kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Toplumsal Hikayeler

Keloğlan ile Nasreddin Hoca


Keloğlan ile Nasreddin Hoca

 

Keloğlan  kasabaya tavuk satmaya gitmiş. Pazara gelince elindeki iki tavuğa müşteri aramaya başlamış. Adamın biri tavuklara bir altın vermiş. Keloğlan bunu kabul  etmemiş. İlle  de  iki tavuğa  iki  altın isterim  demiş.  Keloğlan’ın   tavukları  bir  altına  vermediğini  gören  adam:

“ Bak Keloğlan, bende bir define haritası var. Yalnızım, yaşlandım artık. Bu sebepten defineyi   aramaya çıkamadım. Eskiden  Zenginoğlu’ nun   konağında  çalışırdım.  Bu  haritayı   bana Zenginoğlu vermişti. İki tavuk benim olsun, harita senin olsun, defineyi ara bul,  ömrünce mutlu ol  ” demiş. Keloğlan  adama inanmış, değiş tokuş yapılmış. Keloğlan   akşamüstü yorgun argın köyüne dönmüş. Anası:

 

“ A benim kel oğlum, kabak oğlum.  Hiç bu kağıt parçasına iki tavuk verilir mi? Sen tavukları satıp gaz, tuz alacaktın. Kandırmışlar seni. Şimdi karanlıkta otur, yemekleri tuzsuz ye de aklın  başına gelsin  ” diyerek bağırıp çağırmış. Keloğlan oralı olmamış,  aklı  fikri  definedeymiş.  Sabahı zor etmiş, erkenden kalkmış. Anasına:

 

“ Ana  ben defineyi aramaya gidiyorum. Kışlık yiyecek hazırlamıştım.  Varsın  gaz  olmasın,   akşamları erken yatarsın. Varsın tuz olmasın,  komşudan  istersin. Defineyi   bulursam,  seni sultanlar gibi yaşatacağım ”demiş. Anasının elini öpmüş. Keloğlan’ ın kararlı olduğunu gören  anası  çaresiz fikir değiştirmiş. “ Güle güle git, Keloğlan. İnşallah defineyi bulursun  “ diyerek  Keloğlan’ ı  uğurlamış.

 

Keloğlan  dağ-bayır aşmış, günlerce aramış, sonunda haritadaki kuyuyu bulmuş. Define  bu kuyunun içindeymiş. Kuyuya attığı taş tak diye ses çıkarmış. Keloğlan kuyuda su olmadığını anlamış. Fakat  geçen yıl köydeki kör kuyuya inen ve bir  daha  çıkamayan  üç  kişi  aklına gelmiş. “ Yanımda köyden getirdiğim ip var. Kuyunun kenarına  bağlayıp insem ya ben de onlar gibi  kuyudaki zehirli dumandan boğulur kalırsam halim  nice  olur,   diye  düşünceye dalmış. Evvela bana mert, sözünün eri, kuyudaki tehlikeyi ortadan kaldırabilecek bir yardımcı  lazım. Böylesi de nerelerde bulunur, diye düşünürken  aklına Nasreddin Hoca gelmiş. Tamam  demiş  Hoca bu işin çaresini bulur. ‘ 

 

Az  gitmiş  uz  gitmiş,  sonunda  Akşehir’ e  varmış.  Sormuş,  Nasreddin  Hoca’ nın  evini göstermişler.  Kapıyı çalmış.  Nasreddin  Hoca   kapıyı  açmış. “ Buyurun  evladım    demiş, 

“ Ben  Nasreddin Hoca’ yım. Bir şey mi arzu etmiştiniz? “

 

“ Hocam  bizim köyde bana  Keloğlan derler. Sizin önemli bir meselenin çözümüne yardımınızı    rica   edecektim.  Beni   dinlemek   zahmetine   katlanırsanız   çok   sevinirim. “

Hoca  Keloğlan’ ı evine buyur etmiş. Keloğlan define haritasına nasıl sahip olduğunu, anasına  veda edip köyden ayrıldığını,  haritadaki  kuyuyu  bulduğunu,  kuyuya  neden  inemediğini anlatmış. “ Eğer defineyi bulursak yarı yarıya paylaşırız, Hocam. Ne dersiniz?  ” diyerek sözü bağlamış.

 

Nasreddin Hoca:

 

“ Uzun süredir kullanılmayan veya etrafındaki toprak tabakasından içine zehirli hava sızan kuyularda, yeterli hava akımı olmadığı için, bu zehirli hava  birikir. Eğer  böyle  kuyulara inilirse insanı zehirler, öldürür. Söylediğine göre  kuyunun derinliği dokuz on metre varmış.  Kuyunun çevresini kazıp genişletmek çok yorucu ve zahmetli, ikimiz başaramayız. Yardımcı bulmaya kalksak  kulaktan kulağa yayılır, halk  kuyunun  başına dolar. Başka  bir  yol bulmalıyız  Keloğlan.  Sen bizde birkaç gün misafir kal, düşünüp hal çaresini bulurum. “

 

Nasreddin Hoca  sonraki iki  gün  planlar yapmış, taslaklar  çizmiş.  Planları  demirciye götürmüş.   Bu aletlerin olanını  vermesini,  olmayanı  çizime  uygun  olarak  yapmasını   tembihlemiş.     Haftasına aletler hazır olmuş. İki eşeğin çektiği bir araba almış.  Arabaya aletleri, yiyecek,  içecek gibi ihtiyaçları koymuş. Karısıyla vedalaşıp eşeğine binmiş. Nasreddin Hoca  eşeğiyle önde, Keloğlan arabayla arkada, yola koyulmuşlar. Günlerce süren zahmetli yolculuktan sonra  definenin bulunduğu kuyuya varmışlar. Hoca   kuyuyu  incelemiş.  Keloğlan  ile  birlikte demirciye yaptırmış oldukları büyük körüğü kuyunun yanına indirmişler. Yaklaşık on santim genişliğindeki borunun bir ucunu kuyunun dibine sallamışlar. Diğer ucunu körüğe takmışlar.   Birlikte körüğe temiz hava basmaya başlamışlar. Yıllardır burada biriken durgun ve zehirli   hava, temiz ve basınçlı havanın  etkisiyle  parçalanmaya,  yavaşça  yükselmeye,  kuyudan çıkmaya başlamış. Körük her hava basışında kuyudaki zehirli hava oranı azalıyormuş. Bu işlem ertesi gün de devam etmiş. Üçüncü gün kuyunun temizlendiğine kanaat   getirmişler. Yine de her şeyden emin olmak için  Nasreddin Hoca  arabada getirdiği  bir  kediyi  çuvala koymuş. Çuvalı ipe bağlayıp kuyunun dibine sarkıtmış. Yarım saat sonra kediyi çıkardığında  dipdiri olduğunu görmüş.

 

Keloğlan  ipi beline bağlayıp kuyuya inmiş. Haritada belirtilen taşı çıkarmış. Taşın altındaki toprağı kazınca, sandığı bulmuş. Yanındaki diğer ipe sandığı bağlamış ve Hoca’ ya kendisini çekmesi için seslenmiş. Keloğlan kuyudan çıkınca, Hoca ile sandığı yukarıya çekmişler. Sandığın kilidini kırıp, kapağını  açınca, bir de ne görsünler: Çil çil altınlarla dolu değil miymiş sandığın içi… Çok sevinmişler. Hemen altınları paylaşmışlar. Ertesi gün, Nasreddin  Hoca eşeğiyle Akşehir’e, Keloğlan arabayla köyüne doğru yola koyulmuşlar.

 

Keloğlan   köyünde dillere destan bir konak yaptırmış. Hizmetçiler, uşaklar tutmuş. Tarlalar,  bağlar, bahçeler satın almış. Anasıyla birlikte sultanlar gibi yaşamaya başlamış.  Keloğlan’ ın görülmemiş zenginliği padişahın kulağına gitmiş. Ava çıktığı bir gün   Keloğlan’ ın konağına  uğramış. Keloğlan padişaha hürmet göstermiş, en iyi şekilde ağırlamış. Gördüğü yakın ilgiden  çok memnun kalan padişah, Keloğlan’ ı  gelecek ay kutlanacak bayram için, sarayına davet  etmiş.

 

Bayram günü Keloğlan  arabalar ve uşaklarla beraber  saraya gitmiş. Eğlenceler sırasında padişahın dünya güzeli kızı Menekşe ile tanışmış ve aşık olmuş. Menekşe de  Keloğlan’ ı görür görmez sevmiş ve yanından ayrılmak istemiyormuş. Bayram eğlenceleri bittikten sonra  Keloğlan konağına dönmüş. Anasına  Menekşe Sultan’ ı görür görmez aşık olduğunu, onsuz yapamayacağını söylemiş. Düşünmüşler, taşınmışlar, padişahtan Menekşe’yi istemeye karar vermişler. Daha sonra anasıyla gidip kızı istemişler. Padişah  Menekşe’yi Keloğlan’ a vermiş.  Keloğlan konağına dönüp düğün hazırlıklarına başlamış. Bir taraftan da Nasreddin Hoca’ ya  haberciler gönderip, düğüne davet etmiş.

