Karanlık ve ÖzgürKaranlık ve Özgür“Çıplak ve Bakire” adlı yazımın devamıdır…Soğuk, ıslak, karanlık ve morarmamış darp izleriyle dolu… Bedenimin çırılçıplak bir taş duvardan farkı yok. Onun gibi sert-belki yediği dayaktan ötürü nasır tutmuş-, onun gibi hissiz-belki güneşe hasret geçen günlerin bir yan etkisi- ve onun gibi dimdik-her şeye rağmen ayakta-. Ben ki rüzgarla, güneşle, soğukla ve sıcakla tek bir bedende sevişme zevkini tatmıştım. Evimin ufak balkonunda sabahın en güzel ışıklarıyla, hafif bir tebessüm tadındaki rüzgarın ince dokunuşlarıyla, çırılçıplak ve kollarımı özgürlüğe açarak sevişmiştim. Bekaretimi doğaya teslim etmenin huzurunu yaşarken siz yok ettiniz bu eşiz anı. Bağırışlar, küfürler-hem ağızlardan hem de gözlerden sallanan-, siren sesleri ve cop darbeleri… İşte yaptıklarımın bedeli, buradayım. Demir parmaklıklı, kim bilir benden önce kaç kişinin teriyle ve gözyaşlarıyla yıkanmış, bakılmaya değer bulunmamış bu pis nezaretteyim. “Toplum huzurunu bozucu hareket ve davranışlarınızdan ötürü…” . . . “Bak bak…bizim çıplak bu muymuş?” . . “Gel sana bir duş aldırayım serin serin, gel gel çekinme…” . “Soğuk iyidir. Adamı dinç tutar. Hem yediğin bu sopayı unutmaz bir daha böyle bir halt etmezsin, hem de kıçın başın morarıp bize dert olmazsın.” . . “Birazda burada çıplak kal bakalım. Dikkat et ha! Fareler koparmasın horozu! Ha ha ha ha!” . İnsan insandan neden nefret eder? Kesinlikle her bir kin, nefret ve intikam duygusunun özel bir sebebi var. Bu gece beni adeta zevk alarak, kendi deyimiyle adeta “dayak manyağına” çeviren şişkodan nefret ediyorum. Şu an aynı metrekare içinde olsaydık sanırım onu öldürebilirdim. Ancak bunun ne bana ne de ona yararı var. Dar, tozlu, bulanık, işlevsiz, hoşgörüsüz ve anlayışsız sıfatlarının tam anlamıyla yakıştırılabildiği bir zihinden ne bekleyebilirsiniz ki? İşte birkaç saat önce böyle bir zihne kendi duygularımı, düşüncelerimi ve neyi neden yaptığımı anlatmaya çalışan benin derdi büyük. İlk olarak sabırla buradan çıkmayı, özgürlüğüme-kısıtlanan ve aslında sadece adı “özgürlük” olan sefil bir “özgürlüğe”- tekrar kavuşmayı beklemem gerekiyor. Sonra şehirden, insanlardan ve önyargı dolu toplum zihniyetinden uzaklaşarak bedenimi ve ruhumu dinlendirmem gerekiyor. Neden mi? Çünkü artık “bizler”-geri kalmış bir toplumun bireyleri- “bizi” kaldıramıyoruz. Zamanında sadece kendi dışımızdakilere karşı olan savaşımız o kadar büyük ve o kadar hırs doluydu ki bu içten içe bizleri kemirdi, köreltti ve şimdide yok ediyor. Bu yok olma işlemi de tabiî ki alt basamaklardan başlıyor. Geçmişten gelen sözlerimizi, deneyimleri ve gerçekleri unutuyoruz yavaş yavaş. İnsan olarak kendimize verdiğimiz zararı başka hiçbir şeyden göremeyeceğimizi de unutarak yolumuza devam etmeye çalışıyoruz. Asıl ilginç olan ise zaten gözlerimiz önüne çekilen bir perde varken, bizler ikinciyi hatta üçüncüyü de çekiyoruz. Görmediklerimizin, bakmadıklarımızın ve bilmediklerimizin gölgesine saklanarak, “cehaletin mutluluğunu” yaşayarak avutuyoruz kendimizi. İşte bundan ötürü özgür değiliz. Balkonda çırılçıplak kollarımı açtımsa size ne? Rahatsız mı oldunuz, o halde tek yapmanız gereken kafanızı çevirmek değil mi? Ne yapıyorum ben size, üzerinize mi atladım? Hangi birinize tecavüz ettim ya da hanginizi bana bakmaya zorladım? Cevabınız yok mu? Durun ben söyleyeyim, hazır başlamışken, bayramlık ağzımı açmışken devam edeyim tam gaz. Çünkü korktunuz benden! Her biriniz içten içe kaçacak delik aradınız o birkaç dakika için. Çünkü farklıydım, çünkü sizin yapılmaz dediğiniz bir şeyi yaptım, çünkü sizin kurallarınızın benim kurallarım olmadığını anlattım, çünkü olabildiğine doğal ve olabildiğine mutluydum hiç birinizin olmadığı kadar, çünkü bana bakarken tahrik oldu kimileriniz, kimileriniz imrendi ve tiksindi bazılarınız da, çünkü kıskandınız beni, çünkü tabularınızı yıkıp geçen bir sahne oynadım sizlere, çünkü gerçekten özgür bir insan gösterdim hepinize ve çünkü şu demir parmaklıklar ardında olan aslında sizlersiniz, hep sizlerdiniz ve hep olmaya da devam edeceksiniz. Ben mi? Ben bugün için doğdum. “Bize” birbirimizi anlatmak ve size aslında içinizden biri olduğumu söylemek için çalıştım onca sene. Her ne kadar istemeseniz de, kabul etmeseniz de “biz” siziz. Çünkü beni bu karanlık hücreye tıkan o kurallar yığınını sizler var ettiniz. Anlasanız da anlamasanız da ben sizden biriyim. “Siz” diyerek bakmayın kendimi soyutlamış görünmeme, takılmayın önemsiz şeylere, görmeye çalışın artık, nerdeyiz ve nereye gidiyoruz… Eh! Şimdi tekrardan, yine ve inadına sevişmek vakti. Değişik bir tene dokunmak, bambaşka dudaklarda var olmayı istemek gibi. Terlerken kaskatı kesilmek, saten bir kumaşla sarılmış beli kavrayıp ona yapışmak ve en önemlisi kısık gözlerdeki isteğin hiç bitmediğini görmek gibi. Şairin dediği gibi, “şimdi sevişmek mevsimi”, özgürce.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Karanlık ve Özgür isimli yazı, Hazar Kumaş tarafından 08.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Aşk Değil Bu Başka Bir Şey
• Ümit Okunakol • Deneme / Karalamalar • 19 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
30
Kasım
29
Kasım
29
Kasım
28
Kasım
16
Eylül
8
Temmuz
26
Boşlukla Boş Kalmışlık Arasında
• Hazar Kumaş • Deneme / Karalamalar • 90 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
8
Haziran
21
Eylül
28
Eylül
9
Temmuz
9
Kasım
11
Başlangıç”iyi Geceler Tatlım ve Daha Bir Sürü Saçma Sapan Veda Cümlesi…”
• Hazar Kumaş • Yaşamdan Hikayeler • 498 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
2 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||