kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Makale / Eğitim Makaleleri

Keşif


Keşif

Çocukların dünyasını keşfetmekti belki amacım. Yaşadığım ama yaşarken anlayamadığım dünyayı. Öğretmenlik bilinmeyene yelken açmak mıydı yoksa bildiklerini başkasına anlatabilmek mi? Onca yıl sonra öğretmenliğin, bilinmeyenleri öğrenip, bildiklerinle harmanlayarak karşındakini anlamak olduğunu öğrendim.
Bunu öğrencilerimden, onların apayrı dünyalarına esrarengiz yolculuklar yaparak öğrendim.
Kendi içlerinde kurdukları dünyalarının dokunulmazlığını yaşıyorlardı. Onlara hak ettikleri şekil de yaklaşıldığında o dünyanın kapıları açılıyor ve içeride tanıdığını zannettiğin kişilerden farklı insanlarla karşılaşıyorsun. Bizleri yanlışa sürükleyen bir kerecik olsun çalmadığımız o kapıdan ve o dünyadan onları bir hırsız gibi alıp kaçmak. Her zaman her şeyin en iyisini yapmalarını, verdiğimiz her şeyi almalarını, kısaca, kusursuz, mükemmel birer insan olmalarını isterken asıl kusurun kendimizde olduğunu öğrendim yıllar sonra. Kendi zamanımızdan çalıp onların zamanlarına eklemedikçe onları tanıyamayacağımızı anladım.”Öğretmenim bir konu hakkında konuşabilir miyiz? Anlatacaklarım var.” Dediklerinde “Evladım şimdi mi, başka zaman bulamadın mı?”derken neleri kaçırdığımızı ve kaybettiğimizi bilseydik onlara ayıracağımız birkaç dakikanın ne kadar önemli olduğunu anlardık. Ben artık” zamanım yok” demiyorum bunu öğrendim. Kaybettiklerimi düşündükçe giremediğim dünyalara, göremediğim güzelliklere üzülüyorum.
Öğretmenler odasının penceresinden teneffüste onları izlerken her birinin yüzünde ve davranışlarında yaşanmamış ve anlatılmamış birer hikâye görüyorum. İçinde bulundukları hikâyelerin farkındalar, nereden başlayıp nasıl bitireceklerini çözemiyorlar. “Bir varmış bir yokmuşla başlasaydı hayatınız gökten düşen üç elmayla biterdi” desem ve bu hikâyenin en ortasında kendilerinin olduğunu söylesem. Söyledim. Barış’a söyledim. Bazı kişilikler vardır insanı mıknatıs gibi çekerler. Bir sır perdesinin arkasındaymış ve her an gizleneceklermiş gibi sürekli gözlerimiz üzerlerindedir. Çözülememiş bir problemin en ortasında dururlar. Aslında problem onlarda değildir, onları problem gibi görenlerdedir. Resim öğretmeni olmamın getirdiği gözlemci tarafımla kişiler ve olaylar arasında ilişkiler kurarak sonuca gidebiliyorum. Bunu hiçbir şeyin üzerine basmadan ve incitmeden yapmayı öğrendim. Öğrencilerimle konuşmak onların ürkek tavırlarını sezinlemek ve o tavırları o kahramanlara (benim gözümde hepsi gelecekte yaşayacakları masallarının kahramanları) yakıştıramadığımı söylemek istedim. Barış’ta o ürkek davranışların kanatları altına saklanmış, kimseler beni görmesin, beni duymasın, beni yaşamasın dercesine silikleşmiş görüntüsüyle dikkatimi çekti. Saklamaya çalıştığı, kendi düşüncesinde yok saydığı kendisinin tam tersine, görüntüsünde birçok kişinin kıskanacağı işaretler vardı. Her şeyden önce konuşurken seçtiği kelimeler ve kurduğu cümlelerden, kendini rahat ifade edebilmesinden okumayı sevdiğini ve bunun sonucunda kendisine başkasına ihtiyacı olmadan yaşayabileceği bir hayal dünyası kurduğunu anlayabiliyorsunuz. Gözlerinde sadece bakanların görebileceği ışıkta o dünyanın renklerini de görebilirsiniz. Bizler çocukların gözlerine bakmadan, onların konuşmalarını dinlemeden iletişim kurmaya çalıştığımız için koparmadık mı bütün ipleri. Her koptuğunda bağlamaya çalıştıkça ipimiz kısaldı ve tamamen kaybetmeye başladık onları.
