Kelimeler ve Düşünceler Oyunu
İçimdekileri dökeceğim yazıya. Fırtınalar kopacak; sökecek bazı şeyleri,belki de taşları yerinden oynatacak. Ama bir tarafım öyle sakin ki talan etmeye gerek görmüyor; bir tarafım öyle yorgun ki bunlarla uğraşmıyor bile, dinlenmeye çekmiş kendini; bir tarafım öyle uslu, öyle mantıklı ki fırtınaya karşı koymak için diğer yanımı zaptediyor. Ama hırçın, asi yanımda boyun eğiyor; kendisine vurulmuş zincirleri kabul ediyor. Korkuyorum bir gün bu hırçın,asi yanımın firar etmesinden. O zaman dengemi bozacak biliyorum. Ele geçirecek düşüncelerimi.
Düşünceler üşüşüyor beynime, Daha bir hızlı yazmaya başlıyorum o zaman. Ama yetişemiyorum ki. İşte o zaman kaçıyor kelimeler; belli belirsiz bir gölge oluyorlar, neye benzediği tarif edilemeyen. Ve bazen gelmiyor hiçbir düşünce, çalmıyor kapımı, rahatsız etmiyorlar beni. Sonra bir boşluk sarıyor beni. Zorluyorum kendimi düşünceler kelimelerle buluşsun diye. Açıyorum tüm kapılarımı ama gene de ses vermiyorlar. En zayıf anımda yakalarlar biliyorum beni bunlar. Yüklenirler üzerime hepsi birden. Bilirler öyle savunmasızım, öyle güçsüzüm, öyle yorgunum ki bunu bilirler ve bu yüzden gelirler. Onlar da biliyor işlerini; onları yakalayamayacağımı, bir yerlere kaydedemeyeceğimi bilirler ve geldiklerini ıspatlayamayacağımı. Böyle arada bir yakalayabiliyorum. İlham perisi yardımıma koşuyor, kalem-kağıt hali hazırda. O zaman bir sevinç kaplar beni. Artık ben değildir beni yöneten; kelimelerimdir seyri belirleyen, rotayı gösteren.
Azaldıklarında düşünceler neler dökülmüştür neler. Bilmediğim nice şeyler çıkmıştır ortaya. Kendimden sakladıklarım, duymadıklarım, görmediklerim... Ne dedikodular dökülmüştür ortaya, ne ağır sözler söylenmiştir, ne ezgiler buluşmuştur o kelimelerde. Her kelime farklı bir dünya olmuştur. Uzadıkça uzar bu liste karşı koyamazsın. Ama yazdıkça güçlenirsin. Kelimeler, düşünceler azalmaya başlar. Başka bir zamana bırakırlar kendilerini. Gelmek üzere giderler. Hasret duyulan, ihtiyaç duyulan... bir zamanda gelmek üzere.
Dönüş vaktini oldukça iyi bilirler. Ne kadar çok teslim edersen kendini onlara severler seni. Sonra sık sık rahatsız ederler, yazmaya zorlamak için seni. Sen de ses bulmak isterler, sende konuşmak, sende susmak, sende özgürleşip, sende tutsak olmak. Öyle hoşlarına gider ki bu durum sen kelimeleri sevdikçe daha bir oturur her şey yerli yerine.
Canın dans etmek ister, cambazlık yapmak onlarla ve yaparsın da zamanla. Düşünceler kelimelere döküldükten sonra daha bir anlam kazanır her şey. Kaos bitmiştir, anlamsız bütünlük gitmiştir. Sonra konuşmayı da öğretir sana. Ödülleridir aslında bu. Onlara istediğini verdiğinde, onlar da sana verirler istediğini. Düşüncelerin ve kelimelerin oyunudur, anlaşmasıdır bu. Bazen çatışamalar da olur. Ama onlar gene uyum sağlarlar birbirlerine. Zıt kutupların uyuşmasıdır bu. İnsanlar gibi değillerdir, hiç benzemezler onlara, kavgaya girmezler. Tutumsuz, çelişkili görünmek istemezler ama bazen insanlar bir nifak tohumu sokar araya. Bozulmasını isterler kelimeler ve düşünceler uyumunun. Sırf insanlar farklı düşünsünler diye kelimelerle oynarlar. suçu kelimelere atar, kelimeler düşüncelere. Kabullenilir bu durum çünkü bilirler ki fedakarlık da yapmak gerekir. Bazen onlar da insanın kafasını karıştırıp gitmezdiydi. Bedel olarak görürler bunu. Bu durumaisyan etmezlerdi ileriye gidilmedikçe. Eğer insanlar kelimeleri kötüye kullanırsa kelimeler, düşünceler değil insan öderdi bunun bedelini.
Budur kelimelerle düşüncelerin oyunu, hak yemezler, adaletlidirler. Yeri gelir çok nazik ve kibar olurlar. Öyle ki kelimelerle birlikte düşünceler de kırılacaktır bu incelikten. Ki kırıldığıda olmuştur. Yeri gelirler kaba olurlar, düşüncelerde kelimeler gibi kalınlaşır. Esneklik kalmaz vurduğunda, yazıya döküldüğünde olduğu yerde çatırdarlar.Orta yolu da vardır nitekim bunu da oldukça iyi bilirler. Ne demiş eskiler: "Söz ağızdan çıkmadan önce o sizin esirinizdir, çıktıktan sonra ise siz onun esiri olursunuz." Böyle bir şeydi işte. Kelimeler ve düşünceler oyununun da kuralları vardır elbette. Kısaca oyunu kuralına göre oynamak dileğiyle...