medyaya Ahlakı Kim Öğretecek?
Şiari GençSiyasi Makaleler • 384 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
3
Amerika Can Çekişirken Asya`nın Dirilişi
Şiari GençSiyasi Makaleler • 125 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
3
Ağustos
1
Milli Güç Oluşturmak ve Onu Maharetle Kullanmak
Şiari GençSiyasi Makaleler • 924 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
21
Şubat
1
Türkiyede 2007 Nin En Önemli 2 Olayı
Şiari GençSiyasi Makaleler • 623 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
1
Nisan
1
Yeni Hedef Bilim Adamları Öldürülüyorlar mi?
Şiari GençBilimsel Makaleler • 488 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Kapatma Davasında İlk Raund Milli Devlet’in!, Kapatma Davasında İlk Raund Milli Devlet’in! makalesi, Kapatma Davasında İlk Raund Milli Devlet’in! makale, Kapatma Davasında İlk Raund Milli Devlet’in! nedir?, Kapatma Davasında İlk Raund Milli Devlet’in! hakkında bilgi, Kapatma Davasında İlk Raund Milli Devlet’in! makaleleri, Şiari Genç makaleleri, Kapatma nedir, Kapatma makalesi, Kapatma makaleleri, Davasında nedir, Davasında makalesi, Davasında makaleleri, İlk nedir, İlk makalesi, İlk makaleleri, Raund nedir, Raund makalesi, Raund makaleleri, Milli nedir, Milli makalesi, Milli makaleleri, Devlet’in! nedir, Devlet’in! makalesi, Devlet’in! makaleleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Credit Card | Equity Release | Credit Card | Turbo Tax | MPAA | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul