kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / İronik Hikayeler

Kaybolan Koyun Çıngırakları

Kaybolan Koyun Çıngırakları
14 / 12 / 2007  Cuma tarihinde İlhan Önal tarafından eklendi, 361 kez okundu...

“Tılsım çözülmüştü... Yalan, kocaman balyozunu kaldırmış önüne kattığı fahişesini olduğu yere bütün bir hınç darbesiyle çakmak istiyordu. Üzerinde yürüdükleri patikada yol alan koyun çıngırakları bir çoban köpeğine teslim edilmiş geride ise ne çoban köpeği ne de çıngıraklar vardı artık. Kimse koyun çıngıraklarına ne olduğunu bilmiyordu ellerinde ...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

İlhan Önal

İlhan Önal







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kaybolan Koyun Çıngırakları


Tılsım çözülmüştü...

Yalan, kocaman balyozunu kaldırmış önüne kattığı fahişesini olduğu yere bütün bir hınç darbesiyle çakmak istiyordu.
Üzerinde yürüdükleri patikada yol alan koyun çıngırakları bir çoban köpeğine teslim edilmiş geride ise ne çoban köpeği ne de çıngıraklar vardı artık.
Kimse koyun çıngıraklarına ne olduğunu bilmiyordu ellerinde bulunan hiçbir ipucu bir diğerine benzemiyor aksine düşünülen bütün ihtimallere yeni bir düğüm olmaktan başka bir işe de yaramıyordu.

Bu köyü de kurtlar bastı
”Bak şu gezinen divaneye sor o hepsini görmüş”, dedi yaşlı bir amca
Köyün delisi akıllı bir bakış göndermişti genç adama, kendisine doğru yaklaşırken.
Sonra bitmez bir heyecanla anlatmaya başladı:
”Anam beni karşıki ırmağın batağında bulmuş. Babamı tanımam. Kardeş nedir bilmem. Neden deli derler bana, kaç yıl oldu anlamış değilim. Lakin bildiğim bir şey var; o da sen şimdi dönüp bana; çıngıraklara ne olduğunu soracaksın” diye konuştu köyün delisi; yırtık, renkleri kaybolmuş gömleğinin üzerine lastik askılarla tutturulmuş yamalı pantolonunu düzelterek.

Genç adam henüz bir şey söylememişti. Karşısında duran hırpani görünüşlü bu adamın tavrı onu çok şaşırtmıştı. Ayaklarına baktı.
Çıplak ayakları toprağın sert zeminine basmaktan nasır bağlamıştı. Topuklarının arasında oluşan çatlakların içinde kahverenginin bütün tonları saklanmıştı sanki...
”Bak ağabey”, dedi köyün delisi genç adama.
Elindeki uzun ve kuru bir çalıyı dairesel hareketlerle döndürerek:
”Bir zamanlar şu ırmağın batağı neyim vardıysa aldı benden
Papuçlarımı da orada bıraktım. Her gün birileri gelir ve bana çıngırakları sorar.
Ben, koyun çıngıraklarının sesini duyunca koşar onları karşılamaya giderim. Çıngırakların yanında ise onları devamlı koruyan iri boz bir çoban köpeği olurdu. Çoban köpeğinin boynunda uzun ve büyük dikenlere benzeyen demir çiviler vardı. Beni tanır bazen konuşurduk onunla. Yolların eskisi kadar güven vermediğinden bahsederdi. Ağaçların arkasından kurt seslerinin gelmeye başladığını söylemişti son zamanlar. Ben bilmem kurtları, zaten çoban köpeği de hiç tanımazmış onları ama duyduğumuz rivayetler var. Bir hafta oldu çıngırak seslerini duymayalı söylediklerine göre ilerdeki patikada kaybolmuşlar. Ben rüyamda gördüm bütün köyü kurtlar basmıştı. Ne geldiyse önlerine talan etmişlerdi kimse evinden dışarıya çıkamadı sonra ormanlıkta kayboldular. Arkalarından takip ettim. Büyük bir ses duydum önce sonra bizim boz köpeğin ölüm feryadı geldi. Ardından bir o tarafa bir bu tarafa koşuşturan çıngırak sesleri yavaş yavaş duyulmaz oldu ve en sonunda da o seslerde kayboldu. Bak ağabey bu kurtlar hala buralarda dolaşıyor olabilirler eğer patikadan yola devam edeceksen temkinli ol akşam olmak üzere şimdi dinlen ileride muhtarın evi var caminin yanında büyük ahşap bir ev o seni misafir eder sabah olunca da yola çıkarsın. Diye ekledi köyün delisi ve elindeki çalıyı yere sürüte sürüte uzaklaştı genç adamın yanından.

Genç adam uyandı uykusundan gördüğü rüyaya bir anlam verememişti
Üç bilinmeyenli bir denklemin üç bilinmeyen varlığı uyuyakaldığı kanepenin altına saklanmış fısıltılarla konuşuyorlardı...
Sesler uzaklaştıkça, balkon kapısında asılı duran rüzgar çanı minik melodiler çıkararak gecenin sessizliğinde daha belirgin bir hale geliyordu.
Akşam içkiyi biraz fazla kaçırdım galiba, yoksa böyle saçma sapan rüyaları neden göreyim ki diye bir an düşündü.
Sırtı havanın serin yüzünü iyice içine çekmiş neredeyse bütün vücudu kaskatı kesilmişti. Yerinden kıpırdamak istedi ama kanepede çaresiz bir boğuşmadan başka bir şey yapamadığını anladı. Dizlerini karnına doğru çekti elini yüzüne götürüp göz kapağına yapışan çapağı temizledi.

Odanın tavanından aşağıya sarkan iki paralel demir çıkıntısına dikti bakışlarını
Hâlbuki bu iki demir çıkıntısına bir bez beşik yapmayı kaç defa aklından geçirmişti.
Bu düşünce onu hep çocukluğuna götürürdü.
Ablasının iki divanın arasına özene bezene yaptığı bez beşiği anımsadı.
Gülümsedi...
Defalarca ablasının yaptığı bez beşiği gizlice bozup ablasıyla kaç kere kavga etmişti.
Sonra ablasının ilk doğumu geldi aklına
Zaman nasılda geçiyordu...
Yeğeni Mustafa şimdi dokuz yaşına girmişti ilköğretimde üçüncü sınıfa gidecekti.
Ardından ablasının banyo demirlerinde sallanan cesedi.
Belki de hayatı boyunca canı bir daha hiç bu kadar acımayacaktı...
Rüzgâr çanı yeni bir melodi daha üfledi havaya...
Sahi rüyasında gördüğü koyun çıngıraklarına ne olmuştu inanılmaz bir merakla yeniden çıngırakları düşünmeye başladı...
Kendisini bir kurdun iğrenç kokan ağzında hissetti.
Vücudunun her yerinde derin diş yaraları vardı kurdun dişlerinin arasında bir mağaraya doğru götürüldüğünü fark etti.
Mağarada ilerledikçe mağaranın içindeki nem kurdun ağzının kenarlarındaki salyalarla birlikte daha çok üzerine yapışıyordu.
Dakikalarca karanlıkta yol alarak bitmeyen bir koridoru takip ettiler.
Ölmemek onu yoruyordu artık.
Ölmek için bütün sebeplere sahipken neden kahrolası bu mağara tünelini takip etmek zorundaydı.
Kurt soluk soluğa kalmıştı:
Aniden duraksadılar.
Kurt durunca kurdun arkasından yaklaşan ayak seslerini duydu.
Sinsi adımlarla köyde gördüğü ve konuştuğu delinin kurda doğru yaklaştığını gördü:
Köyün delisi kurda onu ağzından bırakmasını emretti.
Kurtağzından akan salyalarla beraber bir an da olduğu yere öğürüverdi genç adamı.
Genç adam ıslak kayaya yüz üstü yapıştı bakışlarında oluşan silik acı bir ifadeyle geriye kalan bütün takatini toparlayarak başını olduğu yerden doğrultup üzerine kapaklanan gölge görüntüye odaklandı.
Köyün delisi adama doğru yaklaştı ve: “Bak bu gördüğün âlemi biz yarattık” dedi. Âlemden kastettiği nemli ve pis kokan mağarayı işaret ederek.
Etrafına tedirgin bir ifadeyle baktı genç adam ve duvarlarda asılı duran kaybolmuş koyun çıngıraklarını gördü.
Mağaranın bir duvarında ise ablasının özene bezene yaptığı bez beşik vardı
Bez beşik kıpırdadı
Ablası beşikten doğrulup son defa genç adamın saçlarına doğru uzattı elini.
Saçları ürperdi...
Ve devam etti köyün delisi genç adama akıllı bakışlarını göndererek:
”Bizi de sen yarattın” dedi; yırtık, renkleri kaybolmuş gömleğinin üzerine lastik askılarla tutturulmuş yamalı pantolonunu düzeltirken.

Mağaranın karanlık boşluğuna köyün delisinin söylediği bu sözler bir an tutunur gibi oldu sonra yorulan her kelime teker teker baş aşağı bırakmaya başladı kendisini.
Harflerin intiharı olmalıydı bu... Üç kelimenin ayrı ayrı intiharını izledi en son kendisinin intiharına şahit oldu
”Bizi de sen yarattın...” “Bizi de sen yarattın...” “Sen yarattın... “ “Sen.”
Genç adam uykusundan uyandı ve ağlamaya başladı...
Üç bilinmeyenli bir denklemin üç bilinmeyen varlığı uyuyakaldığı kanepenin altına saklanmış fısıltılarla konuşuyorlardı...
Sesler uzaklaştı.
Sonra rüzgâr çanı yeni bir melodi daha üfleyiverdi havaya...
Tılsım çözülmüştü...
Yalan, kocaman balyozunu kaldırmış önüne kattığı fahişesini olduğu yere bütün bir hınç darbesiyle çakmak istiyordu...

İlhan Önal





Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 08.05.2008
beyen medım cok kotu bişey okumaya deymez

Gönül Çakı
Gönül Çakı / 25.02.2008
öyküsel bir baş kaldırı ironiği,imgeler hoş ve şeffaf bir anlatım, tebrikler

Emel Aydın
Emel Aydın / 12/17/2007
oldukça iyi bir yazı olmuş, tebrik ederim. hayatın çok bilinmeyenli denkleminin altını çizen, onun adeta farkına varmadan kölesi olan bizlerin mağara duvarına yansımış akislerini sunan güzel bir yazı olmuş. yazılarınızın devamını bekleyeceğim.


Eylül
3
Su
Tuğba Martinİronik Hikayeler • 92 kez okundu. • 15 kez yorumlandı.
Eylül
2
Ömrü Muhakeme
Kamil Uysalİronik Hikayeler • 47 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ağustos
31
Gül Rengini
Ahmet Sinan Aydınlıİronik Hikayeler • 29 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
30
Deli
Serkan Köseİronik Hikayeler • 60 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
26
Bana Bir Gece Borçlusun!
Dilan Dağcıİronik Hikayeler • 206 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Haziran
19
Sefir
İlhan ÖnalSoyut Şiirler • 39 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
22
Çocukluğumdaki Kambur Fahişe
İlhan ÖnalHayata Dair Şiirler • 95 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
10
Adıma Kıyamet Diyorlar
İlhan ÖnalSoyut Şiirler • 86 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Nisan
28
Söktüğüm… ve Ördüğüm Zaman…
İlhan ÖnalSoyut Şiirler • 90 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mart
25
Kendime Atfen
İlhan ÖnalSoyut Şiirler • 85 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mayıs
27
Kaplumbağa Hayat
İlhan ÖnalHayata Dair Şiirler • 1157 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Temmuz
26
Yalnızlığın Yer Çekimi Kanunu
İlhan ÖnalSevgi ve Aşk Denemeleri • 519 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
14
Kaybolan Koyun Çıngırakları
İlhan Önalİronik Hikayeler • 362 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mayıs
7
Gidenle Kalan İçin…
İlhan ÖnalSevgi ve Aşk Denemeleri • 343 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
1
Cansız Manken
İlhan ÖnalBaşkaldırı Şiirleri • 250 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Kaybolan Koyun Çıngırakları, Kaybolan Koyun Çıngırakları hikayesi, Kaybolan Koyun Çıngırakları hikaye, Kaybolan Koyun Çıngırakları nedir?, Kaybolan Koyun Çıngırakları hakkında bilgi, Kaybolan Koyun Çıngırakları hikayeleri, İlhan Önal hikayeleri, Kaybolan nedir, Kaybolan hikayesi, Kaybolan hikayeleri, Koyun nedir, Koyun hikayesi, Koyun hikayeleri, Çıngırakları nedir, Çıngırakları hikayesi, Çıngırakları hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Hapınızı Yuttunuz Mu?
Erol Sunat
Geldi!

Sezer Nişancı
Coğrafyam Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Free Credit Report | Mobile Phones | Debt Help | Bad Credit Mortgages | Proxy | Video | Arkadaş | Saat