 

Nasreddin Hoca  payına düşen altınlarla Akşehir’e döndükten sonra yoksulları, yetimleri,  giydirip kuşatmış, parasının çoğunu hayır işlerinde kullanmış. Bir yandan da Keloğlan’ın  köyünde konak yaptırdığını, uşaklar tutup,  araziler  satın alıp  sultanlar  gibi  yaşamaya başladığını dost sohbetlerinde ve gelip giden yolculardan duyar, anlatılanlara sevinirmiş.  Keloğlan’ ın  düğün haberini ve Menekşe Sultan ile evleneceğini duyunca keyfi  pek  yerine gelmiş. Hemen düğüne gitmek  için  hazırlıklara  başlamış. Halılar,  kürkler,  ipek  kumaşlar  almış. Menekşe’ye  küpe, kolye, gerdanlık gibi ziynet eşyaları almış. Ayrıca  dört atın çektiği  iki araba satın almış, iki tane de uşak tutmuş. En değerli elbiselerini,  en  gösterişli  kürkünü  giymiş. Karısıyla birlikte düğünden birkaç gün önce yola çıkmış. Nasreddin Hoca  maiyetiyle birlikte gayetle şatafatlı bir şekilde saraya varmış. Keloğlan  Hoca’ yı  kapıda karşılamış. Elini öpmüş. Sarılmışlar, hasretle kucaklaşmışlar. Düğün gününe kadar Hoca  başından geçmiş nice olaylara  ince  espriler  katarak  anlatmış. Davetlilerin hoşça vakit geçirmelerine  yardımcı  olmuş.  Sazlı,  sözlü  eğlenceler  arasında Keloğlan ile Menekşe Sultan evlenmişler. Mutluluklarına diyecek yokmuş. Daha uzun yıllar mutlu ve bahtiyar olarak yaşamışlar.

                                                                                        

                                                                                                               

                                

                                                                                                           



Keloğlan ile Nasreddin Hoca
Yazı Sahibi
Serdar Yıldırım
Serdar Yıldırım tarafından 29.9.2006 tarihinde eklendi 8429 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Keloğlan ile Nasreddin Hoca isimli yazı, Serdar Yıldırım tarafından 29.09.2006 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
çok güzel olmuş tebrikler



23.10.2008 tarihinde yorumlandı.

çok uzun


06.10.2008 tarihinde yorumlandı.

gerçekten çok güzel


04.10.2008 tarihinde yorumlandı.

vallihi tek kelimeyle süper ötesi başka diyecek bişey bulamıyorum vallahi amam bir kaç çeşit daha eklseniz daha cıcık olur onuda söyliyeyim:)


17.05.2008 tarihinde yorumlandı.

süüüpırrrrrr ama çok uzun uykum geldi okurken


14.05.2008 tarihinde yorumlandı.

çok güzel bir hikaye


27.03.2008 tarihinde yorumlandı.

güzel bir hikaye


1/1/2008 tarihinde yorumlandı.

çok güzel bir hikaye


12/14/2007 tarihinde yorumlandı.

keloğlannın değişik hikayelerinin özeti çıkarılarak yapılsa daha iyi olur ok


10/4/2007 tarihinde yorumlandı.


Aralık
4
Kanlı Kutlama
Mehmet ÇalışkanToplumsal Hikayeler • 24 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Uzaklarda ( 4 )
Burcu ŞenerToplumsal Hikayeler • 68 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
1
Uzaklarda ( 3 )
Burcu ŞenerToplumsal Hikayeler • 53 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
1
Oğlum İçin
Ahmet Ünal ÇAMToplumsal Hikayeler • 49 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
30
Uzaklarda ( 2 ) ( Şiddet)
Burcu ŞenerToplumsal Hikayeler • 38 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
29
Horoz Kahraman İle Vahşi Kediler
Serdar YıldırımHayvanlara Ait Hikayeler • 234 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
17
Mustafa Okula Başlıyor
Serdar YıldırımBilimsel Hikayeler • 867 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Haziran
4
Karagöz İle Hacivat Oğulları
Serdar YıldırımKültür ve Sanat Hikayeleri • 1136 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
3
Atatürk`ün Çocukluğu 5
Serdar YıldırımBilimsel Hikayeler • 2976 kez okundu. • -2 kez yorumlandı.
Nisan
27
Yakışıklı Geyik
Serdar YıldırımHayvanlara Ait Hikayeler • 1035 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
17
Atatürk`ün Çocukluğu - 3
Serdar YıldırımBilimsel Hikayeler • 26938 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Eylül
29
Keloğlan ile Nasreddin Hoca
Serdar YıldırımToplumsal Hikayeler • 8430 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Şubat
18
Karagöz İle Hacivat
Serdar YıldırımKültür ve Sanat Hikayeleri • 8096 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Eylül
11
Aralık
3
Atatürk`ün Çocukluğu - 1
Serdar YıldırımBilimsel Hikayeler • 5837 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Keloğlan ile Nasreddin Hoca, Keloğlan ile Nasreddin Hoca hikayesi, Keloğlan ile Nasreddin Hoca hikaye, Keloğlan ile Nasreddin Hoca nedir?, Keloğlan ile Nasreddin Hoca hakkında bilgi, Keloğlan ile Nasreddin Hoca hikayeleri, Serdar Yıldırım hikayeleri, Keloğlan nedir, Keloğlan hikayesi, Keloğlan hikayeleri, ile nedir, ile hikayesi, ile hikayeleri, Nasreddin nedir, Nasreddin hikayesi, Nasreddin hikayeleri, Hoca nedir, Hoca hikayesi, Hoca hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Gas Suppliers | Credit Check | Remortgages | Loans | Secured Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul