kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Makale / Güncel Makaleler

Kelimelerle Namık Kemal

11 / 6 / 2008  Çarşamba tarihinde Kıvanç Oğuz Güventaç tarafından eklendi, 131 kez okundu...

“Yaşamı Namık adını ona şair Eşref Paşa vermiştir. Babası, II. Abdülhamid döneminde müneccimbaşılık yapmış olan Mustafa Asım Bey`dir. Annesini küçük yaşında yitirince çocukluğunu dedesi Abdüllâtif Paşa`nın yanında, Rumeli ve Anadolu`nun çeşitli kentlerinde geçirdi. Bu yüzden özel öğrenim gördü. Arapça ve Farsça öğrendi. 18 yaşlarında İstanbul`a ...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Kıvanç Oğuz Güventaç

Kıvanç Oğuz Güventaç







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kelimelerle Namık Kemal


Yaşamı Namık adını ona şair Eşref Paşa vermiştir. Babası, II. Abdülhamid döneminde müneccimbaşılık yapmış olan Mustafa Asım Bey`dir. Annesini küçük yaşında yitirince çocukluğunu dedesi Abdüllâtif Paşa`nın yanında, Rumeli ve Anadolu`nun çeşitli kentlerinde geçirdi. Bu yüzden özel öğrenim gördü. Arapça ve Farsça öğrendi. 18 yaşlarında İstanbul`a babasının yanına döndü.

1863`te Babıali Tercüme Odası`na kâtip olarak girdi. Dört yıl çalıştığı bu görev sırasında dönemin önemli düşünür ve sanatçılarıyla tanışma olanağı buldu. 1865`te kurulan ve daha sonra Yeni Osmanlılar Cemiyeti adıyla ortaya çıkan İttifak-ı Hamiyet adlı gizli derneğe katıldı. Bir yandan da Tasvir-i Efkâr gazetesinde hükümeti eleştiren yazılar yazıyordu. Gazete, Yeni Osmanlılar Cemiyeti`nin görüşleri doğrultusunda yaptığı yayın sonucu 1867`de kapatıldı.

Namık Kemal, İstanbul`dan uzaklaştırılmak için Erzurum`a vali muavini olarak atandı. Bu göreve gitmeyi çeşitli engeller çıkarıp erteledi ve Mustafa Fazıl Paşa`nın çağrısı üzerine Ziya Paşa`yla birlikte Paris`e kaçtı. Bir süre sonra Londra`ya geçerek M. Fazıl Paşa`nın parasal desteğiyle Ali Suavi`nin Yeni Osmanlılar adına çıkardığı Muhbir gazetesinde yazmaya başladı. Ama Ali Suavi`yle anlaşamaması üzerine Muhbir`den ayrıldı. 1868`de gene M. Fazıl Paşa`nın desteğiyle Hürriyet adı altında başka bir gazete çıkardı. Çeşitli anlaşmazlıklar sonucu, Avrupa`da desteksiz kalınca, 1870`te zaptiye nazırı Hüsnü Paşa`nın çağrısı üzerine İstanbul`a döndü.

Nuri, Reşat ve Ebüzziya Tevfik beylerle birlikte 1872`de İbret gazetesini kiraladı. Aynı yıl burada çıkan bir yazısı üzerine gazete hükümetçe dört ay süreyle kapatıldı. Namık Kemal gene İstanbul`dan uzaklaştırılmak için Gelibolu mutasarrıflığına atandı. Orada yazmaya başladığı Vatan Yahut Silistire oyunu, 1873`te Gedikpaşa Tiyatrosu`nda sahnelendiğinde halkı coşturup olaylara neden oldu. Bu haberi İbret gazetesinin yazması üzerine o sırada İstanbul`a dönmüş olan Namık Kemal birçok arkadaşıyla birlikte tutuklandı. Bu kez kalebentlikle Magosa`ya sürgüne gönderildi.

1876`da I. Meşrutiyet`in ilanından sonra İstanbul`a döndü. Şura-yı Devlet (Danıştay) üyesi oldu. Kanun-î Esasi`yi (Anayasa) hazırlayan kurulda görev aldı. 1877 Osmanlı-Rus Savaşı çıkınca II. Abdülhamid`in Meclis-i Mebusan`ı kapatması üzerine tutuklandı. Beş ay kadar tutuklu kaldıktan sonra Midilli Adası`na sürüldü. 1879`da Midilli mutasarrıfı oldu. Aynı görevle 1884`te Rodos, 1887`de Sakız Adası`na gönderildi. Ertesi yıl burada öldü ve Gelibolu`da Bolayır`da gömüldü.


Edebi kişiliği Namık Kemal ilk şiirlerini çocuk denecek yaşlarda yazmaya başlamıştır. İstanbul`a geldikten sonra eski ve yeni kuşaktan şairlerin bir araya gelerek kurdukları Encümen-i Şuârâ`ya ve kimi Divan şairlerine nazireler yazmıştır. Şinasi`yle tanışıncaya değin, şiirlerinde tasavvuf etkileri görülür. Bu dönemde özellikle Yenişehirli Avni, Leskofçalı Galib gibi şairlerden etkilenmiştir. Şinasi`yle tanışmasından sonra şiirlerindeki içerik de değişmiştir.

Günlük konuşma dilinden alıntıların yanı sıra, o zamana değin geleneksel Türk şiirinde görülmemiş olan "hürriyet kavgası", "esaret zinciri", "vatan", "kalb-i millet" gibi yepyeni kavramlarla birlikte, doğrudan doğruya düşüncenin aktarılmasını amaçlayan bir tür "manzum nesir" oluşturmuştur. Bosna-Hersek Savaşları, 93 Harbi gibi olayların yarattığı sonuçlar, onun yazdığı vatan şiirlerini etkilemiştir. Bu şiirlerin en tanınmışları arasında "Vâveyla", "Vatan Mersiyesi", "Vatan Şarkısı" ve "Hürriyet Kasidesi" yer alır. Namık Kemal şiirleriyle şiir tekniğine büyük bir katkıda bulunmuş sayılmazsa da o günler için alışılmamış diri bir sesle konuşmuş olması ve yapıtlarına kattığı yeni kavramlarla Türk şiirini

Divan şiirinin edilgen edasından kurtarmıştır. Bütün bu nitelikler onun Vatan Şairi olarak anılmasına yol açmıştır.

Tiyatro türüne özellikle önem veren Namık Kemal, altı oyun yazmıştır. Bir yurtseverlik ve kahramanlık oyunu olan Vatan Yahut Silistire yalnız ülke için değil, Avrupa`da da ilgi uyandırmış ve beş dile çevrilmiştir. Magosa`dayken yazdığı Gülnihal`de baskıya ve zulme karşı duyduğu tepkiyi dramatik bir biçimde dile getirmiştir. Oyunun sahnelenmesinde pek çok bölüm sansür tarafından çıkarılmıştır.

Namık Kemal yine Magosa`da yazdığı Akif Bey`de, yurtsever bir deniz subayının göreve koştuğu sırada karısının kendisine bağlılık göstermeyişini anlatırken, ahlaksal bir yorum da getirir. Zavallı Çocuk`ta görücü yoluyla evlenmeye karşı çıkar. On beş perdelik Celaleddin Harzemşah, Namık Kemal`in en beğendiği yapıtı olarak bilinir. Oyun, Moğollar`a karşı İslam dünyasını koruyan Celaleddin Harzemşah`ın kişiliği çevresinde gelişir. Bu eserde Namık Kemal, İslam birliği düşüncesini kapsamlı bir biçimde sergilemiştir. Namık Kemal`in ilk romanı olan "İntibah" 1876`da yayımlanmıştır. Ruhsal çözümlemelerinin, bir olayı toplumsal ve bireysel yönleriyle görmeye çalışmasının yanı sıra, dış dünya betimlemeleriyle de İntibah Türk romanında bir başlangıç sayılabilir. Eleştirmenler Namık Kemal`in bu romanda yüksek bir edebi düzey tutturamadığı görüşünde birleşirler.

