Kara TrenKara TrenMalatya garında,Tren raylarının üstünde, Dilimde o kara tren türküsü, Ağır adımlarla yürürken, On üçüncü yaş günüm aklıma geldi, Hani yanlış anlamayın, Bir doğum günü partisi değil bu, Biz kim, o parti kim, Ayağımda Ankara lastiği, Pantolonumun arkası yamalıklı, Burnumda sümük akıyordu, Af edersiniz. Bilmezdim anlamını Lan kelimesinin, Oğlum kelimesinin, Ama dilimizde hiç Eksik olmazdı onlar. Taptaze bir çiçektik o zamanlar, Küçüktü bizim dünyamız, Saat sabahın dokuzu, Koşardık bir sevinçle Trene raylarının üstüne, Elimize alırdık bir taş, Kim daha uzağa atacak diye Yarışırdık Mustafa’yla, Mustafa benim arkadaşım, Mustafa kan kardeşim, Birlikte dayak yerdik Babalarımızdan, büyüklerden, Ama hep aynı yaramazlık, Bilmezdik yanlış yaptığımızı, Unutmadan, çok da severdik O kara tren türküsünü. Bir keresinde attığım taş, Kırmıştı geçerken o Kara trenin camını, Korktuk, kaçtık, Dönüp de bakmadık arkamıza, Babam görmüştü, O gün ne dayak yemiştim ben, Ağladım, gariban Mustafa’m O da benimle birlikte ağladı, Sözleştik yarın aynı yerde, Bu sefer başka Tren rayının üstünde, O sabahı iple çekmiştim, Çünkü doğum günümdü, Yine elimde taş yine fırlattım, Bu sefer bekçi kulübesinin Cami kırıldı, Rekorum on yedi camdı, Ve son camdı o, Bekçi çıktı kovaladı bizi, Mustafa atikti, hızlıydı, Yakalamıştı beni bekçi, Dövmeye başladı beni, İri cüsseli, pala bıyıklı bekçi, Mustafa koşar adımlarla gelerek yanımıza, Ben kırdım dedi korkmadan, Bekçinin elleri yüzünde patladı, Kovalamaya başladı onu, Görmemişti Mustafa’m korkudan treni, Duymamıştı siren sesini, Ve işte o korkunç nara, Bütün her tarafı kapladı, Kıpkırmızı kanı süslemişti Sanki tren rayını, O küçük yüzü mosmordu, Ağlamak gelmedi içimden, Kızdım ona, küçücük cesedine Var gücümle vurmaya başladım, Söz vermişti Mustafa’m, Hiç ayrılmayacaktık birbirimizden, Birlikte ihtiyarlayacaktık, Büyüyüp polis olacaktık, Hem de korkusuz polisler, Muhteşem ikili diyeceklerdi bize, Mustafa’mın gözleri açıktı, Sanki doğum günün kutlu olsun diyordu. Yıllar geçti aradan, Mustafasız yirmi yıl, Hep dilimde oldu O kara tren türküsü, Her yıl, işte bu zamanlar Gelirim tren rayına, Elimde kırmızı bir gül, Korum tren raylarının üstüne, Hep beklerdim kara tren gelip Gülün üstünden geçmesini, Ve yine elimde kırmızı bir gül, Dilimde yine KARA TREN türküsü, Oturmuş o treni beklerken, Gözümde Mustafa’mın hayali.
Telif Hakkı Uyarısı Kara Tren isimli yazı, Ramazan Dereli tarafından 08.07.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
30
Kasım
27
Kasım
26
Kasım
21
Kasım
21
Ağustos
22
Ağustos
22
Ağustos
22
Ağustos
12
Ağustos
12
Ağustos
8
Ağustos
6
Ağustos
22
Temmuz
16
Temmuz
14 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||