Gözlerime bakmasını söyledim Barış’a. Dersine girdiğim zaman resim kâğıdı üzerinde renklerden ve çizgilerden oluşturduğu dünyadan çekip aldığım da. “Gözlerime bak” dedim “korkmadan” (korkmadan derken benden değil kendinden korkmaması).” Geleceğe dair hiçbir planım yok “dedi. Lisedeydi kısa bir süre sonra hayatın tam ortasında kala kalacaktı ve planım yok diyebiliyordu. Neresinden tutunmaya çalıştığını anlamadım hayata. Çok çaresiz de görünmüyordu. Ne diyeceğimi nasıl anlamıştı. Belki resimlerindeki mükemmel anlatımının konuşmamızın temeli olacağını anlamıştı ve resimle ilgili bir gelecek üzerine konuşmanın şekilleneceğini düşünerek bir planım yok demişti. Onun için sıradan olarak gördüğü çalışmaları ben ileride sanat adına sağlam ve güçlü birer adım olarak görüyor ve onu kaybetmek istemiyordum. Belki bu davranışım kendi hedeflerine ulaşamamış birisinin hedeflerini başka birisi üzerinden gerçekleştirmeye çalışması ve sahiplenmesi olarak değerlendirilebilir. Ama her ne pahasına olursa olsun onu bir şekilde kazanmalıydım. Resim kâğıtlarından ciltleterek oluşturduğum bir desen defteri verdim Barışa. Amacım yaptığı bütün desen ve eskiz çalışmalarının bir arada topluca bulunmasını sağlamaktı. Böylece daha önce yüzlerce kez çizdiği ve her defasında yırtıp attığı çalışmalarındaki gelişmeleri ona her çiziminde aşama aşama göstermekti. “Delice tutkunu değilim resmin öğretmenim.” dedi bir gün. “Annem ve ablalarım hafta sonları evden kovmadıkları sürece resimler yapardım kendimce. Daha sonraki yıllarda da resimle ilgili bir gelecek düşünmedim.” Barışın anlattıkları ile benim yaşamımda örtüşen yanlar vardı.”Hafta sonları bende temizlik yapılacak bahanesiyle boyalarımdan ve kâğıtlarımdan koparılarak evden atılırdım. Yinede ben geleceğimi resim üzerine şekillendirmiştim ve de çoğu şey benim planlandığım gibi gelişti.” Dedim. Okulda resim konusunda oldukça yetenekli öğrenciler vardı. Onları bu alana yönlendirmek için yakından ilgilendim. Hepsinin çalışmalarını sürekli takip ettim. Fakat Barış’ı birazcık onlardan ayırdım sanki. Ben onda gördüğüm şeylerin peşindeydim. Bu benim için gerçekten bir keşifti.
O’na verdiğim beşinci desen defteriydi. Her defasında defterin sayfalarını biraz daha büyütüyordum. Sayfaları büyütürken hayallerini de büyütmekti amacım. Önceleri gönülsüz yaptığı resimlerin yerini, ruhunu ve heyecanını katarak ve bana gösterme hevesiyle yaptığı harika desenler almıştı. Çizgileri her geçen gün anlam kazanıyor, onu farkında olmadan kendisine çekiyor, çizgilerin karmaşık yapısında yepyeni bir pencere açıyordu. O bu pencereyi sonuna kadar açıp oradan geleceğine el sallayacaktı bunu biliyordum.
Onunla hala görüşüyorum. Şu an bir üniversitemizin Güzel Sanatlar bölümünde okuyor. Yaptığı çalışmaların fotoğraflarını gönderiyor bana. Gerçekten yanılmamışım. Farklı sanat akımlarının etkisinde kalarak yaptığı çalışmalarının bazı bölümlerinde, ileride kendine has geliştireceği tarzın ipuçlarını görmek, sanat adına güçlü adımlarını hissetmek beni çok mutlu ediyor. Mutlaka sergilerine katılacağım.
Bütün öğretmenlerden etraflarında ki hazinelerin farkında olmalarını bekliyorum. İşlenmemiş birer elmas gibi duran öğrencilerimizi fark edelim, bir usta titizliğinde, herkesin hayranlıkla baktığı mücevherler çıkaralım ortaya. Ben öğrenciliğim boyunca kapımı çalıp, o kapının arkasındaki beni, yaptıklarımı merak eden ve yol gösteren öğretmenler aradım. Eğer öğretmen olursam dedim; hiçbir öğrencimi bir hırsız gibi alıp kaçmayacağım. Onların kapılarını çalacağım ve içerdekini mutlaka göreceğim. İçerdekini görmeden ve tanımadan nasıl rehberlik yapıp yol gösterebilirdim ki. Bir usta titizliğinde, kıymetini bilerek elimdeki malzemenin, nasıl şekilleneceğini planlayarak en iyi ortaya çıkarmaya çalıştım. Hala çalışıyorum. İşte benim keşfim böyle başladı ve devam ediyor.
Şu an benim için enteresan olacak bir keşfin izlerini sürüyorum. Tamamlanınca paylaşacağım sizlerle.




Keşif
Yazı Sahibi
Dursun Duran
Dursun Duran tarafından 25.7.2007 tarihinde eklendi 426 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Keşif isimli yazı, Dursun Duran tarafından 7/25/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Mete Yıldız yazıyı tebrik etti...
tebrik Murat Ateş yazıyı tebrik etti...
Güzel bir çalışma olmuş. Nice parlak zekalar, yetenekler duyarsızlık yüzünden heba edilmiyor mu? Toplum olarak böyle duyarlı eğitmenlere ihtiyacımız var.Bu konudaki hassasiyetinizi alkışlıyorum.


19.09.2008 tarihinde yorumlandı.

Yeni keşfinizin sonucunu merakla bekliyorum üstad...


27.08.2008 tarihinde yorumlandı.

insan kendisinin farkına vardığı zaman diğer insanlara faydası dokunuyor..tebrikler pencereleri kırdığınız için.okuyan insanlarada bi ışık olmuşunuz .saygılar


8/7/2007 tarihinde yorumlandı.

Çok güzel olmuş.Yüreğine sağlık


8/3/2007 tarihinde yorumlandı.

bir şiirimde,diğer tarafı göremeyen insanlar diye bir kelime kullanmıştım.. siz nasıl gördüğünüzü,çok güzel ispatlamışsınız.harikaydı.


7/31/2007 tarihinde yorumlandı.

barış şanlı olan çocukların kahramanı ya eğitimin şehirlerine bile girmediği çocuklar keşfedilmek onlar için ne kadar yakın? elimizden onlar içinde bir şeyler gelmeli..


7/25/2007 tarihinde yorumlandı.


Kasım
30
Halk Edebiyatında Aşk ve Cinsellik
Zeynep AkıllıEğitim Makaleleri • 75 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
28
Sarmısak
Zeynep AkıllıEğitim Makaleleri • 82 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
25
İnsan İlişkileri 2
Erol GüldikenEğitim Makaleleri • 291 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
10
Orangutanlar
Zeynep AkıllıEğitim Makaleleri • 196 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
8
Araştırma Derken
Zeynep AkıllıEğitim Makaleleri • 253 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
14
Eylülün 12 Sinden Önce(ve Sonra)
Dursun DuranToplumsal Şiirler • 102 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
14
İçerde Büyüteceğim Sevdamı
Dursun DuranAşk Şiirleri • 147 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Eylül
14
Su Şiiri
Dursun DuranSevgi Şiirleri • 868 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
11
Acıtıyorum Canımı
Dursun DuranAşk Şiirleri • 100 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
7
Uzaktayım
Dursun DuranHasret Şiirleri • 98 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
14
Su Şiiri
Dursun DuranSevgi Şiirleri • 868 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
14
Zorla Aşk Şiirleri Yazdırıyorsunuz
Dursun DuranSevgi ve Aşk Şiirleri • 705 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Aralık
8
Bir Kaç Damla Göz Yaşı
Dursun DuranSevgi ve Aşk Şiirleri • 504 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Nisan
8
Ben Yanlız Kayayım
Dursun DuranSevgi ve Aşk Şiirleri • 435 kez okundu. • 16 kez yorumlandı.
Temmuz
25
Keşif
Dursun DuranEğitim Makaleleri • 427 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Keşif, Keşif makalesi, Keşif makale, Keşif nedir?, Keşif hakkında bilgi, Keşif makaleleri, Dursun Duran makaleleri, Keşif nedir, Keşif makalesi, Keşif makaleleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Loans | Glitter Graphics | Repair Bad Credit | Credit Cards | Remortgages | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul