Kararlı Olmak Size Ne KazandırırKararlı Olmak Size Ne KazandırırEn muhteşem eseriniz... sizin kararınızla başlar!Muazzam olduğunu düşündüğünüz sorunlarınızı bir milisaniye içinde çözecek tek bir zihinsel eylem vardır. Bu eylem, hayatınız boyunca karşılaşacağınız tüm kişisel veya iş durumlarınızı iyileştirme potansiyeline sahiptir ... ve sizi inanılmaz başarıya giden yola gerçekten sevkedebilir. Bu sihirli zihinsel aktiviteye KARAR vermek diyoruz Kararlar veya onların yoklukları nice kariyerlerin duraklamasından veya yol almasından sorumludur. Başkalarının fikirlerinden etkilenmeden kararlar vermede oldukça uzmanlaşmış bireyler, yıllık gelirleri 6 veya 7 haneli rakamlarla ölçülen kişilerdir. Bununla birlikte, kararlarınızdan etkilenen sadece sizin geliriniz değildir; tüm yaşamınız bu güç tarafından yönetilir. Aklınızın ve vücudunuzun sağlığı, ailenizin mutluluğu, sosyal yaşamınız, geliştirdiğiniz ilişkiler... hepsi sizin sağlıklı karar verme yeteneğinize bağlıdır. “Karar verme” alabileceğiniz bir kurs değildir Karar verme kadar önemli, böyle geniş kapsamlı etkisi olan bir şeyin okullarda öğretildiğini düşünebilirsiniz, ancak hayır, öğretilmiyor. Daha da kötüsü, “karar verme” sadece eğitim kurumlarımızın müfredatlarında eksik olmakla kalmayıp, yakın geçmişe kadar piyasadaki şirket eğitimleri ve insan kaynakları programlarının çoğunda da yoktu. Öyleyse bir kişinin bu zihinsel yeteneğini nasıl geliştirmesi beklenir? Cevap gayet basit, bunu kendi kendinize başarmalısınız. Ancak akıllıca kararların nasıl alınacağını öğrenmenin zor olmadığını bilmelisiniz. Eğer uygun bilgilerle kendinizi donatır ve kendinizi belirli bir disipline sokarsanız çok etkili kararlar alan bir kişi olabilirsiniz. Karar vermede ustalaşarak yaşamınızdaki birçok çatışma ve karışıklığı gerçekten ortadan kaldırabilirsiniz. Karar verebilmek aklınıza düzen getirir ve şüphesiz bu düzen sizin görülebilir dünyanıza yani hayatınızdaki sonuçlara yansır. James Allen şu satırları yazarken büyük bir olasılıkla kararları düşünüyordu: “Gizlice düşünürüz ve meydana gelir. Çevremiz aynamızdan başka bir şey değildir.” Karar alışınızı kimse göremez ama kararlarınızın sonuçlarını hemen her zaman göreceklerdir. Karar verme yeteneğini geliştirmekte başarısız olan kişi kaybolup gider, çünkü kararsızlık, zihinsel ve duygusal savaşlarımızı habersizce tırmandıran iç çatışmalarınızı besler. Psikiyatrisler bu iç savaşları “çelişkili duygular” diye tanımlar. Elimdeki Oxford Sözlüğü ise bunun “aynı amaca yönelik zıt duyguların kişide bir arada bulunması” olduğunu söylüyor. Kararlar alınmazsa neler olur? Zihninizin “çelişkili duygular” halinde bir süre kalmasının yaşamınızda güçlükler oluşturacağını anlamanız için psikiyatri doktorası yapmanız gerekmez. Bu durumun kendinde var olmasına izin veren kişi çok umutsuz ve her türlü üretken faaliyeti fiilen gerçekleştirmekten aciz konuma gelecekir. Kendilerini böyle bir zihinsel durumda bulan kişilerin hayatını yaşamadığı açıktır; onlar sadece vardırlar. Oysa bir karar veya karar dizisi herşeyi değiştirebilir. Evrenin en temel yasası “yarat ve büyü veya parçalara ayrıl ve yok ol”dur. Kararsızlık bölünmeye neden olur. Bir kişinin “Ne yapacağımı bilmiyorum” demesini ne sıklıkla duydunuz? Kendinizi “Ne yapmam gerek?” diye düşünürken ne sıklıkla duydunuz? Sizin veya bu gezegen üzerindeki hemen herkesin zaman zaman deneyimlediği kararsız duyguların bazılarını düşünün. SEV – TERKET BİTİR – DEVAM ET YAP – YAPMA PES ET – PES ETME İŞE GİT – TELEVİZYON SEYRET SATIN AL –SATIN ALMA SÖYLE – SÖYLEME ANLAT – ANLATMA Herkes ara sıra bu çelişik duyguları yaşar. Eğer bu durum sizin de başınıza sık sık geliyorsa, hemen buna bir son vermeye karar verin. Çelişik duyguların nedeni kararsızlıktır, ancak gerçeğin daima görünüşlerde saklı olmadığını aklımızda tutmalıyız. Kararsızlık çelişik duyguların nedenlerinden biridir, ancak ikincil bir nedendir, en önemlisi değildir. Karar veren kişilerin ortak özelliği Çeyrek yüzyılı aşkın bir süredir karar vermede oldukça uzmanlaşmış kişilerin davranışları üzerinde çalışmalar yapıyorum. Hepsinin ortak bir noktası var. Çok güçlü kendine güvenleri, yüksek derecede özsaygıları var. Birçok konuda birbirlerinden çok farklı olsalar da, hepsinin kendine güvendikleri kesin. Burada gerçek suçlu, özsaygı ve güven eksikliğidir. Karar veren insanlar hata yapmaktan korkmazlar. Kararlarında bir hata olursa veya olduğunda, veya herhangi bir şeyde başarısız olduklarında, omuz silkip yollarına devam etme güçleri vardır. Tecrübelerinden ders alırlar, ama asla başarısızlığa teslim olmazlar. Karar veren kişiler ya karar vermenin eğitimlerinin bir parçası olduğu şanslı bir ortamda yetiştirilmişlerdir, ya da bu beceriyi daha sonradan kendi kendilerine geliştirmişlerdir. Onlar, hayatı dolu dolu yaşamayı uman herkesin anlaması gereken bir şeyin farkındalar: Karar verme, kaçabileceğiniz bir iş değildir. Karar vermenin başlıca ilkesi budur. KARARINIZI HEMEN OLDUĞUNUZ YERDE, O ANDA ELİNİZDE OLANLARLA VERİN. Çoğu kişinin hayatın bu önemli cephesiyle neden hiç başa çıkamadığının sırrı burada yatar. Bir karar alınacak olduğunda, kaynaklarının onlara hükmetmesine izin verirler. John Kennedy, Werner Von Braun’a bir insanı aya taşıyacak ve dünyaya sağ salim geri getirecek bir roket yapmak için ne gerektiğini sorduğunda aldığı cevap basit ve dolaysızdı. “Yapmayı istemek". Başkan Kennedy bunun mümkün olup olmadığını sormadı hiç. Buna bütçelerinin yetip yetmeyeceğini de sormadı ki o dönem için bunlar gayet makul sorular olarak karşılanabilirdi. Başkan Kennedy bir karar verdi... 60’lı yıllar bitmeden ay üzerinde bir insanı yürüteceklerini ve dünyaya sağ salim geri getireceklerini söyledi. Bunun yüzbinlerce yıllık insanlık tarihinde daha önce hiç yapılmamış olduğunu düşünmemişti bile. O, olduğu yerde, elindekilerle KARARINI VERDİ. Karar verdiği saniye, onun zihninde amaca ulaşılmıştı aslında. Geri kalan sadece, amacın tüm dünyanın göreceği şekilde tezahür etmesi için, üzerinde çalışılacak, doğa yasalarının yönettiği bir süreç meselesiydi. Karar alındığında neler olur? Birkaç saat önce üç kişiyle birlikte bir ofisteydim. Bir şirketin hisselerinin satın alımı hakkında