Dört yıl sonra yayımladığı "Cezmi", tarihsel bir romandır. Kırım Şehzadesi Adil Giray`ın yaşadığı aşk ve Cezmi`nin onu kurtarmak isterken geçirdiği serüvenlerle gelişen romanda, Namık Kemal`in tam anlamıyla Avrupa Romantizmi`nin etkisinde olduğu izlenir. Namık Kemal`in yaşamı boyunca ilgi duyduğu alanlardan birisi de tarihtir. Osmanlı İmparatorluğu`nun kuruluş ve yükseliş dönemlerini anlattığı Devr-i İstila yayımlandığında büyük ilgi görmüştür. 1872`de çıkan Evrak-ı Parişan`da, Selahaddin Eyyubi, Fatih gibi tarihi kişilikleri, Barika-i Zafer`de İstanbul`un alınışını anlatır.

Ahmed Nâfiz takma adıyla yayımladığı Silistire Muhasarası ve Kanije, yine Osmanlı tarihine ilişkin kahramanlık olaylarını ele alan kitaplardır. Namık Kemal`in, tarih konusunda en kapsamlı çalışması olan Osmanlı Tarihi`nde, Hammer`in etkisinde kaldığı, yapıtın bilimsel olmaktan çok, eğitici değer taşıdığı konusunda görüşler ileri sürülmüştür. Yarım kalan bu yapıtın ilk basımı II. Abdülhamid tarafından yasaklanmıştır. 1975`te yayımlanan Büyük İslam Tarihi adlı yapıtındaysa Namık Kemal, İbn Haldun, İbn Rüşd gibi yazarlardan yararlanmış olduğunu belirtmiştir. Namık Kemal romanı ve tiyatroyu toplumsal yaşama soktuğu gibi, edebiyat eleştirisini de Türkiye`ye ilk getiren kişilerden biri olmuştur.

En önemli eleştiri eserleri Tahrib-i Harâbât ile Takip`dir. Eleştirilerinde canlı, dolaysız bir üslup kullanmıştır. Tahrib-i Harâbât, Ziya Paşa`nın Harâbât adlı güldestesine karşı yazılmış sert bir eleştiri niteliğindedir. Takip de yine aynı güldestenin ikinci cildini eleştirir. Mukaddeme-i Celal eleştirisinde Namık Kemal, Batı edebiyatı ile Doğu edebiyatını karşılaştırmış, tiyatro, roman türleri üstünde durmuştur. Namık Kemal gazeteci olarak da Türk kültürü içinde önemli bir yer alır. Döneminin hemen hemen bütün yenilik yanlısı ve ilerici gazetelerinde yazmıştır. Siyasal ve toplumsal sorunlardan edebiyat, sanat, dil ve kültür konularına dek çok çeşitli alanlarda yazdığı makalelerin sayısı 500 kadardır. Bunlarda düzyazıdaki üstün yeteneğini ortaya koyduğu ve çok etkili bir üslup oluşturduğu kabul edilir.


Siyasi görüşleri 1868 yılında Hürriyet adlı gazetede yayınlanan bir makalesinde Namık Kemal İslam`ın başlangıç dönemlerinde bir çeşit cumhuriyet olduğunu ve eğer halkın egemenliği ilkesi kabul edilirse, kimsenin bir cumhuriyet yönetimi kurulmasına karşı gelme hakkı olmayacağını yazmıştı. ve cumhurıyetın kurulmasına katkı sağlamıstır!![1]





sanatsal özellikleri Tanzimat döneminin en önemli düşünce, sanat ve siyaset adamıdır.
”Toplum için sanat” anlayışı benimsemiştir. Sanatı, toplumun Batılılaşması için bir araç olarak kullanmıştır.
Eserlerini halkın anlayabileceği sade bir dille yazmayı amaçlamıştır.
Divan edebiyatının süslü-sanatlı düz yazısı yerine, belli bir düşünceyi iletmeyi amaçlayan yeni bir düzyazıyı kullanmıştır.
Eserlerinde noktalama işaretlerini kullanmıştır.
Gençliğinde Divan Edebiyatı tarzında şiirler yazmış, Avrupa’ya gittikten sonra yeni edebiyatı benimsemiş ve o yolda ürünler vermiştir.
Namık Kemal, Fransız edebiyatını örnek almış; klasizmin ve romantizmin etkisinde kalmıştır.
Şiirleri biçim bakımından eski, konu bakımından yenidir. Yurt, ulus, özgürlük gibi konuları işlemiştir. Ayrıca şiirlerinde mücadeleci tipte bir insan yaratmıştır.
Tiyatroyu “eğlencelerin en faydalısı” olarak nitelemiş, halkın eğitilmesinde okul gibi görmüş, sahne dili ve tekniği yönünden başarılı yapıtlar vermiştir.

Notlar [değiştir]^ Paul Dumont (1999). Kemalist İdeolojinin Kökenleri. Jacob M. Landau (Yay. Haz.) (1999). Atatürk ve Türkiye`nin Modernleşmesi, İstanbul: Sarmal, ISBN 975-8304-18-6 (s. 49-72) içinde. s.52.

Eserleri Duran Mete Baki`yle (1931)

Oyun [değiştir]Duranoğulları (1831)
Vatan Yahut Silistre(1873)
Zavallı Çocuk(1873)
Akif Bey(1874)
Celaleddin Harzemşah(1885)
Kara Bela(1908)
Gülnihal
Bir Zamanlar Gızanken

Roman İntibah, 1876 (yeni harflerle, 1944)
Cezmi, 1881 (yeni harflerle, 1969)

Eleştiri Şiirin genel tanımı "vezinli söz"dür...
Şiir her kavimde tabiidir. Yer yüzüne ne kadar millet ve kavim gelmişse, hepsinin kendilerine mahsus şiirleri vardır. Osmanlıların şiiri acaba nedir? Necati, Baki ve Nef`i divanlarında gördüğümüz kasideler ve gazeller ve kıtalar ve mesneviler midir? Yoksa Hoca ve Itri gibi musikicilerin besteledikleri Nedim ve Vasıf şarkıları mıdır?

Hayır, bunların hiçbiri Osmanlı şiiri değildir. Çünkü görülür ki, bu nazımlarda Osmanlı şairleri İran şairlerini ve İranlılar da Arapları taklit ile melez bir şey yapılmıştır. Acaba bizim bağlı olduğumuz milletin bir dili ve şiiri var mıdır? Hiç burasını düşünmemişlerdir.

Nesir yolunda da hal bütünüyle böyle olmuştur. Ferudun`un Münşeat`ı, Veysi ve Nergisi`nin eserleri ve başka beğenilmiş nesirler ele alınsa içlerinde üçte bir Türkçe kelime bulunmaz.

Şiir ve nesrin bu hale girmesi bu devrin yapması değildir. Acemler İslamiyeti kabulden sonra şeriat ilmini öğrenmek için Arap dilini öğrenmeye düştükleri sırada kendi dillerinin şiir ve nesrinde dahi onu taklit ettikleri gibi, biz de Osmanlı Devleti`nin kuruluşunun ilk zamanlarında İran bilginlerini getirmeye muhtaç olduğumuzdan, onların eğitimi üzere kendi dilimizi bırakıp Acem şivesini taklit yanlışlığına düşmüşüzdür ki, Osmanlı ülkesi bilginlerinin bu konudaki savsaklama ve kusuru bağışlanmaz bir yanlıştır. Çünkü insanoğlu arasında düşünce alışverişinin vasıtası dildir. Bir milletin dili yazılmış kurallar altında olmayıp da her eline kalem alan kimsenin keyfine uyar ve tabii halinden çıkarsa, o millet arasında karşılıklı iş vasıtası bozulmuş demek olur.

Bugün resmen ilan olunan fermanlar ve emir-nameler halk önünde okutulduktan onlardan bir fayda sağlanabiliyor mu? Ya bu yalnız yazıda alışkanlığı olanlara mı mahsustur, yoksa okumamış halk tabakası üzere ne şiir ve ne de nesir var demek olur.

deyiş, üçleme ve kayabaşı denen nazımlardır. Ve bizim tabii nesrimiz, Kaamus çevirmeninin (Mütercim Asım Efendi`nin) ve sonradan Muhbir gazetesinin kullandığı yazı şivesidir.

Gerçi, bu nazım ve bu yazı istenen derecede sanatlı ve gösterişli değilse de Osmanlı halkı ilerlediği sırada bunlara rağbet edilmediğinden, oldukları halde kalmışlar, gelişememişlerdir. Hele bir kere rağbet o yöne dönsün, az vakit içinde ne şairler, ne yazarlar yetişir ki, akıllara şaşkınlık verir.

Ziya Paşa

Ziya Paşa`ya ait eserler

Makale:

Şiir

Takip(1885)
Renan Müdafaanamesi



Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Eylül
7
Şalvar Davası
Emel BahadırGüncel Makaleler • 5 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
7
Taş Helvası
Erol SunatGüncel Makaleler • 12 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
31
Geldi!
Erol SunatGüncel Makaleler • 72 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ağustos
29
30 Ağustos
Saniye İnce YıldızGüncel Makaleler • 48 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ağustos
24
Dikkat Kolesterol Var!
Erol SunatGüncel Makaleler • 96 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Temmuz
27
Davul Bile Dengi Dengine Çalar
Kıvanç Oğuz GüventaçAşk Şiirleri • 78 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
27
Kor
Kıvanç Oğuz GüventaçAşk Şiirleri • 57 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
27
Kestane
Kıvanç Oğuz GüventaçAşk Şiirleri • 60 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
27
Dondurma
Kıvanç Oğuz GüventaçAşk Şiirleri • 64 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
26
Kelimelerle Kıvanç Oğuz Güventaç
Kıvanç Oğuz GüventaçGüncel Makaleler • 103 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
25
Msn De Çevrimiçi Kız İsteme
Kıvanç Oğuz GüventaçSevgi ve Aşk Denemeleri • 2950 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Haziran
19
Salak Kızlar Nasıl Tavlanır?
Kıvanç Oğuz GüventaçMizah Denemeleri • 2584 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Kasım
6
Çanakkale Geçilmez
Kıvanç Oğuz GüventaçEpik Şiirler • 1272 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Haziran
19
Kelimelerle Serdar Ortaç
Kıvanç Oğuz GüventaçHayata Dair Makaleler • 1072 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Kelimelerle Namık Kemal, Kelimelerle Namık Kemal makalesi, Kelimelerle Namık Kemal makale, Kelimelerle Namık Kemal nedir?, Kelimelerle Namık Kemal hakkında bilgi, Kelimelerle Namık Kemal makaleleri, Kıvanç Oğuz Güventaç makaleleri, Kelimelerle nedir, Kelimelerle makalesi, Kelimelerle makaleleri, Namık nedir, Namık makalesi, Namık makaleleri, Kemal nedir, Kemal makalesi, Kemal makaleleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Canlı Yayında )
Burcu Şener İstek Paneli
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Eğitimde Reform
Erol Sunat
Taş Helvası

Sezer Nişancı
Coğrafyam Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Personal Loans | Mortgages | Webbdesign | Charity | Ringtones | Video | Arkadaş | Saat