görüşüyorduk. Ben satıcıydım, onlar alıcı. Makul bir süre sonra karşımdaki ortaklardan biri bana kararlarını ne zaman istediğimi sordu. Ben “Hemen şimdi” diye yanıtladım. Ve devam ettim “Siz ne yapmak istediğinizi zaten şu anda biliyorsunuz”. Para hakkında bir tartışma vardı. Ben onlara bu meselenin parayla bir ilişkisi olmadığını vurguladım. Kararınızı verdiğiniz anda parayı bulursunuz... her zaman. Karar verme hakkındaki bu özel mesajdan çıkardığınız tek anlam buysa bile, derhal beyninize kazıyın. Hayatınızı değiştirecektir. Bu iki kişiye, herhangi bir şeyi yapmak veya yapmamak konusunda karar verdiğim zamanlarda zihnime paranın girmesine asla izin vermediğimi anlattım. Paramın yetip yetmeyeceği asla önemli olmadı. Tek önemli olan isteyip istemediğimdi. Herşeye paranız yetebilir, sınırsız para mevcuttur. Kararınızı kesin olarak verdiğinizde dünyadaki tüm para ayaklarınızın altına serilir. Paraya ihtiyacınız varsa, onu kendinize çekersiniz. Bunun saçma olduğunu söyleyen bazı insanlar olduğunu gayet iyi biliyorum. Gerekli paraya sahip değilseniz bir şey yapmak için karar veremezsiniz. Onlar böyle düşünmeyi seçiyorlarsa, bırakın düşünsünler. Bunun çok kısıtlayıcı bir düşünce şekli olduğuna inanıyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, buna düşünce bile denemez... Ailenin yine düşünmeyen daha yaşlı bir üyesinden miras kalan bir fikir olması çok muhtemel bu bakış açısının. Düşünmek çok önemlidir. Karar verenler büyük düşünenlerdir. Düşüncelerinize gereken önemi hiç veriyor musunuz? Hayatınızın çeşitli yönlerini nasıl etkiliyorlar? Bu en önemli konularımızdan biri olmasına rağmen, çoğu insan ne yazık ki böyle düşünmüyor. Düşüncelerini kontrol veya idare etmeye çalışan çok küçük bir seçilmiş azınlık var Büyük düşünürler, büyük kararlar alanlar, tarihteki başarılı kimseler üzerine araştırmalar yapmış olanlar, sıra insan yaşamını araştırmaya geldiğinde çok nadiren uzlaşmaya varırlar. Ancak tamamen ve oybirliğiyle üzerinde uzlaştıkları bir nokta vardır, ki bu “Neyi düşünürsek O oluruz”dur. SİZ neyi düşünüyorsunuz? Siz ve ben, düşüncelerimizin, aldığımız her kararı nihayetinde kontrol ettiğini anlamalıyız. Siz, düşüncelerinizin toplamısınız. Sorumluluğu hemen şimdi üstlenerek, gününüzün iyi geçeceğinden emin olabilirsiniz. Olumsuz kişilerin veya durumların sizi mutsuz etmesine izin vermeyin. Koşullar niçin yoluna girer? Yaşamınızda önemli kararlar alırken karşınıza çıkacak en büyük köstekleyici engel, koşullardır. Sahip olduğumuz herşeyi versek de koşulların bizi yolumuzdan çıkarmasına izin veririz. Diğer herhangi bir unsurdan ziyade, koşullar nedeniyle düşler yıkılır, amaçlar kaybolur. Kendinizi ne sıklıkta “Şunu yapmak veya bunu almak istiyorum ama yapamıyorum, çünkü...” diye düşünürken yakaladınız? “Çünkü”nün arkasından ne geliyorsa, koşullardır. Koşullar yaşamınızda Udönüşlerine neden olsa da, önemli kararlar almanızı durdurmasına asla izin vermeyin. Napolyon, “Koşullar... Onları ben yaratırım.” demiş. Bir gün birisinin Paris’te tatil yapmak veya belirli bir marka araba almak istediklerini ancak hiç paraları olmadığı için yapamadıklarını duyarsanız onlara, Paris’e gitmek veya arabayı satın alma konusunda kararlarını verene kadar paraya ihtiyaç duymadıklarını hatırlatın. Karar verildiğinde, onlar bir şekilde gerekli miktarı bulacaklardır. Her zaman bulurlar. Yanlış karar alırsanız ne olur? Yanlış yönlendirimiş birçok kişi bir şeyi bir-iki kez dener, ama hedefi tam 12’den vurmazsa kendini başarısız hisseder. Bir işi yerine getirememek kişiyi başarısız yapmaz, ancak pes etmek kesinlikle yapar ve pes etmek de bir karardır. Bu mantığı takip ederek pes etme kararı alırsanız, başarısız olma kararı aldığınızı bilmelisiniz. ABD’de her gün bir beyzbol oyuncusunun kendisine yılda birkaç milyon dolar kazandıracak bir kontratı imzaladığını duyarsınız. Ama aynı oyuncunun sahaya çıktığında, topa vurduğundan daha çok top kaçırdığını da aklınızdan çıkarmayın. Babe Ruth’un 714 golünü herkes hatırlar, ama onun 1330 defa gol kaçırdığını pek az kişi bilir. Charles F.Kettering’in bir sözünü aynen iletmek istiyorum: “Bir buluş yaparken 999 kez başarısız olur ama bir kez başarılı olursanız, kazandınız demektir”. Bu, aklınıza gelebilecek hemen herşey için geçerlidir, dünya başardıklarınızın ışığında başaramadıklarınızı hemen unutacaktır. Başaramamaktan korkmayın, sizi güçlendirecek ve büyük zafere hazırlayacaktır. Kazanmak bir karardır. Yıllar önce Helen Keller’a kör olmaktan daha kötü bir şey var mı diye soruldu. Helen Keller hemen çok daha kötü bir şey olduğunu söyledi: “Dünyadaki en zavallı kişi, gözleri görse de, baktığını göremeyen kişidir”. Onunla aynı fikirdeyim 1991’de J.C.Penny’ye görüşünün nasıl olduğu soruldu. Penny gözlerinin gitgide bozulduğunu, ancak görüşünün hiç bu kadar iyi olmadığını söyledi. Muhteşem, değil mi?
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
İstedik mi Yaparız Arkadaş /izmir /11
• Lutuf Veli • Hayata Dair Denemeler • 22 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
2
Mart
30
Einstein´in Beyninde Bizde Olmayan Ne Var?
• Zübeyde Pamuk • Hayata Dair Denemeler • 189 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
30
Mart
30
Motivasyonu Arttırma Yolları
• Zübeyde Pamuk • Hayata Dair Denemeler • 449 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
30
Kararlı Olmak Size Ne Kazandırır
• Zübeyde Pamuk • Hayata Dair Denemeler • 369 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
29
Birbirimizi Anlamak ve Hayata Yeniden Başlamak İçin
• Zübeyde Pamuk • Hayata Dair Denemeler • 204 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
30
Motivasyonu Arttırma Yolları
• Zübeyde Pamuk • Hayata Dair Denemeler • 449 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
30
Mart
30
Kararlı Olmak Size Ne Kazandırır
• Zübeyde Pamuk • Hayata Dair Denemeler • 369 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
27
İşte Hayat Bu Kadar Önemli
• Zübeyde Pamuk • Hayata Dair Denemeler • 226 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
29
Birbirimizi Anlamak ve Hayata Yeniden Başlamak İçin
• Zübeyde Pamuk • Hayata Dair Denemeler • 204 kez okundu. • 1 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||